İnsan, diğer yaratılmışlardan farklı olarak düşünen, taşınan ve tercih eden bir varlık. Akledip tercih ediyor olması onu sorumluluk sahibi kılıyor. Nihayetinde tercihlerinin sorumluluğunu üstlenen ve hesabını vermeyi de göze alan bir varlık; insan…
Hesaba çekilmek ve tercih etmek insanın rastgele adım atamayacağının da işaretidir. Hesaba çekileceğine inanmakla keyfilik elinden alınmış oluyor. Hesabını veremeyeceği adımları atmaması gerektiğini öğrenmiş oluyor.
Bir hayvan, bir başkasının bahçesi veya bostanına girse ve zayiat verse onun için ne bir mahkeme kurulur ne de hesabı sorulabilir; kızılırsa bostanın sahibine kızılır; ‘niçin hayvanına sahip olmadın! Onun verdiği zararı karşılamalısın!’ Kaldı ki hayvan da verdiği zayiattan dolayı ızdırap çekmez.
Bu yazının devamı
208. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Rabbim! Girmiş olduğum çalışmaya doğrulukla girmeyi, çıkarken de doğrulukla çıkmayı nasip et. Katından bana yardım edecek bir güç, kuvvet ve nusret ver. İsrâ Sûresi 80. Âyette: “Mü’min erkekler ve mü’min kadınlar birbirlerinin velisidirler, birbirlerine sahip çıkarlar ve birbirlerine destek olurlar”
İnsanın öznel değerini kaybederek insandan insana kapital olarak bakılan bir dünyada nefes alıp vermekteyiz. Değerlerin kapital üzerinden yeniden tanımlandığı bir dünyada, kapital üzerinden üretilen itibar karşısında bocalayan insan, pek kıymetsiz şeyle değişti kendini.
Başka birinin sana çiçek getirmesini beklemeden
Kendi bahçeni yeşert…
Ve kendi ruhunu kendin süsle.
Ne kadar dayanıklı olduğunu göreceksin…
Ne kadar güçlü olduğunu
Ve ne kadar değerli olduğunu öğreneceksin…
Her yeni elveda ile öğreneceksin…”
“Söz vermiştim kendi kendime: Yazı bile yazmayacaktım. Yazı yazmak da, bir hırstan başka ne idi? Burada namuslu insanlar arasında sakin, ölümü bekleyecektim; hırs, hiddet neme gerekti? Yapamadım. Koştum tütüncüye, kalem kâğıt aldım. Oturdum. Ada’nın tenha yollarında gezerken canım sıkılırsa küçük değnekler yontmak için cebimde taşıdığım çakımı çıkardım. Kalemi yonttum. Yonttuktan sonra tuttum öptüm. Yazmasam deli olacaktım.”
Arsitotales’e göre, “insan, doğası gereği bilmek ister.” Bu bilmek isteminin en tutkulu hal aldığı alanlardan biri de dünyayı ve hayatı bilmektir. İnsanoğlu tarih boyunca dünyanın ve hayatın sırrını çözmek istemiş ve hayatı bu yolla anlamlandırmaya çalışmıştır.
Meşru İle Gayri Meşru Olan Arasında İnsan
İnsan, diğer yaratılmışlardan farklı olarak düşünen, taşınan ve tercih eden bir varlık. Akledip tercih ediyor olması onu sorumluluk sahibi kılıyor. Nihayetinde tercihlerinin sorumluluğunu üstlenen ve hesabını vermeyi de göze alan bir varlık; insan…
Hesaba çekilmek ve tercih etmek insanın rastgele adım atamayacağının da işaretidir. Hesaba çekileceğine inanmakla keyfilik elinden alınmış oluyor. Hesabını veremeyeceği adımları atmaması gerektiğini öğrenmiş oluyor.
Bir hayvan, bir başkasının bahçesi veya bostanına girse ve zayiat verse onun için ne bir mahkeme kurulur ne de hesabı sorulabilir; kızılırsa bostanın sahibine kızılır; ‘niçin hayvanına sahip olmadın! Onun verdiği zararı karşılamalısın!’ Kaldı ki hayvan da verdiği zayiattan dolayı ızdırap çekmez.
Bu yazının devamı 208. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
“İlim Edebi” Meselesi
Rabbim! Girmiş olduğum çalışmaya doğrulukla girmeyi, çıkarken de doğrulukla çıkmayı nasip et. Katından bana yardım edecek bir güç, kuvvet ve nusret ver. İsrâ Sûresi 80. Âyette: “Mü’min erkekler ve mü’min kadınlar birbirlerinin velisidirler, birbirlerine sahip çıkarlar ve birbirlerine destek olurlar”
Çocuk Hayatın Nesnesi mi?
İnsanın öznel değerini kaybederek insandan insana kapital olarak bakılan bir dünyada nefes alıp vermekteyiz. Değerlerin kapital üzerinden yeniden tanımlandığı bir dünyada, kapital üzerinden üretilen itibar karşısında bocalayan insan, pek kıymetsiz şeyle değişti kendini.
Kendi Bahçeni Sen Yeşertmelisin…
Başka birinin sana çiçek getirmesini beklemeden
Kendi bahçeni yeşert…
Ve kendi ruhunu kendin süsle.
Ne kadar dayanıklı olduğunu göreceksin…
Ne kadar güçlü olduğunu
Ve ne kadar değerli olduğunu öğreneceksin…
Her yeni elveda ile öğreneceksin…”
Yazmasak Deli Olur Muyduk?
“Söz vermiştim kendi kendime: Yazı bile yazmayacaktım. Yazı yazmak da, bir hırstan başka ne idi? Burada namuslu insanlar arasında sakin, ölümü bekleyecektim; hırs, hiddet neme gerekti? Yapamadım. Koştum tütüncüye, kalem kâğıt aldım. Oturdum. Ada’nın tenha yollarında gezerken canım sıkılırsa küçük değnekler yontmak için cebimde taşıdığım çakımı çıkardım. Kalemi yonttum. Yonttuktan sonra tuttum öptüm. Yazmasam deli olacaktım.”
Kahrolsun Sistem
Arsitotales’e göre, “insan, doğası gereği bilmek ister.” Bu bilmek isteminin en tutkulu hal aldığı alanlardan biri de dünyayı ve hayatı bilmektir. İnsanoğlu tarih boyunca dünyanın ve hayatın sırrını çözmek istemiş ve hayatı bu yolla anlamlandırmaya çalışmıştır.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.