Taşradan Şehre, Bilinçten Dirence Beraberlikerimizi zedeleyen bencilliklerimizdir, cümlesinin altını ısrarla çizmiştim. Kitabın ismi Ağabeyime Mektuplar’dı. Ancak mektuplara muhattap olmak için illa ağabey olmaya gerek yoktu. Bahsedilenler çoğumuzun ahvaliydi. Mengüşoğlu’nun ilk okuduğum kitabından söz ediyorum. Zedelenen sadece beraberliklerimiz değildi elbette. Gönlümüz, yüreğimiz, zihnimiz, aklımız, kalbimiz… Daha doğru bir ifadeyle akleden kalbimiz. Bu yüzden , Metin Önal Mengüşoğlu’nun eserleri için akleden kalbe ulaşmak ve oradaki tortulları, ayıklanması gereken otları temizleme çabasıdır desem; herhalde isabetli bir cümle kurmuş olurum. Yazarı yakından tanıyan Ferhat Çiftçi, büyük özveri ve geniş zamana yayılan çabaların neticesinde kıymetli bir eseri okuyucuya emanet ediyor: ‘ Taşranın Direnci Şehrin Bilinci’
Bu sayıda Ferhat Çiftçi ile, az evvel ismini andığımız kitabı, dolayısıyla da Metin Önal Mengüşoğlu’nu konuştuk.
Metin Önal Mengüşoğlu ismiyle tanışmanız hangi döneme denk düşüyor ve biyografi yazma fikrini neler besledi?
Hatırladığım kadarıyla Metin Önal Mengüşoğlu ismine ilk olarak Yolcu edebiyat dergisinde rastladım. 2001 veya 2002 yılıydı. Bu dergiye bir röportaj vermişti. Dergide yer alan Return adlı şiiri dikkatimi çekmişti. İlk okuduğum kitabı ise Vahiy ve Sanat oldu.
Bu yazının devamı
197. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İsmet Özel, Şiir Okuma Kılavuzu adlı eserinde “Şiiri de şiirsel olanı da doğrudan doğruya şiirin içinde aramalıyız.” der. Bu edebi türün en önemli özelliğini, insanoğluna ait olan yapıp etmelerin sınırında yer alan bir etkinlik olması dolayısıyla kazandığına dikkat çeker.
Türkü yakmak, türküyle yanmak ve türkü okumak. Bu coğrafya insanın kaderidir türküler. Hüznü, sevinci, yoksulluğu, aşkı ve ölümü türkülerle/türkülerde anlatmıştır Anadolu insanı. Bu sebeple türküleri anlamayan bu coğrafyanın insanını da anlayamaz, anlatamaz.
Şiir ve hikaye, her ikisi de sanat ve edebiyat ırmağını asırlardır sürükleyen iki büyük dalga. Gerek ‘şiirin saçağı’nın gerekse de ‘hikayenin saçağı’nın altına baktığımızda büyük isimleri, büyük özlemleri, büyük dramları, büyük kavgaları vs. görüyoruz.
Çoğumuz bu dünyadan göçerken, arkamızda tamamlanmamış işler, çalışılacak dosyalar bırakırız. Ecel, çoğu kez emellerden önce yetişir. Ancak bazı isimler vardır ki onları anarken içimiz biraz daha fazla burkulur.
Her gece uyuyor her sabah uyanıyoruz. Uyurken ayağımız yerden kesiliyor, düşler görüyoruz. Uyandığımız her sabahla beraber, yeni hayatları kucağımızda bularak hikâyemize yeni sayfalar ekliyoruz. Elimize en nihayetinde tutuşturulacak kitaplarımız bu sayfalardan oluşuyor.
“Taşranın Direnci, Şehrin Bilinci ” Metin Önal Mengüşoğlu Kitabı Üzerine
Söyleşi: Ferhat Çiftçi
Taşradan Şehre, Bilinçten Dirence
Beraberlikerimizi zedeleyen bencilliklerimizdir, cümlesinin altını ısrarla çizmiştim. Kitabın ismi Ağabeyime Mektuplar’dı. Ancak mektuplara muhattap olmak için illa ağabey olmaya gerek yoktu. Bahsedilenler çoğumuzun ahvaliydi. Mengüşoğlu’nun ilk okuduğum kitabından söz ediyorum. Zedelenen sadece beraberliklerimiz değildi elbette. Gönlümüz, yüreğimiz, zihnimiz, aklımız, kalbimiz… Daha doğru bir ifadeyle akleden kalbimiz. Bu yüzden , Metin Önal Mengüşoğlu’nun eserleri için akleden kalbe ulaşmak ve oradaki tortulları, ayıklanması gereken otları temizleme çabasıdır desem; herhalde isabetli bir cümle kurmuş olurum. Yazarı yakından tanıyan Ferhat Çiftçi, büyük özveri ve geniş zamana yayılan çabaların neticesinde kıymetli bir eseri okuyucuya emanet ediyor: ‘ Taşranın Direnci Şehrin Bilinci’
Bu sayıda Ferhat Çiftçi ile, az evvel ismini andığımız kitabı, dolayısıyla da Metin Önal Mengüşoğlu’nu konuştuk.
Metin Önal Mengüşoğlu ismiyle tanışmanız hangi döneme denk düşüyor ve biyografi yazma fikrini neler besledi?
Hatırladığım kadarıyla Metin Önal Mengüşoğlu ismine ilk olarak Yolcu edebiyat dergisinde rastladım. 2001 veya 2002 yılıydı. Bu dergiye bir röportaj vermişti. Dergide yer alan Return adlı şiiri dikkatimi çekmişti. İlk okuduğum kitabı ise Vahiy ve Sanat oldu.
Bu yazının devamı 197. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
“Halkın Mutsuzluk Lekeleri” Kitabı, Şiir ve Şair Üzerine
İsmet Özel, Şiir Okuma Kılavuzu adlı eserinde “Şiiri de şiirsel olanı da doğrudan doğruya şiirin içinde aramalıyız.” der. Bu edebi türün en önemli özelliğini, insanoğluna ait olan yapıp etmelerin sınırında yer alan bir etkinlik olması dolayısıyla kazandığına dikkat çeker.
Türkünün Ötesi Neşet Ertaş Üzerine
Türkü yakmak, türküyle yanmak ve türkü okumak. Bu coğrafya insanın kaderidir türküler. Hüznü, sevinci, yoksulluğu, aşkı ve ölümü türkülerle/türkülerde anlatmıştır Anadolu insanı. Bu sebeple türküleri anlamayan bu coğrafyanın insanını da anlayamaz, anlatamaz.
“Acar Süvari Tutuk Arbalet” Üzerine
Şiir ve hikaye, her ikisi de sanat ve edebiyat ırmağını asırlardır sürükleyen iki büyük dalga. Gerek ‘şiirin saçağı’nın gerekse de ‘hikayenin saçağı’nın altına baktığımızda büyük isimleri, büyük özlemleri, büyük dramları, büyük kavgaları vs. görüyoruz.
“İlhami Çiçek” Kitabı Üzerine
Çoğumuz bu dünyadan göçerken, arkamızda tamamlanmamış işler, çalışılacak dosyalar bırakırız. Ecel, çoğu kez emellerden önce yetişir. Ancak bazı isimler vardır ki onları anarken içimiz biraz daha fazla burkulur.
“Serçe Risalesi” Üzerine
Her gece uyuyor her sabah uyanıyoruz. Uyurken ayağımız yerden kesiliyor, düşler görüyoruz. Uyandığımız her sabahla beraber, yeni hayatları kucağımızda bularak hikâyemize yeni sayfalar ekliyoruz. Elimize en nihayetinde tutuşturulacak kitaplarımız bu sayfalardan oluşuyor.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.