Milletler, yüzyıllar boyunca edindikleri kültür, deneyim ve bilgilerini kendilerinden sonraki kuşaklara aktarıp kültürel hafızalarını yaşatmak ve zenginleştirmek ister. Bu aktarım sürecinin en kıymetli, en zengin kaynaklarından biri de şüphesiz edebiyattır. Edebiyatla sunulan tarihî, kültürel, dinî, ekonomik, siyasi, sosyal, ahlâki, sanatsal pek çok ortak hazine; bireyin ruhunun şekillenmesinde; bireyde, duyuş, düşünüş ve davranış şekilleri oluşturmada rehber olur.
Kadim bir gelenekten süzülüp gelen, kültür dünyamıza aktardığımız tekerlemelerden bilmecelere, efsanelerden destanlara, masallardan hikâyelere, ninnilerden şiirlere kadar pek çok edebî tür; bir hazine gibi nesilden nesle ulaşmayı bekler. Yapılması gereken en önemli iş; harcı kültürümüzle karılmış, sağlam temelleri olan pek çok edebî türden örneği çocukla buluşturup çocuğun beşerî ve estetik dünyasına dokunmak olmalıdır.
Bu yazının devamı
206. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Eleştiri, ibadet titizliğinde yapılması gereken bir faaliyettir. Eleştiride amaç hakikate ulaşmaktır. Eleştiri; yapmaktan çok yıkmaya hizmet eder, hele hele saldırı ya da düşmanlığa dönüşürse amacından büsbütün uzaklaşmış olur. Eleştiri; daha iyiye, daha güzele ulaşmak için yürütülen bir faaliyet olmalıdır.
Bugün Müslümanların önemli sorunlarından birisi, toplumsallaşma alanında yaşanmaktadır. Müslümanlar, birçok gayret göstermelerine, birçok yapı, grup, cemaat vs. kurmalarına rağmen, bir türlü toplumsallaşamamaktadırlar.
Bir yönüyle yitirilmiş bir kimliğin ete kemiğe büründüğü yerdir Filistin, hazanın henüz toprağa düşmemiş yaprağıdır. Bütün yaprak dökümlerimize ve Kemalizm’in İslâm coğrafyasındaki mankurtlaştırıcı etkilerine rağmen asli kimliğimizi bize her daim hatırlatan bir meseldir.
“Biz düşünemeyiz; büyüklerimizin dediklerini sorgulayamayız. Onlar böyle karar verdilerse vardır bir bildikleri. Bize düşen mukallit olarak bize denileni yapmamızdır” gibi örneklerini arttırabileceğimiz cümleleri ifade eden zihniyeti en çok korkutan şeylerden birisi eleştirel düşüncedir. Dikkat edilirse bu zihniyetin de kendi içinde bir mantığa ve dolayısıyla akıl yürütmeye sahip olduğu görülebilir. Ancak bu akıl yürütme, kendi içinde mutlak öncüllerden yine kendisini doğrulayan bir işleyişe sahiptir.
Çocuğun Beşerî ve Estetik Dünyasına Dokunmada Kitaplar
Milletler, yüzyıllar boyunca edindikleri kültür, deneyim ve bilgilerini kendilerinden sonraki kuşaklara aktarıp kültürel hafızalarını yaşatmak ve zenginleştirmek ister. Bu aktarım sürecinin en kıymetli, en zengin kaynaklarından biri de şüphesiz edebiyattır. Edebiyatla sunulan tarihî, kültürel, dinî, ekonomik, siyasi, sosyal, ahlâki, sanatsal pek çok ortak hazine; bireyin ruhunun şekillenmesinde; bireyde, duyuş, düşünüş ve davranış şekilleri oluşturmada rehber olur.
Kadim bir gelenekten süzülüp gelen, kültür dünyamıza aktardığımız tekerlemelerden bilmecelere, efsanelerden destanlara, masallardan hikâyelere, ninnilerden şiirlere kadar pek çok edebî tür; bir hazine gibi nesilden nesle ulaşmayı bekler. Yapılması gereken en önemli iş; harcı kültürümüzle karılmış, sağlam temelleri olan pek çok edebî türden örneği çocukla buluşturup çocuğun beşerî ve estetik dünyasına dokunmak olmalıdır.
Bu yazının devamı 206. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Ahlakın Eleştirisi ya da Eleştiri Ahlakı
Eleştiri, ibadet titizliğinde yapılması gereken bir faaliyettir. Eleştiride amaç hakikate ulaşmaktır. Eleştiri; yapmaktan çok yıkmaya hizmet eder, hele hele saldırı ya da düşmanlığa dönüşürse amacından büsbütün uzaklaşmış olur. Eleştiri; daha iyiye, daha güzele ulaşmak için yürütülen bir faaliyet olmalıdır.
İlkeler Nasıl Toplumsallaşır
Bugün Müslümanların önemli sorunlarından birisi, toplumsallaşma alanında yaşanmaktadır. Müslümanlar, birçok gayret göstermelerine, birçok yapı, grup, cemaat vs. kurmalarına rağmen, bir türlü toplumsallaşamamaktadırlar.
Bir Hazan Yurdu: Filistin
Bir yönüyle yitirilmiş bir kimliğin ete kemiğe büründüğü yerdir Filistin, hazanın henüz toprağa düşmemiş yaprağıdır. Bütün yaprak dökümlerimize ve Kemalizm’in İslâm coğrafyasındaki mankurtlaştırıcı etkilerine rağmen asli kimliğimizi bize her daim hatırlatan bir meseldir.
Yası Tutul(a)mayan ve Yüzü Başkasında Yok Sayılanların Varlığı Üzerine
Toplama kamplarında, yaşadıkları şehirlerde, evlerinde, kişiler şiddet aracılığıyla biçimlendirilerek sistematik bir şekilde öldürülmüşlerdi.
Müslüman Doğu’nun Eleştirel Düşünce Eksikliği
“Biz düşünemeyiz; büyüklerimizin dediklerini sorgulayamayız. Onlar böyle karar verdilerse vardır bir bildikleri. Bize düşen mukallit olarak bize denileni yapmamızdır” gibi örneklerini arttırabileceğimiz cümleleri ifade eden zihniyeti en çok korkutan şeylerden birisi eleştirel düşüncedir. Dikkat edilirse bu zihniyetin de kendi içinde bir mantığa ve dolayısıyla akıl yürütmeye sahip olduğu görülebilir. Ancak bu akıl yürütme, kendi içinde mutlak öncüllerden yine kendisini doğrulayan bir işleyişe sahiptir.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.