Yardımlaşma kavramı ile tefsiri buluşturmadan evvel, tefsir ile olan ünsiyetinizin hikâyesini bizimle paylaşır mısınız? Çocukken, hafızlık yaparken; bir yandan da Kur’an-ı Kerim’in mânâları dikkatimi çekerdi. Zaman zaman bazı konuları düşünüp sorularıma cevaplar aradığımda; bir bakardım ki o konuyla ilgili çok çarpıcı bir ayetle karşılaşmışım. Bu da çok hoşuma giderdi. Kur’an’ın bu yanı çok dikkat çekiciydi benim için. Yine aynı şekilde okuduğum kaynaklarda, tefsirlerde yahut da zaman zaman dinlediğim hatiplerin, bir konuyu işlerken Kur’an-ı Kerim’in farklı surelerinden ayetler getirip buluşturdukları ve bir anlam bütünlüğü içerisinde, adeta örgüyü andıran ve çok hoş bir resme dönüşen anlatımlar bütünlüğü, gerçekten çok hoşuma giderdi. Kur’an-ı Kerim’in adeta bu dinamik yanı çok çarpıcıydı. Dolayısıyla buna merak saldım. Dikkatimi çeken, hoşuma giden, beni ansızın çarpan ayetleri kendi kendime düşünür, bunlar üzerinde tefekkür ederdim. Bu bireysel boyutta olan şeyler yani. Ve daha sonra bunları paylaşmaya başlayınca etrafımızdaki başka insanların da, çok çarpıcı bulduğunuz ayetleri aynı şekilde değerlendirebildiğini, hissedebildiğini görüyorsunuz. Bu bir süreç, yani böyle devam ediyor.
Bu yazının devamı
186. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Mahallenin ne olduğundan çok ne olmadığı üzerinden gitmek daha sağlıklı olabilir. Soruyu tersten sormak bazen daha zihin açıcı olabiliyor. Kitapta, genel geçer bir çerçeve oluşturacak şekilde tanımını bulmaya çalıştım. Şöyle özetleyebilirim: Geleneksel mahalle, bugün gördüğümüz ve anladığımız şeyden başka bir şey aslında.
Cabbar ve kahhar olan bir ülkenin, zalim bir topluluğun ürünlerini, siyasetini boykot etmek bence insani olarak da İslami olarak da son derece erdemli ve değerli bir tutum. Ama burada boykotun düzeyinin böyle Starbucks kahve zinciri veya başka bir market üzerinden
Organik bir açıklama gibi göz önünde ve bir yönetme meselesi olarak otoritenin kullanımı cihetinden baktığımızda bunun başlangıcını aileye kadar götürebiliriz. Aile, sosyal bir dünya olduğu gibi aynı zamanda bir yönetim merkezi ve dinî/duygusal bir örgütlenme modelidir.
Post-modernistler merkezi olan her şeye karşı çıkmaya başladılar ve merkezi olan her şeyin değişmesi gerektiğini söylediler. Bununla beraber bir parçalanma kavramını gündeme getirdiler. Ve bütün kavramları parçalayarak insanı özgürleştirmeye çalıştılar. Yalnız burada enteresan bir şey vardı; modernlik kilise karşısında insanı özgürleştirmek için
İslam dininin siyaset ile ilişkisi ihtiyaçlar, şartlar, mecburiyetler karşısında ve bir doğallık içerisinde akıp gelmiştir. Dahası, yeni kitabımda açıklamaya çalıştığım gibi, sekiz ile on birinci asırlar arasındaki İslam dinini temsil eden, günümüz terminolojisi ile Sünni ve Şii dediğimiz ulema, devletle aralarına mesafe koymuşlardır.
“Yardımlaşmak ve Birr’e Ermek”
Röportaj: Nida Dergisi
Halis Aydemir ile Röportaj
Yardımlaşma kavramı ile tefsiri buluşturmadan evvel, tefsir ile olan ünsiyetinizin hikâyesini bizimle paylaşır mısınız? Çocukken, hafızlık yaparken; bir yandan da Kur’an-ı Kerim’in mânâları dikkatimi çekerdi. Zaman zaman bazı konuları düşünüp sorularıma cevaplar aradığımda; bir bakardım ki o konuyla ilgili çok çarpıcı bir ayetle karşılaşmışım. Bu da çok hoşuma giderdi. Kur’an’ın bu yanı çok dikkat çekiciydi benim için. Yine aynı şekilde okuduğum kaynaklarda, tefsirlerde yahut da zaman zaman dinlediğim hatiplerin, bir konuyu işlerken Kur’an-ı Kerim’in farklı surelerinden ayetler getirip buluşturdukları ve bir anlam bütünlüğü içerisinde, adeta örgüyü andıran ve çok hoş bir resme dönüşen anlatımlar bütünlüğü, gerçekten çok hoşuma giderdi. Kur’an-ı Kerim’in adeta bu dinamik yanı çok çarpıcıydı. Dolayısıyla buna merak saldım. Dikkatimi çeken, hoşuma giden, beni ansızın çarpan ayetleri kendi kendime düşünür, bunlar üzerinde tefekkür ederdim. Bu bireysel boyutta olan şeyler yani. Ve daha sonra bunları paylaşmaya başlayınca etrafımızdaki başka insanların da, çok çarpıcı bulduğunuz ayetleri aynı şekilde değerlendirebildiğini, hissedebildiğini görüyorsunuz. Bu bir süreç, yani böyle devam ediyor.
Bu yazının devamı 186. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Mahalle, Değişen Mahalleler Ve Toplumsal Yapı Üzerine
Mahallenin ne olduğundan çok ne olmadığı üzerinden gitmek daha sağlıklı olabilir. Soruyu tersten sormak bazen daha zihin açıcı olabiliyor. Kitapta, genel geçer bir çerçeve oluşturacak şekilde tanımını bulmaya çalıştım. Şöyle özetleyebilirim: Geleneksel mahalle, bugün gördüğümüz ve anladığımız şeyden başka bir şey aslında.
Filistin Üzerine; Ameli Boyutu Olmayan Siyaset
Cabbar ve kahhar olan bir ülkenin, zalim bir topluluğun ürünlerini, siyasetini boykot etmek bence insani olarak da İslami olarak da son derece erdemli ve değerli bir tutum. Ama burada boykotun düzeyinin böyle Starbucks kahve zinciri veya başka bir market üzerinden
Modern Devlet ve Açmazları Üzerine
Organik bir açıklama gibi göz önünde ve bir yönetme meselesi olarak otoritenin kullanımı cihetinden baktığımızda bunun başlangıcını aileye kadar götürebiliriz. Aile, sosyal bir dünya olduğu gibi aynı zamanda bir yönetim merkezi ve dinî/duygusal bir örgütlenme modelidir.
Post-Modernizm, Hakikat ve Algı Üzerine
Post-modernistler merkezi olan her şeye karşı çıkmaya başladılar ve merkezi olan her şeyin değişmesi gerektiğini söylediler. Bununla beraber bir parçalanma kavramını gündeme getirdiler. Ve bütün kavramları parçalayarak insanı özgürleştirmeye çalıştılar. Yalnız burada enteresan bir şey vardı; modernlik kilise karşısında insanı özgürleştirmek için
İslam ve Siyaset Üzerine
İslam dininin siyaset ile ilişkisi ihtiyaçlar, şartlar, mecburiyetler karşısında ve bir doğallık içerisinde akıp gelmiştir. Dahası, yeni kitabımda açıklamaya çalıştığım gibi, sekiz ile on birinci asırlar arasındaki İslam dinini temsil eden, günümüz terminolojisi ile Sünni ve Şii dediğimiz ulema, devletle aralarına mesafe koymuşlardır.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.