Mahremiyet, kişinin kendini güvende ve huzurlu hissetmesi ve toplumun refahının sağlanması için Allah’ın kulları yararına belirlediği yaşama dair sınırlardır. Kişinin sosyo-kültürel yaşantısının da şekillendirdiği mahremiyet sınırları, insanın kendiyle olabilme, kendi olabilme alanını tanımlar. Mahremiyet olgusu, toplumların birbirleriyle etkileşimi ve bu etkileşimin teknolojik gelişmeler ile hızlanması sonucu insanların zihninde zamanla değişime uğramış ve bu değişim hayatın birçok alanına yansımıştır. İnsanların barınma ihtiyacıyla beliren mimari mekânlar da mahremiyet algısının değişiminden nasibini almıştır.
Barınma ihtiyacı, insanlığın ilk oluşumundan itibaren bir gereklilik olarak görülmekle birlikte zamanla değişen ve gelişen toplumların barınma ihtiyacı üzerine yükledikleri anlam da değişmiş ve gelişmiştir. Toplumlardaki bu değişim, barınma ihtiyacını aşan mimari mekânları oluşturmuştur. Bu mimari mekânlar oluşurken de toplumlar kendi coğrafi, sosyal ve kültürel özelliklerine göre belli unsurlarla mahremiyetlerini sağlamış ve yaşamlarını kolaylaştırıcı etkenlerle yapıları donatmışlardır. Toplumların kültürel, fertlerin ise bireysel yaşam standartları ekseninde belirlenen etkenler, insanların mekâna dair aidiyet hislerini güçlendirmiştir.
Bu yazının devamı
204. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Hiç akla gelir miydi bu âşıklığım ey dil Kim derdi ki bir gün bana divane desinler Lâ Edrî Muhitimde çok sık telâffuz edilen bir kavram var; şartlar kavramı… “Efendim, şartlar bunu gerektiriyor. Bu böyle oldu çünkü şartlar bunu zorunlu kıldı. Mevcut şartlar gereği böyle olmasında fayda vardır. Öyle yapmak zorundaydılar çünkü şartlar öyle …
Sanat hakkında o kadar çok şey söylenmiş ki; insan bir kapılıverdi mi içinden çıkılmaz bir boşlukta bulabilir kendini. Bu güne kadar birbirini nakzedegelmiş, birbirlerinin eksiğini tamamlamaya kalkmış, bu işle uğraşanlar.
“Kur’ân ayı” Ramazan, Kur’ân’a çağırıyor insanları. Kur’ân da, takvâlı olmaya çağırıyor. Takvâlı olmak; ancak Kur’ân’a kulak verip buyruklarına uymakla mümkün. Ramazan, Allah’a itaat edişin, boyun eğişin, kulluğun yıllık sınav zamanıdır. Allah’a teslimiyetin, Kur’ân’ı rehber, Hz. Muhammed (s.a.v.)’in yolunu yol edinişin deneniş vaktidir. Yasakları terk edip helallere yönelmenin sınanış günleridir. Ne yaptığını bilerek, bilinçli olarak, gerektiği …
Özellikle Batı’da yaşayan Müslüman topluluklar, çokkültürlü toplumlarda dinin nasıl yorumlanacağına dair yeni içtihatlara ihtiyaç duymakta ve bu bağlamda içtihat meselesi güncelliğini korumaktadır. Dolayısıyla içtihat sorunu, yalnızca fıkhi bir mesele olmaktan çıkıp çağdaş Müslüman kimliğinin inşasında da merkezi bir rol oynamaktadır.
Peki, hakikat nerededir? Ben de mi yoksa benden bağımsız olarak benim dışımda mıdır? Hakikat zaten var mıdır yoksa hakikati ben mi oluşturmalıyım? Bilgiye ulaşmadaki gayem nedir? Hangi metotlarla bilgiye ulaşabilirim?
Mahremiyet Algısının Dönüşümü ve Mimariye Etkisi
Mahremiyet, kişinin kendini güvende ve huzurlu hissetmesi ve toplumun refahının sağlanması için Allah’ın kulları yararına belirlediği yaşama dair sınırlardır. Kişinin sosyo-kültürel yaşantısının da şekillendirdiği mahremiyet sınırları, insanın kendiyle olabilme, kendi olabilme alanını tanımlar. Mahremiyet olgusu, toplumların birbirleriyle etkileşimi ve bu etkileşimin teknolojik gelişmeler ile hızlanması sonucu insanların zihninde zamanla değişime uğramış ve bu değişim hayatın birçok alanına yansımıştır. İnsanların barınma ihtiyacıyla beliren mimari mekânlar da mahremiyet algısının değişiminden nasibini almıştır.
Barınma ihtiyacı, insanlığın ilk oluşumundan itibaren bir gereklilik olarak görülmekle birlikte zamanla değişen ve gelişen toplumların barınma ihtiyacı üzerine yükledikleri anlam da değişmiş ve gelişmiştir. Toplumlardaki bu değişim, barınma ihtiyacını aşan mimari mekânları oluşturmuştur. Bu mimari mekânlar oluşurken de toplumlar kendi coğrafi, sosyal ve kültürel özelliklerine göre belli unsurlarla mahremiyetlerini sağlamış ve yaşamlarını kolaylaştırıcı etkenlerle yapıları donatmışlardır. Toplumların kültürel, fertlerin ise bireysel yaşam standartları ekseninde belirlenen etkenler, insanların mekâna dair aidiyet hislerini güçlendirmiştir.
Bu yazının devamı 204. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Efendim Şartlar Böyle
Hiç akla gelir miydi bu âşıklığım ey dil Kim derdi ki bir gün bana divane desinler Lâ Edrî Muhitimde çok sık telâffuz edilen bir kavram var; şartlar kavramı… “Efendim, şartlar bunu gerektiriyor. Bu böyle oldu çünkü şartlar bunu zorunlu kıldı. Mevcut şartlar gereği böyle olmasında fayda vardır. Öyle yapmak zorundaydılar çünkü şartlar öyle …
Sanata Savaş ya da Umutsuz Savaş
Sanat hakkında o kadar çok şey söylenmiş ki; insan bir kapılıverdi mi içinden çıkılmaz bir boşlukta bulabilir kendini. Bu güne kadar birbirini nakzedegelmiş, birbirlerinin eksiğini tamamlamaya kalkmış, bu işle uğraşanlar.
Ramazan, Kur’ân Ve Takvâ
“Kur’ân ayı” Ramazan, Kur’ân’a çağırıyor insanları. Kur’ân da, takvâlı olmaya çağırıyor. Takvâlı olmak; ancak Kur’ân’a kulak verip buyruklarına uymakla mümkün. Ramazan, Allah’a itaat edişin, boyun eğişin, kulluğun yıllık sınav zamanıdır. Allah’a teslimiyetin, Kur’ân’ı rehber, Hz. Muhammed (s.a.v.)’in yolunu yol edinişin deneniş vaktidir. Yasakları terk edip helallere yönelmenin sınanış günleridir. Ne yaptığını bilerek, bilinçli olarak, gerektiği …
İslam’da Yenilenme Kapısı Olarak İçtihat Üzerine Düşünceler
Özellikle Batı’da yaşayan Müslüman topluluklar, çokkültürlü toplumlarda dinin nasıl yorumlanacağına dair yeni içtihatlara ihtiyaç duymakta ve bu bağlamda içtihat meselesi güncelliğini korumaktadır. Dolayısıyla içtihat sorunu, yalnızca fıkhi bir mesele olmaktan çıkıp çağdaş Müslüman kimliğinin inşasında da merkezi bir rol oynamaktadır.
Garibal Enfeksiyonlar-2
Peki, hakikat nerededir? Ben de mi yoksa benden bağımsız olarak benim dışımda mıdır? Hakikat zaten var mıdır yoksa hakikati ben mi oluşturmalıyım? Bilgiye ulaşmadaki gayem nedir? Hangi metotlarla bilgiye ulaşabilirim?
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.