Umarım iyisindir diyorum ya, demeye devam edeceğim. Ümid ne kadar kıymetli bir duygu. İnsanın yürek aydınlığı, güven iklimi. İnanıyor olmanın bu dünyadaki en büyük ikramı… İstikameti belirlemede en güçlü rehberi… Ümidimizi besleyen Rabbimizin her şeye gücü yettiğini bilmek, bence bilginin temeli ve tarifi.
Öyle yapıyorum ben, ümidimi duam ile duamı ümidim ile besliyorum. Anlaşıldığından, yanlış anlaşılmayacağından emin olmak, bu dünyada sahip olunacak en büyük zihnî ve kalbî zenginlik. İsteme hakkını bize veren Allah’a hamdolsun ki doğru duaya gereği gibi durmanın yolunu göstermiş, bu da büyük bir imkân. Kendinden emin olmak ne ki Rabbinden emin olan kul için… Affedileceğine inanarak günah işlemek değil, hatalarımızdan dönme yolu için fırsat verdiğini bilmek, doğru olan için gayret gösterirken cesurca davranabilmek… Duaların ifadelerinde hangi konularda nasıl büyük yardım görebileceğimizi anlamak ne büyük zenginlik… “Eğer unutur, hata edersek sorumlu tutma, bizden öncekilere yüklediğin gibi bize yük yükleme, takatimizin yetmeyeceği yükü yükleme…” Duanın yeri yürek ve akıl olunca sükûnet eşlik ediyor hayatın her alanına. Sana da dua ediyor, dua bekliyorum. Karşılık olsun diye değil; karışıklık olmasın diye… Zira karıştı, çok karıştı; iyi ile kötü, güzel ile çirkin, evlat ile ebeveyn, öğretmen ile öğrenci…
Bu yazının devamı
211. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Özgür mü olmak istiyorsunuz? O halde başınız bağlı olmamalı birilerine ve beklentiniz olmamalı kimseden. Beklentileriniz kimden ve ne kadar yüksek ise; “O”na karşı o oranda boynu bükük, mahkûm ve kulsunuz demektir. Bu sebeple özgün olmanın tek yolu vardır insan için, Allah’a, sadece Allah’a bağlı olmak ve sadece ondan ummak… İşte o zaman hiç kimseden pervası …
Hayatı bize gösteren, bizi görünür kılan ya da bizi perdeleyen, örten hatta maskeleyen nedir? İşimiz, konumumuz, imkânlarımız, sahip olduklarımız mıdır? Kadın-erkek, genç-ihtiyar demeden yeryüzündeki hikâyemizi bütüne taşıyan o köprü nasıl ve nerede kurulur?
Düşlenen diyarlar ya da lanetlenen diyarlar; rüyalarımıza sinen cennet ya da kabuslarımızı yönlendiren cehennem! Ütopyaların ve distopyaların edebiyat içinde önemli bir yeri var. İçinde olduğumuz normdan, vasattan taşmak, onu kıyasıya eleştirmek için göz kamaştırıcı bir fırsattı bunlar.
Mektup XII
Umarım iyisindir diyorum ya, demeye devam edeceğim. Ümid ne kadar kıymetli bir duygu. İnsanın yürek aydınlığı, güven iklimi. İnanıyor olmanın bu dünyadaki en büyük ikramı… İstikameti belirlemede en güçlü rehberi… Ümidimizi besleyen Rabbimizin her şeye gücü yettiğini bilmek, bence bilginin temeli ve tarifi.
Öyle yapıyorum ben, ümidimi duam ile duamı ümidim ile besliyorum. Anlaşıldığından, yanlış anlaşılmayacağından emin olmak, bu dünyada sahip olunacak en büyük zihnî ve kalbî zenginlik. İsteme hakkını bize veren Allah’a hamdolsun ki doğru duaya gereği gibi durmanın yolunu göstermiş, bu da büyük bir imkân. Kendinden emin olmak ne ki Rabbinden emin olan kul için… Affedileceğine inanarak günah işlemek değil, hatalarımızdan dönme yolu için fırsat verdiğini bilmek, doğru olan için gayret gösterirken cesurca davranabilmek… Duaların ifadelerinde hangi konularda nasıl büyük yardım görebileceğimizi anlamak ne büyük zenginlik… “Eğer unutur, hata edersek sorumlu tutma, bizden öncekilere yüklediğin gibi bize yük yükleme, takatimizin yetmeyeceği yükü yükleme…” Duanın yeri yürek ve akıl olunca sükûnet eşlik ediyor hayatın her alanına. Sana da dua ediyor, dua bekliyorum. Karşılık olsun diye değil; karışıklık olmasın diye… Zira karıştı, çok karıştı; iyi ile kötü, güzel ile çirkin, evlat ile ebeveyn, öğretmen ile öğrenci…
Bu yazının devamı 211. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Başı Bağlı Olan Kekeme Olur
Özgür mü olmak istiyorsunuz? O halde başınız bağlı olmamalı birilerine ve beklentiniz olmamalı kimseden. Beklentileriniz kimden ve ne kadar yüksek ise; “O”na karşı o oranda boynu bükük, mahkûm ve kulsunuz demektir. Bu sebeple özgün olmanın tek yolu vardır insan için, Allah’a, sadece Allah’a bağlı olmak ve sadece ondan ummak… İşte o zaman hiç kimseden pervası …
Aile Ocağı
Hayatı bize gösteren, bizi görünür kılan ya da bizi perdeleyen, örten hatta maskeleyen nedir? İşimiz, konumumuz, imkânlarımız, sahip olduklarımız mıdır? Kadın-erkek, genç-ihtiyar demeden yeryüzündeki hikâyemizi bütüne taşıyan o köprü nasıl ve nerede kurulur?
Su İçinde Susuzluk: Aklına Tekme Atan İnsan
Düşlenen diyarlar ya da lanetlenen diyarlar; rüyalarımıza sinen cennet ya da kabuslarımızı yönlendiren cehennem! Ütopyaların ve distopyaların edebiyat içinde önemli bir yeri var. İçinde olduğumuz normdan, vasattan taşmak, onu kıyasıya eleştirmek için göz kamaştırıcı bir fırsattı bunlar.
Müslüman Yılmaz!
Sebat, ağlayanı bir gün güldürür.
Sabredip azmeden menzile yürür.
İnsanı öldürmez hapis, işkence;
Öldürürse, ümitsizlik öldürür!
Kosmosun Gölgesinde Dirayetli Bir Kaos Öyküsü: Evrenin Öncesi ve Şimdisi
Eski çamlar bardak olmuş, o devirler eskide kalmış, akıl almaz şeylermiş kimin umurunda, bizi hâlâ hikâyeler bağlıyor birbirimize.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.