“Ey gönlüm, derdin varsa eğer uyan uykudan! Seni yemen ve uyuman için getirmediler. Farz edelim cümle âlemi yedin, ölümden kurtulamazsın savaşsan da! Kendinden daha ne kadar zarar göreceksin? Ey kendine afet olan! Afet musibet sensin; kalk kendi önünden.” (Ferîdüddîn Attâr)
Nedendir bilinmez ama insan, en büyük hasmını hep dışarda aramayı sever. Ve bir şekilde onu bulur ve düşman ilan eder. Düşman dışardan biri olunca onunla savaşmanın ve mücadele etmenin daha kolay olacağını bilir. Ama bilmez ki insan en büyük yenilgileri çoğu zaman kendi içsel savaşında kaybeder. Kimi zaman gerçekten göremediği, kimi zaman da görmek istemediği düşmandan her zaman daha çok zarar görür. Görünen düşman görünmeyenden her zaman daha az tehlikelidir. Onun içindir ki iki gözle dünyaya bakmak gerektiği vurgulanmıştır: “Biri dışarıyı gözlerken, diğeri içini gözlesin.”
Hayat yolculuğu bir günlük yol olmadığı için bu yola çıkan insanın sürekli kendisini güçlendirecek teçhizat ve donanıma ihtiyacı vardır.
Bu yazının devamı
204. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Bir secde gayretinde, hayatı yorumlayıp yaşayabilmek… Bir secde yakınlığıyla kendisini yaratanı Halık bilip; mahlûk olmanın mütevazılığını anlayabilmek… Her günün gecesinde bir muhasip gibi kendini sorguya çekebilmek… Ve gözlerini yumarken karanlıkların içinde yarının aydınlığının kendine rahmet getireceği ve getirmesi ümidiyle; sabahlara uyanabilmek…
İnsan her daim yolcudur. Yavrucuğum, adımlarına dikkat et. Güdülerinin seni yönetmesine izin vermemek için dik tut bilincini ve bedenini. Aksi hâlde yolcu olduğunu unutur ve bilincini kaybedersin. Yolda olmak, sınanmaktır. Ve günahların çoğu imtihan sırasında düşülen çukurlardadır. Tehlikeyi sezemeyecek kadar bilincini kaybedip çıkmaz sokaklara saparsan zincirleme kazalara kurban gidersin.
11 Eylül sonrası İslam coğrafyalarında öteki mefhumunu anlatan birçok ülke sineması ve bu ülkelerde yaşayan yönetmenlerin ürettiği filmlerden şimdiye kadar söz ettik.
11 Eylül sonrası dünya sinemalarında öne çıkan önemli bir mesele de Müslüman kadınların toplumdaki konumu, değeri üzerindedir. Bu meselenin can alıcı tarafını ikiye ayırdığımızda kadınların gerek İslam toplumunda gerekse
Kalk Kendi Önünden
“Ey gönlüm, derdin varsa eğer uyan uykudan! Seni yemen ve uyuman için getirmediler. Farz edelim cümle âlemi yedin, ölümden kurtulamazsın savaşsan da! Kendinden daha ne kadar zarar göreceksin? Ey kendine afet olan! Afet musibet sensin; kalk kendi önünden.” (Ferîdüddîn Attâr)
Nedendir bilinmez ama insan, en büyük hasmını hep dışarda aramayı sever. Ve bir şekilde onu bulur ve düşman ilan eder. Düşman dışardan biri olunca onunla savaşmanın ve mücadele etmenin daha kolay olacağını bilir. Ama bilmez ki insan en büyük yenilgileri çoğu zaman kendi içsel savaşında kaybeder. Kimi zaman gerçekten göremediği, kimi zaman da görmek istemediği düşmandan her zaman daha çok zarar görür. Görünen düşman görünmeyenden her zaman daha az tehlikelidir. Onun içindir ki iki gözle dünyaya bakmak gerektiği vurgulanmıştır: “Biri dışarıyı gözlerken, diğeri içini gözlesin.”
Hayat yolculuğu bir günlük yol olmadığı için bu yola çıkan insanın sürekli kendisini güçlendirecek teçhizat ve donanıma ihtiyacı vardır.
Bu yazının devamı 204. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Ölümü Anlayabilmek…
Bir secde gayretinde, hayatı yorumlayıp yaşayabilmek… Bir secde yakınlığıyla kendisini yaratanı Halık bilip; mahlûk olmanın mütevazılığını anlayabilmek… Her günün gecesinde bir muhasip gibi kendini sorguya çekebilmek… Ve gözlerini yumarken karanlıkların içinde yarının aydınlığının kendine rahmet getireceği ve getirmesi ümidiyle; sabahlara uyanabilmek…
Tevbe Hayat Yolunun Neresindedir?
İnsan her daim yolcudur. Yavrucuğum, adımlarına dikkat et. Güdülerinin seni yönetmesine izin vermemek için dik tut bilincini ve bedenini. Aksi hâlde yolcu olduğunu unutur ve bilincini kaybedersin. Yolda olmak, sınanmaktır. Ve günahların çoğu imtihan sırasında düşülen çukurlardadır. Tehlikeyi sezemeyecek kadar bilincini kaybedip çıkmaz sokaklara saparsan zincirleme kazalara kurban gidersin.
Kefernahum’da Çocuk Olmak ve Ötekileri Yeniden Düşünmek
11 Eylül sonrası İslam coğrafyalarında öteki mefhumunu anlatan birçok ülke sineması ve bu ülkelerde yaşayan yönetmenlerin ürettiği filmlerden şimdiye kadar söz ettik.
Afganistan’a Yolculuk ve Sabır Taşı’nın Çatlaması
11 Eylül sonrası dünya sinemalarında öne çıkan önemli bir mesele de Müslüman kadınların toplumdaki konumu, değeri üzerindedir. Bu meselenin can alıcı tarafını ikiye ayırdığımızda kadınların gerek İslam toplumunda gerekse
Sözü Çoğaltırken Özgül Ağırlığını Kaybetmek
Her şeyin çoğaldığı, amelin azaldığı, laf kalabalığının öze kavuşmayı zorlaştırdığı bir düzlemde yaşıyoruz. Derdimiz üzüm yemeyi aştı; üzümün kimyasıyla uğraşırken sarhoşluğa kapılıp yemeyi ihmal ediyor, zafiyet yaşıyoruz. Derdimiz ne?
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.