Samimiyet; kirlenmemiş, temiz, saf, arı – duru, ihlaslı, sadakatli olmak, içten davranmak demektir. Gerçekçi olmaktır. Gerçek demektir. İnanılan gerçeğin, fiillere yansımasıdır. Somutlaşmasıdır. Şekle dönüşmesidir. Fiillerin, inanç ve düşünceye uyum sağlamasıdır. Ruh ile bedenin zıtlaşmaması, ayrı düşmemesi; bir ve beraber olmasıdır. Yekvücut haline gelmesidir.
İnancın, düşüncenin ve davranışların gerçekle, doğrulukla mayalanışı demektir samimiyet.
Samimiyetsizlik; kişinin kendisini inkârdır önce. İnsanın kendisine olan güvenini de, insanların güvenini de ayakaltı etmesidir, yitirmesidir. Bir insandan samimiyeti çeker, alırsanız geriye ne kalır? Gerçek olmayan, kof bir görüntü… Karartı… Geriye yalanın gölgesi kalır.
Bu yazının devamı
188. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
“Sen neden, kimden kaçtın da bunca zaman derin uykulara daldın?” diye soruyorum kendime. Her günüm bir yıl gibi geçmişçesine derin izler bırakırken kalbimde, “Değdi mi bu kadar uykuya?” diye sormadan edemiyorum. Ashab-ı Kehf’in mücadelesini sen ne kadar yaşadın da kaçmayı hak ettin sorusu gelir ardından. Onlar kadar dinin için mücadele ettin mi? Peki, onlar kadar imanın var mı ki senin? Ama onlar tek değillerdi de senin gibi. Gerçi sen de tek sayılmazsın. Senden öte senden ziyade kaç benlik daha taşıyorsun bu topraktan olma bedende. Taşıdığın her sıfatla yeni bir sen oluyorsun.
“Ey Rabbim! Bana ve anne-babama verdiğin nimet için şükretmeyi ve seni hoşnut edeceğim salih ameller yapmayı bana nasip et ve beni rahmetinle salih kullarının arasına kat!” (Neml, 27/19) Yokluk, fakirlik, kıt kanaat geçinmek hep fazilet sanıldı bir dönem… Haline şükretmek, isyan etmemekten bahsetmiyorum. Meşru sınırlar içinde daha fazla kazanmayı kerih görmenin yanlışlığına dikkat çekmek istiyorum. …
Günümüzde toplumlar, iletişim ve bilişim dünyasında meydana gelen gelişmelere paralel olarak daha hızlı bir değişim geçirmekte ve bunun sonucu olarak da kuşaklar arasında ciddi çatışmalar ortaya çıkmaktadır. Biraz da kaçınılmaz olan bu durum yeni kuşakların bir önceki kuşağın değerlerini önemli ölçüde sorgulayıp bu değerlerle arasına ciddi mesafeler koymalarını hatta zaman zaman bu değerlere karşı hasmane …
Çocuk aklımla, ağaçların yaşlı ama gücü kuvveti yerinde, temiz yüzlü insanlara benzediğini düşünürdüm. Kaybolma korkusuna karşı zihnimin kendi kendine oynadığı bir korunma oyununda ağaçlar güvenli varlıklara dönüşürdü. Sığınma isteğiydi aslında bu.
Günümüzde Müslümanlar üç hastalıkla sınav halindedir. Bunlar; devletçilik, milliyetçilik (ulusçuluk) ve pragmatizmdir. İslâmi düşünce ile örtüşmeyen bu üç özellik Müslümanların kimlik bunalımı yaşamalarının en önemli nedenidir belki de. Çünkü Müslümanların pek çok ilişki biçimi devletçi, milliyetçi ve pragmatist zihin dünyasının etkisi altındadır. İslâmi kesimin kültürel kodlarını esareti altına alan bu üç hastalık seküler değerler manzumesi …
Samimiyet Sınavında Başarımız
Samimiyet; kirlenmemiş, temiz, saf, arı – duru, ihlaslı, sadakatli olmak, içten davranmak demektir. Gerçekçi olmaktır. Gerçek demektir. İnanılan gerçeğin, fiillere yansımasıdır. Somutlaşmasıdır. Şekle dönüşmesidir. Fiillerin, inanç ve düşünceye uyum sağlamasıdır. Ruh ile bedenin zıtlaşmaması, ayrı düşmemesi; bir ve beraber olmasıdır. Yekvücut haline gelmesidir.
İnancın, düşüncenin ve davranışların gerçekle, doğrulukla mayalanışı demektir samimiyet.
Samimiyetsizlik; kişinin kendisini inkârdır önce. İnsanın kendisine olan güvenini de, insanların güvenini de ayakaltı etmesidir, yitirmesidir. Bir insandan samimiyeti çeker, alırsanız geriye ne kalır? Gerçek olmayan, kof bir görüntü… Karartı… Geriye yalanın gölgesi kalır.
Bu yazının devamı 188. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Derin Uykular
“Sen neden, kimden kaçtın da bunca zaman derin uykulara daldın?” diye soruyorum kendime. Her günüm bir yıl gibi geçmişçesine derin izler bırakırken kalbimde, “Değdi mi bu kadar uykuya?” diye sormadan edemiyorum. Ashab-ı Kehf’in mücadelesini sen ne kadar yaşadın da kaçmayı hak ettin sorusu gelir ardından. Onlar kadar dinin için mücadele ettin mi? Peki, onlar kadar imanın var mı ki senin? Ama onlar tek değillerdi de senin gibi. Gerçi sen de tek sayılmazsın. Senden öte senden ziyade kaç benlik daha taşıyorsun bu topraktan olma bedende. Taşıdığın her sıfatla yeni bir sen oluyorsun.
“Var Evi Kerem Evi, Yok Evi Verem Evi”
“Ey Rabbim! Bana ve anne-babama verdiğin nimet için şükretmeyi ve seni hoşnut edeceğim salih ameller yapmayı bana nasip et ve beni rahmetinle salih kullarının arasına kat!” (Neml, 27/19) Yokluk, fakirlik, kıt kanaat geçinmek hep fazilet sanıldı bir dönem… Haline şükretmek, isyan etmemekten bahsetmiyorum. Meşru sınırlar içinde daha fazla kazanmayı kerih görmenin yanlışlığına dikkat çekmek istiyorum. …
Toplumu Ayakta Tutan Değer: Yardımlaşma
Günümüzde toplumlar, iletişim ve bilişim dünyasında meydana gelen gelişmelere paralel olarak daha hızlı bir değişim geçirmekte ve bunun sonucu olarak da kuşaklar arasında ciddi çatışmalar ortaya çıkmaktadır. Biraz da kaçınılmaz olan bu durum yeni kuşakların bir önceki kuşağın değerlerini önemli ölçüde sorgulayıp bu değerlerle arasına ciddi mesafeler koymalarını hatta zaman zaman bu değerlere karşı hasmane …
Çocuk Aklı
Çocuk aklımla, ağaçların yaşlı ama gücü kuvveti yerinde, temiz yüzlü insanlara benzediğini düşünürdüm. Kaybolma korkusuna karşı zihnimin kendi kendine oynadığı bir korunma oyununda ağaçlar güvenli varlıklara dönüşürdü. Sığınma isteğiydi aslında bu.
İlkesizlik ve Pragmatik Savrulmalar
Günümüzde Müslümanlar üç hastalıkla sınav halindedir. Bunlar; devletçilik, milliyetçilik (ulusçuluk) ve pragmatizmdir. İslâmi düşünce ile örtüşmeyen bu üç özellik Müslümanların kimlik bunalımı yaşamalarının en önemli nedenidir belki de. Çünkü Müslümanların pek çok ilişki biçimi devletçi, milliyetçi ve pragmatist zihin dünyasının etkisi altındadır. İslâmi kesimin kültürel kodlarını esareti altına alan bu üç hastalık seküler değerler manzumesi …
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.