“Modern sanayi uygarlığı dünyayı ateşe vermenin eşiğinde. Toplumsal oluşumların ve toplulukların kökünün kurutulması, insani müştereklerin bağımlı olduğu canlı yeryüzü-sisteminin söndürülmesiyle iç içe geçmiş durumda. Artık kapitalizmin en son, ‘yakıp-yıkma’ safhasındayız. Askeri bağlamda bu tabir, yenilmiş bir halkın veya yaklaşan bir ordunun faydalanmasını engellemek için hayati kaynakların imha edilmesi anlamına gelir. Daha genel anlamdaysa, bereketli bölgelerin çoraklaştırılıp yenilenme kapasitesini yitirmesine karşılık gelir. Sudan mahrum bırakılmış, nehirleri ve yeraltı suları zehirlenmiş, havası kirlenmiş, toprağı kuraklık ve kimyasal tarımla mahvedilmiş, kavrulmuş bir dünya demektir.”
Modern teknolojik çağın kibrinin ve kibrini daha da perçinleyen araçlarının ivmesini yükselterek arttığı bir çağa tanıklık etmekteyiz. Varolmayı ve varolmanın araçlarını derinleştirip yoğunlaştırmak yerine yokoluşu ve yokoluşun araçlarını derinleştiren yoğunlaştıran patolojik bir çağ. Modern teknolojik çağın algılamayı güçleştiren uyuşturucu araçları da an’ı kavrayıp anlayabilmeyi zorlaştırmakta. Yeyüzü Yakılıp Yıkılırken, Jonathan Crary’nin an’ı kavrayıp anlayabilme çabasının ürünü olan nitelikli bir çalışma. Crary’i modern kapitalizmi değerlendirirken dijital araçları önemli bir noktaya konumlandırıyor. O’na göre sınırsız dijital oyun ve eğlence, sistem karşıtı kitle hareketlerinin ortaya çıkması üzerinde caydırıcı bir etki yaratıyor. İnternet aygıtı her ne kadar bir takım faydalarıyla öne sürülsede daha çok sistem karşıtı örgütlenmeleri ve eylemleri önleyen bir düzenlemeler aygıtıdır. Diğer yandan modern uygarlığın derin sorunlarından biri olan doğa ve çevreyle ilişkisinin kök sebeplerini erken Modern Avrupa’da olduğunu düşünen yazar, burada doğayla ve çevreyle uyumlu bir ilişki tarzının koparılıp, insanın doğal kısıtlamaların ve içgüdüsel kısıtlamaların üstesinden gelmeye yönelik bir yönelimi olduğu inancının pekiştirildiğini vurguluyor. Sonuç olarak tekno-modernizm ve Batı bilimi dinleri için en büyük küfür, dünyanın canlı, bütün canlıların da birbirlerine bağlı ve bağımlı olduğunu söylemektir.
Bu yazının devamı
213. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
“Bu argümandan popülizm üzerine düşünmek açısından beş temel yorum çıkarılabilir. İlki, krizlerin ancak ve ancak performans ve dolayımla kriz olabileceğini göstererek, çağdaş popülizmde performansın önemini açıkça ortaya koyar. İkincisi, krizlerin popülizme içkin bir tetikleyici olabildiği kadar dışsal olabildiğine işaret ederek,
“Günümüzde hiç duraksamadan iyiliğimizi isteyen her şeye karşı mücadele etmek zorundayız. Zira hegemonyanın sırrı burada -yasak ve içerdiği tüm değerler sisteminin kaldırılmasında, lakaytlık, abartılı boyutlara varan hoşgörü, aşırı şeffaflıkta-
“Orta Çağda biri ‘kilise şunu öğretiyor…’ demişse, bu söz odadaki herkesin sesini keserdi. Fakat günümüzde bir Büyük Hakikat adayı varsa, o da bilimdir. Bilim bizim gorilimizdir. Biri ‘bilim diyor ki…’ dediğinde, sohbetin bittiğini düşünürüz. Yani biz postmodernist hermönetler, gözü kara olmalıyız;
“Bilimsel Devrim bilimi dinden kurtardı. Yeni bilim ruhu maddeden kurtardı. Dünya bilgisinin kaynağı olarak vahyin yerine akıl ve deney aldı. Bilimsel Devrim’den sonra Tanrı’nın en sonunda doğadan tamamen dışlanması ve bilimin Tanrı’nın varlığını inkâr etmesi kaçınılmazdı.”
“Daha önce belirttiğimiz üzere bu kitabın tezi, herhangi bir modern İslami devlet kavramsallaştırmasının tabiatı gereği kendisiyle çelişeceğidir. Unutmamalıyız ki Müslümanlar bugün dünya nüfusunun beşte birini oluşturuyor ve madem ki modernite içinde yaşıyorlar, öyleyse modern projeyi de yaşıyorlar.”
Bir Söylev Olarak Müzik
Yeryüzü Yakılıp Yıkılırken
“Modern sanayi uygarlığı dünyayı ateşe vermenin eşiğinde. Toplumsal oluşumların ve toplulukların kökünün kurutulması, insani müştereklerin bağımlı olduğu canlı yeryüzü-sisteminin söndürülmesiyle iç içe geçmiş durumda. Artık kapitalizmin en son, ‘yakıp-yıkma’ safhasındayız. Askeri bağlamda bu tabir, yenilmiş bir halkın veya yaklaşan bir ordunun faydalanmasını engellemek için hayati kaynakların imha edilmesi anlamına gelir. Daha genel anlamdaysa, bereketli bölgelerin çoraklaştırılıp yenilenme kapasitesini yitirmesine karşılık gelir. Sudan mahrum bırakılmış, nehirleri ve yeraltı suları zehirlenmiş, havası kirlenmiş, toprağı kuraklık ve kimyasal tarımla mahvedilmiş, kavrulmuş bir dünya demektir.”
Modern teknolojik çağın kibrinin ve kibrini daha da perçinleyen araçlarının ivmesini yükselterek arttığı bir çağa tanıklık etmekteyiz. Varolmayı ve varolmanın araçlarını derinleştirip yoğunlaştırmak yerine yokoluşu ve yokoluşun araçlarını derinleştiren yoğunlaştıran patolojik bir çağ. Modern teknolojik çağın algılamayı güçleştiren uyuşturucu araçları da an’ı kavrayıp anlayabilmeyi zorlaştırmakta. Yeyüzü Yakılıp Yıkılırken, Jonathan Crary’nin an’ı kavrayıp anlayabilme çabasının ürünü olan nitelikli bir çalışma. Crary’i modern kapitalizmi değerlendirirken dijital araçları önemli bir noktaya konumlandırıyor. O’na göre sınırsız dijital oyun ve eğlence, sistem karşıtı kitle hareketlerinin ortaya çıkması üzerinde caydırıcı bir etki yaratıyor. İnternet aygıtı her ne kadar bir takım faydalarıyla öne sürülsede daha çok sistem karşıtı örgütlenmeleri ve eylemleri önleyen bir düzenlemeler aygıtıdır. Diğer yandan modern uygarlığın derin sorunlarından biri olan doğa ve çevreyle ilişkisinin kök sebeplerini erken Modern Avrupa’da olduğunu düşünen yazar, burada doğayla ve çevreyle uyumlu bir ilişki tarzının koparılıp, insanın doğal kısıtlamaların ve içgüdüsel kısıtlamaların üstesinden gelmeye yönelik bir yönelimi olduğu inancının pekiştirildiğini vurguluyor. Sonuç olarak tekno-modernizm ve Batı bilimi dinleri için en büyük küfür, dünyanın canlı, bütün canlıların da birbirlerine bağlı ve bağımlı olduğunu söylemektir.
Bu yazının devamı 213. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Şehir ve Köy Hayal ve Gerçek
“Bu argümandan popülizm üzerine düşünmek açısından beş temel yorum çıkarılabilir. İlki, krizlerin ancak ve ancak performans ve dolayımla kriz olabileceğini göstererek, çağdaş popülizmde performansın önemini açıkça ortaya koyar. İkincisi, krizlerin popülizme içkin bir tetikleyici olabildiği kadar dışsal olabildiğine işaret ederek,
Kişiye Özel ‘HAKİKAT’!
“Günümüzde hiç duraksamadan iyiliğimizi isteyen her şeye karşı mücadele etmek zorundayız. Zira hegemonyanın sırrı burada -yasak ve içerdiği tüm değerler sisteminin kaldırılmasında, lakaytlık, abartılı boyutlara varan hoşgörü, aşırı şeffaflıkta-
Telafisi Olmayan İmtihan: ÖLÜM
“Orta Çağda biri ‘kilise şunu öğretiyor…’ demişse, bu söz odadaki herkesin sesini keserdi. Fakat günümüzde bir Büyük Hakikat adayı varsa, o da bilimdir. Bilim bizim gorilimizdir. Biri ‘bilim diyor ki…’ dediğinde, sohbetin bittiğini düşünürüz. Yani biz postmodernist hermönetler, gözü kara olmalıyız;
Yasanın Kıskacından İlahi Buyruğa ADALET ARAYIŞI
“Bilimsel Devrim bilimi dinden kurtardı. Yeni bilim ruhu maddeden kurtardı. Dünya bilgisinin kaynağı olarak vahyin yerine akıl ve deney aldı. Bilimsel Devrim’den sonra Tanrı’nın en sonunda doğadan tamamen dışlanması ve bilimin Tanrı’nın varlığını inkâr etmesi kaçınılmazdı.”
Fütürizm Geleceğin Peşinde Ânın Yitimi
“Daha önce belirttiğimiz üzere bu kitabın tezi, herhangi bir modern İslami devlet kavramsallaştırmasının tabiatı gereği kendisiyle çelişeceğidir. Unutmamalıyız ki Müslümanlar bugün dünya nüfusunun beşte birini oluşturuyor ve madem ki modernite içinde yaşıyorlar, öyleyse modern projeyi de yaşıyorlar.”
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.