Milletler, yüzyıllar boyunca edindikleri kültür, deneyim ve bilgilerini kendilerinden sonraki kuşaklara aktarıp kültürel hafızalarını yaşatmak ve zenginleştirmek ister. Bu aktarım sürecinin en kıymetli, en zengin kaynaklarından biri de şüphesiz edebiyattır. Edebiyatla sunulan tarihî, kültürel, dinî, ekonomik, siyasi, sosyal, ahlâki, sanatsal pek çok ortak hazine; bireyin ruhunun şekillenmesinde; bireyde, duyuş, düşünüş ve davranış şekilleri oluşturmada rehber olur.
Kadim bir gelenekten süzülüp gelen, kültür dünyamıza aktardığımız tekerlemelerden bilmecelere, efsanelerden destanlara, masallardan hikâyelere, ninnilerden şiirlere kadar pek çok edebî tür; bir hazine gibi nesilden nesle ulaşmayı bekler. Yapılması gereken en önemli iş; harcı kültürümüzle karılmış, sağlam temelleri olan pek çok edebî türden örneği çocukla buluşturup çocuğun beşerî ve estetik dünyasına dokunmak olmalıdır.
Bu yazının devamı
206. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Ahvalimiz; karanlıkta can havliyle girdiği eczaneden el yordamıyla ilaçlar toparlayıp içen ve bundan da şifa uman adamın halini andırıyor. Hasta, daha hastalığının tam olarak ne olduğunu bilmiyor; iyileşmek istiyor fakat kullandığı ilaçların neye iyi geldiğiyle ilgilenmiyor.
Herkesin kabul edebileceği ortak davranış kuralları var mıdır? Yoksa kişiden kişiye, toplumdan topluma değişen rölatif bir durum mu söz konusudur? İnsan, tüm zaman ve mekânlarda değişmeden kalan bir öze sahip midir? Eğer sahip ise insanın bu özü ahlâklı bir varlık olmasına elverişli midir?
Günler, aylar, yıllar geçiyor ve dünyamız kederleriyle yaşlanıyor. Savaşlar, sahte barışlar, yalanlar üzerine kurulmuş aldatıcı anlaşmalar, zulümler, kahırlar, heder edilen canlar ve hayatla sürüp giden ama hiç değişmeyen insanlığın tarihi,
Sadece meal üzerinden yapılacak bir okuma kişiye Kur’ân hakkında genel bir bilgi verir fakat doğru anlamın yakalanabilmesi ancak Siyer merkezli bir okumayla mümkündür. Siyer’in yanında nüzul ve tefsir bilgisi, Peygamber öncesi Arap tarihi, dinler tarihi
İktidar; toplum bireylerini doğrudan ya da dolaylı olarak etkileyen, davranış ve eğilimlerini belirleyen, sosyal, siyasî, iktisadî ve benzeri birçok alanda toplumsal ilişkileri düzenleyen bağlayıcı kararlar alma, aldığı kararlara uymayanlara yaptırım uygulama dahası fiziksel güç kullanma tekelini elinde bulundurma, bu doğrultuda devlet kurum ve organlarını yönetme gibi yetkilere sahip siyasî bir kurumdur. Bu geniş yetkilere sahip olan iktidarın nasıl sınırlandırılacağı, ne şekilde dengelenip denetleneceği veya bu yetkileri kötüye kullanmasının nasıl önleneceği konusunda siyasal sistemler çeşitli teoriler geliştirmişlerdir.
Çocuğun Beşerî ve Estetik Dünyasına Dokunmada Kitaplar
Milletler, yüzyıllar boyunca edindikleri kültür, deneyim ve bilgilerini kendilerinden sonraki kuşaklara aktarıp kültürel hafızalarını yaşatmak ve zenginleştirmek ister. Bu aktarım sürecinin en kıymetli, en zengin kaynaklarından biri de şüphesiz edebiyattır. Edebiyatla sunulan tarihî, kültürel, dinî, ekonomik, siyasi, sosyal, ahlâki, sanatsal pek çok ortak hazine; bireyin ruhunun şekillenmesinde; bireyde, duyuş, düşünüş ve davranış şekilleri oluşturmada rehber olur.
Kadim bir gelenekten süzülüp gelen, kültür dünyamıza aktardığımız tekerlemelerden bilmecelere, efsanelerden destanlara, masallardan hikâyelere, ninnilerden şiirlere kadar pek çok edebî tür; bir hazine gibi nesilden nesle ulaşmayı bekler. Yapılması gereken en önemli iş; harcı kültürümüzle karılmış, sağlam temelleri olan pek çok edebî türden örneği çocukla buluşturup çocuğun beşerî ve estetik dünyasına dokunmak olmalıdır.
Bu yazının devamı 206. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
İnsan Haklarını Konuşmak ‘Kışkırtılmış İnsan’dan ‘Yaratılmış İnsana’
Ahvalimiz; karanlıkta can havliyle girdiği eczaneden el yordamıyla ilaçlar toparlayıp içen ve bundan da şifa uman adamın halini andırıyor. Hasta, daha hastalığının tam olarak ne olduğunu bilmiyor; iyileşmek istiyor fakat kullandığı ilaçların neye iyi geldiğiyle ilgilenmiyor.
Kamusal Alan Kimlerin Alanıdır
Herkesin kabul edebileceği ortak davranış kuralları var mıdır? Yoksa kişiden kişiye, toplumdan topluma değişen rölatif bir durum mu söz konusudur? İnsan, tüm zaman ve mekânlarda değişmeden kalan bir öze sahip midir? Eğer sahip ise insanın bu özü ahlâklı bir varlık olmasına elverişli midir?
Söyleyecek Son Bir Sözümüz Olmalı
Günler, aylar, yıllar geçiyor ve dünyamız kederleriyle yaşlanıyor. Savaşlar, sahte barışlar, yalanlar üzerine kurulmuş aldatıcı anlaşmalar, zulümler, kahırlar, heder edilen canlar ve hayatla sürüp giden ama hiç değişmeyen insanlığın tarihi,
Kur’ân’ı Anlamada Yöntem – Salât Kavramı Örneği –
Sadece meal üzerinden yapılacak bir okuma kişiye Kur’ân hakkında genel bir bilgi verir fakat doğru anlamın yakalanabilmesi ancak Siyer merkezli bir okumayla mümkündür. Siyer’in yanında nüzul ve tefsir bilgisi, Peygamber öncesi Arap tarihi, dinler tarihi
İktidarın Kötüye Kullanımını Önleyici İlkeler ve Kurumlar
İktidar; toplum bireylerini doğrudan ya da dolaylı olarak etkileyen, davranış ve eğilimlerini belirleyen, sosyal, siyasî, iktisadî ve benzeri birçok alanda toplumsal ilişkileri düzenleyen bağlayıcı kararlar alma, aldığı kararlara uymayanlara yaptırım uygulama dahası fiziksel güç kullanma tekelini elinde bulundurma, bu doğrultuda devlet kurum ve organlarını yönetme gibi yetkilere sahip siyasî bir kurumdur. Bu geniş yetkilere sahip olan iktidarın nasıl sınırlandırılacağı, ne şekilde dengelenip denetleneceği veya bu yetkileri kötüye kullanmasının nasıl önleneceği konusunda siyasal sistemler çeşitli teoriler geliştirmişlerdir.
Alışverişe devam et