Yardımlaşma kavramı ile tefsiri buluşturmadan evvel, tefsir ile olan ünsiyetinizin hikâyesini bizimle paylaşır mısınız? Çocukken, hafızlık yaparken; bir yandan da Kur’an-ı Kerim’in mânâları dikkatimi çekerdi. Zaman zaman bazı konuları düşünüp sorularıma cevaplar aradığımda; bir bakardım ki o konuyla ilgili çok çarpıcı bir ayetle karşılaşmışım. Bu da çok hoşuma giderdi. Kur’an’ın bu yanı çok dikkat çekiciydi benim için. Yine aynı şekilde okuduğum kaynaklarda, tefsirlerde yahut da zaman zaman dinlediğim hatiplerin, bir konuyu işlerken Kur’an-ı Kerim’in farklı surelerinden ayetler getirip buluşturdukları ve bir anlam bütünlüğü içerisinde, adeta örgüyü andıran ve çok hoş bir resme dönüşen anlatımlar bütünlüğü, gerçekten çok hoşuma giderdi. Kur’an-ı Kerim’in adeta bu dinamik yanı çok çarpıcıydı. Dolayısıyla buna merak saldım. Dikkatimi çeken, hoşuma giden, beni ansızın çarpan ayetleri kendi kendime düşünür, bunlar üzerinde tefekkür ederdim. Bu bireysel boyutta olan şeyler yani. Ve daha sonra bunları paylaşmaya başlayınca etrafımızdaki başka insanların da, çok çarpıcı bulduğunuz ayetleri aynı şekilde değerlendirebildiğini, hissedebildiğini görüyorsunuz. Bu bir süreç, yani böyle devam ediyor.
Gerek üniversite, gerek sivil toplum kuruluşları, gerekse de toplumsal tepkilerin ekseriyeti Filistin’in yanında, İsrail’in Gazze’ye uyguladığı şiddet ve ‘soykırım’ sarmalının karşısında… Olayın bir de entelektüel, akademik dünyaya yansımaları söz konusu.
Mahallenin ne olduğundan çok ne olmadığı üzerinden gitmek daha sağlıklı olabilir. Soruyu tersten sormak bazen daha zihin açıcı olabiliyor. Kitapta, genel geçer bir çerçeve oluşturacak şekilde tanımını bulmaya çalıştım. Şöyle özetleyebilirim: Geleneksel mahalle, bugün gördüğümüz ve anladığımız şeyden başka bir şey aslında.
Cabbar ve kahhar olan bir ülkenin, zalim bir topluluğun ürünlerini, siyasetini boykot etmek bence insani olarak da İslami olarak da son derece erdemli ve değerli bir tutum. Ama burada boykotun düzeyinin böyle Starbucks kahve zinciri veya başka bir market üzerinden
İnsanoğlu, yaratıldığı andan itibaren ihtiyaçlarını gidermek için üretme ve tüketme faaliyetinin içerisinde var olagelmiştir. Ancak hiçbir dönemde ‘tüketim” denilen olgu bugün olduğu gibi toplumu belirleyen, yönlendiren bir güce dönüşmemiştir. Daha da ötesi, modern dünya ürettiği malları tüketmeye yatkın
Dolayısıyla ne yapmamız lazım? Evvela uyanış. Artık anlamamız lazım bu projenin detaylarını ama bütün cephelerini anlamamız lazım. Sonra da karşı tedbir olarak evvela bir korunma, yani bir algoritma analizi yapan, algoritma filtrasyonu yapan
“Yardımlaşmak ve Birr’e Ermek”
Halis Aydemir ile Röportaj
Yardımlaşma kavramı ile tefsiri buluşturmadan evvel, tefsir ile olan ünsiyetinizin hikâyesini bizimle paylaşır mısınız? Çocukken, hafızlık yaparken; bir yandan da Kur’an-ı Kerim’in mânâları dikkatimi çekerdi. Zaman zaman bazı konuları düşünüp sorularıma cevaplar aradığımda; bir bakardım ki o konuyla ilgili çok çarpıcı bir ayetle karşılaşmışım. Bu da çok hoşuma giderdi. Kur’an’ın bu yanı çok dikkat çekiciydi benim için. Yine aynı şekilde okuduğum kaynaklarda, tefsirlerde yahut da zaman zaman dinlediğim hatiplerin, bir konuyu işlerken Kur’an-ı Kerim’in farklı surelerinden ayetler getirip buluşturdukları ve bir anlam bütünlüğü içerisinde, adeta örgüyü andıran ve çok hoş bir resme dönüşen anlatımlar bütünlüğü, gerçekten çok hoşuma giderdi. Kur’an-ı Kerim’in adeta bu dinamik yanı çok çarpıcıydı. Dolayısıyla buna merak saldım. Dikkatimi çeken, hoşuma giden, beni ansızın çarpan ayetleri kendi kendime düşünür, bunlar üzerinde tefekkür ederdim. Bu bireysel boyutta olan şeyler yani. Ve daha sonra bunları paylaşmaya başlayınca etrafımızdaki başka insanların da, çok çarpıcı bulduğunuz ayetleri aynı şekilde değerlendirebildiğini, hissedebildiğini görüyorsunuz. Bu bir süreç, yani böyle devam ediyor.
Bu yazının devamı 186. sayıda.
Devamını okumak için satın alın
Bu sayıyı satın aldığınızda tüm yazılar açılır.
186. Sayıyı Satın AlGiriş yap
İlgili Yazılar
Filozofun Gazze ile İmtihanına Dair
Gerek üniversite, gerek sivil toplum kuruluşları, gerekse de toplumsal tepkilerin ekseriyeti Filistin’in yanında, İsrail’in Gazze’ye uyguladığı şiddet ve ‘soykırım’ sarmalının karşısında… Olayın bir de entelektüel, akademik dünyaya yansımaları söz konusu.
Mahalle, Değişen Mahalleler Ve Toplumsal Yapı Üzerine
Mahallenin ne olduğundan çok ne olmadığı üzerinden gitmek daha sağlıklı olabilir. Soruyu tersten sormak bazen daha zihin açıcı olabiliyor. Kitapta, genel geçer bir çerçeve oluşturacak şekilde tanımını bulmaya çalıştım. Şöyle özetleyebilirim: Geleneksel mahalle, bugün gördüğümüz ve anladığımız şeyden başka bir şey aslında.
Filistin Üzerine; Ameli Boyutu Olmayan Siyaset
Cabbar ve kahhar olan bir ülkenin, zalim bir topluluğun ürünlerini, siyasetini boykot etmek bence insani olarak da İslami olarak da son derece erdemli ve değerli bir tutum. Ama burada boykotun düzeyinin böyle Starbucks kahve zinciri veya başka bir market üzerinden
‘Tüketim’ ‘Toplum’ ‘Tüketim Toplumu’ Üzerine
İnsanoğlu, yaratıldığı andan itibaren ihtiyaçlarını gidermek için üretme ve tüketme faaliyetinin içerisinde var olagelmiştir. Ancak hiçbir dönemde ‘tüketim” denilen olgu bugün olduğu gibi toplumu belirleyen, yönlendiren bir güce dönüşmemiştir. Daha da ötesi, modern dünya ürettiği malları tüketmeye yatkın
“Zihni Örtülmüş Durumdaki İnsanlar Haksızlığa Karşı Nasıl Mücadele Verecek?”
Dolayısıyla ne yapmamız lazım? Evvela uyanış. Artık anlamamız lazım bu projenin detaylarını ama bütün cephelerini anlamamız lazım. Sonra da karşı tedbir olarak evvela bir korunma, yani bir algoritma analizi yapan, algoritma filtrasyonu yapan
Alışverişe devam et