Cemâleddîn Efgânî çokça yanlış tanınan, çokça eleştirilen, çokça istismar edilen, çokça konuşulup/tartışılan ve belki de çok az anlaşılan bir isim. Son yüzyıllarda İslam Dünyasında hatta Dünyada bu kadar etkili olmuş ikinci bir isim bulmak gerçekten zor. Kim olduğu? Amacının ne olduğu? Neler yaptığı? Kimleri etkilediği? Nelere neden olduğu? Neler düşündüğü bu kadar önemli olup da bu kadar az anlaşılan ve tanınılmayan başka ikinci bir isim bulmak da gerçekten zor. Yunus Polat’ın çok titiz bir şekilde yüksek lisans tezi için yazdığı “Cemâleddîn Efgânî’nin etkileri ve hakkındaki tartışmalar” çalışmasını röportajımızda cevapladığı sorular ile bizler için adeta özetledi. Emsallerinden farklı bir Efgânî çalışmasının sahibi olarak Yunus Polat bizlere; Cemil Meriç, Niyazi Berkes, Kemal Karpat, Mümtaz’er Türköne gibi önemli isimlerin Efgânî hakkındaki değerlendirmelerinden bahsedecek, tahrif ve iftiraları ifşa edecek ve Efgânî’nin neden bu kadar nefret edilen biri olduğu hakkında fikir verecek. Aynı zamanda Efgânî’nin Türk Yurdu Dergisi’ne, Mehmet Akif’e ve Osmanlı’nın yıkılış dönemi siyasi akımlarına etkilerinin boyutunda bahsedecek. Salt bir Efgânî yergisi veya Efgânî güzellemesi okumak yerine “Efgânî kimdir”i ve “Ne yapmıştır”ı anlamak için tabiri caizse kısa ve öz bir başlangıç olacağını düşündüğümüz röportajımızla sizleri baş başa bırakıyoruz.
Efgânî’nin ciddi bir muarız kitlesi var ve kendisine ciddi bir eleştiri enflasyonu var aslında. Efgânî tartışmaları bağlamında eleştirilerin ve muarızların mahiyeti hakkında neler söylemek istersiniz? Ajanlıkla suçlanacak kadar karşı çıkılan bir isim olmasını neye bağlıyorsunuz?
Güncel ve güncelliğini de yitirmeyecek bir konu; eğitim. Nasıl olmalı, nerde olmalı, kim vermeli gibi birçok temel sorunun yanı sıra küresel ve yerel politikalarla çok alâkalı olan bir konu, eğitim. Hayatın bu kadar içinden, hayatı bu kadar ilgilendiren bir konu ama bir o kadar da bizlere sorulmayan ve hep maruz kaldığımız bir konu, eğitim. Mevcut eğitim sistemi ve toplumun eğitim algısı nasıl seyrediyor? Geleneksel eğitim, post-modern eğitim, anarşist eğitim ve zorunlu eğitim nedir, bunlar dünyamıza nasıl etkiler yapmaktadır? Eğitim İlke-Sen bu konularda nasıl düşünüyor, neler teklif ediyor ve İslam’ın eğitime yaklaşımını nasıl değerlendiriyor?
(Cerh-Tadil ve Metin Tenkidi) Geçmişten günümüze İslami literatür, hususen rivayete dayalı kaynaklarımız için düşündüğümüzde ‘tenkid’ kavramını nasıl bir yere koyabiliriz? Tenkit ile ister olumlu yönleri ortaya çıkarmayı ve ister olumsuz yönleri ortaya çıkarıp eleştirmeyi kastedelim, tenkide mutlaka ihtiyaç vardır. Bu ihtiyaç geçmişte ileri sürülen görüşlerle ilgili olduğu gibi geçmişten bize gelen rivayetlerle de ilgilidir. Özellikle …
Muhafazakârlık nedir, neyi muhafaza eder? Ya da nasıl muhafaza eder, neye karşı muhafaza eder? Aslında muhafaza edilmeli mi? Bir ideoloji veya değil, bir siyasal tepki veya değil, bir alışkanlık veya değil ama en az iki asırdır etkin olan bu güç neyin nesi? Muhafazakârlığın kültüre, siyasete ve gündelik yaşama etkileri nelerdir? Türkiye’de ise dünyadakinden daha başka …
Moderniteye karşı İslami düşünsel tepkinin üç aşamadan geçtiği söylenebilir. İlki, saf gelenekçilik diyebileceğimiz, on dokuzuncu yüzyılda egemen olan ve İslam’ı savunmak için tamamen orta çağ uygulamalarına başvuran Abdülkadir el-Cezairî gibi yazarları içeren süreç. İkincisi, İslami ve Avrupa kavramlarının kaynaşmasını benimseyenlerin nesli, -örnek olarak Filibeli Ahmet Hilmi ve Muhammed İkbal gibileri gösterebiliriz.- Üçüncüsü ise -bana göre- arkaplanı ve oluşumu tamamen Batılı olan ancak İslam’ın ve İslami mirasın Batı’nın iç sorunlarına bir çözüm olarak görüldüğü bir anlayış. Bu grupta Tage Lindbom, Murad Hoffmann ve Etsko Schuitema’dan bahsedilebilir.
Çok çarpıcı bir kavrama dikkat çekiyorsunuz: ‘Tarihsizlik’… İslam Dünyası Fikri kitabınız, ‘tarihsizliğin’ uzantısı olarak ortaya çıkan bir kavram olan İslam Dünyası ve bu kavram çerçevesince oluşmuş bir kavramlar kümesine işaret ediyor. Son yüzyılı aşkın zamanda kullanılagelen İslam Dünyası, Hilafet, İslam Birliği, Ümmet gibi kavramlar, bu tarihsizlikten nasibini alan kavramlar olarak sıralanıyor.
Yunus Polat ile Cemâleddîn Efgânî, Etkileri ve Hakkındaki Tartışmalara Dair
Cemâleddîn Efgânî çokça yanlış tanınan, çokça eleştirilen, çokça istismar edilen, çokça konuşulup/tartışılan ve belki de çok az anlaşılan bir isim. Son yüzyıllarda İslam Dünyasında hatta Dünyada bu kadar etkili olmuş ikinci bir isim bulmak gerçekten zor. Kim olduğu? Amacının ne olduğu? Neler yaptığı? Kimleri etkilediği? Nelere neden olduğu? Neler düşündüğü bu kadar önemli olup da bu kadar az anlaşılan ve tanınılmayan başka ikinci bir isim bulmak da gerçekten zor. Yunus Polat’ın çok titiz bir şekilde yüksek lisans tezi için yazdığı “Cemâleddîn Efgânî’nin etkileri ve hakkındaki tartışmalar” çalışmasını röportajımızda cevapladığı sorular ile bizler için adeta özetledi. Emsallerinden farklı bir Efgânî çalışmasının sahibi olarak Yunus Polat bizlere; Cemil Meriç, Niyazi Berkes, Kemal Karpat, Mümtaz’er Türköne gibi önemli isimlerin Efgânî hakkındaki değerlendirmelerinden bahsedecek, tahrif ve iftiraları ifşa edecek ve Efgânî’nin neden bu kadar nefret edilen biri olduğu hakkında fikir verecek. Aynı zamanda Efgânî’nin Türk Yurdu Dergisi’ne, Mehmet Akif’e ve Osmanlı’nın yıkılış dönemi siyasi akımlarına etkilerinin boyutunda bahsedecek. Salt bir Efgânî yergisi veya Efgânî güzellemesi okumak yerine “Efgânî kimdir”i ve “Ne yapmıştır”ı anlamak için tabiri caizse kısa ve öz bir başlangıç olacağını düşündüğümüz röportajımızla sizleri baş başa bırakıyoruz.
Efgânî’nin ciddi bir muarız kitlesi var ve kendisine ciddi bir eleştiri enflasyonu var aslında. Efgânî tartışmaları bağlamında eleştirilerin ve muarızların mahiyeti hakkında neler söylemek istersiniz? Ajanlıkla suçlanacak kadar karşı çıkılan bir isim olmasını neye bağlıyorsunuz?
Bu yazının devamı 200. sayıda.
Devamını okumak için satın alın
Bu sayıyı satın aldığınızda tüm yazılar açılır.
200. Sayıyı Satın AlGiriş yap
İlgili Yazılar
Ahmet Örs İle Eğitim Üzerine…
Güncel ve güncelliğini de yitirmeyecek bir konu; eğitim. Nasıl olmalı, nerde olmalı, kim vermeli gibi birçok temel sorunun yanı sıra küresel ve yerel politikalarla çok alâkalı olan bir konu, eğitim. Hayatın bu kadar içinden, hayatı bu kadar ilgilendiren bir konu ama bir o kadar da bizlere sorulmayan ve hep maruz kaldığımız bir konu, eğitim. Mevcut eğitim sistemi ve toplumun eğitim algısı nasıl seyrediyor? Geleneksel eğitim, post-modern eğitim, anarşist eğitim ve zorunlu eğitim nedir, bunlar dünyamıza nasıl etkiler yapmaktadır? Eğitim İlke-Sen bu konularda nasıl düşünüyor, neler teklif ediyor ve İslam’ın eğitime yaklaşımını nasıl değerlendiriyor?
Prof. Dr. M. Sait Şimşek ile Rivayete Dayalı Kaynaklarımızı Tenkid Zorunluluğu Üzerine…
(Cerh-Tadil ve Metin Tenkidi) Geçmişten günümüze İslami literatür, hususen rivayete dayalı kaynaklarımız için düşündüğümüzde ‘tenkid’ kavramını nasıl bir yere koyabiliriz? Tenkit ile ister olumlu yönleri ortaya çıkarmayı ve ister olumsuz yönleri ortaya çıkarıp eleştirmeyi kastedelim, tenkide mutlaka ihtiyaç vardır. Bu ihtiyaç geçmişte ileri sürülen görüşlerle ilgili olduğu gibi geçmişten bize gelen rivayetlerle de ilgilidir. Özellikle …
Hasan Aksakal ile Muhafazakârlık Üzerine
Muhafazakârlık nedir, neyi muhafaza eder? Ya da nasıl muhafaza eder, neye karşı muhafaza eder? Aslında muhafaza edilmeli mi? Bir ideoloji veya değil, bir siyasal tepki veya değil, bir alışkanlık veya değil ama en az iki asırdır etkin olan bu güç neyin nesi? Muhafazakârlığın kültüre, siyasete ve gündelik yaşama etkileri nelerdir? Türkiye’de ise dünyadakinden daha başka …
T. J. Winter / Abdulhakim Murad ile… “İslam, Modernlikler Ve Gelecek”
Moderniteye karşı İslami düşünsel tepkinin üç aşamadan geçtiği söylenebilir. İlki, saf gelenekçilik diyebileceğimiz, on dokuzuncu yüzyılda egemen olan ve İslam’ı savunmak için tamamen orta çağ uygulamalarına başvuran Abdülkadir el-Cezairî gibi yazarları içeren süreç. İkincisi, İslami ve Avrupa kavramlarının kaynaşmasını benimseyenlerin nesli, -örnek olarak Filibeli Ahmet Hilmi ve Muhammed İkbal gibileri gösterebiliriz.- Üçüncüsü ise -bana göre- arkaplanı ve oluşumu tamamen Batılı olan ancak İslam’ın ve İslami mirasın Batı’nın iç sorunlarına bir çözüm olarak görüldüğü bir anlayış. Bu grupta Tage Lindbom, Murad Hoffmann ve Etsko Schuitema’dan bahsedilebilir.
Cemil Aydın ile Dilin, Zihnin Ve Ufkun Değişmesi Meselesi Üzerine
Çok çarpıcı bir kavrama dikkat çekiyorsunuz: ‘Tarihsizlik’… İslam Dünyası Fikri kitabınız, ‘tarihsizliğin’ uzantısı olarak ortaya çıkan bir kavram olan İslam Dünyası ve bu kavram çerçevesince oluşmuş bir kavramlar kümesine işaret ediyor. Son yüzyılı aşkın zamanda kullanılagelen İslam Dünyası, Hilafet, İslam Birliği, Ümmet gibi kavramlar, bu tarihsizlikten nasibini alan kavramlar olarak sıralanıyor.
Alışverişe devam et