Müslüman gelenekte Hz. Muhammed’in tutum ve davranışlarını (sünnet) sonraki nesillere doğru biçimde aktarabilmek için yoğun bir çaba harcanmıştır. İslâm’ın ortaya çıktığı döneme ışık tutan tarihî malzemeye bakıldığında bu, rahatlıkla gözlemlenebilir. “İslâmî Metinler” olarak da adlandırabileceğimiz bu kıymetli miras, özellikle Kur’ân-ı Kerîm ve bunun dışında kalan rivâyet malzemesini kapsamaktadır. Günümüzde tarihî şahsiyeti hakkında en fazla yazılı malzeme bulunan kişinin/kişilerden birinin Hz. Muhammed olduğunda şüphe yoktur. Bu durum, araştırmacılara, tarihî süreçte kaçınılmaz olarak ortaya çıkan birbirinden farklı Hz. Muhammed tasavvurlarının -belirli ölçüde de olsa- sağlamasını yapabilme imkânı sunmaktadır.
İslâmî metinler, keşfedilmeyi ve tetkik edilmeyi bekleyen binlerce tarihî hadiseyi mündemiçtir. Malum olduğu üzere bir metnin anlaşılabilmesi, yalnızca onun literal anlamını öğrenmekle sınırlı bir süreç değildir. Anlama sürecine bir o kadar da okuyucunun metne yaklaşma niyeti ve ilgili metni kavrayabilecek bir entelektüel donanıma sahip olup olmadığı da etki etmektedir. Çağdaş dönemde hermenötik metot hakkında yazılan eserlerde bu mevzu, özellikle dinî metinlerin anlaşılması cihetinden detaylı biçimde işlenmektedir.[1]
Bu yazının devamı
216. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
“Avrupa kurumsal modernizminin” Avrupa’yı inşa etmesi ile birlikte hükümran bir güç olarak dünyanın geri kalanı ile ilişkiye geçmesi, Batı dışı toplumlar açısından zorunlu bir ilişki biçimi olarak gündeme gelmiştir.
İnsan nedir sorusuna verilen cevab doğrultusunda şekillenmiştir toplumsal yapı ve şartlarımız. Toplumsal yapı ve şartlarımız insanı şekillendirmektedir.Birbirinden farklı iki önermeyi sıralamamın sebebi, yumurta mı tavuktan tavuk mu yumurtadan çıkar hafifliğinde bir tartışma açmak değil;
İdeolojik yönelim müzik üzerinden kendini dışa vurur. Aslında ‘İstiklal Marşı’ üzerinden yürütülen tartışma da müzik alanında yaşanan tartışmanın içeriğine ilişkin bilgi vericidir. Özellikle 28 Şubat sürecinde ‘İstiklal Marşı’na karşı ‘Onuncu yıl Marşı’nın öne çıkarılması, kuşku yok ki İstiklal Marşı’nın içeriği ile ilgili bir konudur.
İyilik postunda açık, aleni kötülük yapılmaktadır:
Çünkü iyinin ölçütü, kapitalist düzende “refah ve huzur” içinde yaşayabilmek, yeryüzünde cenneti kurmak olarak belirlenmiştir…
Çünkü iyilik, ölümden ve ölüme hazırlayacak olan her türlü ilkeden arınmak olarak tanımlanmıştır…
Çünkü iyilik, bilinmeyen zamana ve tahmin edilemeyen bedele teslim edilemeyecek kadar mülk edinilmiştir…
Modernizm ve postmodernizm kavramlarına dönük yapılmış tanımlamalar çoğunlukla dönemsel özellik ve pratik yaşam biçimlerinden, ele alınan disiplinin belirlemiş olduğu paradigmadan hareketle ortaya koyulmakta ve bu şekilde ele alınan kavramın tanımlamasına yönelik oldukça farklı ve geniş bir tanımlar yelpazesi ile karşı karşıya kalınmaktadır. Çalışmamızın ilgili olduğu konu, kavramların felsefi boyutuyla ilişkili olduğu için önceliğimiz kavramın ilgili anlam sahasına dönük tanımları ve felsefe sözlüklerinin yer verdiği tanımlamalar olacaktır.
Sümük-ü Şerif Polemiğine Mütevazı Bir Katkı (ʿUrve b. Mesʿûd’un Hudeybiye Gözlemlerini İçeren Rivâyetin Tahlili)
Giriş
Müslüman gelenekte Hz. Muhammed’in tutum ve davranışlarını (sünnet) sonraki nesillere doğru biçimde aktarabilmek için yoğun bir çaba harcanmıştır. İslâm’ın ortaya çıktığı döneme ışık tutan tarihî malzemeye bakıldığında bu, rahatlıkla gözlemlenebilir. “İslâmî Metinler” olarak da adlandırabileceğimiz bu kıymetli miras, özellikle Kur’ân-ı Kerîm ve bunun dışında kalan rivâyet malzemesini kapsamaktadır. Günümüzde tarihî şahsiyeti hakkında en fazla yazılı malzeme bulunan kişinin/kişilerden birinin Hz. Muhammed olduğunda şüphe yoktur. Bu durum, araştırmacılara, tarihî süreçte kaçınılmaz olarak ortaya çıkan birbirinden farklı Hz. Muhammed tasavvurlarının -belirli ölçüde de olsa- sağlamasını yapabilme imkânı sunmaktadır.
İslâmî metinler, keşfedilmeyi ve tetkik edilmeyi bekleyen binlerce tarihî hadiseyi mündemiçtir. Malum olduğu üzere bir metnin anlaşılabilmesi, yalnızca onun literal anlamını öğrenmekle sınırlı bir süreç değildir. Anlama sürecine bir o kadar da okuyucunun metne yaklaşma niyeti ve ilgili metni kavrayabilecek bir entelektüel donanıma sahip olup olmadığı da etki etmektedir. Çağdaş dönemde hermenötik metot hakkında yazılan eserlerde bu mevzu, özellikle dinî metinlerin anlaşılması cihetinden detaylı biçimde işlenmektedir.[1]
Bu yazının devamı 216. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
İslamcılık İdeolojisinde Devlet, Egemenlik Ve İktidar Olgularının Soykütüğü
“Avrupa kurumsal modernizminin” Avrupa’yı inşa etmesi ile birlikte hükümran bir güç olarak dünyanın geri kalanı ile ilişkiye geçmesi, Batı dışı toplumlar açısından zorunlu bir ilişki biçimi olarak gündeme gelmiştir.
Kamusal ve Özel Alana Dair Düşünceler
İnsan nedir sorusuna verilen cevab doğrultusunda şekillenmiştir toplumsal yapı ve şartlarımız. Toplumsal yapı ve şartlarımız insanı şekillendirmektedir.Birbirinden farklı iki önermeyi sıralamamın sebebi, yumurta mı tavuktan tavuk mu yumurtadan çıkar hafifliğinde bir tartışma açmak değil;
Müzik ve Siyaset
İdeolojik yönelim müzik üzerinden kendini dışa vurur. Aslında ‘İstiklal Marşı’ üzerinden yürütülen tartışma da müzik alanında yaşanan tartışmanın içeriğine ilişkin bilgi vericidir. Özellikle 28 Şubat sürecinde ‘İstiklal Marşı’na karşı ‘Onuncu yıl Marşı’nın öne çıkarılması, kuşku yok ki İstiklal Marşı’nın içeriği ile ilgili bir konudur.
Bu Dünyada Yeteri Kadar Acı Yok mu?
İyilik postunda açık, aleni kötülük yapılmaktadır:
Çünkü iyinin ölçütü, kapitalist düzende “refah ve huzur” içinde yaşayabilmek, yeryüzünde cenneti kurmak olarak belirlenmiştir…
Çünkü iyilik, ölümden ve ölüme hazırlayacak olan her türlü ilkeden arınmak olarak tanımlanmıştır…
Çünkü iyilik, bilinmeyen zamana ve tahmin edilemeyen bedele teslim edilemeyecek kadar mülk edinilmiştir…
Modernizm ve Postmodernizm – Farklılaşan Şiddet Görünümlerinin Zemini –
Modernizm ve postmodernizm kavramlarına dönük yapılmış tanımlamalar çoğunlukla dönemsel özellik ve pratik yaşam biçimlerinden, ele alınan disiplinin belirlemiş olduğu paradigmadan hareketle ortaya koyulmakta ve bu şekilde ele alınan kavramın tanımlamasına yönelik oldukça farklı ve geniş bir tanımlar yelpazesi ile karşı karşıya kalınmaktadır. Çalışmamızın ilgili olduğu konu, kavramların felsefi boyutuyla ilişkili olduğu için önceliğimiz kavramın ilgili anlam sahasına dönük tanımları ve felsefe sözlüklerinin yer verdiği tanımlamalar olacaktır.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.