Haktan yana bir şair Mustafa Ökkeş Evren. Çocuk haklarını şiirlemiş. ‘Çocuk haktır. Çocuğun her çığlığı hakikattir’ diyor. Son şiir kitabında ”hiç haksız olur mu çocuklar?” diye soruyor bize. Her çocuğun hakları ile var olması gerektiğini hatırlatırken, tertemiz bir dünyanın da kapılarından geçiriyor teker teker. Her şiirinde ‘çocuk’ sesi duyuyoruz.
Tertemiz, sade ve masum bir dünya arıyorsanız ‘çocuk dünyasına’ dalmanız, çocuk çığlıklarını duymanız gerektiğini de hatırlıyorsunuz bu kitapta, çünkü sadece çocuk dünyasına daldığınızda gerçekten hayret edecek, heyecanlanacak ve şaşıracaksınız. ”En anlamlı evet” hakkını sunacaklar size üstelik.
İçimizdeki o masum sahneye şu sözlerle çağrılıyoruz: ‘Dönün çocuk dünyasına ki insanlığın haberi duyulsun. Bir çocuk bütün çocukların hatta kendi çocukluk portremizin adını fısıldasın kulaklarınıza.’
Sevgili kardeşim,
Her gün yeni bir umutla güne başlıyoruz. “Bugün daha iyi olacak” umuduyla… Fakat acı haberlerle sarsılıyoruz çoğu zaman. Eşinden ayrılmak üzere olduğunu duydum.
Uzaktan, sizi hep güzel bir aile olarak görüyorduk. İçten içe sorunlar yaşadığınızı nereden bilebilirdik ki? Bir aile kolay kurulmuyor kardeşim. Yıkılması da öyle kolay olmamalı. Olmuyor, gitmiyor dediğiniz şeyler neydi acaba? Çözülmeyecek, kabullenilmeyecek şeyler miydi? İkiniz de yapmanız gerekenleri yaptınız mı? Biliyorsun kardeşim, evlilik sabır ister, fedakârlık ister. Sevgi, saygı, sadakat ve samimiyet ister. Karşındakini önce olduğu gibi kabullenmeli, onun bazı davranışlarını düzeltmeyi zamana bırakmalıydın. Uygunsuzluklar; yetişme tarzından, aldığı kültürden kaynaklanıyorsa onları doğru kabulleneceği için bunları sorgulamak, onu incitebilir, kızdırabilirdi. Aynı evde yetişenlerin bile birbirine tahammül edemediği bir dünyada, farklı aile tarzlarının ve kültürlerin çatışması, bazı şeylere hemen alışılamaması elbette olacaktı.
Ölümü unutan insanlar, göremezler, duyamazlar. Yarını yaşayamazlar. Tüm hazlar, başarılar, kazançlar şimdi ve hemen olmalıdır onlar için. Bu nedenle ölüm hep talihsizlik olarak gelir. Beklenmedik bir ölümdür onlarınki.
Oysa “hepimiz ölecek yaştayız.”
Her ne olursa olsun bize bahşedilen bir hayatı her zaman akışına bırakmak doğru değildir. İrade ve akıl sahibi varlıklar olarak doğru ve istikamet üzere bir yaşamı arzulayıp o minvalde de hareket edebilmeliyiz.
Kimi zaman yürüyerek, kimi zaman koşarak; kimi zaman durup stratejiler geliştirerek ama hiçbir zaman ‘boş vermişlik’ içinde olmayarak.
“Ya öğreten ol, ya öğrenen ol, ya dinleyen ol, ya da ilmi destekleyen ol. Ama beşinci olma helak olursun”. Hz. Muhammed. As.
Beşinci olmak, seyirci kalmaktır. Beşinci olmak, işe yaramayacağını peşinen kabullenmektir. Değerlilik duygusunu yitirip, çıktığı yolda kendini kaybetmektir.
Beşinci olmak, ideallerinden, hayallerinden, dualarından vazgeçmektir. Kabul olmayan duası zannedip, kendi istikrarsızlığının farkında olmamaktır.
Beşinci olmak, uçurumun kenarında iman etmek gibidir. Her an değişebilir ve önemsediği değerleri değersizleştirebilir. Beşinci olmak bir kıyımdır kendi içinde. Kıyama kalkmayanlar, yıkıma yakın olanlardır.
Şimdi karşında uykusuzluk abidesi Ren geyiğine binmiş Umut arayışında. Sızlanan dizelerde büklüm büklüm bitmemiş bir romanın kahramanı gibi sağa sola yalpalanmakta Doğru ya. Bir mektubunda demiştin Mafima; Hani hastalıkta sağlıktaydı dileğimiz diye. Yanan bir odun sobasında kayboldu hayaller şimdi. Bu yazının devamı 180. sayıda. Devamını okumak için satın alın Bu sayıyı satın aldığınızda tüm yazılar …
Yine yeni bir mektup… Okuman ümidi kelimelerin sığınağı gibi… Yazma gayreti benim işim. İyi olman ümidim ve duamla. Nasıl da hızlı geçiyor zaman, gözden kaçırdıklarımız, farkına varamadıklarımız için bazen telaşlanır yüreğim. Her saniye biricik, bir daha asla yaşanmayacak, bunu düşününce zamanı ve zamanda ikram edilen her nimeti görememekten insan endişe ediyor, en azından ben endişeliyim. Öyle ya çözebileceğim bir sorunu, mutlu edebileceğim bir çocuğu, ümit ekebileceğim bir yüreği farkında olmadan kaçırmak onun için de benim için de büyük ziyan.
Hiç Haksız Olur Mu Çocuklar?
Haktan yana bir şair Mustafa Ökkeş Evren. Çocuk haklarını şiirlemiş. ‘Çocuk haktır. Çocuğun her çığlığı hakikattir’ diyor. Son şiir kitabında ”hiç haksız olur mu çocuklar?” diye soruyor bize. Her çocuğun hakları ile var olması gerektiğini hatırlatırken, tertemiz bir dünyanın da kapılarından geçiriyor teker teker. Her şiirinde ‘çocuk’ sesi duyuyoruz.
Tertemiz, sade ve masum bir dünya arıyorsanız ‘çocuk dünyasına’ dalmanız, çocuk çığlıklarını duymanız gerektiğini de hatırlıyorsunuz bu kitapta, çünkü sadece çocuk dünyasına daldığınızda gerçekten hayret edecek, heyecanlanacak ve şaşıracaksınız. ”En anlamlı evet” hakkını sunacaklar size üstelik.
İçimizdeki o masum sahneye şu sözlerle çağrılıyoruz: ‘Dönün çocuk dünyasına ki insanlığın haberi duyulsun. Bir çocuk bütün çocukların hatta kendi çocukluk portremizin adını fısıldasın kulaklarınıza.’
Bu yazının devamı 180. sayıda.
Devamını okumak için satın alın
Bu sayıyı satın aldığınızda tüm yazılar açılır.
180. Sayıyı Satın AlGiriş yap
İlgili Yazılar
Boşanmak Üzere Olan Kardeşime Mektup
Sevgili kardeşim,
Her gün yeni bir umutla güne başlıyoruz. “Bugün daha iyi olacak” umuduyla… Fakat acı haberlerle sarsılıyoruz çoğu zaman. Eşinden ayrılmak üzere olduğunu duydum.
Uzaktan, sizi hep güzel bir aile olarak görüyorduk. İçten içe sorunlar yaşadığınızı nereden bilebilirdik ki? Bir aile kolay kurulmuyor kardeşim. Yıkılması da öyle kolay olmamalı. Olmuyor, gitmiyor dediğiniz şeyler neydi acaba? Çözülmeyecek, kabullenilmeyecek şeyler miydi? İkiniz de yapmanız gerekenleri yaptınız mı? Biliyorsun kardeşim, evlilik sabır ister, fedakârlık ister. Sevgi, saygı, sadakat ve samimiyet ister. Karşındakini önce olduğu gibi kabullenmeli, onun bazı davranışlarını düzeltmeyi zamana bırakmalıydın. Uygunsuzluklar; yetişme tarzından, aldığı kültürden kaynaklanıyorsa onları doğru kabulleneceği için bunları sorgulamak, onu incitebilir, kızdırabilirdi. Aynı evde yetişenlerin bile birbirine tahammül edemediği bir dünyada, farklı aile tarzlarının ve kültürlerin çatışması, bazı şeylere hemen alışılamaması elbette olacaktı.
Ölüm Konuşur
Ölümü unutan insanlar, göremezler, duyamazlar. Yarını yaşayamazlar. Tüm hazlar, başarılar, kazançlar şimdi ve hemen olmalıdır onlar için. Bu nedenle ölüm hep talihsizlik olarak gelir. Beklenmedik bir ölümdür onlarınki.
Oysa “hepimiz ölecek yaştayız.”
Beşinci Olma Helak Olursun…
Her ne olursa olsun bize bahşedilen bir hayatı her zaman akışına bırakmak doğru değildir. İrade ve akıl sahibi varlıklar olarak doğru ve istikamet üzere bir yaşamı arzulayıp o minvalde de hareket edebilmeliyiz.
Kimi zaman yürüyerek, kimi zaman koşarak; kimi zaman durup stratejiler geliştirerek ama hiçbir zaman ‘boş vermişlik’ içinde olmayarak.
“Ya öğreten ol, ya öğrenen ol, ya dinleyen ol, ya da ilmi destekleyen ol. Ama beşinci olma helak olursun”. Hz. Muhammed. As.
Beşinci olmak, seyirci kalmaktır. Beşinci olmak, işe yaramayacağını peşinen kabullenmektir. Değerlilik duygusunu yitirip, çıktığı yolda kendini kaybetmektir.
Beşinci olmak, ideallerinden, hayallerinden, dualarından vazgeçmektir. Kabul olmayan duası zannedip, kendi istikrarsızlığının farkında olmamaktır.
Beşinci olmak, uçurumun kenarında iman etmek gibidir. Her an değişebilir ve önemsediği değerleri değersizleştirebilir. Beşinci olmak bir kıyımdır kendi içinde. Kıyama kalkmayanlar, yıkıma yakın olanlardır.
Mafima’ya Mektuplar
Şimdi karşında uykusuzluk abidesi Ren geyiğine binmiş Umut arayışında. Sızlanan dizelerde büklüm büklüm bitmemiş bir romanın kahramanı gibi sağa sola yalpalanmakta Doğru ya. Bir mektubunda demiştin Mafima; Hani hastalıkta sağlıktaydı dileğimiz diye. Yanan bir odun sobasında kayboldu hayaller şimdi. Bu yazının devamı 180. sayıda. Devamını okumak için satın alın Bu sayıyı satın aldığınızda tüm yazılar …
Mektup-X
Yine yeni bir mektup… Okuman ümidi kelimelerin sığınağı gibi… Yazma gayreti benim işim. İyi olman ümidim ve duamla. Nasıl da hızlı geçiyor zaman, gözden kaçırdıklarımız, farkına varamadıklarımız için bazen telaşlanır yüreğim. Her saniye biricik, bir daha asla yaşanmayacak, bunu düşününce zamanı ve zamanda ikram edilen her nimeti görememekten insan endişe ediyor, en azından ben endişeliyim. Öyle ya çözebileceğim bir sorunu, mutlu edebileceğim bir çocuğu, ümit ekebileceğim bir yüreği farkında olmadan kaçırmak onun için de benim için de büyük ziyan.
Alışverişe devam et