Kapitalizm: Bilinmeyen İdeal Ayn Rand, Plato Film Yayınları
“Geçmişte veya bugünkü hangi sosyal sistem, isteyen herkesin kapitalizme atfettiği herhangi bir sosyal kötülük bakımından daha iyi bir sicile sahiptir? Ortaçağ feodalizmi mi? Mutlak monarşi mi? Sosyalizm veya faşizm mi? Cevap yok. 1917’de Rus köylüleri “Toprak ve Özgürlük!” talep ediyorlardı. Fakat elde ettikleri Lenin ve Stalin idi. 1933’te Almanlar “Yaşayacak alan!” istiyorlardı. Fakat elde ettikleri Hitler idi. 1793’te Fransızlar “Özgürlük, Eşitlik, Kardeşlik!” istiyorlardı. Aldıkları Napolyon oldu. 1776’da Amerikalılar “İnsan Hakları” diye bağırıyorlardı. Ve siyaset felsefecilerinin önderliğinde onu elde ettiler. Kendisine kılavuzluk edecek, yönünü ve amaçlarını belirleyecek bir siyaset felsefesi olmadıkça, ne kadar haklı olursa olsun hiçbir devrim ve ne kadar popüler olursa olsun hiçbir hareket başarıya ulaşamamıştır.”
Rusya göçmeni, Amerikan vatandaşı, objektivist felsefenin kurucusu Ayn Rand özellikle ikinci dünya savaşının sonunda entelektüel anlamda kimsenin yapmadığı, o zamana kadar pek de denenmemiş bir şeyi yaptı: radikal bir kapitalizm savunusu. 66 basımı kitap, o döneme kadarki birçok kapitalizm eleştirisine rijit cevaplar verirken, muhafazakârlığı, Amerikan liberalizmini ve özellikle de sol ideolojileri sekter bir dille eleştiriyor. Rand’ın en büyük iddiası, kapitalizmin refahı arttırması değil; onun adil ve ahlâki olmasıdır. İnsanın rasyonel doğasına uygun tek sistem ve insanlığın başına gelen en mantıklı şey kapitalizmdir. Ve kapitalizm günümüzde çökmektedir çünkü onu sosyalizm gibi savunacak siyaset bilimcileri ve felsefecileri bulunmamaktadır, onun şimdiye kadar bu kadar savunmasız kalmasının sebebi de budur. Büyük savaşların, ekonomik krizlerin ve bunalımların suçlusu kapitalizm değil; aşırı müdahaleci devletler, art niyetli siyasetçiler ve başarısız ekonomistlerdir. Rand’ın savunduğu ‘laissez faire’ kapitalizmi, serbest piyasa sayesinde insanlık için en ideal senaryoların faili olacaktır. Devletin tek görevi ise güvenliği sağlamaktan ibarettir; geri kalan her şey için serbest piyasa yeterlidir.
Bu yazının devamı
186. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
“Bu argümandan popülizm üzerine düşünmek açısından beş temel yorum çıkarılabilir. İlki, krizlerin ancak ve ancak performans ve dolayımla kriz olabileceğini göstererek, çağdaş popülizmde performansın önemini açıkça ortaya koyar. İkincisi, krizlerin popülizme içkin bir tetikleyici olabildiği kadar dışsal olabildiğine işaret ederek,
“Esasında akademik aklın(Kantçı anlamdaki) eleştirisini sorgulamaların genellikle dokunmadığı bir noktaya kadar itmek ve skhole(Yunanca: boş zaman, İngilizce: okul) durumunun, yani serbest ve dünyadaki aciliyetlerden ve dünyadan azat olmuş zaman durumunun varsayımlarının
“Edward Said, entelektüeli, bir müçtehit olarak görüyor ve ondan içtihat yapmasını bekliyor; tabii ki entelektüel bir bakışla… Her ne kadar İslam’ın din olduğundan söz etse bile laik entelektüel zihni gereği İslam’ı bir “düşünce” olarak algılıyor.”
“Bil ki ibadet kavramı, mekreme (ahlak ilkeleri) kavramından daha genel bir anlam içerir. Her ahlaki ilke ibadettir, ama her ibadet ahlaki ilke değildir. Aralarındaki belirgin fark şudur: İbadetlerin bilinen farzları, belirlenmiş sınırları vardır. Bu nedenle onları terk eden, haddi aşan zalim olur. “
”Şafii, bilinmeyen veya doğrulanamayacak kanıtlara yaslanan geniş kapsamlı mutabakatlardansa metinsel kaynakları yeğ tutar. Bu tercihi, onu ilk dönemlerinde rakiplerinin karşı çıktığı başka bir tercihe götürür: Şafii, bir sahabeden kaynaklanan tek tük rivayetleri dahi, ilahi metinlerin zincirinden
Gönüllü Fakirlik!
Kapitalizm: Bilinmeyen İdeal Ayn Rand, Plato Film Yayınları
“Geçmişte veya bugünkü hangi
sosyal sistem, isteyen herkesin kapitalizme atfettiği herhangi bir sosyal kötülük bakımından daha iyi bir sicile sahiptir? Ortaçağ feodalizmi mi? Mutlak monarşi mi? Sosyalizm veya faşizm mi? Cevap yok. 1917’de Rus köylüleri “Toprak ve Özgürlük!” talep ediyorlardı. Fakat elde ettikleri Lenin ve Stalin idi. 1933’te Almanlar “Yaşayacak alan!” istiyorlardı. Fakat elde ettikleri Hitler idi. 1793’te Fransızlar “Özgürlük, Eşitlik, Kardeşlik!” istiyorlardı. Aldıkları Napolyon oldu. 1776’da Amerikalılar “İnsan Hakları” diye bağırıyorlardı. Ve siyaset felsefecilerinin önderliğinde onu elde ettiler. Kendisine kılavuzluk edecek, yönünü ve amaçlarını belirleyecek bir siyaset felsefesi olmadıkça, ne kadar haklı olursa olsun hiçbir devrim ve ne kadar popüler olursa olsun hiçbir hareket başarıya ulaşamamıştır.”
Rusya göçmeni, Amerikan vatandaşı, objektivist felsefenin kurucusu Ayn Rand özellikle ikinci dünya savaşının sonunda entelektüel anlamda kimsenin yapmadığı, o zamana kadar pek de denenmemiş bir şeyi yaptı: radikal bir kapitalizm savunusu. 66 basımı kitap, o döneme kadarki birçok kapitalizm eleştirisine rijit cevaplar verirken, muhafazakârlığı, Amerikan liberalizmini ve özellikle de sol ideolojileri sekter bir dille eleştiriyor. Rand’ın en büyük iddiası, kapitalizmin refahı arttırması değil; onun adil ve ahlâki olmasıdır. İnsanın rasyonel doğasına uygun tek sistem ve insanlığın başına gelen en mantıklı şey kapitalizmdir. Ve kapitalizm günümüzde çökmektedir çünkü onu sosyalizm gibi savunacak siyaset bilimcileri ve felsefecileri bulunmamaktadır, onun şimdiye kadar bu kadar savunmasız kalmasının sebebi de budur. Büyük savaşların, ekonomik krizlerin ve bunalımların suçlusu kapitalizm değil; aşırı müdahaleci devletler, art niyetli siyasetçiler ve başarısız ekonomistlerdir. Rand’ın savunduğu ‘laissez faire’ kapitalizmi, serbest piyasa sayesinde insanlık için en ideal senaryoların faili olacaktır. Devletin tek görevi ise güvenliği sağlamaktan ibarettir; geri kalan her şey için serbest piyasa yeterlidir.
Bu yazının devamı 186. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Şehir ve Köy Hayal ve Gerçek
“Bu argümandan popülizm üzerine düşünmek açısından beş temel yorum çıkarılabilir. İlki, krizlerin ancak ve ancak performans ve dolayımla kriz olabileceğini göstererek, çağdaş popülizmde performansın önemini açıkça ortaya koyar. İkincisi, krizlerin popülizme içkin bir tetikleyici olabildiği kadar dışsal olabildiğine işaret ederek,
Mücadele İlim, Hikmet ve Tefekkür ile
“Esasında akademik aklın(Kantçı anlamdaki) eleştirisini sorgulamaların genellikle dokunmadığı bir noktaya kadar itmek ve skhole(Yunanca: boş zaman, İngilizce: okul) durumunun, yani serbest ve dünyadaki aciliyetlerden ve dünyadan azat olmuş zaman durumunun varsayımlarının
PANOPTİKON’UN EVRİMİ -Değişen Gözetim Aygıtlarının Gölgesinde Varolmanın İmkânı-
“Edward Said, entelektüeli, bir müçtehit olarak görüyor ve ondan içtihat yapmasını bekliyor; tabii ki entelektüel bir bakışla… Her ne kadar İslam’ın din olduğundan söz etse bile laik entelektüel zihni gereği İslam’ı bir “düşünce” olarak algılıyor.”
Şiddetin Postmodern Çehreleri
“Bil ki ibadet kavramı, mekreme (ahlak ilkeleri) kavramından daha genel bir anlam içerir. Her ahlaki ilke ibadettir, ama her ibadet ahlaki ilke değildir. Aralarındaki belirgin fark şudur: İbadetlerin bilinen farzları, belirlenmiş sınırları vardır. Bu nedenle onları terk eden, haddi aşan zalim olur. “
Teoriden Pratiğe Devlet
”Şafii, bilinmeyen veya doğrulanamayacak kanıtlara yaslanan geniş kapsamlı mutabakatlardansa metinsel kaynakları yeğ tutar. Bu tercihi, onu ilk dönemlerinde rakiplerinin karşı çıktığı başka bir tercihe götürür: Şafii, bir sahabeden kaynaklanan tek tük rivayetleri dahi, ilahi metinlerin zincirinden
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.