Bir ülke sinemasında eğitim ve eğitimciler konusu araştırıldığında bunun farklı bileşenleri olduğu gözlenebilir. Nitekim sinemamızda 1960-1990 yılları arasında eğitimci/öğretmen mevzusunu ele alan yapımlara bakıldığında askeri vesayet, siyasal ve ekonomik sorunlar, göç, sansür politikaları gibi birçok başlık ortaya çıkar. Burada ifade edilen başlıklar “sinemanın kendi iç dinamikleri ekseninde gelişim göstermesine” mâni olmuştur (Efendioğlu, 2013).
Türk sinemasında eğitimci/öğretmen konusu önemli bir yer sahip olsa da bu çerçevede üretilen yapımların sayısı 1990’lı yıllara kadar sınırlı sayıda kalmıştır. Ülkemizde öğretmen temasıyla ilgili ilk filmlerden biri Ülkü Erakalın’ın yönetmenliğini üstlendiği Sevgili Öğretmenim (1965) adlı yapımdır. 1960’lı yıllardan günümüze kadar sinemamızda dolaylı ya da doğrudan eğitimci/öğretmen temalı filmler üretilmeye devam eder, bu filmlerle ilgili bir tabloyu aşağıdaki gibi sıralamak mümkündür.
Bu yazının devamı
213. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
On dokuzuncu yüzyıl İsveç kırsalına uzanmadan önce otuz beş yıl öncesinin Bayburt’una uzanmalıyız. İsveç’le Bayburt arasındaki göbek bağını hemen herkes bilir. Selma Lagerlöf ile dedemin tanış olduğunu da söylersem ve Nils Holgersson’un
Kalbi çürümüş… Kavli çürümüş… Empatisi, diğerkâmlığı bitmiş… Kendi odaklı, kendi dışında körlük yaşayan bir insanlıkla aynı güne uyanmak, aynı zamanı paylaşıyor ol-mak korkutuyor bizleri…
”Ey insanlar şüphesiz sizi bir erkek ile bir dişiden yarattık. Allah katında en değerli olanınız o’na itaatsizlikten en fazla sakınanınızdır. Allah her şeyi hakkıyla bilmektedir. Her şeyden haberdardır.” Hucurat 13 Suretimiz haktan yana siretimiz meydanda. Özgürlüğü yanlış anladık galiba, özgürlük bize sorumluluğumuzu unutturmuş olmalı; sorumsuzluk samimiyetsizliği, samimiyetsizlik bencilliği tetiklerken yaralandık. Geçim sıkıntısı çektiğimiz bundan… Bu …
1980’li Yıllarda Türkiye’de Öğretmen (1988) Olmak
Bir ülke sinemasında eğitim ve eğitimciler konusu araştırıldığında bunun farklı bileşenleri olduğu gözlenebilir. Nitekim sinemamızda 1960-1990 yılları arasında eğitimci/öğretmen mevzusunu ele alan yapımlara bakıldığında askeri vesayet, siyasal ve ekonomik sorunlar, göç, sansür politikaları gibi birçok başlık ortaya çıkar. Burada ifade edilen başlıklar “sinemanın kendi iç dinamikleri ekseninde gelişim göstermesine” mâni olmuştur (Efendioğlu, 2013).
Türk sinemasında eğitimci/öğretmen konusu önemli bir yer sahip olsa da bu çerçevede üretilen yapımların sayısı 1990’lı yıllara kadar sınırlı sayıda kalmıştır. Ülkemizde öğretmen temasıyla ilgili ilk filmlerden biri Ülkü Erakalın’ın yönetmenliğini üstlendiği Sevgili Öğretmenim (1965) adlı yapımdır. 1960’lı yıllardan günümüze kadar sinemamızda dolaylı ya da doğrudan eğitimci/öğretmen temalı filmler üretilmeye devam eder, bu filmlerle ilgili bir tabloyu aşağıdaki gibi sıralamak mümkündür.
Bu yazının devamı 213. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Nils Holgersson Dedemin Nesi Olur? Bayburt-İsveç Hattında Bir Çocuk Edebiyatı Kanonunun Öyküsü
On dokuzuncu yüzyıl İsveç kırsalına uzanmadan önce otuz beş yıl öncesinin Bayburt’una uzanmalıyız. İsveç’le Bayburt arasındaki göbek bağını hemen herkes bilir. Selma Lagerlöf ile dedemin tanış olduğunu da söylersem ve Nils Holgersson’un
MÜDA-Fİ-İL
Lütfen beni anla
Bir ağaç değilim sadece gölgeden
Yapraklarım yok karşılıksız besin üreten
Gözlerimizi Kaçırmayacağız
Kalbi çürümüş… Kavli çürümüş… Empatisi, diğerkâmlığı bitmiş… Kendi odaklı, kendi dışında körlük yaşayan bir insanlıkla aynı güne uyanmak, aynı zamanı paylaşıyor ol-mak korkutuyor bizleri…
Düş
Kiraz meyvesidir tüm çocuklar şiirlerde
Salınır.
Babası, sert gövdeli, iri ve gölgeli bir kiraz ağacı…
Düzelir Miyiz? Bilmem
”Ey insanlar şüphesiz sizi bir erkek ile bir dişiden yarattık. Allah katında en değerli olanınız o’na itaatsizlikten en fazla sakınanınızdır. Allah her şeyi hakkıyla bilmektedir. Her şeyden haberdardır.” Hucurat 13 Suretimiz haktan yana siretimiz meydanda. Özgürlüğü yanlış anladık galiba, özgürlük bize sorumluluğumuzu unutturmuş olmalı; sorumsuzluk samimiyetsizliği, samimiyetsizlik bencilliği tetiklerken yaralandık. Geçim sıkıntısı çektiğimiz bundan… Bu …
Alışverişe devam et