Ağlayan bir çocuk görünce, onunla beraber ağlamak geliyor içimden… Gülen bir çocuk görünce de, gülmeden edemem.
Nerede bir çocuk görsem, onu sevmek, onunla şakalaşmak ve oynamak isterim. Renkleri, ırkları, dilleri hiç önemli değil… Hepsi sevimli, hepsi günahsız, hepsi masum… Onlar zaten hep aynı dili konuşur. Daha çok ağlayışlarıyla ve gülüşleriyle meramlarını anlatmaya çalışırlar. Biraz sevin de görün. Parlayan ışıl ışıl gözleriyle, pirinç tanesi gibi küçücük dişlerini göstererek içten gelen gülücüklerle adeta size teşekkür ederler. Sizi kendilerine biraz yakın hissedince; sizinle arkadaş olur, oyun oynamak isterler. Kıyamam onlara. İşlerimi bırakır, onlarla beraber çocuk olur; arkadaş olur, oynarım…
Yeni bir oyuncak, yeni bir giyecek veya ayakkabı alınmışsa; bazı büyükler gibi eşyalarıyla övünmezler. Kibirlenmeyi bilmezler.
Bu yazının devamı
183. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Her din, dünya görüşü ve ideoloji bir ‘hakikat’ iddiası içerir. Bu hakikat insanı öyle bir kuşatır ki, insan onunla görür, onunla düşünür, onunla işitir ve onunla hisseder. Hiçbirşeyi onun dışında yorumlayamaz olur! Bunun güzel bir örneği Orphalese halkına giderayak hitâb eden Ermiş’de görülür.
İslam, dünyada üstün olarak insanca yaşamanın yolunu göstermiş ve Müslümanları buna teşvik etmiştir. Kur’an’a baktığımızda çalışmak, kazanmak, açık ve gizli infak etmek, yardım etmek,
İnsan yarınını düşünmeden yaşayamaz ve sonrayı düşünmek en insanî yönlerimizden biridir. Yarına dair planlar yapmak, beklentiye girmek, tahminlerde bulunmak, idealler ve tasavvurlar oluşturmak ve tabiî ki hayaller kurmak insanın vazgeçilmezlerindendir.
“Dil, varlığın evidir.” diyor, Martin Heidegger. Varlığı, düşünceyi anlamak, etkilemek ancak dil aracılığıyla mümkündür. İnsan kelimeler ve kavramlar aracılığıyla düşünür, her şeyi adı ile algılar. Var olanları adlandırarak onların özelliklerini belirler, kendisi ile diğer varlık alanları arasındaki ilişkileri kurar. Kavramlara yüklenen anlamlar eşyayı, hayatı, olayları, evreni anlamlandırmada doğrudan etkilidir. Kavramlar dünya görüşüne ve dini perspektife şekil verirler. Kelimeler, kavramlar hangi anlam dünyasını yüklenmişse varlıklarla o anlam dünyası üzerinden ilişki kurar. Bu ilişkiler zihni doğrudan yönlendirir ve zihin bu ilişkiler üzerinden düşünür.
Son birkaç yılda teknoloji devlerinin önlenemez yükselişi ekonomik merkezileşmede belirgin bir artışa ve ekonomik eşitsizlik açısının daha da büyümesine neden olmuştur. Bundan birkaç yıl önce piyasa değeri bakımından ilk birkaç şirket arasında yer alan şirketler yerlerini teknoloji şirketlerine bırakmıştır.
Çocukların Dünyası
Ağlayan bir çocuk görünce, onunla beraber ağlamak geliyor içimden… Gülen bir çocuk görünce de, gülmeden edemem.
Nerede bir çocuk görsem, onu sevmek, onunla şakalaşmak ve oynamak isterim. Renkleri, ırkları, dilleri hiç önemli değil… Hepsi sevimli, hepsi günahsız, hepsi masum… Onlar zaten hep aynı dili konuşur. Daha çok ağlayışlarıyla ve gülüşleriyle meramlarını anlatmaya çalışırlar. Biraz sevin de görün. Parlayan ışıl ışıl gözleriyle, pirinç tanesi gibi küçücük dişlerini göstererek içten gelen gülücüklerle adeta size teşekkür ederler. Sizi kendilerine biraz yakın hissedince; sizinle arkadaş olur, oyun oynamak isterler. Kıyamam onlara. İşlerimi bırakır, onlarla beraber çocuk olur; arkadaş olur, oynarım…
Yeni bir oyuncak, yeni bir giyecek veya ayakkabı alınmışsa; bazı büyükler gibi eşyalarıyla övünmezler. Kibirlenmeyi bilmezler.
Bu yazının devamı 183. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Gücünü ‘Hakikat’ten Almayan ‘İktidar’
Her din, dünya görüşü ve ideoloji bir ‘hakikat’ iddiası içerir. Bu hakikat insanı öyle bir kuşatır ki, insan onunla görür, onunla düşünür, onunla işitir ve onunla hisseder. Hiçbirşeyi onun dışında yorumlayamaz olur! Bunun güzel bir örneği Orphalese halkına giderayak hitâb eden Ermiş’de görülür.
Çalışmak, Yardım Etmek ve Kuvvet Hazırlamak
İslam, dünyada üstün olarak insanca yaşamanın yolunu göstermiş ve Müslümanları buna teşvik etmiştir. Kur’an’a baktığımızda çalışmak, kazanmak, açık ve gizli infak etmek, yardım etmek,
Fütürizm Üzerine Bir Değerlendirme
İnsan yarınını düşünmeden yaşayamaz ve sonrayı düşünmek en insanî yönlerimizden biridir. Yarına dair planlar yapmak, beklentiye girmek, tahminlerde bulunmak, idealler ve tasavvurlar oluşturmak ve tabiî ki hayaller kurmak insanın vazgeçilmezlerindendir.
Her Paradigmanın Kendine Özgü Bir Dili Vardır
“Dil, varlığın evidir.” diyor, Martin Heidegger. Varlığı, düşünceyi anlamak, etkilemek ancak dil aracılığıyla mümkündür. İnsan kelimeler ve kavramlar aracılığıyla düşünür, her şeyi adı ile algılar. Var olanları adlandırarak onların özelliklerini belirler, kendisi ile diğer varlık alanları arasındaki ilişkileri kurar. Kavramlara yüklenen anlamlar eşyayı, hayatı, olayları, evreni anlamlandırmada doğrudan etkilidir. Kavramlar dünya görüşüne ve dini perspektife şekil verirler. Kelimeler, kavramlar hangi anlam dünyasını yüklenmişse varlıklarla o anlam dünyası üzerinden ilişki kurar. Bu ilişkiler zihni doğrudan yönlendirir ve zihin bu ilişkiler üzerinden düşünür.
Tekno-Kapitalizm: Dijital Çağın Yeni Egemenlik Düzeni
Son birkaç yılda teknoloji devlerinin önlenemez yükselişi ekonomik merkezileşmede belirgin bir artışa ve ekonomik eşitsizlik açısının daha da büyümesine neden olmuştur. Bundan birkaç yıl önce piyasa değeri bakımından ilk birkaç şirket arasında yer alan şirketler yerlerini teknoloji şirketlerine bırakmıştır.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.