Sokaklarda başıboş dolaşan, caddelerde arabaların arasında bir şeyler satmaya çalışan çocuklar…Belki bir ömür keşfedemeyecekler kendilerini. “İnsan” olduklarının farkına bile varmadan tüketecekler koca bir ömrü.Ne pejmürde kıyafetleridir beni üzen, ne de açlıkları, sersefil hayatları. O, görünen halleridir nihayetinde. Üç-beş kuruşla düzeltilebilecek halleri… Ölünce de geçer veya biter dünyalık sıkıntıları.Her şey bu kadar mı ama?Ya insanlıkları?..Kendilerine Allah tarafından verilen değeri, kabiliyetleri, kapasitelerini bile fark etmeden, bil(e)meden yaşamak ne acıdır! En çok yardım edilmesi gereken konu bu değil midir? Dünya bir gün bitecek. Hesap günü mutlaka gelecek. İnsan olmalarının gereğini yapmayanlar, imkânları nispetinde insanlara “insan” olduklarını anlatmayanlar, hatırlatmayanlar da hesap verecek. Bir arkadaşım var. Biz ona “Polyanna” deriz. Biz konuşur, yazarız; o ise yaşar, en açık ifadeyle. Tanışmamızdan çok önceleri sokaktan bir kız kurtarmış. Sekiz...
Bu yazının devamı
179. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Takip edilecek akıl yürütme, duygular üzerinden olabildiği gibi müziğin özü, mânâsı üzerinden olabilir. Hatta katılımcılardan gelen neden-sonuç zincirlerine göre duygular üzerinden yapılan akıl yürütmeye müziğin özü, mânâsı eklemlenebilir.
Allah insanı, yeryüzünün halifesi olarak yaratmıştır. Bu sebeple insan, dünyayı ve içinde yaşayan her türlü canlıyı korumak, dünyanın imarında ve yönetiminde yaratılış gayesine uygun ameller gerçekleştirmekle sorumludur. Allah, bu amacı gerçekleştirebilmesi için ona rehberlik edecek birçok peygamber ve uyarıcı da göndermiştir. Tevhid çizgisinde olan bu damar insanoğlunun en güvenli limanı, sığınağı ve yol göstericisidir. Bununla …
“Kader! Değiştirilmesi ve önceden bilinmesi mümkün olmayan bir hakikat. Alın yazısı dedikleri herkes için büyük bir sır. Yaşanır, yaşarken de öğrenilir. Kader de insanın kaderidir. Dünyanın yaratıldığı andan, Âdem ile Havva’nın cennetten çıkarıldığından beri bu hep böyledir. Aslında kaderin sır olması bile bir kaderdir. Ta o andan itibaren asırlar boyu, günden güne, her dakika ve her an bir sır olan kader, herkes için sonsuza dek gizemini korumaya devam edecektir…”
Günümüz dünyasında sabır, emek, gayret, vefa, yerini yavaş yavaş acelecilik, üşengeçlik, çabuk gözden çıkarma ve zahmetsiz bir sonuca ulaşmaya devretti. Fıtrata ters olan bu yol alış şekli insanlığın başına dermansız dert olmaya başladı.
“Her Şeyi Onaran Adam, dışarı çıktığında yıkılmaya yüz tutan evin tek kendi evi olmadığını gördü. Mahallesinde onarılması gereken başka evler de vardı.”
“Onardıkça kent büyüyordu. (Sonra) Şehir bir çığ gibi adamın üstüne yıkıldı. Fakat yığınların içinden çıktı adam.
Her Şeyi Onaran Adam, her şeyi yeniden inşa etmesini de biliyordu.
Yeniden işe koyuldu.”
– Onarmak nedir?
– Kırılan bir şeyi tekrar kullanılabilecek hâle getirmek ya da başka bir şeye dönüştürmektir.
“İnsan” Olmanın Farkına Varmak
Sokaklarda başıboş dolaşan, caddelerde arabaların arasında bir şeyler satmaya çalışan çocuklar…Belki bir ömür keşfedemeyecekler kendilerini. “İnsan” olduklarının farkına bile varmadan tüketecekler koca bir ömrü.Ne pejmürde kıyafetleridir beni üzen, ne de açlıkları, sersefil hayatları. O, görünen halleridir nihayetinde. Üç-beş kuruşla düzeltilebilecek halleri… Ölünce de geçer veya biter dünyalık sıkıntıları.Her şey bu kadar mı ama?Ya insanlıkları?..Kendilerine Allah tarafından verilen değeri, kabiliyetleri, kapasitelerini bile fark etmeden, bil(e)meden yaşamak ne acıdır! En çok yardım edilmesi gereken konu bu değil midir? Dünya bir gün bitecek. Hesap günü mutlaka gelecek. İnsan olmalarının gereğini yapmayanlar, imkânları nispetinde insanlara “insan” olduklarını anlatmayanlar, hatırlatmayanlar da hesap verecek. Bir arkadaşım var. Biz ona “Polyanna” deriz. Biz konuşur, yazarız; o ise yaşar, en açık ifadeyle. Tanışmamızdan çok önceleri sokaktan bir kız kurtarmış. Sekiz...
Bu yazının devamı 179. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Felsefe Atölyeleri ve Müzik
Takip edilecek akıl yürütme, duygular üzerinden olabildiği gibi müziğin özü, mânâsı üzerinden olabilir. Hatta katılımcılardan gelen neden-sonuç zincirlerine göre duygular üzerinden yapılan akıl yürütmeye müziğin özü, mânâsı eklemlenebilir.
İnsanın Kimliği: Halifelik
Allah insanı, yeryüzünün halifesi olarak yaratmıştır. Bu sebeple insan, dünyayı ve içinde yaşayan her türlü canlıyı korumak, dünyanın imarında ve yönetiminde yaratılış gayesine uygun ameller gerçekleştirmekle sorumludur. Allah, bu amacı gerçekleştirebilmesi için ona rehberlik edecek birçok peygamber ve uyarıcı da göndermiştir. Tevhid çizgisinde olan bu damar insanoğlunun en güvenli limanı, sığınağı ve yol göstericisidir. Bununla …
“Eller Ne Derse Desin, Kullar Kader Yazamaz”
“Kader! Değiştirilmesi ve önceden bilinmesi mümkün olmayan bir hakikat. Alın yazısı dedikleri herkes için büyük bir sır. Yaşanır, yaşarken de öğrenilir. Kader de insanın kaderidir. Dünyanın yaratıldığı andan, Âdem ile Havva’nın cennetten çıkarıldığından beri bu hep böyledir. Aslında kaderin sır olması bile bir kaderdir. Ta o andan itibaren asırlar boyu, günden güne, her dakika ve her an bir sır olan kader, herkes için sonsuza dek gizemini korumaya devam edecektir…”
Şokta (Mı)yız
Günümüz dünyasında sabır, emek, gayret, vefa, yerini yavaş yavaş acelecilik, üşengeçlik, çabuk gözden çıkarma ve zahmetsiz bir sonuca ulaşmaya devretti. Fıtrata ters olan bu yol alış şekli insanlığın başına dermansız dert olmaya başladı.
Her Şeyi Onaran Adam
“Her Şeyi Onaran Adam, dışarı çıktığında yıkılmaya yüz tutan evin tek kendi evi olmadığını gördü. Mahallesinde onarılması gereken başka evler de vardı.”
“Onardıkça kent büyüyordu. (Sonra) Şehir bir çığ gibi adamın üstüne yıkıldı. Fakat yığınların içinden çıktı adam.
Her Şeyi Onaran Adam, her şeyi yeniden inşa etmesini de biliyordu.
Yeniden işe koyuldu.”
– Onarmak nedir?
– Kırılan bir şeyi tekrar kullanılabilecek hâle getirmek ya da başka bir şeye dönüştürmektir.