Çoğumuz bu dünyadan göçerken, arkamızda tamamlanmamış işler, çalışılacak dosyalar bırakırız. Ecel, çoğu kez emellerden önce yetişir. Ancak bazı isimler vardır ki onları anarken içimiz biraz daha fazla burkulur. Daha çıkacak kitapları, söylecek sözleri vardı, deriz. Sanıyorum İlhami Çiçek de onlardan birisidir. Otuzuncu yaşına bir kala dünyasını değiştirmesiyle, arkasında böyle bir hissiyat bırakmıştır. Ama eceldir bu ve yetişmiştir. Reşit Güngör Kalkan’la İlhami Çiçek’i ve ‘Türk Şiirine Buruk Bir Armağan’ ithafıyla yayınlanan kitabını konuştuk. Birlikte aynı mısrayı hatırlayarak: ‘’Yalnız hüznü vardır kalbi olanın’’
İlk soruda çoğunlukla, kendinizi nasıl tanımlarsınız, cümlesi yöneltilir muhatabbımıza. Bunu biraz esnetip şöyle sorayım, Reşit Güngör Kalkan kendisinden ve bulunduğu yerden razı mıdır?
-Elhamdülillah. Öyle entel-dantel mavralar sallamanın lüzûmu yok. İşte geldik ve hızla da gidiyoruz. Herkesin bildiği; fakat kimsenin, herkesin bilmediğini sandığı bir gerçek var karşımızda: Ölüyorsun ey insan!
Bu yazının devamı
195. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Çocuk edebiyatının mahiyeti, değer üretimi, tarihi seyri,yazarlığı, çizerliği, eğitim ve öğretimi bunlarla beraber çocuk kitapları yayıncılığı, editörlüğü ve daha birçok alan araştırma ve incelenmeye değer konular olsa da çocuk edebiyatının merkezinde çocuklar vardır.
Özellikle ebeveynin, çocuğun dünyasına girmekten ziyade çocuğu, cep telefonunun, televizyonun terk etiğini görmek bizi üzüyor. Büyükler çocuklara bir şeyler öğretme telaşındalarsa alsında onların dünyalarına kendilerini bıraksalar, onlardan öğrenecek o kadar çok şeyleri var ki…
“İnsanlığı kurtarma isteği duyan herkes günümüzde öncelikle sözü kurtarmalıdır” der Jasques Ellul “Sözün Düşüşü” kitabında. İmajların istila ettiği çağımızda, sözü ayağa kaldırmak, ona hak ettiği değeri vermek gerekmektedir.
Bir yönetmeni tanımak için onun ilk dönem çalışmalarını incelemek gerekebilir. Her ne kadar ilk dönemler bir yönetmeni tanımak için güç ya da erken olsa da bu safha yönetmeni tanımak için bir önsözü andırır. Yasak Rüya (2005), Mizansen (2006), Saat Kaç (2006), Kayıp Zaman Düşleri (2007) ve İstanbul (2007) yönetmenin ilk yaptığı kısa filmler.
Her gece uyuyor her sabah uyanıyoruz. Uyurken ayağımız yerden kesiliyor, düşler görüyoruz. Uyandığımız her sabahla beraber, yeni hayatları kucağımızda bularak hikâyemize yeni sayfalar ekliyoruz. Elimize en nihayetinde tutuşturulacak kitaplarımız bu sayfalardan oluşuyor.
“İlhami Çiçek” Kitabı Üzerine
Söyleşi: Salih Erayabakan
Çoğumuz bu dünyadan göçerken, arkamızda tamamlanmamış işler, çalışılacak dosyalar bırakırız. Ecel, çoğu kez emellerden önce yetişir. Ancak bazı isimler vardır ki onları anarken içimiz biraz daha fazla burkulur. Daha çıkacak kitapları, söylecek sözleri vardı, deriz. Sanıyorum İlhami Çiçek de onlardan birisidir. Otuzuncu yaşına bir kala dünyasını değiştirmesiyle, arkasında böyle bir hissiyat bırakmıştır. Ama eceldir bu ve yetişmiştir. Reşit Güngör Kalkan’la İlhami Çiçek’i ve ‘Türk Şiirine Buruk Bir Armağan’ ithafıyla yayınlanan kitabını konuştuk. Birlikte aynı mısrayı hatırlayarak: ‘’Yalnız hüznü vardır kalbi olanın’’
İlk soruda çoğunlukla, kendinizi nasıl tanımlarsınız, cümlesi yöneltilir muhatabbımıza. Bunu biraz esnetip şöyle sorayım, Reşit Güngör Kalkan kendisinden ve bulunduğu yerden razı mıdır?
-Elhamdülillah. Öyle entel-dantel mavralar sallamanın lüzûmu yok. İşte geldik ve hızla da gidiyoruz. Herkesin bildiği; fakat kimsenin, herkesin bilmediğini sandığı bir gerçek var karşımızda: Ölüyorsun ey insan!
Bu yazının devamı 195. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Çocuk Edebiyatının Başkahramanı Çocuklarla “Kitaba” ve “Okumaya” Dair
Çocuk edebiyatının mahiyeti, değer üretimi, tarihi seyri,yazarlığı, çizerliği, eğitim ve öğretimi bunlarla beraber çocuk kitapları yayıncılığı, editörlüğü ve daha birçok alan araştırma ve incelenmeye değer konular olsa da çocuk edebiyatının merkezinde çocuklar vardır.
“Çocukları Keşfetmek” Üzerine
Özellikle ebeveynin, çocuğun dünyasına girmekten ziyade çocuğu, cep telefonunun, televizyonun terk etiğini görmek bizi üzüyor. Büyükler çocuklara bir şeyler öğretme telaşındalarsa alsında onların dünyalarına kendilerini bıraksalar, onlardan öğrenecek o kadar çok şeyleri var ki…
Kelimelerimiz, Kavramlarımız ve Zihin Dünyamız Üzerine
“İnsanlığı kurtarma isteği duyan herkes günümüzde öncelikle sözü kurtarmalıdır” der Jasques Ellul “Sözün Düşüşü” kitabında. İmajların istila ettiği çağımızda, sözü ayağa kaldırmak, ona hak ettiği değeri vermek gerekmektedir.
Şiir ve Edebiyatın İzinde Sinemayı Anlamak
Bir yönetmeni tanımak için onun ilk dönem çalışmalarını incelemek gerekebilir. Her ne kadar ilk dönemler bir yönetmeni tanımak için güç ya da erken olsa da bu safha yönetmeni tanımak için bir önsözü andırır. Yasak Rüya (2005), Mizansen (2006), Saat Kaç (2006), Kayıp Zaman Düşleri (2007) ve İstanbul (2007) yönetmenin ilk yaptığı kısa filmler.
“Serçe Risalesi” Üzerine
Her gece uyuyor her sabah uyanıyoruz. Uyurken ayağımız yerden kesiliyor, düşler görüyoruz. Uyandığımız her sabahla beraber, yeni hayatları kucağımızda bularak hikâyemize yeni sayfalar ekliyoruz. Elimize en nihayetinde tutuşturulacak kitaplarımız bu sayfalardan oluşuyor.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.