Bugün dünya genelinde, özellikle de Ortadoğu coğrafyasında yaşananlar Walter Benjamin’in tarihi tespitini haklı çıkarır nitelikte: “Hiçbir medeniyet nişanesi yoktur ki aynı zamanda barbarlığa da bir çağrı olmasın.” Şüphesiz yirminci yüzyıl tarihi barbarlıkla medeniyetin özdeşleştiği gerçekliklerle doludur. Achille Mbembe’nin son eseri Nekro-politikalar (Türkçeye Düşmanlık Politikaları olarak çevrilmiş) günümüz dünyasında yaşam ve ölüm alanlarının nasıl belirlendiğini detaylıca ele alır. Modern devletler iktidarı bilgi üreterek sağlar, şüphesiz Michel Foucault’nun biyo-politik olarak adlandırdığı yönetim sanatı ya da mantığı sayesinde toplumların ihtiyaçları, maddi-manevi, dinsel, kültürel ya da ideolojik gereçlerle karşılanırdı, bugün modern devlet yapılarına baktığımızda uzun bir süredir refah, mutlu, mutmain ve özgür toplumlar görmek olasıdır, bu bir hakikat. Bu hakikat şunu da gösteriyor elbette, modernleşme çabalarıyla bir türlü modernleşemeyen Ortadoğu ülkeleri bu refah toplum modelinden bir türlü nasibini alamadı. Aslında iktidarı sağlayan; bilgiyi ya da entelektüel hafızayı yönetme becerisidir, entelektüel hafızayı ya da bilgi üretme eylemini bir tehdit olarak gören totaliter sistemler, bilgiyi resmî devlet politikasına dönüştürdükleri andan itibaren halk tehdit altındadır demektir.
Bu yazının devamı
214. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Tarihten günümüze dinlerin hemen hepsi mensuplarına belirli birtakım inanışlar ve bu inanışlarla ilişkili olarak yapılması veya kaçınılması gereken davranışlar telkin etmekte ve bunları nihai kurtuluşu için gerekli görmektedir. Ancak insanlar zaman zaman, dinlerinin telkin ettiği öğretileri sürdürme, özellikle de bu öğretiler çerçevesinde uymaları gereken bazı davranışlara riayet etme hususunda ihlaller yapmakta, inançlarının telkin ettiği emir …
Tolstoy’un bir sözünü hatırlıyorum; “Tanrı insanı özgür kılar.” Buna gerçekten inanıyordu Tolstoy ve sık söylediği bir sözü vardı; “İnsanlar özgürlüğümü kısıtlıyorlar ve özgür olabilmem için Tanrıyla başbaşa kalabilmeliyim…” diyordu. Nitekim insanlardan kaçtığı ve belki de İstanbul’a gelmek üzere yola çıktığında yaşlı bedeni Rusya steplerinin soğuğuna dayanamaz ve ebedi özgürlüğüne yürür. “Tanrı’nın egemenliği içinizdedir” diyerek insanları …
Buna göre özellikle korku, kaygı ve panik duyguları olmak üzere insanların muhtelif duygusal zaafları kullanılarak sansasyonel bir teori ortaya atılmakta ve insanlar duygusal bir girdaba doğru çekilmektedir. Komplo teorileri bu süreç için nispeten elverişlidir zira aslında aralarında bağlantı olmayan hadiseler ve olgular arasında mesnetsiz bağlantılar oluşturmak suretiyle insanlar duygusal olarak manipüle edilebilmektedir.
Belirli bir zihniyet ya da dünya görüşünden sökün eden toplumsal hareketlere yaklaşırken tek bir çizgi üzerinde seyreden çıkış ve iniş noktaları aramak yanıltıcı olabilir. Doğrusal bir yükselme ya da tek yönlü sabit bir alçalma eğrisi var kabul ederek yapılan okumalar, karmaşık düşünsel ve toplumsal süreçleri anlamak için yeterli olmayabilir.
Nekropolitikalar ve Ortadoğu
Bugün dünya genelinde, özellikle de Ortadoğu coğrafyasında yaşananlar Walter Benjamin’in tarihi
tespitini haklı çıkarır nitelikte: “Hiçbir medeniyet nişanesi yoktur ki aynı zamanda barbarlığa da bir çağrı
olmasın.” Şüphesiz yirminci yüzyıl tarihi barbarlıkla medeniyetin özdeşleştiği gerçekliklerle doludur. Achille Mbembe’nin son eseri Nekro-politikalar (Türkçeye Düşmanlık Politikaları olarak çevrilmiş) günümüz dünyasında yaşam ve ölüm alanlarının nasıl belirlendiğini detaylıca ele alır. Modern devletler iktidarı bilgi üreterek sağlar, şüphesiz Michel Foucault’nun biyo-politik olarak adlandırdığı yönetim sanatı ya da mantığı sayesinde toplumların ihtiyaçları, maddi-manevi, dinsel, kültürel ya da ideolojik gereçlerle karşılanırdı, bugün modern devlet yapılarına baktığımızda uzun bir süredir refah, mutlu, mutmain ve özgür toplumlar görmek olasıdır, bu bir hakikat. Bu hakikat şunu da gösteriyor elbette, modernleşme çabalarıyla bir türlü modernleşemeyen Ortadoğu ülkeleri bu refah toplum modelinden bir türlü nasibini alamadı. Aslında iktidarı sağlayan; bilgiyi ya da entelektüel hafızayı yönetme becerisidir, entelektüel hafızayı ya da bilgi üretme eylemini bir tehdit olarak gören totaliter sistemler, bilgiyi resmî devlet politikasına dönüştürdükleri andan itibaren halk tehdit altındadır demektir.
Bu yazının devamı 214. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Dinlerde Tövbe
Tarihten günümüze dinlerin hemen hepsi mensuplarına belirli birtakım inanışlar ve bu inanışlarla ilişkili olarak yapılması veya kaçınılması gereken davranışlar telkin etmekte ve bunları nihai kurtuluşu için gerekli görmektedir. Ancak insanlar zaman zaman, dinlerinin telkin ettiği öğretileri sürdürme, özellikle de bu öğretiler çerçevesinde uymaları gereken bazı davranışlara riayet etme hususunda ihlaller yapmakta, inançlarının telkin ettiği emir …
Özgür Olmayan Aydın Sadece Kelime Kalpazanıdır
Tolstoy’un bir sözünü hatırlıyorum; “Tanrı insanı özgür kılar.” Buna gerçekten inanıyordu Tolstoy ve sık söylediği bir sözü vardı; “İnsanlar özgürlüğümü kısıtlıyorlar ve özgür olabilmem için Tanrıyla başbaşa kalabilmeliyim…” diyordu. Nitekim insanlardan kaçtığı ve belki de İstanbul’a gelmek üzere yola çıktığında yaşlı bedeni Rusya steplerinin soğuğuna dayanamaz ve ebedi özgürlüğüne yürür. “Tanrı’nın egemenliği içinizdedir” diyerek insanları …
Hukukun Profesyonelleşmesi ve Yabancılaşma: İbn Haldun’un Devlet Kuramından Bir Okuma
Bu yazı, İbn Haldun’un umran bilimi (beşerî bilimler/humanities) ve asabiyye kuramı çerçevesinde hukukun profesyonelleşmesi sorununu ele almaktadır.
Komplo Teorileri Bağlamında Manipülasyon
Buna göre özellikle korku, kaygı ve panik duyguları olmak üzere insanların muhtelif duygusal zaafları kullanılarak sansasyonel bir teori ortaya atılmakta ve insanlar duygusal bir girdaba doğru çekilmektedir. Komplo teorileri bu süreç için nispeten elverişlidir zira aslında aralarında bağlantı olmayan hadiseler ve olgular arasında mesnetsiz bağlantılar oluşturmak suretiyle insanlar duygusal olarak manipüle edilebilmektedir.
Zihniyet Manzaramız: Bir Bilanço Taslağı
Belirli bir zihniyet ya da dünya görüşünden sökün eden toplumsal hareketlere yaklaşırken tek bir çizgi üzerinde seyreden çıkış ve iniş noktaları aramak yanıltıcı olabilir. Doğrusal bir yükselme ya da tek yönlü sabit bir alçalma eğrisi var kabul ederek yapılan okumalar, karmaşık düşünsel ve toplumsal süreçleri anlamak için yeterli olmayabilir.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.