“İnsanlığı kurtarma isteği duyan herkes günümüzde öncelikle sözü kurtarmalıdır” der Jasques Ellul “Sözün Düşüşü” kitabında. İmajların istila ettiği çağımızda, sözü ayağa kaldırmak, ona hak ettiği değeri vermek gerekmektedir. Bu sebeple bu sayıda Nida Dergisi olarak kavramlarımız üzerinden dil sorunlarını konuşmak, eleştiriye açmak istedik. Dilin medya yoluyla tahrifi ve iletişim araçlarının düşünmeyi teşvik etmekten çok zihni şaşkına çevirdiği günümüzde “söz ” yeniden anlam bulmalıdır. Hak ettiği değeri almalıdır. Kelimelerimiz neden bu kadar anlamsızlaştı? Dil probleminin günümüzdeki boyutları nelerdir? İmajların cazibesine kapılan modern insan sözü ayağa kaldırarak yeniden anlam bulabilir mi ? Sözün peşine düştük ve tüm bu soruların cevaplarını Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nden Prof. Dr. İbrahim Tüzer hocamızla konuştuk. Siz değerli okuyucularımızın istifadesine sunarız. Jacques Ellul’un yazıp, Hüsamettin Arslan’ın İngilizceden dilimize...
Bu yazının devamı
201. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Yine ideoloji, gerek temayı gerekse olay örgüsünü genellikle hedeflenen amaç doğrultusunda şekillendirir, belli olaylara odaklar. Mesaja/amaca odaklandığı için olayların çeşitliliğini ve akışını sınırlandırmak zorunda kalır.
Beraberlikerimizi zedeleyen bencilliklerimizdir, cümlesinin altını ısrarla çizmiştim. Kitabın ismi Ağabeyime Mektuplar’dı. Ancak mektuplara muhattap olmak için illa ağabey olmaya gerek yoktu. Bahsedilenler çoğumuzun ahvaliydi.
Henüz dünyaya gözlerimizi açar açmaz kendimizi, masallar, hikâyeler ve kıssalarla örülü bir coğrafyada buluyoruz. ‘Hikâyemiz’in farkına henüz varmamış olmak bu gerçeği etkilemiyor. Ancak hikâyemizin ve bizden bağımsız gelişen hikâyelerin farkına varmaya başlayınca kendimizi bambaşka bir evrende buluyoruz.
Değerler eğitimi, değerlerin öğretimi ile ilgili yapılan tüm etkinlikler şeklinde tanımlanabilir. Hayatımızda bizleri yönlendiren pek çok değer türü vardır. ‘Değerlerin öğretiminde edebiyatın, bilhassa çocuk edebiyatının işlevi nedir?’
Bugün için çocukluk dediğimizde ne anlıyoruz? Bu çağ, çocukluk için nasıl bir çağ? Çocukluk, bir kavram olarak ortaya çıktığı ilk dönemden bu yana tasarlanmış bir şeydir.
Kelimelerimiz, Kavramlarımız ve Zihin Dünyamız Üzerine
Söyleşi: Selma Cansız
“İnsanlığı kurtarma isteği duyan herkes günümüzde öncelikle sözü kurtarmalıdır” der Jasques Ellul “Sözün Düşüşü” kitabında. İmajların istila ettiği çağımızda, sözü ayağa kaldırmak, ona hak ettiği değeri vermek gerekmektedir. Bu sebeple bu sayıda Nida Dergisi olarak kavramlarımız üzerinden dil sorunlarını konuşmak, eleştiriye açmak istedik. Dilin medya yoluyla tahrifi ve iletişim araçlarının düşünmeyi teşvik etmekten çok zihni şaşkına çevirdiği günümüzde “söz ” yeniden anlam bulmalıdır. Hak ettiği değeri almalıdır. Kelimelerimiz neden bu kadar anlamsızlaştı? Dil probleminin günümüzdeki boyutları nelerdir? İmajların cazibesine kapılan modern insan sözü ayağa kaldırarak yeniden anlam bulabilir mi ? Sözün peşine düştük ve tüm bu soruların cevaplarını Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nden Prof. Dr. İbrahim Tüzer hocamızla konuştuk. Siz değerli okuyucularımızın istifadesine sunarız. Jacques Ellul’un yazıp, Hüsamettin Arslan’ın İngilizceden dilimize...
Bu yazının devamı 201. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Edebiyatta, Romanda İdeolojik Tasvirler ve Çizimler Üzerine
Yine ideoloji, gerek temayı gerekse olay örgüsünü genellikle hedeflenen amaç doğrultusunda şekillendirir, belli olaylara odaklar. Mesaja/amaca odaklandığı için olayların çeşitliliğini ve akışını sınırlandırmak zorunda kalır.
“Taşranın Direnci, Şehrin Bilinci ” Metin Önal Mengüşoğlu Kitabı Üzerine
Beraberlikerimizi zedeleyen bencilliklerimizdir, cümlesinin altını ısrarla çizmiştim. Kitabın ismi Ağabeyime Mektuplar’dı. Ancak mektuplara muhattap olmak için illa ağabey olmaya gerek yoktu. Bahsedilenler çoğumuzun ahvaliydi.
“Nim” Romanı Üzerine
Henüz dünyaya gözlerimizi açar açmaz kendimizi, masallar, hikâyeler ve kıssalarla örülü bir coğrafyada buluyoruz. ‘Hikâyemiz’in farkına henüz varmamış olmak bu gerçeği etkilemiyor. Ancak hikâyemizin ve bizden bağımsız gelişen hikâyelerin farkına varmaya başlayınca kendimizi bambaşka bir evrende buluyoruz.
“Çocuk Edebiyatında Değerlerin Önemi” Üzerine
Değerler eğitimi, değerlerin öğretimi ile ilgili yapılan tüm etkinlikler şeklinde tanımlanabilir. Hayatımızda bizleri yönlendiren pek çok değer türü vardır. ‘Değerlerin öğretiminde edebiyatın, bilhassa çocuk edebiyatının işlevi nedir?’
Çelişkiler Çağı: Doğrularımız, İlkelerimiz, Öğretilerimiz Kurguladığımız veya Alışageldiğimiz Hayatımız
Bugün için çocukluk dediğimizde ne anlıyoruz? Bu çağ, çocukluk için nasıl bir çağ? Çocukluk, bir kavram olarak ortaya çıktığı ilk dönemden bu yana tasarlanmış bir şeydir.