“Cehennem, acı çektiğimiz yer değil; acı çektiğimizi kimsenin duymadığı yerdir…”
Post-kolonyal çalışmaların şekillendirdiği alanların başında kültür çalışmaları ve edebiyat gelir. Edebi eserlerin birçoğu dönemin siyasi, toplumsal ve ekonomik altyapısından etkilenir veya döneme damgasını vuran olaylar ve süreçler yazarlara, şairlere ilham kaynağı olur.
Afrikalı-Amerikalı edebiyatının ivme kazandığı dönem on dokuzuncu yüzyıldır, fakat Afrikalı-Amerikalı edebiyatı için dönüm noktası 1920’li yıllarda sanat ve edebiyata yeni bir soluk getiren Harlem Rönesansı olmuştur. Harlem Rönesansı, 1920’li yıllarda Afrikalıları bir araya getiren, Afrikalılar arasında birlik, farkındalık ve ırksal bir uyanış yaratan sanat ve edebiyat akımıdır. Harlem Rönesansı Afrikalı-Amerikalı edebiyatının ve sanat incelemelerinin bir dönüm noktası niteliğindedir. Harlem Rönesansı’nın başlıca amaçlarından birisi de beyazların ırkçı söylemlerine karşı siyahın kendine özgü karakteristik özelliklerini korumasına yardımcı olmaktı. New Negro hareketine de öncülük eden Harlem Rönesansı, baskın kültür olan Amerikan kültürüne kafa tutarak siyahlar için -beyazların yönlendirdiği ve yönettiğinin aksine- tutsak kalmanın yanlış bir fikir olduğunu göstermiş, siyahileri direnişe çağırmış ve direnişin adresinin de edebiyattan ve sanattan geçmesine özen göstermiştir.
Bu yazının devamı
197. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İnsana dair önde gelen çelişkilerden biridir: Kazanmış olduğu şeyi görmemek ve sürekli kazanmadığına gözünü dikip kahır çekmek. Sağlıklı bedeni öyle ahım şahım variyet değildir, tek şu boğaza nazır köşkte oturma nimetine kavuşabilse!
Kendimce bir hayal kuruyorum: 1930’larda çocukluğumu yaşıyorum. Eve gelen gazetenin arka sayfalarında çocuklar için bir tefrika yayınlanıyor ve ben her gün ne olacak merakıyla babamın, aslında gazetenin yolunu gözlüyorum.
Derinlerden bir yerde göğsümü ağrılar içinde bırakan bir iç sıkıntısı duyuyordum ya da kelimenin tam anlamıyla hissediyordum. Nerden geldiği belli olmayan bir darbe almış gibiydim, sancılı ama ağrısız. Evet, öylece yerde yatarken pencereden ışıksız yansıyan vücudum bunu gösteriyordu. Kanepeye uzanıp göz kapaklarımı ağır aksak ve kuvvetsiz bir şekilde açmaya çalışırken etrafımda metalden tiz binlerce sesi duyumsuyordum. Sesler ve vızıltılar yankılayarak deliyordu kulaklarımı. Birden bir tıngırtının ritmik melodisi çınlayınca, evimizin çatısında yuvalanmış siyah mı siyah kargaların yürüyüş sesini hatırlar gibi oldum.
Toni Morrison ve Ötekilerin Kökeni
“Cehennem, acı çektiğimiz yer değil; acı çektiğimizi kimsenin duymadığı yerdir…”
Post-kolonyal çalışmaların şekillendirdiği alanların başında kültür çalışmaları ve edebiyat gelir. Edebi eserlerin birçoğu dönemin siyasi, toplumsal ve ekonomik altyapısından etkilenir veya döneme damgasını vuran olaylar ve süreçler yazarlara, şairlere ilham kaynağı olur.
Afrikalı-Amerikalı edebiyatının ivme kazandığı dönem on dokuzuncu yüzyıldır, fakat Afrikalı-Amerikalı edebiyatı için dönüm noktası 1920’li yıllarda sanat ve edebiyata yeni bir soluk getiren Harlem Rönesansı olmuştur. Harlem Rönesansı, 1920’li yıllarda Afrikalıları bir araya getiren, Afrikalılar arasında birlik, farkındalık ve ırksal bir uyanış yaratan sanat ve edebiyat akımıdır. Harlem Rönesansı Afrikalı-Amerikalı edebiyatının ve sanat incelemelerinin bir dönüm noktası niteliğindedir. Harlem Rönesansı’nın başlıca amaçlarından birisi de beyazların ırkçı söylemlerine karşı siyahın kendine özgü karakteristik özelliklerini korumasına yardımcı olmaktı. New Negro hareketine de öncülük eden Harlem Rönesansı, baskın kültür olan Amerikan kültürüne kafa tutarak siyahlar için -beyazların yönlendirdiği ve yönettiğinin aksine- tutsak kalmanın yanlış bir fikir olduğunu göstermiş, siyahileri direnişe çağırmış ve direnişin adresinin de edebiyattan ve sanattan geçmesine özen göstermiştir.
Bu yazının devamı 197. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Özgür Ruhların ve Tutsak Bedenlerin Şehri
Özgürlükler ülkesi amerika!
Her şey var orda, Özgürlük dışında
Ve dağıtıyor özgürlüğü Ortadoğuya
Her Şeye Rağmen Hayat Güzel
İnsana dair önde gelen çelişkilerden biridir: Kazanmış olduğu şeyi görmemek ve sürekli kazanmadığına gözünü dikip kahır çekmek. Sağlıklı bedeni öyle ahım şahım variyet değildir, tek şu boğaza nazır köşkte oturma nimetine kavuşabilse!
Bir Çocuğun Karakutusu Olarak Oyuncak ve Dünyanın Türlü Türlü Halleri
Kendimce bir hayal kuruyorum: 1930’larda çocukluğumu yaşıyorum. Eve gelen gazetenin arka sayfalarında çocuklar için bir tefrika yayınlanıyor ve ben her gün ne olacak merakıyla babamın, aslında gazetenin yolunu gözlüyorum.
Şiir
başlamaya hasretli dilim
ötelerden belletilene köprüsün
çaktın kibriti lazım değil ruh
Gözün Sözü
Derinlerden bir yerde göğsümü ağrılar içinde bırakan bir iç sıkıntısı duyuyordum ya da kelimenin tam anlamıyla hissediyordum. Nerden geldiği belli olmayan bir darbe almış gibiydim, sancılı ama ağrısız. Evet, öylece yerde yatarken pencereden ışıksız yansıyan vücudum bunu gösteriyordu. Kanepeye uzanıp göz kapaklarımı ağır aksak ve kuvvetsiz bir şekilde açmaya çalışırken etrafımda metalden tiz binlerce sesi duyumsuyordum. Sesler ve vızıltılar yankılayarak deliyordu kulaklarımı. Birden bir tıngırtının ritmik melodisi çınlayınca, evimizin çatısında yuvalanmış siyah mı siyah kargaların yürüyüş sesini hatırlar gibi oldum.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.