Hep aynı pencereden mi bakılması gerek hayata, olaylara, geçmişe, geleceğe? Sormak, sorgulamak, eleştirmek gerekmez mi alışılmışları, öne sürülenleri? Sormak, sorgulamak, eleştirmek başka pencereler açmaktır hayata, olaylara. Başka ufuklar kazandırmak, başka imkânlar bulmak…
Sormak, sorgulamak, eleştirmek… Renkleri katarak hayata… Kirden, pastan arındırmak için izlenen yolu… Diri kalmak için… Düşüncesiz, kavramsız, eleştirirsiz, sahih bilgiye dayanmayan bir din anlayışından kurtulabilmek için… Yanlışları ayıklayabilmek, düşünsel donukluğu aşabilmek ve aklı vahiyle birleştirebilmek için… Farklı bakış açılarını yakalayabilmek için… Ön yargılarından, saplantılardan kurtulabilmek için… Hep aynı yanlışı sürdürmemek için… Müslüman şahsiyetin inşası ve sahih yapıların gelişimi için… Farklı çıkış yollarının olabileceğine inanarak…
Halklar sana kulluk etsin,
Uluslar boyun eğsin.
Kardeşlerine egemen ol,
Kardeşlerin sana boyun eğsin.
Sana lanet edenlere lanet olsun,
Seni kutsayanlar kutsansın.”
Popüler bilim adına yapılan televizyon programları vardır; hani şu ismine daha çok belgesel dediğimiz tür. Bunların periyodik yayınları da var; kitaplar, dergiler, gazete ekleri vb. Görünüşte amacı; bilimsel gelişmeleri, olayları, tartışmaları, gözlemleri sıradan insanların anlayabilecekleri bir dil ve anlatımla kitlelere duyurmak, bilimsel düşünme biçimini tabana yaymaktır. Yelpazeleri de oldukça geniştir; zooloji, botanik, tıp, mühendislik, antropoloji, …
Gözetim, 18. yüzyılda, fizikî sınırların, duvarların, kamu mekânlarının ve şehrin bir kısmını içeren ve düzenin sağlanması için iktidara “güç” kazandıran panoptikonlar aracılığıyla sağlanmaktayken; 21. yüzyılda, Bauman’ın dediği gibi, sınırları olmayan, akışkan ve bireysel düzlemde mikropanoptikonlar yani akıllı cihazlarla dijital olarak sağlanmaktadır. Artık insanın sadece rasyonelliği değil irrasyonelliği de çeşitli denetim mekanizmalarının, gözetim teknolojilerinin boyunduruğu altındadır.
Tıpkı dilde lehçe, şive ve ağızların ortadan kalkması gibi farklı kültürel zamanların yok olması, bizi zamanın “zaten” böyle bir şey olduğunu düşünmeye sevk eder ve Kevin K. Birth’in “zaman körlüğü” dediği şeye yol açar. Zamansal deneyimin olumsallığı ortadan kalktığında ise giderek bütün zamanlarımız manipüle edilebilir, paraya çevrilebilir bir şeye dönüşmüş olur. Tüketimin konusu kılınamayan geriye bir tek uyku kalır. 7/24 tüketim dünyasında uyku vakti bile çeşitli şekillerde aşılmaya çalışılır.
11 Eylül 2001 tarihiyle beraber dünyada yeni bir döneme girilir ve “Yeni Dünya Düzeni” (New World Order) kavramının metaforik bir önem kazandığı görülür. Yeni dünya düzeni kavramı, kendi zihinsel temelleri üzerine oturan ve her dönemi belirlemek için kullanılan bir kavram olarak ele alınır. Kahraman’a göre, 11 Eylül Olayları sonrasını da bu kavramla nitelendirmek pek mümkündür. …
Eleştirel Düşünme Ya Da Nida Dergisi
Hep aynı pencereden mi bakılması gerek hayata, olaylara, geçmişe, geleceğe? Sormak, sorgulamak, eleştirmek gerekmez mi alışılmışları, öne sürülenleri? Sormak, sorgulamak, eleştirmek başka pencereler açmaktır hayata, olaylara. Başka ufuklar kazandırmak, başka imkânlar bulmak…
Sormak, sorgulamak, eleştirmek… Renkleri katarak hayata… Kirden, pastan arındırmak için izlenen yolu… Diri kalmak için… Düşüncesiz, kavramsız, eleştirirsiz, sahih bilgiye dayanmayan bir din anlayışından kurtulabilmek için… Yanlışları ayıklayabilmek, düşünsel donukluğu aşabilmek ve aklı vahiyle birleştirebilmek için… Farklı bakış açılarını yakalayabilmek için… Ön yargılarından, saplantılardan kurtulabilmek için… Hep aynı yanlışı sürdürmemek için… Müslüman şahsiyetin inşası ve sahih yapıların gelişimi için… Farklı çıkış yollarının olabileceğine inanarak…
Bu yazının devamı 200. sayıda.
Devamını okumak için satın alın
Bu sayıyı satın aldığınızda tüm yazılar açılır.
200. Sayıyı Satın AlGiriş yap
İlgili Yazılar
Tevrat’tan Siyonizm’e: Seçilmiş Katiller
Halklar sana kulluk etsin,
Uluslar boyun eğsin.
Kardeşlerine egemen ol,
Kardeşlerin sana boyun eğsin.
Sana lanet edenlere lanet olsun,
Seni kutsayanlar kutsansın.”
Bilimsel Şartların Ânından Sual Olunmaz; Şartsız Yıkım Fragmanları
Popüler bilim adına yapılan televizyon programları vardır; hani şu ismine daha çok belgesel dediğimiz tür. Bunların periyodik yayınları da var; kitaplar, dergiler, gazete ekleri vb. Görünüşte amacı; bilimsel gelişmeleri, olayları, tartışmaları, gözlemleri sıradan insanların anlayabilecekleri bir dil ve anlatımla kitlelere duyurmak, bilimsel düşünme biçimini tabana yaymaktır. Yelpazeleri de oldukça geniştir; zooloji, botanik, tıp, mühendislik, antropoloji, …
Panoptikon ve Varolmanın Dayanılmaz Ağırlığı
Gözetim, 18. yüzyılda, fizikî sınırların, duvarların, kamu mekânlarının ve şehrin bir kısmını içeren ve düzenin sağlanması için iktidara “güç” kazandıran panoptikonlar aracılığıyla sağlanmaktayken; 21. yüzyılda, Bauman’ın dediği gibi, sınırları olmayan, akışkan ve bireysel düzlemde mikropanoptikonlar yani akıllı cihazlarla dijital olarak sağlanmaktadır. Artık insanın sadece rasyonelliği değil irrasyonelliği de çeşitli denetim mekanizmalarının, gözetim teknolojilerinin boyunduruğu altındadır.
Zamanın Sömürgeleştirilmesine Karşı Bir Direniş Eylemi Olarak Namaz
Tıpkı dilde lehçe, şive ve ağızların ortadan kalkması gibi farklı kültürel zamanların yok olması, bizi zamanın “zaten” böyle bir şey olduğunu düşünmeye sevk eder ve Kevin K. Birth’in “zaman körlüğü” dediği şeye yol açar. Zamansal deneyimin olumsallığı ortadan kalktığında ise giderek bütün zamanlarımız manipüle edilebilir, paraya çevrilebilir bir şeye dönüşmüş olur. Tüketimin konusu kılınamayan geriye bir tek uyku kalır. 7/24 tüketim dünyasında uyku vakti bile çeşitli şekillerde aşılmaya çalışılır.
Oryantalist Söylemin Ölümcül Tuzak’ı
11 Eylül 2001 tarihiyle beraber dünyada yeni bir döneme girilir ve “Yeni Dünya Düzeni” (New World Order) kavramının metaforik bir önem kazandığı görülür. Yeni dünya düzeni kavramı, kendi zihinsel temelleri üzerine oturan ve her dönemi belirlemek için kullanılan bir kavram olarak ele alınır. Kahraman’a göre, 11 Eylül Olayları sonrasını da bu kavramla nitelendirmek pek mümkündür. …
Alışverişe devam et