Milletler, yüzyıllar boyunca edindikleri kültür, deneyim ve bilgilerini kendilerinden sonraki kuşaklara aktarıp kültürel hafızalarını yaşatmak ve zenginleştirmek ister. Bu aktarım sürecinin en kıymetli, en zengin kaynaklarından biri de şüphesiz edebiyattır. Edebiyatla sunulan tarihî, kültürel, dinî, ekonomik, siyasi, sosyal, ahlâki, sanatsal pek çok ortak hazine; bireyin ruhunun şekillenmesinde; bireyde, duyuş, düşünüş ve davranış şekilleri oluşturmada rehber olur.
Kadim bir gelenekten süzülüp gelen, kültür dünyamıza aktardığımız tekerlemelerden bilmecelere, efsanelerden destanlara, masallardan hikâyelere, ninnilerden şiirlere kadar pek çok edebî tür; bir hazine gibi nesilden nesle ulaşmayı bekler. Yapılması gereken en önemli iş; harcı kültürümüzle karılmış, sağlam temelleri olan pek çok edebî türden örneği çocukla buluşturup çocuğun beşerî ve estetik dünyasına dokunmak olmalıdır.
İçtihad konusunun günümüzde yeterince tartışılmaya açılmaması, gündeme getirilmemesi, getirilse bile oldukça yüzeysel söylemlerle geçiştirilmesi konunun önemini korumakta, araştırılma ihtiyacını muhafaza etmektedir. Buna ilaveten içtihad kapısı konusunda net ilkelerin belirlenememiş olması kafa karışıklığına neden olmakta, literatürün yetersiz olması da meselenin farklı anlaşılmasına neden olmaktadır.
Herkesin kabul edebileceği ortak davranış kuralları var mıdır? Yoksa kişiden kişiye, toplumdan topluma değişen rölatif bir durum mu söz konusudur? İnsan, tüm zaman ve mekânlarda değişmeden kalan bir öze sahip midir? Eğer sahip ise insanın bu özü ahlâklı bir varlık olmasına elverişli midir? İnsan, davranışlarında tamamen özgür müdür? Yoksa insan belli kurallarla sınırlandırılmış mıdır?
Bizim tetkiklerimiz, araştırmalarımız da tenkide tabi tutulmadan geçilmesin. Bu konuda dikkatli bulunmaya çalıştığımız hâlde, farkında olmadan hata yaptığımızı görüp anlarsak, onları kendimiz bile hoş görmüyoruz ve hoş görülmeyerek ikazlar yapılmasını –Allah rızası için- bekliyoruz.
İncelemelerimizdeki doğrular, yücelerden yüce bulunan El-Âlim’dendir. O’nun sevgili Resûlü’nün bereketli tebliğlerindendir. Bilmeyerek yaptığımız hatalar, anlamayarak düştüğümüz yanlışlar, farkına varmadığımız bütün aksamalar, görülürse, onlar bize aittir, kabul edilmemesi, reddedilmesi gerekir.
İslam dinine göre adalet, Allah’ın sıfatlarından biridir. Adalet, doğru olmak, doğru davranmak, adaletle hükmetmek, eşitlemek gibi mânâlara gelen bir mastardır. Bu kavram doğruluk, hakkaniyet, denge ve düzen anlamlarıyla isim olarak kullanıldığı gibi çok adil anlamında sıfat olarak da kullanılır. Adalet sıfatı, mübalağa ifade eden bir sıfat olup çok adil, asla zulmetmeyen, hakkaniyetle hükmeden, haktan başkasını söylemeyen ve yapmayan, her zaman her şeye karşı adaletli davranan anlamında kullanılmıştır. Zira Yüce Allah, adaletli bir hâkim olup her şeyi hakkıyla gören, işiten, her şeyin içini-dışını, önünü-sonunu bilen ve her şeye hakkıyla gücü yetendir.
Hayatın içerisinde insan tekinin kadın ve erkek olarak büyük görünümü içinde çocukların da yeri tartışmasızdır. Öte yandan edebiyatın hayata koşut olan önemi de ortadadır. Burada, modern zamanlar kategorisini tamamen kötülemek veya doğrulamak düşüncesinden uzak olarak; yaşanan değişime odaklanmak gerekir. Çünkü çocuk edebiyatında bilimsel gelişmelerle çocuğun ön plana çıkması, ilgi ve ihtiyaçlarının dikkate alınması gibi iyileştirici saikler etkili olmuştur.
Çocuğun Beşerî ve Estetik Dünyasına Dokunmada Kitaplar
Milletler, yüzyıllar boyunca edindikleri kültür, deneyim ve bilgilerini kendilerinden sonraki kuşaklara aktarıp kültürel hafızalarını yaşatmak ve zenginleştirmek ister. Bu aktarım sürecinin en kıymetli, en zengin kaynaklarından biri de şüphesiz edebiyattır. Edebiyatla sunulan tarihî, kültürel, dinî, ekonomik, siyasi, sosyal, ahlâki, sanatsal pek çok ortak hazine; bireyin ruhunun şekillenmesinde; bireyde, duyuş, düşünüş ve davranış şekilleri oluşturmada rehber olur.
Kadim bir gelenekten süzülüp gelen, kültür dünyamıza aktardığımız tekerlemelerden bilmecelere, efsanelerden destanlara, masallardan hikâyelere, ninnilerden şiirlere kadar pek çok edebî tür; bir hazine gibi nesilden nesle ulaşmayı bekler. Yapılması gereken en önemli iş; harcı kültürümüzle karılmış, sağlam temelleri olan pek çok edebî türden örneği çocukla buluşturup çocuğun beşerî ve estetik dünyasına dokunmak olmalıdır.
Bu yazının devamı 206. sayıda.
Devamını okumak için satın alın
Bu sayıyı satın aldığınızda tüm yazılar açılır.
206. Sayıyı Satın AlGiriş yap
İlgili Yazılar
İçtihad Kapısı Kapalı mıydı Gerçekten, Ya da Hangi İçtihad?
İçtihad konusunun günümüzde yeterince tartışılmaya açılmaması, gündeme getirilmemesi, getirilse bile oldukça yüzeysel söylemlerle geçiştirilmesi konunun önemini korumakta, araştırılma ihtiyacını muhafaza etmektedir. Buna ilaveten içtihad kapısı konusunda net ilkelerin belirlenememiş olması kafa karışıklığına neden olmakta, literatürün yetersiz olması da meselenin farklı anlaşılmasına neden olmaktadır.
Kamusal Alan Kimlerin Alanıdır
Herkesin kabul edebileceği ortak davranış kuralları var mıdır? Yoksa kişiden kişiye, toplumdan topluma değişen rölatif bir durum mu söz konusudur? İnsan, tüm zaman ve mekânlarda değişmeden kalan bir öze sahip midir? Eğer sahip ise insanın bu özü ahlâklı bir varlık olmasına elverişli midir? İnsan, davranışlarında tamamen özgür müdür? Yoksa insan belli kurallarla sınırlandırılmış mıdır?
M. Said Çekmegil’in Diyalektik Yöntemi ve Eleştiri Ahlâkı
Bizim tetkiklerimiz, araştırmalarımız da tenkide tabi tutulmadan geçilmesin. Bu konuda dikkatli bulunmaya çalıştığımız hâlde, farkında olmadan hata yaptığımızı görüp anlarsak, onları kendimiz bile hoş görmüyoruz ve hoş görülmeyerek ikazlar yapılmasını –Allah rızası için- bekliyoruz.
İncelemelerimizdeki doğrular, yücelerden yüce bulunan El-Âlim’dendir. O’nun sevgili Resûlü’nün bereketli tebliğlerindendir. Bilmeyerek yaptığımız hatalar, anlamayarak düştüğümüz yanlışlar, farkına varmadığımız bütün aksamalar, görülürse, onlar bize aittir, kabul edilmemesi, reddedilmesi gerekir.
İslam Dinin’de Tevhid-Adalet İlişkisi
İslam dinine göre adalet, Allah’ın sıfatlarından biridir. Adalet, doğru olmak, doğru davranmak, adaletle hükmetmek, eşitlemek gibi mânâlara gelen bir mastardır. Bu kavram doğruluk, hakkaniyet, denge ve düzen anlamlarıyla isim olarak kullanıldığı gibi çok adil anlamında sıfat olarak da kullanılır. Adalet sıfatı, mübalağa ifade eden bir sıfat olup çok adil, asla zulmetmeyen, hakkaniyetle hükmeden, haktan başkasını söylemeyen ve yapmayan, her zaman her şeye karşı adaletli davranan anlamında kullanılmıştır. Zira Yüce Allah, adaletli bir hâkim olup her şeyi hakkıyla gören, işiten, her şeyin içini-dışını, önünü-sonunu bilen ve her şeye hakkıyla gücü yetendir.
Çocuk Kitapları Çocukların mı?
Hayatın içerisinde insan tekinin kadın ve erkek olarak büyük görünümü içinde çocukların da yeri tartışmasızdır. Öte yandan edebiyatın hayata koşut olan önemi de ortadadır. Burada, modern zamanlar kategorisini tamamen kötülemek veya doğrulamak düşüncesinden uzak olarak; yaşanan değişime odaklanmak gerekir. Çünkü çocuk edebiyatında bilimsel gelişmelerle çocuğun ön plana çıkması, ilgi ve ihtiyaçlarının dikkate alınması gibi iyileştirici saikler etkili olmuştur.
Alışverişe devam et