Latince “cultura” sözcüğünden gelen kültür, genel olarak işleme veya toprağı işleme anlamındadır. Etimolojik olarak “tarım” anlamını taşıyan kültür, daha sonra Batı dillerinde “culture” olarak kullanılmıştır. Fonetik bir benzerlikle Türkçeye “kültür” alarak yansımıştır. Kültür, “insanların toplumda yaşamaları nedeniyle öğrendikleri şeylerin toplamı”dır. Toplumsallığın sonucu olarak, insan hayatının nesnel parçalarının yanında nesnel olmayan parçalarını da içermektedir. En genel anlamıyla bir topluluk veya toplumun hayatını meydana getiren maddi ve manevi değerlerin tümüdür. Kültür, bir toplumun üyeleri arasında paylaşılan, devredilen ve bu değişim süreci içerisinde bulunan öğrenilmiş davranış kalıpları ile bu kalıpların ürünlerinin oluşturduğu bir yaşam biçimidir.
Kültür denilen olgunun bireyin ruhuna nüfuz etmesi sürecine toplumsallaşma nedir. Toplumsallaşma “toplumun değerlerini, kurallarını, inançlarını, eğilimlerini ve davranışlarını benimsemesi süreci” olarak tanımlanabilir.
Ayrıca “bireyin kişilik kazanarak, belli bir toplumsal çevreye hazırlanması, toplumla bütünleşmesi süreci” olarak tanımlayanlar olduğu gibi, “insan yavrusunun biyolojik bir varlık olmaktan çıkıp toplumun bir üyesi haline gelmesi” olarak da tanımlanmıştır. Toplumsallaşma olgusundan bahsedebilmek için toplum verisinin yani kültürün olması gerekir ve bu kültürün süreç dâhilinde toplum ve birey arasında akışı sağlanmalıdır.
Bu yazının devamı
179. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Gün be gün değişen ülke gündeminde sizin gündeminiz nedir bilmiyorum fakat medya tarafından hiç gündem edilmeyen, edilmesi de mümkün olmayan bir konuyu, insanlık onuru adına -gecikmiş olsam da- olan biteni kayıt altına alarak,
Gerek Anayasa yapım sürecinde cinsiyet kimliği ve cinsel yönelimin Anayasa’nın eşitlik maddesinde değil de ilgili maddenin gerekçesinde düzenleneceğine dair basında çıkan haberler, gerek 30 Eylül’de açıklanan de-mokratikleşme paketinde bu ifadelere dair herhangi bir atfın yapılmaması siyasî
Sağlığın en temel manipülasyonu herkesin bir şekilde hasta olduğu ya da hasta olmaya çok müsait olduğunu vurgulamak üzerine kuruludur. Burada gerçek acılardan çok, bilimsel verilere dayandırılmış sentetik semptomlar söz konusudur. Nitekim bilimin kendisi olanca çelişki ve muğlaklığına rağmen mutlaklaştırılıyor.
Ahvalimiz; karanlıkta can havliyle girdiği eczaneden el yordamıyla ilaçlar toparlayıp içen ve bundan da şifa uman adamın halini andırıyor. Hasta, daha hastalığının tam olarak ne olduğunu bilmiyor; iyileşmek istiyor fakat kullandığı ilaçların neye iyi geldiğiyle ilgilenmiyor.
Bir zamanlar sadece Web vardı… Bilgi temeli üzerine kurulan yapısının sınırları zorlanana kadar “insan bilişimi”, kısmen tedirgin edici de olsa genellikle iyimser yaklaşımlara ev sahipliği yapan geniş bir alandı. 2000/2001 yılında internet ekonomisi adı verilen balonun
Yemekteyiz: Kendi(liği)mizi Yiyoruz
İnsan ne yiyorsa odur.
Alman Atasözü
Ne yersen osun.
Çin Atasözü
Bana ne yediğini söyle,
sana kim olduğunu söyleyeyim.
Türk Atasözü
Kavramların Kokusu/Tadı
Latince “cultura” sözcüğünden gelen kültür, genel olarak işleme veya toprağı işleme anlamındadır. Etimolojik olarak “tarım” anlamını taşıyan kültür, daha sonra Batı dillerinde “culture” olarak kullanılmıştır. Fonetik bir benzerlikle Türkçeye “kültür” alarak yansımıştır. Kültür, “insanların toplumda yaşamaları nedeniyle öğrendikleri şeylerin toplamı”dır. Toplumsallığın sonucu olarak, insan hayatının nesnel parçalarının yanında nesnel olmayan parçalarını da içermektedir. En genel anlamıyla bir topluluk veya toplumun hayatını meydana getiren maddi ve manevi değerlerin tümüdür. Kültür, bir toplumun üyeleri arasında paylaşılan, devredilen ve bu değişim süreci içerisinde bulunan öğrenilmiş davranış kalıpları ile bu kalıpların ürünlerinin oluşturduğu bir yaşam biçimidir.
Ayrıca “bireyin kişilik kazanarak, belli bir toplumsal çevreye hazırlanması, toplumla bütünleşmesi süreci” olarak tanımlayanlar olduğu gibi, “insan yavrusunun biyolojik bir varlık olmaktan çıkıp toplumun bir üyesi haline gelmesi” olarak da tanımlanmıştır. Toplumsallaşma olgusundan bahsedebilmek için toplum verisinin yani kültürün olması gerekir ve bu kültürün süreç dâhilinde toplum ve birey arasında akışı sağlanmalıdır.
Bu yazının devamı 179. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
İnsan Fıtratını Bozma Girişimi Olarak Cinsiyet Eşitliği Projesi-1
Gün be gün değişen ülke gündeminde sizin gündeminiz nedir bilmiyorum fakat medya tarafından hiç gündem edilmeyen, edilmesi de mümkün olmayan bir konuyu, insanlık onuru adına -gecikmiş olsam da- olan biteni kayıt altına alarak,
İnsan Fıtratını Bozma Girişimi Olarak Cinsiyet Eşitliği Projesi
Gerek Anayasa yapım sürecinde cinsiyet kimliği ve cinsel yönelimin Anayasa’nın eşitlik maddesinde değil de ilgili maddenin gerekçesinde düzenleneceğine dair basında çıkan haberler, gerek 30 Eylül’de açıklanan de-mokratikleşme paketinde bu ifadelere dair herhangi bir atfın yapılmaması siyasî
Sağlığın Manipülasyonu: İyileşmeye Çalışmak Nasıl Kötüleştirir?
Sağlığın en temel manipülasyonu herkesin bir şekilde hasta olduğu ya da hasta olmaya çok müsait olduğunu vurgulamak üzerine kuruludur. Burada gerçek acılardan çok, bilimsel verilere dayandırılmış sentetik semptomlar söz konusudur. Nitekim bilimin kendisi olanca çelişki ve muğlaklığına rağmen mutlaklaştırılıyor.
İnsan Haklarını Konuşmak ‘Kışkırtılmış İnsan’dan ‘Yaratılmış İnsana’
Ahvalimiz; karanlıkta can havliyle girdiği eczaneden el yordamıyla ilaçlar toparlayıp içen ve bundan da şifa uman adamın halini andırıyor. Hasta, daha hastalığının tam olarak ne olduğunu bilmiyor; iyileşmek istiyor fakat kullandığı ilaçların neye iyi geldiğiyle ilgilenmiyor.
Sanrı Ve Zaaf Sarmalında E-İnsan
Bir zamanlar sadece Web vardı… Bilgi temeli üzerine kurulan yapısının sınırları zorlanana kadar “insan bilişimi”, kısmen tedirgin edici de olsa genellikle iyimser yaklaşımlara ev sahipliği yapan geniş bir alandı. 2000/2001 yılında internet ekonomisi adı verilen balonun
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.