“Ey gönlüm, derdin varsa eğer uyan uykudan! Seni yemen ve uyuman için getirmediler. Farz edelim cümle âlemi yedin, ölümden kurtulamazsın savaşsan da! Kendinden daha ne kadar zarar göreceksin? Ey kendine afet olan! Afet musibet sensin; kalk kendi önünden.” (Ferîdüddîn Attâr)
Nedendir bilinmez ama insan, en büyük hasmını hep dışarda aramayı sever. Ve bir şekilde onu bulur ve düşman ilan eder. Düşman dışardan biri olunca onunla savaşmanın ve mücadele etmenin daha kolay olacağını bilir. Ama bilmez ki insan en büyük yenilgileri çoğu zaman kendi içsel savaşında kaybeder. Kimi zaman gerçekten göremediği, kimi zaman da görmek istemediği düşmandan her zaman daha çok zarar görür. Görünen düşman görünmeyenden her zaman daha az tehlikelidir. Onun içindir ki iki gözle dünyaya bakmak gerektiği vurgulanmıştır: “Biri dışarıyı gözlerken, diğeri içini gözlesin.”
Hayat yolculuğu bir günlük yol olmadığı için bu yola çıkan insanın sürekli kendisini güçlendirecek teçhizat ve donanıma ihtiyacı vardır.
Bu yazının devamı
204. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İvan Aleksandroviç Gonçarov’un Oblomov kitabı 1859 yılında yayınlanmış olan ve 19. yüzyıl Rus aristokrat toplumunun portresini anlatan bir kitap olması hasebiyle edebi ve sosyolojik açıdan paha biçilemez kıymettedir. Bu kitabın yazılmasından yaklaşık dört yıl sonra köylülük yani kölelik kaldırılacaktır.
Şimdiye kadar 11 Eylül sonrası (Post 9/11) ile sinema filmleri arasındaki bağa vurgu yapan filmleri değerlendirdiğimiz yazılarda, bu konuda yeterince çalışma olmadığını, var olan çalışmaların ise sınırlı sayıda
Kalk Kendi Önünden
“Ey gönlüm, derdin varsa eğer uyan uykudan! Seni yemen ve uyuman için getirmediler. Farz edelim cümle âlemi yedin, ölümden kurtulamazsın savaşsan da! Kendinden daha ne kadar zarar göreceksin? Ey kendine afet olan! Afet musibet sensin; kalk kendi önünden.” (Ferîdüddîn Attâr)
Nedendir bilinmez ama insan, en büyük hasmını hep dışarda aramayı sever. Ve bir şekilde onu bulur ve düşman ilan eder. Düşman dışardan biri olunca onunla savaşmanın ve mücadele etmenin daha kolay olacağını bilir. Ama bilmez ki insan en büyük yenilgileri çoğu zaman kendi içsel savaşında kaybeder. Kimi zaman gerçekten göremediği, kimi zaman da görmek istemediği düşmandan her zaman daha çok zarar görür. Görünen düşman görünmeyenden her zaman daha az tehlikelidir. Onun içindir ki iki gözle dünyaya bakmak gerektiği vurgulanmıştır: “Biri dışarıyı gözlerken, diğeri içini gözlesin.”
Hayat yolculuğu bir günlük yol olmadığı için bu yola çıkan insanın sürekli kendisini güçlendirecek teçhizat ve donanıma ihtiyacı vardır.
Bu yazının devamı 204. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Görmek mi Görebilmek mi?
“Allah’ım,
Yol boyunca
Bırakma elimi,
Düşerim sonra.”
Evet, Allah elimizi bırakırsa düşerdik biz. Düşmek kötüydü; yaralanırdık, canımız acırdı, tekrar kalkmakta zorlanırdık.
Çocuktu Kıyamadım Büyüktü Yenemedim
İvan Aleksandroviç Gonçarov’un Oblomov kitabı 1859 yılında yayınlanmış olan ve 19. yüzyıl Rus aristokrat toplumunun portresini anlatan bir kitap olması hasebiyle edebi ve sosyolojik açıdan paha biçilemez kıymettedir. Bu kitabın yazılmasından yaklaşık dört yıl sonra köylülük yani kölelik kaldırılacaktır.
Mafima’ya Mektuplar
Şimdi karşında uykusuzluk abidesi
Ren geyiğine binmiş
Umut arayışında.
Diasporada Zoraki Radikal Olmak: Mira Nair Sinemasına Giriş
Şimdiye kadar 11 Eylül sonrası (Post 9/11) ile sinema filmleri arasındaki bağa vurgu yapan filmleri değerlendirdiğimiz yazılarda, bu konuda yeterince çalışma olmadığını, var olan çalışmaların ise sınırlı sayıda
Rachel’lere
Ben Rachel kırk üç yaşında
Aklımın sivri kalbinse yeğnik
Olacağı belliymiş önceden
Alışverişe devam et