Cumhuriyet modernleşmesinin ana değişim ilkeleriyle müzik siyaseti iç içe girmiştir. Hayatın her alanını dinden arındırarak tanımlama çabası müzik anlayışını da derinden etkilemiştir.
Kuşku yok ki Cumhuriyet modernleşmesi kendine özgü bir paradigmadan hareket ediyordu. Bu paradigmanın içeriğini ilerlemeci tarih anlayışı, pozitivist felsefe, milliyetçilik, evrimcilik, laiklik ve sekülerizm oluşturuyordu. Cumhuriyetin eğitim, tarih, kültür ve sanat politikaları da bu değerler üzerine inşa edilmeye çalışılıyordu. İnsan hangi kavramları kullanıyorsa o kavramların ışığında düşünüyor demektir. Düşünce sistematiğini belirleyen çerçeveye paradigma deniyor. Paradigma, dünya görüşü, örnek, model, bakış açısı gibi anlamlara gelir. Olaylar karşısındaki yargılarınız sahip olduğunuz paradigmanızın eseridir.
Cumhuriyet modernleşmesi tarihsel süreç içinde belirli kırılmalara uğradı. Sanat üzerindeki devlet egemenliğinin kırılması da büyük ölçüde özelleştirme politikalarıyla yakından bağlantılıdır. Türkiye’de özelleştirme Özal tarafından bürokrasinin etkisinin kırılması için düşünülmüş bir yöntemdir. Öyle görülüyor ki devletin egemenliğinin kırılması, bürokrasinin etkisinin azaltılmasında özelleştirmenin büyük katkısı oldu. Ancak bu süreç adaletli bir dönüşüme yol açmadı. Tekrar devletin bu konularda etkin olmasını savunmak da çok anlamlı gözükmüyor. Çünkü Türkiye’nin demokratikleşmesi ile özelleşme arasında bir paralellik var.
Bu yazının devamı
213. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Bugün Müslümanların önemli sorunlarından birisi, toplumsallaşma alanında yaşanmaktadır. Müslümanlar, birçok gayret göstermelerine, birçok yapı, grup, cemaat vs. kurmalarına rağmen, bir türlü toplumsallaşamamaktadırlar.
Ne yapmalıyım diye düşündüm hala düşünüyorum. İsrail ve ona yardım edenlerin mallarına karşı bir boykottan söz ediliyor. Tamam, diyorum. Markette daha önceleri yetmiş dokuz liraya satılan Domestos kırk liraya düşürülmüştü. Her müşteriye kasadaki masum kız tarafından özellikle indiriminden söz açılıp pazarlanmaya çalışılıyordu. İşte diyorum, karşımda ciddi bir imtihan suali. Cebimdeki para beni tahrik ediyor, elinde avucunda başka ne kaldı hadi davran al bu ucuzlukta şu kimyasal nesneyi de eşin sevinsin. Ama benim içimde bir başka ben daha var. O diyor ki sor bakalım senin memleketin Elaziz’deki Coca Cola dolum tesislerinin kapısına kilit vurulmuş mudur; Endonezya’da McDonalds’ların iflas ettirildiği gibi.
Hukuk kavramının herkesçe kabul edilmiş bir tanımı olmamakla birlikte genel kabul görmüş bazı fonksiyonlarından bahsetmek mümkündür. Bu fonksiyonlar ise; düzen, toplumsal ihtiyaçları karşılama ve adalet olarak ifade edilebilir. Tüm bu fonksiyonların karşılanması
Ekranlarla duvarları örülen bu alanlarda, hepimiz farklılıklar içinde yaşıyoruz. Farklı ilişkiler, farklı tanımlar üzerinden farklı kişiliklerle gerçekleşiyor. El telefonları farklı olay mahallerini yanımızda dolaştırırken, “zeka pırıltısıyla” parlayan gözlerine hayran olduğumuz yapay zekaya bağlılığımız artıyor, insana olan hayranlığımız ise gitgide azalıyor. Ekranların sağlığı tehdit eden etkileriyle beraber içerisinde barındırdığı bu yeni dünya, kendi başına en şiddetli eylemi sergiliyor: Değersizleşiyoruz!
Bugün ise Oblomov başka bir kılıkta karşımıza çıkar: “Yatağından çıkmayan Oblomov” gitmiş, yerine “ajandasından çıkamayan Oblomov” gelmiştir. Bu yeni figür, sürekli meşgul, yorgun ve tükenmiş olmasına rağmen anlam, sorumluluk
Müzik ve Siyaset
Cumhuriyet modernleşmesinin ana değişim ilkeleriyle müzik siyaseti iç içe girmiştir. Hayatın her alanını dinden arındırarak tanımlama çabası müzik anlayışını da derinden etkilemiştir.
Kuşku yok ki Cumhuriyet modernleşmesi kendine özgü bir paradigmadan hareket ediyordu. Bu paradigmanın içeriğini ilerlemeci tarih anlayışı, pozitivist felsefe, milliyetçilik, evrimcilik, laiklik ve sekülerizm oluşturuyordu. Cumhuriyetin eğitim, tarih, kültür ve sanat politikaları da bu değerler üzerine inşa edilmeye çalışılıyordu. İnsan hangi kavramları kullanıyorsa o kavramların ışığında düşünüyor demektir. Düşünce sistematiğini belirleyen çerçeveye paradigma deniyor. Paradigma, dünya görüşü, örnek, model, bakış açısı gibi anlamlara gelir. Olaylar karşısındaki yargılarınız sahip olduğunuz paradigmanızın eseridir.
Cumhuriyet modernleşmesi tarihsel süreç içinde belirli kırılmalara uğradı. Sanat üzerindeki devlet egemenliğinin kırılması da büyük ölçüde özelleştirme politikalarıyla yakından bağlantılıdır. Türkiye’de özelleştirme Özal tarafından bürokrasinin etkisinin kırılması için düşünülmüş bir yöntemdir. Öyle görülüyor ki devletin egemenliğinin kırılması, bürokrasinin etkisinin azaltılmasında özelleştirmenin büyük katkısı oldu. Ancak bu süreç adaletli bir dönüşüme yol açmadı. Tekrar devletin bu konularda etkin olmasını savunmak da çok anlamlı gözükmüyor. Çünkü Türkiye’nin demokratikleşmesi ile özelleşme arasında bir paralellik var.
Bu yazının devamı 213. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
İlkeler Nasıl Toplumsallaşır
Bugün Müslümanların önemli sorunlarından birisi, toplumsallaşma alanında yaşanmaktadır. Müslümanlar, birçok gayret göstermelerine, birçok yapı, grup, cemaat vs. kurmalarına rağmen, bir türlü toplumsallaşamamaktadırlar.
Şairlerin ve Tüm Vicdan Sahiplerinin Filistin İçin Küresel İntifada Çağrısı
Ne yapmalıyım diye düşündüm hala düşünüyorum. İsrail ve ona yardım edenlerin mallarına karşı bir boykottan söz ediliyor. Tamam, diyorum. Markette daha önceleri yetmiş dokuz liraya satılan Domestos kırk liraya düşürülmüştü. Her müşteriye kasadaki masum kız tarafından özellikle indiriminden söz açılıp pazarlanmaya çalışılıyordu. İşte diyorum, karşımda ciddi bir imtihan suali. Cebimdeki para beni tahrik ediyor, elinde avucunda başka ne kaldı hadi davran al bu ucuzlukta şu kimyasal nesneyi de eşin sevinsin. Ama benim içimde bir başka ben daha var. O diyor ki sor bakalım senin memleketin Elaziz’deki Coca Cola dolum tesislerinin kapısına kilit vurulmuş mudur; Endonezya’da McDonalds’ların iflas ettirildiği gibi.
Hukuk ve Ahlak Arasındaki Normsal İlişki
Hukuk kavramının herkesçe kabul edilmiş bir tanımı olmamakla birlikte genel kabul görmüş bazı fonksiyonlarından bahsetmek mümkündür. Bu fonksiyonlar ise; düzen, toplumsal ihtiyaçları karşılama ve adalet olarak ifade edilebilir. Tüm bu fonksiyonların karşılanması
Bağlı Kalın! Yeni Sürüm Yükleniyor… – Şiddetin Öğretilen Yüzü –
Ekranlarla duvarları örülen bu alanlarda, hepimiz farklılıklar içinde yaşıyoruz. Farklı ilişkiler, farklı tanımlar üzerinden farklı kişiliklerle gerçekleşiyor. El telefonları farklı olay mahallerini yanımızda dolaştırırken, “zeka pırıltısıyla” parlayan gözlerine hayran olduğumuz yapay zekaya bağlılığımız artıyor, insana olan hayranlığımız ise gitgide azalıyor. Ekranların sağlığı tehdit eden etkileriyle beraber içerisinde barındırdığı bu yeni dünya, kendi başına en şiddetli eylemi sergiliyor: Değersizleşiyoruz!
Ajandadaki Oblomov: Koştururken Tükenen Modern Erkeğin Portresi
Bugün ise Oblomov başka bir kılıkta karşımıza çıkar: “Yatağından çıkmayan Oblomov” gitmiş, yerine “ajandasından çıkamayan Oblomov” gelmiştir. Bu yeni figür, sürekli meşgul, yorgun ve tükenmiş olmasına rağmen anlam, sorumluluk
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.