İktidar denince günlük hayatta umarsızca tüketilen, her yerde ve her ortamda konuşulan, herkesin üzerine bir şeyler söylediğini zannettiği, dillere pelesenk olmuş bir kavram beliriyor akılda. Peki, bu kadar konuşulan ve güya bilinen iktidar hakkında gerçekten ne biliyoruz? Nedir aslında iktidar denen şey? Geçmişten günümüze nasıl var olmuştur? İktidar, iktidarını nasıl ve hangi araçlarla kurar? İktidarın boyutu, türleri ve geçmişten günümüze telaffuzları nelerdir? İnsanların iktidar denince mevcut siyasi iktidardan başka bir şey tasavvur edemedikleri bir vasatta konuya daha derinlemesine anlamak adına Yıldız Teknik Universitesi’nde hala ders vermekte olan Türkiye’nin önemli siyaset bilimi profesörlerinden Cengiz Çağla’ya sorularımızı yönelttik. Haydi, bu önemli konuyu biraz daha ‘anlamak” için okumaya ve okuduklarımız üzerine düşünmeye davetimize siz de iştirak edin.
‘İktidar’ı konuşurken bir yanıyla somut bir yanıyla da fazlasıyla soyut bir şeyi konuşmuş oluyor gibiyiz. Mesela ‘politik iktidar’, ‘kültürel iktidar’, ‘ekonomik iktidar’ vb. demeye başladığımızda daha bir somutlaşıyor. Ama yine ne kast olunduğu belirsizliğini korumayı sürdürüyor, en azından genel için diyebiliriz.
Biz özel bir alana çekmeden genel anlamıyla ‘iktidar’ ne demektir ile başlayalım?
İnsanlar bilimle etkileşmez ki. Sadece bilim insanı ve entelektüeller bilimle etkileşir. İnsanlar teknoloji ile etkileşir. Teknoloji dolayısı ile toplumu şekillendirmede etkilidir. Müslümanlar bilimle hesaplaştı, mesafe koydu ya da eleştirdi. Oysa teknolojiyi hiç sorgulamadan aldı…
“Hukuk, adalete yönelmiş toplumsal yaşama düzenidir.” der, Yasemin Işıktaş. Hukukun tanımlanması noktasında bir mutabakat sağlanamamış olsa da hukukun toplumsal düzeni korumak için var olan bir sistem olduğu gerçeği herkes tarafından kabul edilmektedir. Tarihe baktığımızda hukukun
Okullar açılsın mı, açılmasın mı, uzaktan mı, yüz yüze mi, hibrit mi derken belirsizliklerle dolu yolun yarısını geçtik sanırım. Bu belirsizliklerle beraber yaşamaya çalışırken her durumda farklı zorluklarla mücadele etme ve farklı uyum becerilerine de sahip olmamız gerektiğini daha iyi anlıyoruz hep birlikte.
Ahlâk, ahlâkın mahiyeti ve önemi, ahlâkın kaynağı, ahlâkın gerekliliği, ahlâki olan ile ahlâki olmayanın nasıl ayırt edileceği, dinden bağımsız, seküler bir ahlâkın mahiyeti ve imkânı, bilginin ahlâkiliği ve Kant’ın ahlâk anlayışı gibi
Sosyoloji disiplini için önemli başlıklardan olan köy ve şehir ayrımı konusu, özellikle bizim gibi geç ve ithal-ikameci modernleşen toplumlar için sosyal, siyasi, ekonomik ve sanatsal birçok açıdan önemli bir gerilime neden olmuştur. Gündelik hayatımızın derinliklerinde, sinemadan edebiyata, sosyal ilişkilerimizden, siyasal alana kadar her yerde
“İktidar” Üzerine
İktidar denince günlük hayatta umarsızca tüketilen, her yerde ve her ortamda konuşulan, herkesin üzerine bir şeyler söylediğini zannettiği, dillere pelesenk olmuş bir kavram beliriyor akılda. Peki, bu kadar konuşulan ve güya bilinen iktidar hakkında gerçekten ne biliyoruz? Nedir aslında iktidar denen şey? Geçmişten günümüze nasıl var olmuştur? İktidar, iktidarını nasıl ve hangi araçlarla kurar? İktidarın boyutu, türleri ve geçmişten günümüze telaffuzları nelerdir? İnsanların iktidar denince mevcut siyasi iktidardan başka bir şey tasavvur edemedikleri bir vasatta konuya daha derinlemesine anlamak adına Yıldız Teknik Universitesi’nde hala ders vermekte olan Türkiye’nin önemli siyaset bilimi profesörlerinden Cengiz Çağla’ya sorularımızı yönelttik. Haydi, bu önemli konuyu biraz daha ‘anlamak” için okumaya ve okuduklarımız üzerine düşünmeye davetimize siz de iştirak edin.
‘İktidar’ı konuşurken bir yanıyla somut bir yanıyla da fazlasıyla soyut bir şeyi konuşmuş oluyor gibiyiz. Mesela ‘politik iktidar’, ‘kültürel iktidar’, ‘ekonomik iktidar’ vb. demeye başladığımızda daha bir somutlaşıyor. Ama yine ne kast olunduğu belirsizliğini korumayı sürdürüyor, en azından genel için diyebiliriz.
Biz özel bir alana çekmeden genel anlamıyla ‘iktidar’ ne demektir ile başlayalım?
Bu yazının devamı 188. sayıda.
Devamını okumak için satın alın
Bu sayıyı satın aldığınızda tüm yazılar açılır.
188. Sayıyı Satın AlGiriş yap
İlgili Yazılar
Bilim ve Bilimsel Kavramların Manipülasyonu Üzerine
İnsanlar bilimle etkileşmez ki. Sadece bilim insanı ve entelektüeller bilimle etkileşir. İnsanlar teknoloji ile etkileşir. Teknoloji dolayısı ile toplumu şekillendirmede etkilidir. Müslümanlar bilimle hesaplaştı, mesafe koydu ya da eleştirdi. Oysa teknolojiyi hiç sorgulamadan aldı…
Toplumsal Düzeni Sağlayan Hukukumuzun Çıkmazları Üzerine
“Hukuk, adalete yönelmiş toplumsal yaşama düzenidir.” der, Yasemin Işıktaş. Hukukun tanımlanması noktasında bir mutabakat sağlanamamış olsa da hukukun toplumsal düzeni korumak için var olan bir sistem olduğu gerçeği herkes tarafından kabul edilmektedir. Tarihe baktığımızda hukukun
“Eğitim ve Görme Biçimleri” Üzerine
Okullar açılsın mı, açılmasın mı, uzaktan mı, yüz yüze mi, hibrit mi derken belirsizliklerle dolu yolun yarısını geçtik sanırım. Bu belirsizliklerle beraber yaşamaya çalışırken her durumda farklı zorluklarla mücadele etme ve farklı uyum becerilerine de sahip olmamız gerektiğini daha iyi anlıyoruz hep birlikte.
Bütünlük ve Yetkinlik Temelinde Ahlâk Üzerine
Ahlâk, ahlâkın mahiyeti ve önemi, ahlâkın kaynağı, ahlâkın gerekliliği, ahlâki olan ile ahlâki olmayanın nasıl ayırt edileceği, dinden bağımsız, seküler bir ahlâkın mahiyeti ve imkânı, bilginin ahlâkiliği ve Kant’ın ahlâk anlayışı gibi
Şehir ve Köy Ayrımı Üzerine
Sosyoloji disiplini için önemli başlıklardan olan köy ve şehir ayrımı konusu, özellikle bizim gibi geç ve ithal-ikameci modernleşen toplumlar için sosyal, siyasi, ekonomik ve sanatsal birçok açıdan önemli bir gerilime neden olmuştur. Gündelik hayatımızın derinliklerinde, sinemadan edebiyata, sosyal ilişkilerimizden, siyasal alana kadar her yerde
Alışverişe devam et