Satranç oynuyoruz saatlerdir. Saat gece bir olmuş. Çoğunlukla yeniliyorum, bazen de yeniyorum. Bilerek mi yeniliyor, gerçekten yeniyor muyum emin olamıyorum. Bilerek yenildiğini belli edecek hamleler yapmıyor. Ama yenememem lazım dokuz yaşındaki satranç bilgimle.
Gönül sohbet ister satranç bahane. Sürekli sohbet ediyor, soru soruyor. Sürekli beni işliyor. Hissediyorum: Her cümlesinde bir hedef var. İnceden bir mesaj vermek istiyor. Bir cümle fazladan… Bir doğru fazladan… Bir ayet fazladan…
Sorularıyla beni tartıyor. Sohbete bir yol haritası çiziyor ve adım adım ilerliyor. Sıkmadan saatlerce konuşuyor ve soruyor. Ve sohbet ile satranç aynı anda bitiyor. Yatmaya gönderiyor beni ama o her zamanki gibi sabaha kadar okumaya devam edecek.
c4 (piyon) – e6 (piyon)
Bu yazının devamı
222. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Bir isyan görünce korkarım. Bilmeyebilir insan, unutabilir, gaflet edebilir, şaşırabilir, bir yanlışlık yapabilir… Ama yaratılan aciz bir kul, Yaratanına böyle bir cevap verebilir mi? Bu ne cüret! Ahiretin ve hesabın gerçek olduğuna dair yüzde bir ihtimal veren bir kimsenin dahi söyleyebileceği bir söz müdür bu?
Sağ-sol kavgasının okullarda, öğretmen ve öğrencilerde zirvede olduğu yıllar. Farklı sınıflardan birkaç arkadaşla hararetle, az bir bilgi ama samimiyetle İslam’ı savunduğumuz lise yıllarımın başları.
Efendibaba
d4 (piyon) – d5 (piyon)
Satranç oynuyoruz saatlerdir. Saat gece bir olmuş. Çoğunlukla yeniliyorum, bazen de yeniyorum. Bilerek mi yeniliyor, gerçekten yeniyor muyum emin olamıyorum. Bilerek yenildiğini belli edecek hamleler yapmıyor. Ama yenememem lazım dokuz yaşındaki satranç bilgimle.
Gönül sohbet ister satranç bahane. Sürekli sohbet ediyor, soru soruyor. Sürekli beni işliyor. Hissediyorum: Her cümlesinde bir hedef var. İnceden bir mesaj vermek istiyor. Bir cümle fazladan… Bir doğru fazladan… Bir ayet fazladan…
Sorularıyla beni tartıyor. Sohbete bir yol haritası çiziyor ve adım adım ilerliyor. Sıkmadan saatlerce konuşuyor ve soruyor. Ve sohbet ile satranç aynı anda bitiyor. Yatmaya gönderiyor beni ama o her zamanki gibi sabaha kadar okumaya devam edecek.
c4 (piyon) – e6 (piyon)
Bu yazının devamı 222. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Sen Değerlerini Korursan Değerlerin de Seni Korur
Bir isyan görünce korkarım. Bilmeyebilir insan, unutabilir, gaflet edebilir, şaşırabilir, bir yanlışlık yapabilir… Ama yaratılan aciz bir kul, Yaratanına böyle bir cevap verebilir mi? Bu ne cüret! Ahiretin ve hesabın gerçek olduğuna dair yüzde bir ihtimal veren bir kimsenin dahi söyleyebileceği bir söz müdür bu?
Küçürek Öyküler
Tekasür
– Bu kabristan çok büyümüş.
– Say say bitmiyor, sorma…
İnsanları “İyi” Yapan Değerlerin Görmezden Gelinmesi
Sağ-sol kavgasının okullarda, öğretmen ve öğrencilerde zirvede olduğu yıllar. Farklı sınıflardan birkaç arkadaşla hararetle, az bir bilgi ama samimiyetle İslam’ı savunduğumuz lise yıllarımın başları.
Adaletin Amentüsü
Haykırıyor âdem evladı, dillerde adaletin amentüsü,
Dualarla örülüdür yeryüzündeki masumiyetin örtüsü.
Rachel’lere
Ben Rachel kırk üç yaşında
Aklımın sivri kalbinse yeğnik
Olacağı belliymiş önceden
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.