Çocuk edebiyatının mahiyeti, değer üretimi, tarihi seyri,yazarlığı, çizerliği, eğitim ve öğretimi bunlarla beraber çocuk kitapları yayıncılığı, editörlüğü ve daha birçok alan araştırma ve incelenmeye değer konular olsa da çocuk edebiyatının merkezinde çocuklar vardır.
Bu sebeple yazarımız Mustafa Ökkeş Evren, Nida’nın özel sayısı için çocuk edebiyatının başkahramanı çocuklarla “kitaba” ve “okumaya” dair söyleşi gerçekleştirdi.
NİSA BAŞOL
Sevgili Nisa sosyal medya hesabı olan bir kitap kurdusun, binlerce takipçin var. Kitap okuyor ve okuduğun kitapları sayfanda paylaşıyorsun. Kitaplar ve okumak üzerine senin düşüncelerini merak ediyor ve bizimle paylaşmanı istiyoruz ama önce kısaca kendini tanıtırsan memnun oluruz. Nerede yaşıyor, kaçıncı sınıfa gidiyorsun?
Adım Nisa BAŞOL. 05.01.2013 doğumluyum. Kocaeli’de yaşıyorum. Demirsaç İ.Ö.O.’nda 4. sınıf öğrencisiyim. Kitaplar hep arkadaşım gibiydi. Bazen bilmediğim yeni bir bilgi dünyası, bazen beni mutlu eden bir hayal dünyası. Okumak hep rahatlatmıştır beni, okumak benim için bir ihtiyaç. Okumadan uyuduğum günler parmak sayım kadar az ve bence herkes okumalı…
İlk okuduğun kitap hangisiydi, okuma serüvenin nasıl başladı ve şimdiye kadar kaç kitap okudun?
Enformatik gelişmelerin sürekli ivme kazandığı, kabaca bir tasvirle haberleşme ve bilgi ağının zirvede olduğu atmosferi soluyoruz hep beraber. Yazılı materyallerin yanında dijital diye adlandırdığımız devasa bir bilgi yığını/arşivi de şimdiden oluşmuş durumda.
Pandemi sürecinin başladığı ilk dönemlerde, evlere kapandığımız sırada, ebeveynler panik halinde çocuklarını meşgul etmek adına, belki de okulda gün boyu yaptıkları etkinliklerden daha fazlasını evde gerçekleştirmeye çalıştılar.
Türkü yakmak, türküyle yanmak ve türkü okumak. Bu coğrafya insanın kaderidir türküler. Hüznü, sevinci, yoksulluğu, aşkı ve ölümü türkülerle/türkülerde anlatmıştır Anadolu insanı. Bu sebeple türküleri anlamayan bu coğrafyanın insanını da anlayamaz, anlatamaz.
İnsanın kendi gerçekliğinin farkına varması ancak acıyla ve dolayısıyla da yaralanmakla mümkün oluyor. Yaralanmanın olduğu yerde uyanma başlıyor. Varoluşsal bir durumdur bu. Acı/yara insanın dönüp kendine bakmasının gerekçesi oluyor.
Henüz dünyaya gözlerimizi açar açmaz kendimizi, masallar, hikâyeler ve kıssalarla örülü bir coğrafyada buluyoruz. ‘Hikâyemiz’in farkına henüz varmamış olmak bu gerçeği etkilemiyor. Ancak hikâyemizin ve bizden bağımsız gelişen hikâyelerin farkına varmaya başlayınca kendimizi bambaşka bir evrende buluyoruz.
Çocuk Edebiyatının Başkahramanı Çocuklarla “Kitaba” ve “Okumaya” Dair
Çocuk edebiyatının mahiyeti, değer üretimi, tarihi seyri,yazarlığı, çizerliği, eğitim ve öğretimi bunlarla beraber çocuk kitapları yayıncılığı, editörlüğü ve daha birçok alan araştırma ve incelenmeye değer konular olsa da çocuk edebiyatının merkezinde çocuklar vardır.
Bu sebeple yazarımız Mustafa Ökkeş Evren, Nida’nın özel sayısı için çocuk edebiyatının başkahramanı çocuklarla “kitaba” ve “okumaya” dair söyleşi gerçekleştirdi.
NİSA BAŞOL
Sevgili Nisa sosyal medya hesabı olan bir kitap kurdusun, binlerce takipçin var. Kitap okuyor ve okuduğun kitapları sayfanda paylaşıyorsun. Kitaplar ve okumak üzerine senin düşüncelerini merak ediyor ve bizimle paylaşmanı istiyoruz ama önce kısaca kendini tanıtırsan memnun oluruz. Nerede yaşıyor, kaçıncı sınıfa gidiyorsun?
Adım Nisa BAŞOL. 05.01.2013 doğumluyum. Kocaeli’de yaşıyorum. Demirsaç İ.Ö.O.’nda 4. sınıf öğrencisiyim. Kitaplar hep arkadaşım gibiydi. Bazen bilmediğim yeni bir bilgi dünyası, bazen beni mutlu eden bir hayal dünyası. Okumak hep rahatlatmıştır beni, okumak benim için bir ihtiyaç. Okumadan uyuduğum günler parmak sayım kadar az ve bence herkes okumalı…
İlk okuduğun kitap hangisiydi, okuma serüvenin nasıl başladı ve şimdiye kadar kaç kitap okudun?
Bu yazının devamı 206. sayıda.
Devamını okumak için satın alın
Bu sayıyı satın aldığınızda tüm yazılar açılır.
206. Sayıyı Satın AlGiriş yap
İlgili Yazılar
“Nuri Pakdil’in Vefâtı Üzerine”
Enformatik gelişmelerin sürekli ivme kazandığı, kabaca bir tasvirle haberleşme ve bilgi ağının zirvede olduğu atmosferi soluyoruz hep beraber. Yazılı materyallerin yanında dijital diye adlandırdığımız devasa bir bilgi yığını/arşivi de şimdiden oluşmuş durumda.
“Çocuklarla İletişim Kurmanın Yolları” Üzerine
Pandemi sürecinin başladığı ilk dönemlerde, evlere kapandığımız sırada, ebeveynler panik halinde çocuklarını meşgul etmek adına, belki de okulda gün boyu yaptıkları etkinliklerden daha fazlasını evde gerçekleştirmeye çalıştılar.
Türkünün Ötesi Neşet Ertaş Üzerine
Türkü yakmak, türküyle yanmak ve türkü okumak. Bu coğrafya insanın kaderidir türküler. Hüznü, sevinci, yoksulluğu, aşkı ve ölümü türkülerle/türkülerde anlatmıştır Anadolu insanı. Bu sebeple türküleri anlamayan bu coğrafyanın insanını da anlayamaz, anlatamaz.
“Şiiri Yeniden Çağırmak”
İnsanın kendi gerçekliğinin farkına varması ancak acıyla ve dolayısıyla da yaralanmakla mümkün oluyor. Yaralanmanın olduğu yerde uyanma başlıyor. Varoluşsal bir durumdur bu. Acı/yara insanın dönüp kendine bakmasının gerekçesi oluyor.
“Nim” Romanı Üzerine
Henüz dünyaya gözlerimizi açar açmaz kendimizi, masallar, hikâyeler ve kıssalarla örülü bir coğrafyada buluyoruz. ‘Hikâyemiz’in farkına henüz varmamış olmak bu gerçeği etkilemiyor. Ancak hikâyemizin ve bizden bağımsız gelişen hikâyelerin farkına varmaya başlayınca kendimizi bambaşka bir evrende buluyoruz.
Alışverişe devam et