Yüce Allah insanı yaratmış, değer vermiş ve yaratıkların birçoğundan farklı kılmıştır. “Biz, gerçekten insanları değerli kıldık. Onları karada ve denizde taşıdık, kendilerine güzel güzel rızıklar verdik, yine onları, yarattıklarımızın birçoğundan üstün yaptık.” (17 İsra/70)
Yüce Allah, insanı birey olarak muhatap almakta, ona bağımsız bir kişilik tanımakta ve öğretilerini kendisine yöneltmektedir. Bağımsız birey olarak vereceği kararlardan yalnızca kendisini sorumlu tutmaktadır. Onun için “Hiçbir günahkâr başkasının günahını yüklenmez.” (6 En’am/164; 39 Zümer/7) kuralını koyduğu gibi, “Kim hidayet yolunu seçerse, bunu ancak kendi iyiliği için seçmiş olur; kim de doğru yoldan saparsa, kendi zararına sapmış olur. Hiçbir günahkâr, başkasının günah yükünü üstlenmez. Biz, bir peygamber göndermedikçe kimseye azap edecek değiliz.” (17 İsra/15) ilkesini getirmiştir.
Bu yazının devamı
183. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Erdem ile bu adaletin arasında ne fark olduğu söylediklerimizden bellidir;
bu adalet erdemle aynı şeydir ama adaletin olduğu şey ile
erdemin olduğu şey aynı değildir:
Başkasıyla ilişkide söz konusu olduğunda adalettir;
kendi başına böyle bir huy söz konusu olduğunda erdemdir.
Bu makalede, modernliğin epistemik şiddetinin tazyiki altında tek bir hakikat ve gerçekliğin iddia edildiği, kutsalın ve ilahi olanın ötekileştirildiği ve sekülerleştiği ancak dinsel olanın modernliğin menfaatleri doğrultusunda araçsallaştırıldığı anomi
Allah, insanları bir şeyden haberdar etmek, onlara bir takım emir ve yasaklar getirmek veya onlara bir takım sorumluluklar vermek istediğinde, mutlaka onların anlayacağı bir seviyede bunları bildirir.
İnsan ne için yaşar? Ölmek için mi? Ölmeyecek gibi yaşayanların ölmeyecek gibi ettikleri dualar hazır olunamayana dair bir refleks midir? İnsan niçin unutur? Merkezinde yer aldığını düşündüğü dünya hayatı, her zaman öyle olmadığı hâlde hangi kritere göre ‘tatlı’ gelir? Ölüme dair söylenecekler bizi ölümsüzlüğe dair söyleneceklere neden götürür?
Bir limonun tadı herkes tarafından aynı mı deneyimlenir? Kırmızı rengini görmek, kırmızı hakkında her şeyi bilmekten daha fazlası mıdır? Bazı gerçeklikler vardır ki, onları anlamak yalnızca bilgiyle değil,
İslam Toplumu, Kur’an Eğitimli Ve Peygamber Örnekli Bir Toplumdur
Yüce Allah insanı yaratmış, değer vermiş ve yaratıkların birçoğundan farklı kılmıştır. “Biz, gerçekten insanları değerli kıldık. Onları karada ve denizde taşıdık, kendilerine güzel güzel rızıklar verdik, yine onları, yarattıklarımızın birçoğundan üstün yaptık.” (17 İsra/70)
Yüce Allah, insanı birey olarak muhatap almakta, ona bağımsız bir kişilik tanımakta ve öğretilerini kendisine yöneltmektedir. Bağımsız birey olarak vereceği kararlardan yalnızca kendisini sorumlu tutmaktadır. Onun için “Hiçbir günahkâr başkasının günahını yüklenmez.” (6 En’am/164; 39 Zümer/7) kuralını koyduğu gibi, “Kim hidayet yolunu seçerse, bunu ancak kendi iyiliği için seçmiş olur; kim de doğru yoldan saparsa, kendi zararına sapmış olur. Hiçbir günahkâr, başkasının günah yükünü üstlenmez. Biz, bir peygamber göndermedikçe kimseye azap edecek değiliz.” (17 İsra/15) ilkesini getirmiştir.
Bu yazının devamı 183. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Ahlaktan Arındırılmış Hukuk; Adaletten Arıtılmış Hüküm
Erdem ile bu adaletin arasında ne fark olduğu söylediklerimizden bellidir;
bu adalet erdemle aynı şeydir ama adaletin olduğu şey ile
erdemin olduğu şey aynı değildir:
Başkasıyla ilişkide söz konusu olduğunda adalettir;
kendi başına böyle bir huy söz konusu olduğunda erdemdir.
Modern Anomali ile Postmodern Parodi Arasında Dinselliğin Ahir Zaman Halleri
Bu makalede, modernliğin epistemik şiddetinin tazyiki altında tek bir hakikat ve gerçekliğin iddia edildiği, kutsalın ve ilahi olanın ötekileştirildiği ve sekülerleştiği ancak dinsel olanın modernliğin menfaatleri doğrultusunda araçsallaştırıldığı anomi
Kur’an’ı Anlamak Farzdır
Allah, insanları bir şeyden haberdar etmek, onlara bir takım emir ve yasaklar getirmek veya onlara bir takım sorumluluklar vermek istediğinde, mutlaka onların anlayacağı bir seviyede bunları bildirir.
Ölümlülük Tedavisinde Yeni Nesil Şirketler
İnsan ne için yaşar? Ölmek için mi? Ölmeyecek gibi yaşayanların ölmeyecek gibi ettikleri dualar hazır olunamayana dair bir refleks midir? İnsan niçin unutur? Merkezinde yer aldığını düşündüğü dünya hayatı, her zaman öyle olmadığı hâlde hangi kritere göre ‘tatlı’ gelir? Ölüme dair söylenecekler bizi ölümsüzlüğe dair söyleneceklere neden götürür?
Kafka’nın Dönüşümünde Bilinç, Qualia ve Öznelliğin Kaybı: Zihin Felsefesi Perspektifinden Bir Okuma
Bir limonun tadı herkes tarafından aynı mı deneyimlenir? Kırmızı rengini görmek, kırmızı hakkında her şeyi bilmekten daha fazlası mıdır? Bazı gerçeklikler vardır ki, onları anlamak yalnızca bilgiyle değil,
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.