“Özetleyecek olursak geleneksel bir eğitimin bileşenleri şunlardır: varlık olarak hakikatin sırlarına giriş; gerçeklik ve vahdet doktrini ile birlik ve gerçekleştirme metodu; duanın ‘kurtarıcı gemisi’; ‘erdem’in’ ahlâki duyarlılığının geliştirilmesi ve estetik ‘güzellik’ duyarlılığı. Bu, geleneğin vermeyi arzu ettiği hikmettir. Geleneğin aktarmayı arzuladığı bilgi, yalnızca dışsal şeylerden oluşmayıp ontolojiktir yani varlığımızın bir parçası olup varlığımızdan elde edilir. Geleneğin sunduğu dersler, kibirli bir biçimde parçanın bütün olduğunu iddia eden ve doğuştan kazanılan soylu hakkımızı -‘Cennetin Krallığı’nı, içte gömülü duran ilahi hazineyi- inkâr eden gerçekliğin sınırlı vizyonu için bir panzehirdir.’’
Emperyalist Batı tarafından doğrudan veya dolaylı olarak sömürüye maruz kalmış kadim geleneksel toplumlar, el an ciddi bir eğitim krizi içindedirler. Uzun yıllar Batı’nın bu tahrif ve tahkir edici sömürüsüne maruz kaldıktan sonra emperyalist Batı bu topraklardan ayrılmış ama ardında, hızla bulaşan ve bulaştığı her yeri aynılaştıran modernizasyon hastalığını bırakmıştır. Modernizasyonla kendine ve aslında kadim geleneklerine yabancılaşan bu toplumlar, ortaya çıkan eğitim boşluğunu da bir mukallit edasıyla Batılı öğretilerle doldurmaya başlamıştır. Kriz büyüktür ve her yerdedir. Kadim birikimden uzaklaşılmış ve belki de o bağ çoktan kopmuştur. Artık yeni hale ne eldeki modern eğitim çare olmaktadır ne de unutulmaya yüz tutmuş geleneksel eğitim… Kitap, bu sorunları hep birlikte yaşayan dünyanın farklı geleneksel toplumlarından, çeşitli yazarların yazılarından oluşan bir derlemedir. Kendi gelenekleri içindeki eğitim anlayışlarını, bunların tekrardan nasıl ihya edilebileceğini, modern eğitimin toplumlar üzerinde nasıl zararlar doğurduğu ve eğitimin amacının ne olduğu tartışılıyor. Eğitimle ilgili post-modern yayınların yoğun ve sürükleyici rüzgârının yanında karşılaştırma yapabilme açısından okunmaya değer bir eser.
Bu yazının devamı
192. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
“Teröristlerin işledikleri korkunç şeylerin, bazen ahlâki olarak meşru olduğunu bir mazeret olarak öne sürmek istemiyorum. Ben yalnızca, modern devletlerin daha kolay bir şekilde ve şimdiye kadar olanlardan da çok büyük bir ölçekte hayatı tahrip ve kesintiye uğratabilmeye muktedir oldukları ve teröristlerin asla
“Kendi açımdan geleneğin bazı yönlerini araştırdığımda, onun özel niteliklere sahip olduğunu ve sıkı tutulması gereken kendine özgü ayrıcalıklı ilkeler üzerine bina edildiğini gördüm. Bunlardan birisi dolaşım (tedavül) ilkesi diye adlandırdığım ilkedir. Bu kavramla İslam geleneğinin veya İslam medeniyetinin başka kültür ve medeniyetlerden kendine
“…esas mesele; modern Batılı sistemin uluslararası arenada birkaç asırdır oluşturduğu belirsizlik, ilkesizlik, uluslararası teamüllerin ihlal edildiği bir risk durumu dikkate alındığı zaman Covid-19 pandemisi ile uluslararası sistemin bir muhasebesinin gerekliliği ortaya çıkmaktadır. “
Özgürlük ve zorunluluk meselesi tüm insanlar için önemlidir ve herkesi ilgilendirir fakat ben (Müslüman Dünya da dâhil olmak üzere) Üçüncü Dünya için daha önemli ve ilgili olduğunu iddia ediyorum. Bizler (aşağı yukarı Chaucer ve eseri Frankleyn gibi) modernitenin eşiğinde beklediğimizden, onu belli
“Şiddet bir ölçüde antropolojik, bir ölçüde siyasal ve kültürel ve hatta ontolojik bir sorun. Hele ki İslam dünyası ve Türkiye açısından şiddet kültürel kodlarımıza dek işlemiş olan, üstesinden gelmek şöyle dursun, sorunlarımızın çözümündeki neredeyse yegâne siyasal aracımız olan bir sorun.”
Bilgiçlikten Bilgeliğe İsyandan Tâate Bayağılıktan Zevk-i Selîme EĞİTİM
GELENEĞİN IŞIĞINDA EĞİTİM
“Özetleyecek olursak geleneksel bir eğitimin bileşenleri şunlardır: varlık olarak hakikatin sırlarına giriş; gerçeklik ve vahdet doktrini ile birlik ve gerçekleştirme metodu; duanın ‘kurtarıcı gemisi’; ‘erdem’in’ ahlâki duyarlılığının geliştirilmesi ve estetik ‘güzellik’ duyarlılığı. Bu, geleneğin vermeyi arzu ettiği hikmettir. Geleneğin aktarmayı arzuladığı bilgi, yalnızca dışsal şeylerden oluşmayıp ontolojiktir yani varlığımızın bir parçası olup varlığımızdan elde edilir. Geleneğin sunduğu dersler, kibirli bir biçimde parçanın bütün olduğunu iddia eden ve doğuştan kazanılan soylu hakkımızı -‘Cennetin Krallığı’nı, içte gömülü duran ilahi hazineyi- inkâr eden gerçekliğin sınırlı vizyonu için bir panzehirdir.’’
Emperyalist Batı tarafından doğrudan veya dolaylı olarak sömürüye maruz kalmış kadim geleneksel toplumlar, el an ciddi bir eğitim krizi içindedirler. Uzun yıllar Batı’nın bu tahrif ve tahkir edici sömürüsüne maruz kaldıktan sonra emperyalist Batı bu topraklardan ayrılmış ama ardında, hızla bulaşan ve bulaştığı her yeri aynılaştıran modernizasyon hastalığını bırakmıştır. Modernizasyonla kendine ve aslında kadim geleneklerine yabancılaşan bu toplumlar, ortaya çıkan eğitim boşluğunu da bir mukallit edasıyla Batılı öğretilerle doldurmaya başlamıştır. Kriz büyüktür ve her yerdedir. Kadim birikimden uzaklaşılmış ve belki de o bağ çoktan kopmuştur. Artık yeni hale ne eldeki modern eğitim çare olmaktadır ne de unutulmaya yüz tutmuş geleneksel eğitim… Kitap, bu sorunları hep birlikte yaşayan dünyanın farklı geleneksel toplumlarından, çeşitli yazarların yazılarından oluşan bir derlemedir. Kendi gelenekleri içindeki eğitim anlayışlarını, bunların tekrardan nasıl ihya edilebileceğini, modern eğitimin toplumlar üzerinde nasıl zararlar doğurduğu ve eğitimin amacının ne olduğu tartışılıyor. Eğitimle ilgili post-modern yayınların yoğun ve sürükleyici rüzgârının yanında karşılaştırma yapabilme açısından okunmaya değer bir eser.
Bu yazının devamı 192. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Bellek Yitimine Karşı KİMLİK
“Teröristlerin işledikleri korkunç şeylerin, bazen ahlâki olarak meşru olduğunu bir mazeret olarak öne sürmek istemiyorum. Ben yalnızca, modern devletlerin daha kolay bir şekilde ve şimdiye kadar olanlardan da çok büyük bir ölçekte hayatı tahrip ve kesintiye uğratabilmeye muktedir oldukları ve teröristlerin asla
“İnsan Hakları” Hakk’a Baş Kaldırmış Egemenin Hakkı
“Kendi açımdan geleneğin bazı yönlerini araştırdığımda, onun özel niteliklere sahip olduğunu ve sıkı tutulması gereken kendine özgü ayrıcalıklı ilkeler üzerine bina edildiğini gördüm. Bunlardan birisi dolaşım (tedavül) ilkesi diye adlandırdığım ilkedir. Bu kavramla İslam geleneğinin veya İslam medeniyetinin başka kültür ve medeniyetlerden kendine
Göç ve Zenofobi Kim Yerli, Kim Yabancı?
“…esas mesele; modern Batılı sistemin uluslararası arenada birkaç asırdır oluşturduğu belirsizlik, ilkesizlik, uluslararası teamüllerin ihlal edildiği bir risk durumu dikkate alındığı zaman Covid-19 pandemisi ile uluslararası sistemin bir muhasebesinin gerekliliği ortaya çıkmaktadır. “
İslam’ın İnsanlığa Vaadi
Özgürlük ve zorunluluk meselesi tüm insanlar için önemlidir ve herkesi ilgilendirir fakat ben (Müslüman Dünya da dâhil olmak üzere) Üçüncü Dünya için daha önemli ve ilgili olduğunu iddia ediyorum. Bizler (aşağı yukarı Chaucer ve eseri Frankleyn gibi) modernitenin eşiğinde beklediğimizden, onu belli
Kekemelik Zihinde Ve Kalptedir
“Şiddet bir ölçüde antropolojik, bir ölçüde siyasal ve kültürel ve hatta ontolojik bir sorun. Hele ki İslam dünyası ve Türkiye açısından şiddet kültürel kodlarımıza dek işlemiş olan, üstesinden gelmek şöyle dursun, sorunlarımızın çözümündeki neredeyse yegâne siyasal aracımız olan bir sorun.”
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.