– Ne olmuş? Hep yaşayacak mıydık da? Bir gün ölmek de gerek.
(İvan İliç’in Ölümü / Tolstoy)
TRT’nin dijital platformu Tabii’de yayınlanan Gassal dizisi büyük yankı uyandırdı. Sanal cemaatlerin uzantıları olan mecralarda; diziden kesitler, replikler paylaşıldı. Kısa sürede oluşan bu güçlü yankının evveliyatı var aslında. Dizi yapımcılarının yaratıcı bir reklam stratejisi yürüttüklerini -şimdi daha iyi- söylemek mümkün. “Ölünce Beni Kim Yıkayacak?” afişlerini görmeyen neredeyse kalmadı. En ücra yerleşim birimindekiler dahi, sosyal medyada sıkça paylaşılan bu afişle karşılaştılar. Kimi reklamın Diyanet İşleri Başkanlığı’na ait olduğunu düşünüp bunun üzerinden “veryansın dalgası” başlattı. Kimileri, çocukların psikolojilerini bozacağı nedeniyle tepkisini dile getirdi. İçlerinde en dolu ve anlamlı olan eleştiri, 6 Şubat depremlerinde yakınlarını yıkayamadan ve kefen bulamadan defneden insanların acısını tekrar hatırlatabileceğiydi. Ancak en azından dizinin ilk iki bölümünü izleyince afişteki soru cümlesinin, başroldeki Gassal Baki’ye ait olduğunu anlamak güç değil. Vefat edenleri yıkayan Baki’nin aklını, ölünce kendisini kimin yıkayacağı düşüncesi işgal eder. “Ölsem yıkayanım yok” diyerek, kaygısını dile getirir.
Bu yazının devamı
218. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Yaşar aslen Kahramanmaraşlıydı. Evin tek erkek çocuğu, değerli. Kısa yoldan ekmek sahibi olsun diye, o günlerde meşhur olan, sağlık meslek lisesine kaydolması ailece onaylanmış, Yaşar büyük bir hüzün eşliğinde Diyarbakır’a
“Ey Rabbim! Bana ve anne-babama verdiğin nimet için şükretmeyi ve seni hoşnut edeceğim salih ameller yapmayı bana nasip et ve beni rahmetinle salih kullarının arasına kat!” (Neml, 27/19) Yokluk, fakirlik, kıt kanaat geçinmek hep fazilet sanıldı bir dönem… Haline şükretmek, isyan etmemekten bahsetmiyorum. Meşru sınırlar içinde daha fazla kazanmayı kerih görmenin yanlışlığına dikkat çekmek istiyorum. …
Hastanede muayene sırası beklerken göz ucuyla oğluna baktı. Onun cep telefonuyla meşgul olmasına alışkındı. Halinde, muayene olacağına dair en ufak bir belirti yoktu. Neden burada olduğu umurunda değildi. Hastaneye gideceklerini söylediğinde de tepki vermemişti.
Düşlenen diyarlar ya da lanetlenen diyarlar; rüyalarımıza sinen cennet ya da kabuslarımızı yönlendiren cehennem! Ütopyaların ve distopyaların edebiyat içinde önemli bir yeri var. İçinde olduğumuz normdan, vasattan taşmak, onu kıyasıya eleştirmek için göz kamaştırıcı bir fırsattı bunlar.
Uyku tutmadı. Sağa döndü, sola döndü. Mutfağa doğru götürdü ayakları. İki kaşık yoğurt yedi. Ağzının kenarını, biçimsizce kopardığı kâğıt havluyla sildi. Yine de uyku tutmadı. Komidinin üstündeki telefonunu aldı eline, uçuş modunu kapatıp mobil veriyi açtı:
Gassal: Randevuyla Çalışmıyoruz
– Ne o, ölecek misin yoksa?
– Ne olmuş? Hep yaşayacak mıydık da? Bir gün ölmek de gerek.
(İvan İliç’in Ölümü / Tolstoy)
TRT’nin dijital platformu Tabii’de yayınlanan Gassal dizisi büyük yankı uyandırdı. Sanal cemaatlerin uzantıları olan mecralarda; diziden kesitler, replikler paylaşıldı. Kısa sürede oluşan bu güçlü yankının evveliyatı var aslında. Dizi yapımcılarının yaratıcı bir reklam stratejisi yürüttüklerini -şimdi daha iyi- söylemek mümkün. “Ölünce Beni Kim Yıkayacak?” afişlerini görmeyen neredeyse kalmadı. En ücra yerleşim birimindekiler dahi, sosyal medyada sıkça paylaşılan bu afişle karşılaştılar. Kimi reklamın Diyanet İşleri Başkanlığı’na ait olduğunu düşünüp bunun üzerinden “veryansın dalgası” başlattı. Kimileri, çocukların psikolojilerini bozacağı nedeniyle tepkisini dile getirdi. İçlerinde en dolu ve anlamlı olan eleştiri, 6 Şubat depremlerinde yakınlarını yıkayamadan ve kefen bulamadan defneden insanların acısını tekrar hatırlatabileceğiydi. Ancak en azından dizinin ilk iki bölümünü izleyince afişteki soru cümlesinin, başroldeki Gassal Baki’ye ait olduğunu anlamak güç değil. Vefat edenleri yıkayan Baki’nin aklını, ölünce kendisini kimin yıkayacağı düşüncesi işgal eder. “Ölsem yıkayanım yok” diyerek, kaygısını dile getirir.
Bu yazının devamı 218. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Ne Yapmalı (Bir Dönemin Hikâyeleri)
Yaşar aslen Kahramanmaraşlıydı. Evin tek erkek çocuğu, değerli. Kısa yoldan ekmek sahibi olsun diye, o günlerde meşhur olan, sağlık meslek lisesine kaydolması ailece onaylanmış, Yaşar büyük bir hüzün eşliğinde Diyarbakır’a
“Var Evi Kerem Evi, Yok Evi Verem Evi”
“Ey Rabbim! Bana ve anne-babama verdiğin nimet için şükretmeyi ve seni hoşnut edeceğim salih ameller yapmayı bana nasip et ve beni rahmetinle salih kullarının arasına kat!” (Neml, 27/19) Yokluk, fakirlik, kıt kanaat geçinmek hep fazilet sanıldı bir dönem… Haline şükretmek, isyan etmemekten bahsetmiyorum. Meşru sınırlar içinde daha fazla kazanmayı kerih görmenin yanlışlığına dikkat çekmek istiyorum. …
Huzursuz Rüzgâr
Hastanede muayene sırası beklerken göz ucuyla oğluna baktı. Onun cep telefonuyla meşgul olmasına alışkındı. Halinde, muayene olacağına dair en ufak bir belirti yoktu. Neden burada olduğu umurunda değildi. Hastaneye gideceklerini söylediğinde de tepki vermemişti.
Su İçinde Susuzluk: Aklına Tekme Atan İnsan
Düşlenen diyarlar ya da lanetlenen diyarlar; rüyalarımıza sinen cennet ya da kabuslarımızı yönlendiren cehennem! Ütopyaların ve distopyaların edebiyat içinde önemli bir yeri var. İçinde olduğumuz normdan, vasattan taşmak, onu kıyasıya eleştirmek için göz kamaştırıcı bir fırsattı bunlar.
Kaydıraç
Uyku tutmadı. Sağa döndü, sola döndü. Mutfağa doğru götürdü ayakları. İki kaşık yoğurt yedi. Ağzının kenarını, biçimsizce kopardığı kâğıt havluyla sildi. Yine de uyku tutmadı. Komidinin üstündeki telefonunu aldı eline, uçuş modunu kapatıp mobil veriyi açtı:
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.