Okullar açılsın mı, açılmasın mı, uzaktan mı, yüz yüze mi, hibrit mi derken belirsizliklerle dolu yolun yarısını geçtik sanırım. Bu belirsizliklerle beraber yaşamaya çalışırken her durumda farklı zorluklarla mücadele etme ve farklı uyum becerilerine de sahip olmamız gerektiğini daha iyi anlıyoruz hep birlikte. Yüz yüze eğitime uzun süre ara verilmesi, eğitime dâhil olan herkesi endişeye düşürerek yeni oluşan duruma uyum sürecinde pek çok karmaşaya neden oldu. Daha önce benzer bir deneyimden geçmemiş olmak; hem ne olacağına dair belirsizlikler hem de günü birlik alınan kararlar herkesi çok yordu. Dolayısıyla yeni dönemde eğitim süreci öğrenci, öğretmen ve aileler için pek çok güçlükleri beraberinde getirdi. Eğitim her dönem ve şartta gündeme gelen, aslında toplumun atlayamadığı bir eşik desek yeridir. Covid süreciyle beraber ise en çok konuşulan ve ne olacağı noktasında çıkmaza girilen bir konu olarak yoğun gündem içerisinde her zamanki yerini korudu. Bizler de Nida Dergisi olarak Eğitimin durumunu, dönüşümünü, geleceğini “Eğitim ve Görme Biçimleri” üzerinden Bilgi Üniversitesi Sosyoloji Bölümünde öğretim üyesi olan Sezai Ozan Zeybek ile konuştuk. Siz değerli okuyucularımızı hayatımızın en önemli parçalarından olan Eğitim konusunu tüm yönleriyle olmasa da öngörü sunabilecek kadarıyla irdelediğimiz söyleşimizle baş başa bırakıyoruz.
Bu yazının devamı
198. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
“Hukuk, adalete yönelmiş toplumsal yaşama düzenidir.” der, Yasemin Işıktaş. Hukukun tanımlanması noktasında bir mutabakat sağlanamamış olsa da hukukun toplumsal düzeni korumak için var olan bir sistem olduğu gerçeği herkes tarafından kabul edilmektedir. Tarihe baktığımızda hukukun
Şartlar… Ne onsuz ne de ona teslim olarak… Onsuz olunduğunda hayalci, hercaî; ona teslim olunduğundaysa statükocu, gelişime kapalı… Şartlar gözetilmeden adım atmak insanı mahcub eder.
Adalet kavramı, tarih boyunca anlaşılmaya çalışılmış, üzerinde çokça konuşulmuş, bununla birlikte kalıba sığmayan yönüyle tanımları delip geçmiş bir kavramdır. Bizler de ele avuca sığmayan, hayatımızı şekillendirmesi gereken adalet kavramını anlamak adına siyaset bilimci Ahmet Okumuş hocaya sorularımızı ilettik.
Çoğumuz için bir kıta değil de bir ülke sandığı, medyanın yüklediği ajitatif simgesel anlamdan başka bir anlamı olmayan ve çoğunlukla ‘sömürge’liği hatırlatan ‘kara kıta’ Afrika’yı konuşmak istiyoruz. Afrika’yı konuşmak istiyoruz çünkü Afrika’nın acılı tarihinden bile bihaber iken orada bir canlılığın olduğunu ve oradaki insanların dünyanın geri kalanından
“Eğitim ve Görme Biçimleri” Üzerine
Röportaj: Selma Cansız
Okullar açılsın mı, açılmasın mı, uzaktan mı, yüz yüze mi, hibrit mi derken belirsizliklerle dolu yolun yarısını geçtik sanırım. Bu belirsizliklerle beraber yaşamaya çalışırken her durumda farklı zorluklarla mücadele etme ve farklı uyum becerilerine de sahip olmamız gerektiğini daha iyi anlıyoruz hep birlikte. Yüz yüze eğitime uzun süre ara verilmesi, eğitime dâhil olan herkesi endişeye düşürerek yeni oluşan duruma uyum sürecinde pek çok karmaşaya neden oldu. Daha önce benzer bir deneyimden geçmemiş olmak; hem ne olacağına dair belirsizlikler hem de günü birlik alınan kararlar herkesi çok yordu. Dolayısıyla yeni dönemde eğitim süreci öğrenci, öğretmen ve aileler için pek çok güçlükleri beraberinde getirdi. Eğitim her dönem ve şartta gündeme gelen, aslında toplumun atlayamadığı bir eşik desek yeridir. Covid süreciyle beraber ise en çok konuşulan ve ne olacağı noktasında çıkmaza girilen bir konu olarak yoğun gündem içerisinde her zamanki yerini korudu. Bizler de Nida Dergisi olarak Eğitimin durumunu, dönüşümünü, geleceğini “Eğitim ve Görme Biçimleri” üzerinden Bilgi Üniversitesi Sosyoloji Bölümünde öğretim üyesi olan Sezai Ozan Zeybek ile konuştuk. Siz değerli okuyucularımızı hayatımızın en önemli parçalarından olan Eğitim konusunu tüm yönleriyle olmasa da öngörü sunabilecek kadarıyla irdelediğimiz söyleşimizle baş başa bırakıyoruz.
Bu yazının devamı 198. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Toplumsal Düzeni Sağlayan Hukukumuzun Çıkmazları Üzerine
“Hukuk, adalete yönelmiş toplumsal yaşama düzenidir.” der, Yasemin Işıktaş. Hukukun tanımlanması noktasında bir mutabakat sağlanamamış olsa da hukukun toplumsal düzeni korumak için var olan bir sistem olduğu gerçeği herkes tarafından kabul edilmektedir. Tarihe baktığımızda hukukun
“Şartlar Böyle” Üzerine
Şartlar… Ne onsuz ne de ona teslim olarak… Onsuz olunduğunda hayalci, hercaî; ona teslim olunduğundaysa statükocu, gelişime kapalı… Şartlar gözetilmeden adım atmak insanı mahcub eder.
“Yardımlaşmak ve Birr’e Ermek”
Halis Aydemir ile Röportaj Yardımlaşma kavramı ile tefsiri buluşturmadan evvel, tefsir ile olan ünsiyetinizin hikâyesini bizimle paylaşır mısınız? …
Bir Teyakkuz Hali Olarak ‘Adalet’ Üzerine
Adalet kavramı, tarih boyunca anlaşılmaya çalışılmış, üzerinde çokça konuşulmuş, bununla birlikte kalıba sığmayan yönüyle tanımları delip geçmiş bir kavramdır. Bizler de ele avuca sığmayan, hayatımızı şekillendirmesi gereken adalet kavramını anlamak adına siyaset bilimci Ahmet Okumuş hocaya sorularımızı ilettik.
Afrika, Sömürgecilik ve Kimlik Üzerine
Çoğumuz için bir kıta değil de bir ülke sandığı, medyanın yüklediği ajitatif simgesel anlamdan başka bir anlamı olmayan ve çoğunlukla ‘sömürge’liği hatırlatan ‘kara kıta’ Afrika’yı konuşmak istiyoruz. Afrika’yı konuşmak istiyoruz çünkü Afrika’nın acılı tarihinden bile bihaber iken orada bir canlılığın olduğunu ve oradaki insanların dünyanın geri kalanından
Alışverişe devam et