Hayatı, Eğitimi, Fikrî Katkıları ve Önemli Eserleri
Muhammed Tahir bin Âşûr (1879-1973), Tunuslu önemli bir İslam âlimi, fakih ve müfessirdir. Modern dönemde İslam düşüncesine katkılarıyla tanınan İbn Âşûr, özellikle tefsir ve makâsıd içtihat alanındaki çalışmalarıyla öne çıkmıştır. “et-Tahrîrve’t-Tenvîr” adlı tefsiri ve Makasidü’ş-Şeria el-İslamiye adlı eseri en meşhur eserlerindendir.
1879 yılında Tunus’ta doğmuş geleneksel İslami ilimlerin yanı sıra Arap dili ve edebiyatında da uzmanlaşmış, Ez-Zeytune Üniversitesi’nde eğitim almış ve daha sonra burada öğretim üyeliği yapmıştır.
İbn Âşûr’un kısaca fikri katkıları şu dallarda olmuştur.
Tefsir: et-Tahrîrve’t-Tenvîr adlı eseri, dilbilimsel ve anlam merkezli bir tefsir olup, klasik ve modern tefsir yaklaşımlarını birleştirmiştir.
Fıkıh: Hanefi ve Maliki mezheplerine vakıf olup, İslam hukuku ve usul alanında reform önerileri sunmuştur.
Modernleşme ve Gelenek: İslam’ın modern dünyaya nasıl adapte edilebileceği konusunda fikirler geliştirmiştir.
İbn Âşûr’un bir çok alanda çeşitli eserleri vardır, bunlardan en önemlileri şunlardır:
et-Tahrîrve’t-Tenvîr (Tefsir alanında en önemli eserlerinden biridir)
Makasidü’ş-Şeria el-İslamiye (İslam hukukunun amaçlarını ele alan önemli çalışmaların başında gelir)
1973 yılında vefat eden Muhammed Tahir bin Âşûr, İslam düşüncesinin modernleşmesine dair önemli izler bırakmış bir âlimdir.
Makasıda ve İçtihada Bakışı
Bu yazının devamı
219. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İnsanlar ekonomik güç olarak birbirinden farklıdır. Her toplumda zenginler de vardır yoksullar da. Kimileri zenginliğiyle kimileri de yoksulluğuyla sınanmaktadır. Herkes helal rızkını elde etmek için çalışmak zorundadır elbet. Allah dilediğinin rızkını genişletir,
Daha önce toplumsal ilişkilerce belirlenen insan modeli, toplumsal ilişkilerin belirlediği, ahlakın belirlediği, dinin belirlediği ya da daha çok böyle pagan toplumlarında da olsa oradaki kabilevi töre ilişkilerinin belirlediği insan modeli Sanayi Devrimi ve hemen sonrasında 19. yüzyılda ise bu defa daha iktisadi içerikle tanınmaya başlanıyor. Burada şöyle bir tartışma ortaya çıkıyor: Acaba insan doğasını nasıl tanımlayabiliriz, bir insan doğası var mı, bu insan doğası gerçekten hani toplumsal ilişkiler tarafından mı belirleniyor yoksa ekonominin merkezde olduğu ve ekonominin diğer tüm toplumsal ilişkileri belirlediği bir insan doğası mı, bu insanı nasıl tanımlayabiliriz?
“İslâm insanlığa ne vâdediyor?” sorusu etrafında ele alınan konu, gerçeklikle hakîkat sarkacında incelenmiş, soruna İslâm’ın temel kaynakları ekseninde cevaplar aranmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde,* kendini İslâm’a nispet eden toplumların yoğunlukta olduğu coğrafyalarda hezimet söz konusu iken, beyan öncesinde durum tespitine dair mülâhaza yer almıştı. Yazının bu bölümünde ise ‘insan’ ve ‘tasavvur’ konusu ele alınmıştır. Makalede, İslâm’da insan anlayışı ve tasavvur inşâsı, ‘İslâm’ın İnsanlığa Vâdettikleri’ üst başlığı ekseninde ehem mühim makamında incelenmiştir.
Ekranlarla duvarları örülen bu alanlarda, hepimiz farklılıklar içinde yaşıyoruz. Farklı ilişkiler, farklı tanımlar üzerinden farklı kişiliklerle gerçekleşiyor. El telefonları farklı olay mahallerini yanımızda dolaştırırken, “zeka pırıltısıyla” parlayan gözlerine hayran olduğumuz yapay zekaya bağlılığımız artıyor, insana olan hayranlığımız ise gitgide azalıyor. Ekranların sağlığı tehdit eden etkileriyle beraber içerisinde barındırdığı bu yeni dünya, kendi başına en şiddetli eylemi sergiliyor: Değersizleşiyoruz!
Postmodern nihilist çağda kimlikler üzerinde pek çok tartışma yapıldı. Etimolojik kökenin uzantıları üzerinden yeni kurgular inşa edildi. Kimlik, ulus ve millet kavramı üzerinden ele alındığı gibi dinsel veya felsefi kökleri açısından da yeniden inşa edildi.
M. Tahir bin Âşûr’un Makasıda ve İçtihada Bakışı
Hayatı, Eğitimi, Fikrî Katkıları ve Önemli Eserleri
Muhammed Tahir bin Âşûr (1879-1973), Tunuslu önemli bir İslam âlimi, fakih ve müfessirdir. Modern dönemde İslam düşüncesine katkılarıyla tanınan İbn Âşûr, özellikle tefsir ve makâsıd içtihat alanındaki çalışmalarıyla öne çıkmıştır. “et-Tahrîrve’t-Tenvîr” adlı tefsiri ve Makasidü’ş-Şeria el-İslamiye adlı eseri en meşhur eserlerindendir.
1879 yılında Tunus’ta doğmuş geleneksel İslami ilimlerin yanı sıra Arap dili ve edebiyatında da uzmanlaşmış, Ez-Zeytune Üniversitesi’nde eğitim almış ve daha sonra burada öğretim üyeliği yapmıştır.
İbn Âşûr’un kısaca fikri katkıları şu dallarda olmuştur.
Tefsir: et-Tahrîrve’t-Tenvîr adlı eseri, dilbilimsel ve anlam merkezli bir tefsir olup, klasik ve modern tefsir yaklaşımlarını birleştirmiştir.
Fıkıh: Hanefi ve Maliki mezheplerine vakıf olup, İslam hukuku ve usul alanında reform önerileri sunmuştur.
Modernleşme ve Gelenek: İslam’ın modern dünyaya nasıl adapte edilebileceği konusunda fikirler geliştirmiştir.
İbn Âşûr’un bir çok alanda çeşitli eserleri vardır, bunlardan en önemlileri şunlardır:
et-Tahrîrve’t-Tenvîr (Tefsir alanında en önemli eserlerinden biridir)
Makasidü’ş-Şeria el-İslamiye (İslam hukukunun amaçlarını ele alan önemli çalışmaların başında gelir)
1973 yılında vefat eden Muhammed Tahir bin Âşûr, İslam düşüncesinin modernleşmesine dair önemli izler bırakmış bir âlimdir.
Makasıda ve İçtihada Bakışı
Bu yazının devamı 219. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Yardım Faaliyetleri Ve Yoksulluk Kültürü
İnsanlar ekonomik güç olarak birbirinden farklıdır. Her toplumda zenginler de vardır yoksullar da. Kimileri zenginliğiyle kimileri de yoksulluğuyla sınanmaktadır. Herkes helal rızkını elde etmek için çalışmak zorundadır elbet. Allah dilediğinin rızkını genişletir,
Hayatın Merkezine Oturan Kaygı: Ekonomik Kaygılı İnsan Çağı
Daha önce toplumsal ilişkilerce belirlenen insan modeli, toplumsal ilişkilerin belirlediği, ahlakın belirlediği, dinin belirlediği ya da daha çok böyle pagan toplumlarında da olsa oradaki kabilevi töre ilişkilerinin belirlediği insan modeli Sanayi Devrimi ve hemen sonrasında 19. yüzyılda ise bu defa daha iktisadi içerikle tanınmaya başlanıyor. Burada şöyle bir tartışma ortaya çıkıyor: Acaba insan doğasını nasıl tanımlayabiliriz, bir insan doğası var mı, bu insan doğası gerçekten hani toplumsal ilişkiler tarafından mı belirleniyor yoksa ekonominin merkezde olduğu ve ekonominin diğer tüm toplumsal ilişkileri belirlediği bir insan doğası mı, bu insanı nasıl tanımlayabiliriz?
İslâm’ın İnsanlığa Vâdettikleri – İnsan ve Tasavvur Üzerine – II
“İslâm insanlığa ne vâdediyor?” sorusu etrafında ele alınan konu, gerçeklikle hakîkat sarkacında incelenmiş, soruna İslâm’ın temel kaynakları ekseninde cevaplar aranmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde,* kendini İslâm’a nispet eden toplumların yoğunlukta olduğu coğrafyalarda hezimet söz konusu iken, beyan öncesinde durum tespitine dair mülâhaza yer almıştı. Yazının bu bölümünde ise ‘insan’ ve ‘tasavvur’ konusu ele alınmıştır. Makalede, İslâm’da insan anlayışı ve tasavvur inşâsı, ‘İslâm’ın İnsanlığa Vâdettikleri’ üst başlığı ekseninde ehem mühim makamında incelenmiştir.
Bağlı Kalın! Yeni Sürüm Yükleniyor… – Şiddetin Öğretilen Yüzü –
Ekranlarla duvarları örülen bu alanlarda, hepimiz farklılıklar içinde yaşıyoruz. Farklı ilişkiler, farklı tanımlar üzerinden farklı kişiliklerle gerçekleşiyor. El telefonları farklı olay mahallerini yanımızda dolaştırırken, “zeka pırıltısıyla” parlayan gözlerine hayran olduğumuz yapay zekaya bağlılığımız artıyor, insana olan hayranlığımız ise gitgide azalıyor. Ekranların sağlığı tehdit eden etkileriyle beraber içerisinde barındırdığı bu yeni dünya, kendi başına en şiddetli eylemi sergiliyor: Değersizleşiyoruz!
Felsefenin Bir Kimliği Var mı? Felsefenin Kimliği, Kimliğin Felsefesine Dair Bazı Düşünceler
Postmodern nihilist çağda kimlikler üzerinde pek çok tartışma yapıldı. Etimolojik kökenin uzantıları üzerinden yeni kurgular inşa edildi. Kimlik, ulus ve millet kavramı üzerinden ele alındığı gibi dinsel veya felsefi kökleri açısından da yeniden inşa edildi.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.