Yaşlı teyzemizi ziyarete gittik. O da oradaydı. Seksen üç yaşında, görmüş geçirmiş bir teyze. Temiz, onurlu bir yüzü vardı. Yaşlılar ilgilenilmeyi, konuşmayı severler. Sorular sorarak onu konuşturmak istedim. Niyetim sadece hoşbeş etmekti. Kısaca hayatını özetledi. Etkilenmemek elde değil. Neler yaşıyor insanlar da hâlâ ayaktalar. “İnsan her acıya katlanabiliyor demek ki” demekten kendimi alamadım.
Bu yazının devamı
184. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Acı ya da tatlı, yaşadığımız her hikâye bize sabrı, aklı ve kalbi birlikte yoğurmayı, dua ve eylemi bir arada tutmayı, kendi hayat mücadelesinde bir başkasının da huzur bulmasını sağlamayı, birlikte direnmeyi, topluca değişmeyi, sevmeyi ve çok sevmeyi, kuşu, çiçeği, böceği dinlemeyi, hüznü, acıyı, kederi, umudu, ümidi, neşeyi hissedip hissettirebilmeyi, bizi biz yapan bütün zorlukların üstesinden gelebilmeyi, en önemlisi de her insanın sonunda bir hikâye olacağını, onun bunun değil kendi hikâyesini yazmanın ve yaşamanın bilincini, kadir ve kıymetini, bunun kahramanlığını öğretir.
Tüm renkler yan yana sıralanmıştı. Yılda bir kez kurulan panayırın her memleketten misafiri vardı. Renklerin gösterisi bir cümbüş havasındaydı. Hayatına yeni bir renk arayanlar, eskisini değiştirmek isteyenler dükkânlarının önünden geçiyordu.
Sosyal medyada can bulmuş parçalı gerçekler sayesinde artık nefes alıyoruz. Hayran olduğumuz kişileri takip etmek, içimizde kontrolsüz hisler uyandırıyor…Daha çok sıkılıyoruz. Daha fazla özeniyoruz. Gereksiz iltifatlar ediyoruz, bir kere bile aynı sofraya oturmadığımız, göz göze bakmadığımız insanlara. Gelişmek, iyileşmek yerine kendimizi dondurarak sadece takip ve taklit ediyor, kendi sesimizi tanıyamıyoruz.Sosyal medyada gezinirken, bir iltifat çarptı …
Haktan yana bir şair Mustafa Ökkeş Evren. Çocuk haklarını şiirlemiş. ‘Çocuk haktır. Çocuğun her çığlığı hakikattir’ diyor. Son şiir kitabında ”hiç haksız olur mu çocuklar?” diye soruyor bize. Her çocuğun hakları ile var olması gerektiğini hatırlatırken, tertemiz bir dünyanın da
”Ey insanlar şüphesiz sizi bir erkek ile bir dişiden yarattık. Allah katında en değerli olanınız o’na itaatsizlikten en fazla sakınanınızdır. Allah her şeyi hakkıyla bilmektedir. Her şeyden haberdardır.” Hucurat 13 Suretimiz haktan yana siretimiz meydanda. Özgürlüğü yanlış anladık galiba, özgürlük bize sorumluluğumuzu unutturmuş olmalı; sorumsuzluk samimiyetsizliği, samimiyetsizlik bencilliği tetiklerken yaralandık. Geçim sıkıntısı çektiğimiz bundan… Bu …
İnsan Her Acıya Katlanabilir mi
Yaşlı teyzemizi ziyarete gittik.
O da oradaydı.
Seksen üç yaşında, görmüş geçirmiş bir teyze. Temiz, onurlu bir yüzü vardı.
Yaşlılar ilgilenilmeyi, konuşmayı severler.
Sorular sorarak onu konuşturmak istedim. Niyetim sadece hoşbeş etmekti.
Kısaca hayatını özetledi. Etkilenmemek elde değil. Neler yaşıyor insanlar da hâlâ ayaktalar.
“İnsan her acıya katlanabiliyor demek ki” demekten kendimi alamadım.
Bu yazının devamı 184. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Kişisel Tarihimizin Yol Dönümleri
Acı ya da tatlı, yaşadığımız her hikâye bize sabrı, aklı ve kalbi birlikte yoğurmayı, dua ve eylemi bir arada tutmayı, kendi hayat mücadelesinde bir başkasının da huzur bulmasını sağlamayı, birlikte direnmeyi, topluca değişmeyi, sevmeyi ve çok sevmeyi, kuşu, çiçeği, böceği dinlemeyi, hüznü, acıyı, kederi, umudu, ümidi, neşeyi hissedip hissettirebilmeyi, bizi biz yapan bütün zorlukların üstesinden gelebilmeyi, en önemlisi de her insanın sonunda bir hikâye olacağını, onun bunun değil kendi hikâyesini yazmanın ve yaşamanın bilincini, kadir ve kıymetini, bunun kahramanlığını öğretir.
Tövbeler Olsun!
Tüm renkler yan yana sıralanmıştı. Yılda bir kez kurulan panayırın her memleketten misafiri vardı. Renklerin gösterisi bir cümbüş havasındaydı. Hayatına yeni bir renk arayanlar, eskisini değiştirmek isteyenler dükkânlarının önünden geçiyordu.
Oyun
Sosyal medyada can bulmuş parçalı gerçekler sayesinde artık nefes alıyoruz. Hayran olduğumuz kişileri takip etmek, içimizde kontrolsüz hisler uyandırıyor…Daha çok sıkılıyoruz. Daha fazla özeniyoruz. Gereksiz iltifatlar ediyoruz, bir kere bile aynı sofraya oturmadığımız, göz göze bakmadığımız insanlara. Gelişmek, iyileşmek yerine kendimizi dondurarak sadece takip ve taklit ediyor, kendi sesimizi tanıyamıyoruz.Sosyal medyada gezinirken, bir iltifat çarptı …
Hiç Haksız Olur Mu Çocuklar?
Haktan yana bir şair Mustafa Ökkeş Evren. Çocuk haklarını şiirlemiş. ‘Çocuk haktır. Çocuğun her çığlığı hakikattir’ diyor. Son şiir kitabında ”hiç haksız olur mu çocuklar?” diye soruyor bize. Her çocuğun hakları ile var olması gerektiğini hatırlatırken, tertemiz bir dünyanın da
Düzelir Miyiz? Bilmem
”Ey insanlar şüphesiz sizi bir erkek ile bir dişiden yarattık. Allah katında en değerli olanınız o’na itaatsizlikten en fazla sakınanınızdır. Allah her şeyi hakkıyla bilmektedir. Her şeyden haberdardır.” Hucurat 13 Suretimiz haktan yana siretimiz meydanda. Özgürlüğü yanlış anladık galiba, özgürlük bize sorumluluğumuzu unutturmuş olmalı; sorumsuzluk samimiyetsizliği, samimiyetsizlik bencilliği tetiklerken yaralandık. Geçim sıkıntısı çektiğimiz bundan… Bu …
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.