Etiket Arşivi:Sinema

  • Morrie ile Her Salı’dan Hayata ve Eğitime Dair Notlar

    Bazı filmler vardır kitap gibi, bazı kitaplar vardır film gibidir. Ne okunması bitsin, ne finali son bulsun dediğiniz sanatsal çalışmalar açıkça gösterir ki, değerli olan buharlaşıp uçmaz. Her gönülde, her sinede kendine bir yer bulur kıymetli işler. Mick Jackson tarafından 1999’da sinemaya uyarlanan film, hayatın anlamını anlamaya, hayatın öğrenmeye ve öğretmeye dayalı olduğuna parmak basan bir yapım. Morrie ile Her Salı adlı film (Tuesdays With Morrie) öğretip öğrendiğimiz, verip aldığımız sürece hayatın güzelliklerle dolu olduğunu zihinlere kazır. Bunun için yapılması gereken aslında çok basit: Etrafa bakmak, gözlemlemek, temaşa etmek.

    Daha
  • Kargaşaya Bir “Ma” Arası: Miyazaki Sineması

    Hayao Miyazaki’nin animelerini izlediğimde geçmiş güzel günlere ve adını koyamadığım bütün güzel şeylere karşı büyük bir özlemle doluyorum. Oysa bugünlerde hiç makbul değil böyle duygular. Uzmanlar harıl harıl uyarıyor; şimdide kalın, anda kalın, geçmişe takılmayın gelecek için de kaygılanmayın. Anda kalmanın değeri medeniyetimiz ve inancımızla da sabit ama sıfır birler gezegenindeki hayali arsaları hayali paralarla satın aldığımız acayip günlere doğru giderken ne olduğumuzu ve nereye gittiğimizi düşünmeye daha çok ihtiyaç duyacağız gibime geliyor.

    Daha
  • Mecidi Sinemasında Eğitim, Çocuk ve Hakikati Arayış

    Eğitimin sinemayla olan ilişkisinde pek çok konu ve tema öne çıkar. Ancak belki de bunlar içinde çocukların dünyasından eğitimi ve hakikat ilişkisini tefekkür etmek oldukça önemli. Sinema filmlerinin muhatabı çocuklar olunca onlar üzerinden dünya hayatı, bakmak ve görmek, idrak eylemek ve imtihan alanlarını tahayyül etmek de bir o kadar kıymetli hale geliyor. Tüm bu ilişkiyi İranlı yönetmen Mecid Mecidi’nin Kaçakçı (Baduk, 1992) filminden Güneşin Çocukları (Hurşit, 2020) filmine kadar görebileceğimiz birçok eseri var.

    Daha
  • Gençlerin Rüyasını Ekim Düşü’nde (1999) Görmek ve Kadın Öğretmenlerin Değerine Dair Kısa Bir Giriş

    Eğitimi ve eğitimcileri konu edinen filmlerin kahir ekseriyetinde ana karakterlerin çocuklar ve gençler olması dikkat çekici bir hâl alır. Bunu anlamlı kılan unsurlardan biri, filmin hikâyesinin eğitim, öğretmenler ve öğrenciler etrafında geçmesinde aranabilir. Eğitimci ve öğrenci arasındaki ilişkiyi sorgulamak, filmlerdeki ana karakterlerin yaş ortalamaları hakkında bir fikir verebildiği gibi, farklı ülkelerden yönetmenlerin kamerasından yansıtılan mesajların genellikle beynelmilel bir forma dönüştüğü söylenebilir. Bu husus, eğitim ve eğitimciyi temel alan filmlerin mesajlarının, üretilmiş oldukları menşeden uzaklaştığı gerçeğine ve hikâyelerin her izleyicide yankıları olabildiğine delalet eder.

    Daha
  • Düşünmek mi Yazmak mı? Forrester’ı Bulmak Üzerine Bir Deneme

    Forrester’ı Bulmak, sinemada eğitim mefhumun sınırlarını ve eğitim verildiği yerin ölçülerini belirli kurumların dışına da taşabileceğine dikkat çeker. Okul, eğitim, öğrenmek deyince zihnimizde beliren mekanlar birbirine benzeşebilir. Ancak bu film eğitimle ilgili kavramları farklı yerlerde aramak gerektiğini, eğitimci ve öğrenci ilişkisini farklı mahallerde bulmak gerektiğini söyler adeta. Forrester’ın evinde birçok şeyin de cevabını bulan Cemal, yaşlı adamın evinde çantasını unutmuş, daha sonra ise çantasına kavuştuğunda defterine yazdığı yazıların karalandığını fark etmiştir.

    Daha
  • Ölümsüzler Köyü

    Ölüm bize ne uzak, bize ne yakın ölüm; Ölümsüzlüğü tattık, bize ne yapsın ölüm. Ölümlü olma düşüncesi tarihin başından beri insanoğlunun peşini bırakmayan açık yarası olmuştur. Babil kahramanı Gılgamış, arkadaşı Enkidu’nun ölümü üzerine şu sözleri söylemiştir: “Yüreğim umutsuzluk içinde. Ölümden korkuyorum.” Gılgamış hepimiz adına konuşuyor, onun ölümden korktuğu gibi hepimiz korkarız ölümden. “Old Men Never Die” orijinal adıyla “Piremard’ha Nemimirand” (Ölümsüzler Köyü), …

    Daha
  • Kara Tahta’dan Öğretmenliğe Dair Notlar

    Sinemada eğitimcileri, muallimleri konu alan filmlerin mühim bir bölümünde onların yaşadıkları zorluklardan bahsedilir. Bu zorluk, kimi zaman eğitim sistemindeki aksaklıklardan, disiplin ve ceza mekanizmasını işleten yönetici kadrolardan kaynaklandığı gibi talebelerin, öğrencilerin terbiye edilmeleri, eğitim-öğretim hayatları içerisinde karşılaşılan durumlardan ibaret olabilmektedir.

    Daha
  • Beyaz Adama Aldırma, Umudunu Kaybetme

    Hangi coğrafyada ne ölçüde insanlıktan çıkıldığını ve hangi insanlara insan olma hakkı tanınmadığını uzunca tartışmadan başka bir tuhaflığın peşine düşeceğim: Aynı beyaz adam iktisadi açıdan verimsiz bulduğu kölelik sisteminden vazgeçip öldürmeyen ama süründüren İşçi-işveren; toprak sahibi-ortakçı gibi unvanları keşfetti.

    Daha
  • Diasporaki “Canım Öğretmenim” Dertlere Deva Olabilir Mi?

    Çocukların olduğu yerde umutlar, meraklı bakışlar vardır. Kahkahaların ve gülümsemelerin bulaşıcılığı söz konusudur çocukların olduğu yerlerde. Eğitimci Mösyö Lazhar, çocukların masumiyetinin mükemmel bir tasvirinin olduğu yerde çalışan, değişim talebini maskeleyen bir sığınak olarak okullarda “insan olmayı öğrenme” sürecine kafa yormaktadır.

    Daha
Updating
  • Sepetinizde ürün bulunmuyor.