Tevfikbey Mahallesi’nin ara sokaklarında yeni aldığı Chelsea botunun kaldırımı döven sesiyle yürüyordu. Otobüsten iner inmez akşam ezanı kulaklarına dolmuştu. Etrafı şöyle bir kolaçan etti, Sefaköy’ün boğuk, tıkış tıkış binaları arasında tek bir minare yükselmiyordu. Geçen arabaların yanıp sönen farları ve sıra sıra dükkânların spot lambaları, caddeyi ışıl ışıl parlatıyordu. Nalbur dükkânının önünde, elini göbeğinin üstüne koymuş, yanan sigarasıyla akıp giden caddeye bakan adamı gözüne kestirdi. Sigarasını büyük bir keyifle içen, beyaz tişörtü göbeğini kısa boyuna göre kartopu gibi iri gösteren bu adamın yanına usulca yaklaştı.
-Selamalaeykum, usta bu yakınlarda bir cami var mı?
-Cami mi? Ne yapacaksın camiyi?
Akşam akşam girdiğim muhabbette bak teallahım ya, diye iç geçirdi, ciddiyetini bozmadan cevap verdi:
-Namaz kılacağım, dayı.
Göbekli Adam, Ömer’den hiç böyle bir şey beklemiyormuş gibi bir hoşnutsuzlukla sigarasını çatlamış dudakları arasından çıkardı:
-Namaz kılacan öyle mi, haa, şurada bir cami var.
Bu yazının devamı
218. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Güneş doğmuş çaydanlıklar koyulmuştu mavi alevin üstüne. Alelacele bir yere yetişmek için evinden fırlayan insanlar, parke taşlarla döşenmiş sokakları hızlı hızlı geçip doldurmuştu -yeniden- iki metrekare olan çay ocağını. Ocaktan yükselen buharlar bir nem bulutu oluşturmuştu. Neredeyse yağmur oluşturacak doygunluktaydı. Sigara dumanları da bu bulutlara sis gibi eşlik ediyordu. Ocaktaki çaydanlık biraz daha fokurdasa hafiften çiseleyecek neredeyse.
Hastanede muayene sırası beklerken göz ucuyla oğluna baktı. Onun cep telefonuyla meşgul olmasına alışkındı. Halinde, muayene olacağına dair en ufak bir belirti yoktu. Neden burada olduğu umurunda değildi. Hastaneye gideceklerini söylediğinde de tepki vermemişti.
Toplum için önemli bütün değer alanları manipülatörler tarafından aldanma yapıları olarak işgal edilip yeniden inşa edilebilir. Siyaset, medya, ekonomi, eğitim vb. alanlar manipülatif girişimler için son derece elverişlidir. Gönüllü vatandaşlar, üyeler, izleyiciler, takipçiler, zorunlu katılımcılar, istendik çocuklar ve elemanlar her zaman için kitlesel yönlendirmelerin nesnesi konumundadırlar.
Bizler her ne kadar gündemimizi kendimizin oluşturduğunu iddia etsek de bazen yapay gündemler ayak bağı olabilir attığımız adımlara. İlyas da her zamanki koşturmacası içerisinde gündemini Allah’ın razı olacağını düşündüğü konularla belirlemeye
Öğretmen, gönlünün sesiyle ufak yüreklere dokunmayı dert edinen kişidir. Savaş vermeden, emek harcamadan, sevmeden yapılan öğretmenlik “mevzuat öğretmenliğinden” öteye geçmiyor. Kendinden vererek çoğalabileceğin bir meslek yani öğretmenlik…
Yürek köküne dokunmak… İnsan bu duyguyu bir kere yaşayınca hayatının merkezine oturtabiliyor bunu. Kâmil insan olma yolunda bir basamak olarak kullanabiliyor.
Mânâyı incitmeden…
Kaymak
Tevfikbey Mahallesi’nin ara sokaklarında yeni aldığı Chelsea botunun kaldırımı döven sesiyle yürüyordu. Otobüsten iner inmez akşam ezanı kulaklarına dolmuştu. Etrafı şöyle bir kolaçan etti, Sefaköy’ün boğuk, tıkış tıkış binaları arasında tek bir minare yükselmiyordu. Geçen arabaların yanıp sönen farları ve sıra sıra dükkânların spot lambaları, caddeyi ışıl ışıl parlatıyordu. Nalbur dükkânının önünde, elini göbeğinin üstüne koymuş, yanan sigarasıyla akıp giden caddeye bakan adamı gözüne kestirdi. Sigarasını büyük bir keyifle içen, beyaz tişörtü göbeğini kısa boyuna göre kartopu gibi iri gösteren bu adamın yanına usulca yaklaştı.
-Selamalaeykum, usta bu yakınlarda bir cami var mı?
-Cami mi? Ne yapacaksın camiyi?
Akşam akşam girdiğim muhabbette bak teallahım ya, diye iç geçirdi, ciddiyetini bozmadan cevap verdi:
-Namaz kılacağım, dayı.
Göbekli Adam, Ömer’den hiç böyle bir şey beklemiyormuş gibi bir hoşnutsuzlukla sigarasını çatlamış dudakları arasından çıkardı:
-Namaz kılacan öyle mi, haa, şurada bir cami var.
Bu yazının devamı 218. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Hep Aynı Sıradanlık
Güneş doğmuş çaydanlıklar koyulmuştu mavi alevin üstüne. Alelacele bir yere yetişmek için evinden fırlayan insanlar, parke taşlarla döşenmiş sokakları hızlı hızlı geçip doldurmuştu -yeniden- iki metrekare olan çay ocağını. Ocaktan yükselen buharlar bir nem bulutu oluşturmuştu. Neredeyse yağmur oluşturacak doygunluktaydı. Sigara dumanları da bu bulutlara sis gibi eşlik ediyordu. Ocaktaki çaydanlık biraz daha fokurdasa hafiften çiseleyecek neredeyse.
Huzursuz Rüzgâr
Hastanede muayene sırası beklerken göz ucuyla oğluna baktı. Onun cep telefonuyla meşgul olmasına alışkındı. Halinde, muayene olacağına dair en ufak bir belirti yoktu. Neden burada olduğu umurunda değildi. Hastaneye gideceklerini söylediğinde de tepki vermemişti.
Edebiyat ve Manipülasyon
Toplum için önemli bütün değer alanları manipülatörler tarafından aldanma yapıları olarak işgal edilip yeniden inşa edilebilir. Siyaset, medya, ekonomi, eğitim vb. alanlar manipülatif girişimler için son derece elverişlidir. Gönüllü vatandaşlar, üyeler, izleyiciler, takipçiler, zorunlu katılımcılar, istendik çocuklar ve elemanlar her zaman için kitlesel yönlendirmelerin nesnesi konumundadırlar.
Ne Mutlu Müslümanım Diyene!
Bizler her ne kadar gündemimizi kendimizin oluşturduğunu iddia etsek de bazen yapay gündemler ayak bağı olabilir attığımız adımlara. İlyas da her zamanki koşturmacası içerisinde gündemini Allah’ın razı olacağını düşündüğü konularla belirlemeye
Okuyarak Dokumak: Endülüs Okuma Projesi
Öğretmen, gönlünün sesiyle ufak yüreklere dokunmayı dert edinen kişidir. Savaş vermeden, emek harcamadan, sevmeden yapılan öğretmenlik “mevzuat öğretmenliğinden” öteye geçmiyor. Kendinden vererek çoğalabileceğin bir meslek yani öğretmenlik…
Yürek köküne dokunmak… İnsan bu duyguyu bir kere yaşayınca hayatının merkezine oturtabiliyor bunu. Kâmil insan olma yolunda bir basamak olarak kullanabiliyor.
Mânâyı incitmeden…
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.