Pandemi sürecinin başladığı ilk dönemlerde, evlere kapandığımız sırada, ebeveynler panik halinde çocuklarını meşgul etmek adına, belki de okulda gün boyu yaptıkları etkinliklerden daha fazlasını evde gerçekleştirmeye çalıştılar. Ardı arkası kesilmeyen etkinlikler özellikle sosyal medyada adeta bir yarışa dönüştü. Bulunan bu çözüm yolu ilk başlarda ebeveyni ve çocuğu meşgul etse de bir süre sonra etkinliklere boğulan çocukların ilgisi dağılmaya başladı. Süre uzadıkça ebeveynler de bunun ne kadar sürdürülebilir bir çözüm yolu olduğu konusunda tereddüt etmeye başladılar. Biraz daha sakinleşip durumu kabullendikten sonra, bu kadar etkinliğin aslında işleri daha da zorlaştırabileceğini farkettiler. Doğal bir ebeveynlik iç güdüsü ile aileler çocuklarının durumdan en azami şekilde etkilenmesini istediler. Kaygılanan ebeveynler, çocukları için yapabileceklerinin sınırlarını bir anda zorladı. Çocuklar, dünyadaki serüvenleri başladığı andan itibaren kendilerini, yeteneklerini ve dünyayı keşfetmeye başlarlar. Eğitim açısından bakıldığında bu keşif bir ömür sürer belki. Ancak “çocukluk“ insanın kendini keşfettiği, karakterinin oluştuğu en önemli dönemdir. Eğitimi ele aldığımız bu sayımızda bizler de içinde bulunduğumuz sürece katkısı olması temennisiyle Eğitimci -Yazar Ayşe Pehlivan ile “çocuğu ve onu tamamlayan, geliştiren süreçleri “ ve “çocuk iletişimini” konuştuk. Siz değerli okuyucularımızın istifadesine sunarız.
Bu yazının devamı
198. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Türkü yakmak, türküyle yanmak ve türkü okumak. Bu coğrafya insanın kaderidir türküler. Hüznü, sevinci, yoksulluğu, aşkı ve ölümü türkülerle/türkülerde anlatmıştır Anadolu insanı. Bu sebeple türküleri anlamayan bu coğrafyanın insanını da anlayamaz, anlatamaz.
Allah’ın ilk emri “Oku!” olmuştur. Peşinden gelen ayetlerde de Rabbimiz “Kalem” üzerine yemin etmiştir ki yazmak fiili bizzat şahitlik yapsın. Yazar olmak eline kalemi alıp aklından geçenleri yazmakla olmaz. Yazarlık mesleğini icra etmek isteyen kişinin ilk olarak okumayı sevmesi,
Çocukların dünyasının yazmak yazım dünyasının belki de en zoru. Bütün türler için yazdığınız konu ve karakterlerin dünyasına sızmaya çalışırsınız. Çocuğun dünyasına öyle sızmadan daha fazlasına ihtiyacınız var demektir.
Her gece uyuyor her sabah uyanıyoruz. Uyurken ayağımız yerden kesiliyor, düşler görüyoruz. Uyandığımız her sabahla beraber, yeni hayatları kucağımızda bularak hikâyemize yeni sayfalar ekliyoruz. Elimize en nihayetinde tutuşturulacak kitaplarımız bu sayfalardan oluşuyor.
Özellikle ebeveynin, çocuğun dünyasına girmekten ziyade çocuğu, cep telefonunun, televizyonun terk etiğini görmek bizi üzüyor. Büyükler çocuklara bir şeyler öğretme telaşındalarsa alsında onların dünyalarına kendilerini bıraksalar, onlardan öğrenecek o kadar çok şeyleri var ki…
“Çocuklarla İletişim Kurmanın Yolları” Üzerine
Söyleşi: Selma Cansız
Pandemi sürecinin başladığı ilk dönemlerde, evlere kapandığımız sırada, ebeveynler panik halinde çocuklarını meşgul etmek adına, belki de okulda gün boyu yaptıkları etkinliklerden daha fazlasını evde gerçekleştirmeye çalıştılar. Ardı arkası kesilmeyen etkinlikler özellikle sosyal medyada adeta bir yarışa dönüştü. Bulunan bu çözüm yolu ilk başlarda ebeveyni ve çocuğu meşgul etse de bir süre sonra etkinliklere boğulan çocukların ilgisi dağılmaya başladı. Süre uzadıkça ebeveynler de bunun ne kadar sürdürülebilir bir çözüm yolu olduğu konusunda tereddüt etmeye başladılar. Biraz daha sakinleşip durumu kabullendikten sonra, bu kadar etkinliğin aslında işleri daha da zorlaştırabileceğini farkettiler. Doğal bir ebeveynlik iç güdüsü ile aileler çocuklarının durumdan en azami şekilde etkilenmesini istediler. Kaygılanan ebeveynler, çocukları için yapabileceklerinin sınırlarını bir anda zorladı. Çocuklar, dünyadaki serüvenleri başladığı andan itibaren kendilerini, yeteneklerini ve dünyayı keşfetmeye başlarlar. Eğitim açısından bakıldığında bu keşif bir ömür sürer belki. Ancak “çocukluk“ insanın kendini keşfettiği, karakterinin oluştuğu en önemli dönemdir. Eğitimi ele aldığımız bu sayımızda bizler de içinde bulunduğumuz sürece katkısı olması temennisiyle Eğitimci -Yazar Ayşe Pehlivan ile “çocuğu ve onu tamamlayan, geliştiren süreçleri “ ve “çocuk iletişimini” konuştuk. Siz değerli okuyucularımızın istifadesine sunarız.
Bu yazının devamı 198. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Türkünün Ötesi Neşet Ertaş Üzerine
Türkü yakmak, türküyle yanmak ve türkü okumak. Bu coğrafya insanın kaderidir türküler. Hüznü, sevinci, yoksulluğu, aşkı ve ölümü türkülerle/türkülerde anlatmıştır Anadolu insanı. Bu sebeple türküleri anlamayan bu coğrafyanın insanını da anlayamaz, anlatamaz.
Yazarlık Serüveni ve Çocuk Edebiyatı Üzerine
Allah’ın ilk emri “Oku!” olmuştur. Peşinden gelen ayetlerde de Rabbimiz “Kalem” üzerine yemin etmiştir ki yazmak fiili bizzat şahitlik yapsın. Yazar olmak eline kalemi alıp aklından geçenleri yazmakla olmaz. Yazarlık mesleğini icra etmek isteyen kişinin ilk olarak okumayı sevmesi,
“Çocukların Dünyasından Hiçbir Zaman Çıkmadım”
Çocukların dünyasının yazmak yazım dünyasının belki de en zoru. Bütün türler için yazdığınız konu ve karakterlerin dünyasına sızmaya çalışırsınız. Çocuğun dünyasına öyle sızmadan daha fazlasına ihtiyacınız var demektir.
“Serçe Risalesi” Üzerine
Her gece uyuyor her sabah uyanıyoruz. Uyurken ayağımız yerden kesiliyor, düşler görüyoruz. Uyandığımız her sabahla beraber, yeni hayatları kucağımızda bularak hikâyemize yeni sayfalar ekliyoruz. Elimize en nihayetinde tutuşturulacak kitaplarımız bu sayfalardan oluşuyor.
“Çocukları Keşfetmek” Üzerine
Özellikle ebeveynin, çocuğun dünyasına girmekten ziyade çocuğu, cep telefonunun, televizyonun terk etiğini görmek bizi üzüyor. Büyükler çocuklara bir şeyler öğretme telaşındalarsa alsında onların dünyalarına kendilerini bıraksalar, onlardan öğrenecek o kadar çok şeyleri var ki…
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.