Derin bir kuyuda, başımı öne eğip dizlerime sarıldım. Düşerken üzerime damlalar, canım yandı. Her zerresi yaktı düştüğü yeri. Ben hiç ağlamadım, hep güldüm. Yıkandım sandım. Belki de bedeli budur; Yanmak! Ne tutuyor ki beni orda? Kimi bekliyorum? Hangi kalp? Hangi nefes? Bekleyecek miydim o eli? Yoksa kendim mi bulacaktım kalbimi ısıtacak Nur’u? Hangi söz sancıları …
ölüm ve kahkahalardan kurtuluş
Hiçbir su beni boğ(a)madı; ama ben her suda boğuldum,
Bir umudun peşine takılıp düştüğüm yerden doğruldum.
Her şey günü gelince vaktini doldurdu,
Ölüm, bir bedene daha akdini kondurdu.
Bazı şeyler üzerime kalınca sözcülüğüne soyundum,
Bir zamanın girdabında çoğu yerimden vuruldum.
Hüzünler tüm bedenleri kasıp kavurdu,
Ölüm, bir ceketi daha asıp anılarını savurdu.
Izdırap deryalarında yüzerken bulduğum her dala tutundum,
Merasim beyanlarından kaçarak kahkahalardan kurtuldum.
İmtihan, dünyada olduğumuz için bizi de vurdurdu,
Ölüm, bir hayali daha yıkıp da durdurdu.
Hayat bana ağır gelince taşıma gereğinde bulundum,
Kendimden başka yük taşı(ya)mama gerçeğine kuruldum.
Her yerde olan ve daim buyuran ol deyince oldurdu,
Ölüm, güzel kokan her çiçeği soldurdu
İlgili Yazılar
Mavi Kardelenler Borçlusu
Kırsal hakikatler besliyorum, kentler ki samimiyetten küçüktür,
Köylerdeki inancı kuşanıp da geldim, şehirler ki ağır bir yüktür.
Bildiklerim, çıktığım yolların tarifine yetmiyor,
Bu kara yazı, şu koca ömrün tarihine gitmiyor.
Hayal, zihnin kapısına itinayla vurulmuş alımlı bir rüyadır,
Aşk, uçsuz bucaksız sahradan denizler çıkaran bir deryadır.
Ezgiler mırıldandık, üstelik sevdalar satın aldık,
Gündüzleri güneşe, her gece aya hasret kaldık.
Ayna
Ayna ayna
Söyle bana.
Benim en çok sevdiğim rengi.
Var mı bilmediğim bir çiçek
Görmediğim bir gök
Düşümde.
Annemin gözünde
Saçımı tararsın.
Babamın cebinde aynasın.
Utanç Gölgeler
iflasımı saatlere öteledim
yarım gecemde ziyan basılacak birkaç evren sendeler
boşluğun takibi zor yolculuk
bir yanım sahip olduğu hayattan kor
gökkuşağı bedel
çantada yön
penceremde karga
metropol saklı gözlerinde
bu döngü vakit kaybı ve epeyce zor
Adaletin Amentüsü
Haykırıyor âdem evladı, dillerde adaletin amentüsü,
Dualarla örülüdür yeryüzündeki masumiyetin örtüsü.
Kurmadığımız cümlelerden imtihan ediliyoruz,
Kurulan türlü tezgâhların ağırlığında eziliyoruz.
Bu dönen devrandır, şu hayat seyrandır der misin?
Ziyan olan her yaşantın için tövbe eder misin?
Gün geliyor ve bizler yek sıra halinde diziliyoruz,
Gidilen iki yolun sonunda tek sonuca seçiliyoruz.
Değişmez kanundur bu, hak daima galip gelecek,
Yetersizlik içinde olanlar yeter demeye devam edecek.
İçimde Işıltısını Hissettiğim Hayat
Derin bir kuyuda, başımı öne eğip dizlerime sarıldım. Düşerken üzerime damlalar, canım yandı. Her zerresi yaktı düştüğü yeri. Ben hiç ağlamadım, hep güldüm. Yıkandım sandım. Belki de bedeli budur; Yanmak! Ne tutuyor ki beni orda? Kimi bekliyorum? Hangi kalp? Hangi nefes? Bekleyecek miydim o eli? Yoksa kendim mi bulacaktım kalbimi ısıtacak Nur’u? Hangi söz sancıları …