Bir hayatın nabzını tutmak çoğu zaman biyografilerle karşımıza çıkar. Hatıratlar, günlükler insanın bütün bir ömür içerisinde belleğine kaydettiği kendince önemli anları bir başkasına anlatmanın yolu olmuştur. Zaman geçerken geride bırakılamayan hatıralar, tecrübeler ve anlar bir fotoğraf karesinin içine yerleşebileceği gibi bambaşka nesneler üzerine de sirayet edip iz bırakabilir. Hafızanın derinlerine iz bırakan kişiler veya nesneler olabileceği gibi, insanın belirli bir dönemi yaşadığı bir mekânda olabilir.
Bir insanın yıllarını geçirdiği bir ev, -insanın ilk evreni olarak- bir barınak olmaktan öte her köşesinde iz bırakılan bir belleğe dönüşür. İnsanlar hayatlarının erken döneminde yaşadıkları mekânları ilerleyen zamanlarda sürekli olarak hatıralarında ve rüyalarında anımsarlar. Şehirler her ne kadar sürekli olarak değişseler bile tanıdık bir sima ya da bir köşe başı insanın hatıralarına yolculuk etmesine veya aşina bir duyguyu çağrıştırmasına vesile olabilir.
Bu yazının devamı
186. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Anlamaya değil, yaftalamaya; iletişim kurmaya değil, tezahürat yapmaya teşne olduğumuz şu dünyada ne büyük fırsatlar kaçırıyoruz bir bilsek. Kim bilir, ötelediğimiz kişiler, toplumlar, milletler, tersinden kalkıp aynaya özensiz bakmamız sonucu görüp irkildiğimiz kendi aksimizden başka bir şey değil.
Zemheride gül açanlar! Ağustos’ta buz tutanlar! Su üstüne yazı yazan sevda kahramanları! Türkülerle Anadolu’yu dolaşmak için sabırsızlananlar! Daha ne bekliyorsunuz? Haydi, artık düşün yollara…
Güneş başıma geçmiş olmalı, baksanıza ne de çok saçmalamışım. Gerçeğe sırtımı dönmüş, hayatta çuvallamışım. Ne şişkin banka hesaplarından ne kocaman villadan ne de sen, ben, sen dalaşından söz açmışım. Oysa hayat böyle mi?
Filistin meselesi, yalnızca bir toprak işgali ya da bölgesel bir çatışma değil, aynı zamanda çağdaş dünyanın adalet, sömürgecilik, insan hakları ve uluslararası siyaset gibi meselelerle imtihanıdır. Bugün için bu küresel ölçekte bir gerçektir ve böyledir.
Bir Ömrün Güncesi: 11’e 10 kala…
Ne içindeyim zamanın,
Ne de büsbütün dışında;
Yekpare, geniş bir anın
Parçalanmaz akışında
Ahmet Hamdi Tanpınar
Bir hayatın nabzını tutmak çoğu zaman biyografilerle karşımıza çıkar. Hatıratlar, günlükler insanın bütün bir ömür içerisinde belleğine kaydettiği kendince önemli anları bir başkasına anlatmanın yolu olmuştur. Zaman geçerken geride bırakılamayan hatıralar, tecrübeler ve anlar bir fotoğraf karesinin içine yerleşebileceği gibi bambaşka nesneler üzerine de sirayet edip iz bırakabilir. Hafızanın derinlerine iz bırakan kişiler veya nesneler olabileceği gibi, insanın belirli bir dönemi yaşadığı bir mekânda olabilir.
Bir insanın yıllarını geçirdiği bir ev, -insanın ilk evreni olarak- bir barınak olmaktan öte her köşesinde iz bırakılan bir belleğe dönüşür. İnsanlar hayatlarının erken döneminde yaşadıkları mekânları ilerleyen zamanlarda sürekli olarak hatıralarında ve rüyalarında anımsarlar. Şehirler her ne kadar sürekli olarak değişseler bile tanıdık bir sima ya da bir köşe başı insanın hatıralarına yolculuk etmesine veya aşina bir duyguyu çağrıştırmasına vesile olabilir.
Bu yazının devamı 186. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Bay Şavşan ve Basit’in Karmakarışık Oyunları
Anlamaya değil, yaftalamaya; iletişim kurmaya değil, tezahürat yapmaya teşne olduğumuz şu dünyada ne büyük fırsatlar kaçırıyoruz bir bilsek. Kim bilir, ötelediğimiz kişiler, toplumlar, milletler, tersinden kalkıp aynaya özensiz bakmamız sonucu görüp irkildiğimiz kendi aksimizden başka bir şey değil.
Anadolu Türkü Dolu
Zemheride gül açanlar! Ağustos’ta buz tutanlar! Su üstüne yazı yazan sevda kahramanları! Türkülerle Anadolu’yu dolaşmak için sabırsızlananlar! Daha ne bekliyorsunuz? Haydi, artık düşün yollara…
Anlam Dolu Hayatın Harika Anları: Jacominus’nün Hayırlı Ömrü
Güneş başıma geçmiş olmalı, baksanıza ne de çok saçmalamışım. Gerçeğe sırtımı dönmüş, hayatta çuvallamışım. Ne şişkin banka hesaplarından ne kocaman villadan ne de sen, ben, sen dalaşından söz açmışım. Oysa hayat böyle mi?
Bir İnsanlık Meselesi Olarak Filistin, Bir Vicdan Alanı Olarak Edebiyat
Filistin meselesi, yalnızca bir toprak işgali ya da bölgesel bir çatışma değil, aynı zamanda çağdaş dünyanın adalet, sömürgecilik, insan hakları ve uluslararası siyaset gibi meselelerle imtihanıdır. Bugün için bu küresel ölçekte bir gerçektir ve böyledir.
Şiir
başlamaya hasretli dilim
ötelerden belletilene köprüsün
çaktın kibriti lazım değil ruh
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.