“Cehennem, acı çektiğimiz yer değil; acı çektiğimizi kimsenin duymadığı yerdir…”
Post-kolonyal çalışmaların şekillendirdiği alanların başında kültür çalışmaları ve edebiyat gelir. Edebi eserlerin birçoğu dönemin siyasi, toplumsal ve ekonomik altyapısından etkilenir veya döneme damgasını vuran olaylar ve süreçler yazarlara, şairlere ilham kaynağı olur.
Afrikalı-Amerikalı edebiyatının ivme kazandığı dönem on dokuzuncu yüzyıldır, fakat Afrikalı-Amerikalı edebiyatı için dönüm noktası 1920’li yıllarda sanat ve edebiyata yeni bir soluk getiren Harlem Rönesansı olmuştur. Harlem Rönesansı, 1920’li yıllarda Afrikalıları bir araya getiren, Afrikalılar arasında birlik, farkındalık ve ırksal bir uyanış yaratan sanat ve edebiyat akımıdır. Harlem Rönesansı Afrikalı-Amerikalı edebiyatının ve sanat incelemelerinin bir dönüm noktası niteliğindedir. Harlem Rönesansı’nın başlıca amaçlarından birisi de beyazların ırkçı söylemlerine karşı siyahın kendine özgü karakteristik özelliklerini korumasına yardımcı olmaktı. New Negro hareketine de öncülük eden Harlem Rönesansı, baskın kültür olan Amerikan kültürüne kafa tutarak siyahlar için -beyazların yönlendirdiği ve yönettiğinin aksine- tutsak kalmanın yanlış bir fikir olduğunu göstermiş, siyahileri direnişe çağırmış ve direnişin adresinin de edebiyattan ve sanattan geçmesine özen göstermiştir.
Bu yazının devamı
197. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Filistin meselesi, yalnızca bir toprak işgali ya da bölgesel bir çatışma değil, aynı zamanda çağdaş dünyanın adalet, sömürgecilik, insan hakları ve uluslararası siyaset gibi meselelerle imtihanıdır. Bugün için bu küresel ölçekte bir gerçektir ve böyledir.
Yaşar aslen Kahramanmaraşlıydı. Evin tek erkek çocuğu, değerli. Kısa yoldan ekmek sahibi olsun diye, o günlerde meşhur olan, sağlık meslek lisesine kaydolması ailece onaylanmış, Yaşar büyük bir hüzün eşliğinde Diyarbakır’a
İnsan, yaşamı boyunca her zaman ilişki içinde olacağı doğayı anlamaya çalışmıştır. İnsan ve doğa ilişkisi insanlık var olmaya başladığından beri süregelen bir durumdur. Nitekim bu ilişki aslında insanlık için bir zorunluluktur.
Bir hayatın nabzını tutmak çoğu zaman biyografilerle karşımıza çıkar. Hatıratlar, günlükler insanın bütün bir ömür içerisinde belleğine kaydettiği kendince önemli anları bir başkasına anlatmanın yolu olmuştur. Zaman geçerken geride bırakılamayan hatıralar,
Toni Morrison ve Ötekilerin Kökeni
“Cehennem, acı çektiğimiz yer değil; acı çektiğimizi kimsenin duymadığı yerdir…”
Post-kolonyal çalışmaların şekillendirdiği alanların başında kültür çalışmaları ve edebiyat gelir. Edebi eserlerin birçoğu dönemin siyasi, toplumsal ve ekonomik altyapısından etkilenir veya döneme damgasını vuran olaylar ve süreçler yazarlara, şairlere ilham kaynağı olur.
Afrikalı-Amerikalı edebiyatının ivme kazandığı dönem on dokuzuncu yüzyıldır, fakat Afrikalı-Amerikalı edebiyatı için dönüm noktası 1920’li yıllarda sanat ve edebiyata yeni bir soluk getiren Harlem Rönesansı olmuştur. Harlem Rönesansı, 1920’li yıllarda Afrikalıları bir araya getiren, Afrikalılar arasında birlik, farkındalık ve ırksal bir uyanış yaratan sanat ve edebiyat akımıdır. Harlem Rönesansı Afrikalı-Amerikalı edebiyatının ve sanat incelemelerinin bir dönüm noktası niteliğindedir. Harlem Rönesansı’nın başlıca amaçlarından birisi de beyazların ırkçı söylemlerine karşı siyahın kendine özgü karakteristik özelliklerini korumasına yardımcı olmaktı. New Negro hareketine de öncülük eden Harlem Rönesansı, baskın kültür olan Amerikan kültürüne kafa tutarak siyahlar için -beyazların yönlendirdiği ve yönettiğinin aksine- tutsak kalmanın yanlış bir fikir olduğunu göstermiş, siyahileri direnişe çağırmış ve direnişin adresinin de edebiyattan ve sanattan geçmesine özen göstermiştir.
Bu yazının devamı 197. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Bir İnsanlık Meselesi Olarak Filistin, Bir Vicdan Alanı Olarak Edebiyat
Filistin meselesi, yalnızca bir toprak işgali ya da bölgesel bir çatışma değil, aynı zamanda çağdaş dünyanın adalet, sömürgecilik, insan hakları ve uluslararası siyaset gibi meselelerle imtihanıdır. Bugün için bu küresel ölçekte bir gerçektir ve böyledir.
Ne Yapmalı (Bir Dönemin Hikâyeleri)
Yaşar aslen Kahramanmaraşlıydı. Evin tek erkek çocuğu, değerli. Kısa yoldan ekmek sahibi olsun diye, o günlerde meşhur olan, sağlık meslek lisesine kaydolması ailece onaylanmış, Yaşar büyük bir hüzün eşliğinde Diyarbakır’a
Bal Ülkesinin Acı Tadı
İnsan, yaşamı boyunca her zaman ilişki içinde olacağı doğayı anlamaya çalışmıştır. İnsan ve doğa ilişkisi insanlık var olmaya başladığından beri süregelen bir durumdur. Nitekim bu ilişki aslında insanlık için bir zorunluluktur.
Bir Ömrün Güncesi: 11’e 10 kala…
Bir hayatın nabzını tutmak çoğu zaman biyografilerle karşımıza çıkar. Hatıratlar, günlükler insanın bütün bir ömür içerisinde belleğine kaydettiği kendince önemli anları bir başkasına anlatmanın yolu olmuştur. Zaman geçerken geride bırakılamayan hatıralar,
Düş
Kiraz meyvesidir tüm çocuklar şiirlerde
Salınır.
Babası, sert gövdeli, iri ve gölgeli bir kiraz ağacı…
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.