Samimiyet; kirlenmemiş, temiz, saf, arı – duru, ihlaslı, sadakatli olmak, içten davranmak demektir. Gerçekçi olmaktır. Gerçek demektir. İnanılan gerçeğin, fiillere yansımasıdır. Somutlaşmasıdır. Şekle dönüşmesidir. Fiillerin, inanç ve düşünceye uyum sağlamasıdır. Ruh ile bedenin zıtlaşmaması, ayrı düşmemesi; bir ve beraber olmasıdır. Yekvücut haline gelmesidir.
İnancın, düşüncenin ve davranışların gerçekle, doğrulukla mayalanışı demektir samimiyet.
Samimiyetsizlik; kişinin kendisini inkârdır önce. İnsanın kendisine olan güvenini de, insanların güvenini de ayakaltı etmesidir, yitirmesidir. Bir insandan samimiyeti çeker, alırsanız geriye ne kalır? Gerçek olmayan, kof bir görüntü… Karartı… Geriye yalanın gölgesi kalır.
Bu yazının devamı
188. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Akıl, algıladığı görüntüleri, duygu ile vardığı şeyleri yorumlayıp bir tasnife, bir düzene koymak ister. Düşünen insan, nesnelerle de yetinmeyip fizikötesi alanlara uzar. Bir yorum getirip bir idrake varıncaya dek, itminan oluncaya dek uğraşır. Bir yoruma varmak tutkusu, normal işlevidir aklın. Adeta mecburdur bir analiz ve sentez yapmaya.
Yol bazen çok uzunmuş gibi gelir insana.
Yapılacak şeyleri yaymışsındır daha yaşayacağını sandığın hayatına.
Kafanda hayata dair kaba taslak bir plan vardır.
Birgün aniden birşeyler oluverir.
Birden yolunun kısaldığını anlarsın.
Her an başka başka nedenlerle seni bulabilecek “son” düşüncesi daha da yakınlaşmıştır sana.
Sığdırmaya çalışırsın kısalan yoluna, uzunca gördüğün yol için düşündüklerini.
Yaptığımız davranışın Hakk’ın isteğine uymadığını, hakiki olmadığını fark etmektir tövbe. Çok değerli bir farkındalık bu. Kişinin davranmadan önce harekete geçmesini sağlayan süreçten haberdar kılar bizi ve tövbe de
Yıllar diyorum, geçip gidiyorlar… Biraz tortuları, biraz pişmanlıkları, biraz ümitleri besleyip-silmekle birlikte. Takvimler diyorum, rakamlardan ibaret değil sadece. Neler neler hatırlatıyor o günü işaret eden takvimler. Öyle ya mezar taşlarındaki tarih de rakamdan ibaret değil bildiğin gibi.
Özgür mü olmak istiyorsunuz? O halde başınız bağlı olmamalı birilerine ve beklentiniz olmamalı kimseden. Beklentileriniz kimden ve ne kadar yüksek ise; “O”na karşı o oranda boynu bükük, mahkûm ve kulsunuz demektir. Bu sebeple özgün olmanın tek yolu vardır insan için, Allah’a, sadece Allah’a bağlı olmak ve sadece ondan ummak… İşte o zaman hiç kimseden pervası …
Samimiyet Sınavında Başarımız
Samimiyet; kirlenmemiş, temiz, saf, arı – duru, ihlaslı, sadakatli olmak, içten davranmak demektir. Gerçekçi olmaktır. Gerçek demektir. İnanılan gerçeğin, fiillere yansımasıdır. Somutlaşmasıdır. Şekle dönüşmesidir. Fiillerin, inanç ve düşünceye uyum sağlamasıdır. Ruh ile bedenin zıtlaşmaması, ayrı düşmemesi; bir ve beraber olmasıdır. Yekvücut haline gelmesidir.
İnancın, düşüncenin ve davranışların gerçekle, doğrulukla mayalanışı demektir samimiyet.
Samimiyetsizlik; kişinin kendisini inkârdır önce. İnsanın kendisine olan güvenini de, insanların güvenini de ayakaltı etmesidir, yitirmesidir. Bir insandan samimiyeti çeker, alırsanız geriye ne kalır? Gerçek olmayan, kof bir görüntü… Karartı… Geriye yalanın gölgesi kalır.
Bu yazının devamı 188. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Çeşitli Vaadlere Özet Bakış
Akıl, algıladığı görüntüleri, duygu ile vardığı şeyleri yorumlayıp bir tasnife, bir düzene koymak ister. Düşünen insan, nesnelerle de yetinmeyip fizikötesi alanlara uzar. Bir yorum getirip bir idrake varıncaya dek, itminan oluncaya dek uğraşır. Bir yoruma varmak tutkusu, normal işlevidir aklın. Adeta mecburdur bir analiz ve sentez yapmaya.
Yolun Sonu Görününce!
Yol bazen çok uzunmuş gibi gelir insana.
Yapılacak şeyleri yaymışsındır daha yaşayacağını sandığın hayatına.
Kafanda hayata dair kaba taslak bir plan vardır.
Birgün aniden birşeyler oluverir.
Birden yolunun kısaldığını anlarsın.
Her an başka başka nedenlerle seni bulabilecek “son” düşüncesi daha da yakınlaşmıştır sana.
Sığdırmaya çalışırsın kısalan yoluna, uzunca gördüğün yol için düşündüklerini.
Tövbe: Unuttuğunu Fark Etmek!
Yaptığımız davranışın Hakk’ın isteğine uymadığını, hakiki olmadığını fark etmektir tövbe. Çok değerli bir farkındalık bu. Kişinin davranmadan önce harekete geçmesini sağlayan süreçten haberdar kılar bizi ve tövbe de
Mektup XIII
Yıllar diyorum, geçip gidiyorlar… Biraz tortuları, biraz pişmanlıkları, biraz ümitleri besleyip-silmekle birlikte. Takvimler diyorum, rakamlardan ibaret değil sadece. Neler neler hatırlatıyor o günü işaret eden takvimler. Öyle ya mezar taşlarındaki tarih de rakamdan ibaret değil bildiğin gibi.
Başı Bağlı Olan Kekeme Olur
Özgür mü olmak istiyorsunuz? O halde başınız bağlı olmamalı birilerine ve beklentiniz olmamalı kimseden. Beklentileriniz kimden ve ne kadar yüksek ise; “O”na karşı o oranda boynu bükük, mahkûm ve kulsunuz demektir. Bu sebeple özgün olmanın tek yolu vardır insan için, Allah’a, sadece Allah’a bağlı olmak ve sadece ondan ummak… İşte o zaman hiç kimseden pervası …
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.