İktidar denince günlük hayatta umarsızca tüketilen, her yerde ve her ortamda konuşulan, herkesin üzerine bir şeyler söylediğini zannettiği, dillere pelesenk olmuş bir kavram beliriyor akılda. Peki, bu kadar konuşulan ve güya bilinen iktidar hakkında gerçekten ne biliyoruz? Nedir aslında iktidar denen şey? Geçmişten günümüze nasıl var olmuştur? İktidar, iktidarını nasıl ve hangi araçlarla kurar? İktidarın boyutu, türleri ve geçmişten günümüze telaffuzları nelerdir? İnsanların iktidar denince mevcut siyasi iktidardan başka bir şey tasavvur edemedikleri bir vasatta konuya daha derinlemesine anlamak adına Yıldız Teknik Universitesi’nde hala ders vermekte olan Türkiye’nin önemli siyaset bilimi profesörlerinden Cengiz Çağla’ya sorularımızı yönelttik. Haydi, bu önemli konuyu biraz daha ‘anlamak” için okumaya ve okuduklarımız üzerine düşünmeye davetimize siz de iştirak edin.
‘İktidar’ı konuşurken bir yanıyla somut bir yanıyla da fazlasıyla soyut bir şeyi konuşmuş oluyor gibiyiz. Mesela ‘politik iktidar’, ‘kültürel iktidar’, ‘ekonomik iktidar’ vb. demeye başladığımızda daha bir somutlaşıyor. Ama yine ne kast olunduğu belirsizliğini korumayı sürdürüyor, en azından genel için diyebiliriz.
Biz özel bir alana çekmeden genel anlamıyla ‘iktidar’ ne demektir ile başlayalım?
Bu yazının devamı
188. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İnsan, kırılgan bir varlık. Çabuk üzülüyor, hemen öfkeleniyor, sık sık korkuyor, bir o kadar da seviniyor, mutlu oluyor. Bu kırılganlığı sayesinde insan çevresiyle empatik bir ilişki kurabiliyor. Varlığı okuyor, hissediyor, taştan ağaca, yerden göğe, kuştan denize türlü türlü varlıkla beraber yaralanıyor, beraber onarılıyor.
İslâm siyaset düşüncesine konu olan bir külliyatla karşı karşıyayız. Bunların birçoğu gün yüzüne çıkmış, büyük bir çoğunluğuysa gün yüzüne çıkarılmayı bekliyor gibi. Bu külliyat hakkında konuşalım istiyoruz.
Muhafazakârlık nedir, neyi muhafaza eder? Ya da nasıl muhafaza eder, neye karşı muhafaza eder? Aslında muhafaza edilmeli mi? Bir ideoloji veya değil, bir siyasal tepki veya değil, bir alışkanlık veya değil ama en az iki asırdır etkin olan bu güç neyin nesi? Muhafazakârlığın kültüre, siyasete ve gündelik yaşama etkileri nelerdir?
Gözünün içine baka baka hesaplaşmak şöyle dursun, düşünmenin korku nesnesi muamelesi gördüğü bir toplumsal vasatı tarif ediyor Cemil Meriç: ‘…düşüncenin kuduz bir köpek gibi kovalandığı topraklar…’ ‘Düşünce’ sahipsiz, ortada… ‘Düşünmek’ ise asil ve soylu bir aidiyete sahip…
Aslında sosyoloji diğer alanlara ne kazandırıyorsa müziğe de onu kazandırmış oluyor. Bauman’ın çok güzel bir kitabı var “Sosyolojik Düşünmek” diye. Herkese de tavsiye ederim. Özellikle bu alana dışardan girenler için.
“İktidar” Üzerine
Röportaj: Haluk Polat
İktidar denince günlük hayatta umarsızca tüketilen, her yerde ve her ortamda konuşulan, herkesin üzerine bir şeyler söylediğini zannettiği, dillere pelesenk olmuş bir kavram beliriyor akılda. Peki, bu kadar konuşulan ve güya bilinen iktidar hakkında gerçekten ne biliyoruz? Nedir aslında iktidar denen şey? Geçmişten günümüze nasıl var olmuştur? İktidar, iktidarını nasıl ve hangi araçlarla kurar? İktidarın boyutu, türleri ve geçmişten günümüze telaffuzları nelerdir? İnsanların iktidar denince mevcut siyasi iktidardan başka bir şey tasavvur edemedikleri bir vasatta konuya daha derinlemesine anlamak adına Yıldız Teknik Universitesi’nde hala ders vermekte olan Türkiye’nin önemli siyaset bilimi profesörlerinden Cengiz Çağla’ya sorularımızı yönelttik. Haydi, bu önemli konuyu biraz daha ‘anlamak” için okumaya ve okuduklarımız üzerine düşünmeye davetimize siz de iştirak edin.
‘İktidar’ı konuşurken bir yanıyla somut bir yanıyla da fazlasıyla soyut bir şeyi konuşmuş oluyor gibiyiz. Mesela ‘politik iktidar’, ‘kültürel iktidar’, ‘ekonomik iktidar’ vb. demeye başladığımızda daha bir somutlaşıyor. Ama yine ne kast olunduğu belirsizliğini korumayı sürdürüyor, en azından genel için diyebiliriz.
Biz özel bir alana çekmeden genel anlamıyla ‘iktidar’ ne demektir ile başlayalım?
Bu yazının devamı 188. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Tövbe Üzerine
İnsan, kırılgan bir varlık. Çabuk üzülüyor, hemen öfkeleniyor, sık sık korkuyor, bir o kadar da seviniyor, mutlu oluyor. Bu kırılganlığı sayesinde insan çevresiyle empatik bir ilişki kurabiliyor. Varlığı okuyor, hissediyor, taştan ağaca, yerden göğe, kuştan denize türlü türlü varlıkla beraber yaralanıyor, beraber onarılıyor.
İslam Siyaset Metinleri ve Eleştirellik Üzerine
İslâm siyaset düşüncesine konu olan bir külliyatla karşı karşıyayız. Bunların birçoğu gün yüzüne çıkmış, büyük bir çoğunluğuysa gün yüzüne çıkarılmayı bekliyor gibi. Bu külliyat hakkında konuşalım istiyoruz.
Muhafazakârlık Üzerine
Muhafazakârlık nedir, neyi muhafaza eder? Ya da nasıl muhafaza eder, neye karşı muhafaza eder? Aslında muhafaza edilmeli mi? Bir ideoloji veya değil, bir siyasal tepki veya değil, bir alışkanlık veya değil ama en az iki asırdır etkin olan bu güç neyin nesi? Muhafazakârlığın kültüre, siyasete ve gündelik yaşama etkileri nelerdir?
Dilin, Zihnin ve Ufkun Daralması Meselesi Üzerine
Gözünün içine baka baka hesaplaşmak şöyle dursun, düşünmenin korku nesnesi muamelesi gördüğü bir toplumsal vasatı tarif ediyor Cemil Meriç: ‘…düşüncenin kuduz bir köpek gibi kovalandığı topraklar…’ ‘Düşünce’ sahipsiz, ortada… ‘Düşünmek’ ise asil ve soylu bir aidiyete sahip…
Müzik ve Müzik Sosyolojisi Üzerine
Aslında sosyoloji diğer alanlara ne kazandırıyorsa müziğe de onu kazandırmış oluyor. Bauman’ın çok güzel bir kitabı var “Sosyolojik Düşünmek” diye. Herkese de tavsiye ederim. Özellikle bu alana dışardan girenler için.
Alışverişe devam et