Günümüzde toplumlar, iletişim ve bilişim dünyasında meydana gelen gelişmelere paralel olarak daha hızlı bir değişim geçirmekte ve bunun sonucu olarak da kuşaklar arasında ciddi çatışmalar ortaya çıkmaktadır. Biraz da kaçınılmaz olan bu durum yeni kuşakların bir önceki kuşağın değerlerini önemli ölçüde sorgulayıp bu değerlerle arasına ciddi mesafeler koymalarını hatta zaman zaman bu değerlere karşı hasmane bir tutum takınmalarını beraberinde getirebilmektedir.
Zamana, şartlara ve ihtiyaçlara bağlı olarak toplumların değişmesi kaçınılmaz bir durumdur. Doğal seyrinde devam eden bu değişime yapılacak harici müdahaleler ise toplumu ayakta tutan temel değerlerin zarar görmesine ve beraberinde toplumsal sorunlara neden olur. Bu sebeple bir toplumda meydana gelen değişmenin zorunlu olduğunu kabul etmeli fakat bu değişimin doğal seyri içerisinde gerçekleşmesi gerektiğini gözden uzak tutmamalıyız.
Bu yazının devamı
186. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İnsanın davranışını, karakterini, başarısını, kısaca hayatının tamamını etkileyen en temel iki unsurdan biri doğuştan gelen yetenekleri, diğeri de eğitimle sonradan kazandıklarıdır. Bilgi ve yetenek bir güçtür ve bu güç doğruya, iyiye eğitimle yönlendirilebilir ancak. Genel anlamıyla eğitim insan hayatındaki farklı disiplinleri bir düzene sokan, hayat boyu kalıcı davranış değişikliklerine neden olan işlevsel bir süreçtir.
“Müşrikler zorda kaldıklarında Allah’a yönelirler, Müslümanlar zorda kaldıklarında Allah’a şirk koşarlar.”
“Hayat Kaynağı Kur’an Tefsiri”nde Prof. Dr. Said Şimşek bu ifadeyi kullanmış. İlk okuduğumda biraz ağır gelmişti bana. Ama üzerinde biraz düşünüp de örnekler gözümüzün önünden geçtiğinde hak vermemek mümkün değil. Aslında bildiğimiz bir gerçek, çok net ve açık bir biçimde dile getirilmişti.
Bulunduğumuz toplumda türbelerde yapılanlar, bir hastalık ve çaresizlikte gidilen “… babalar”, cinciler üzerinden iş yürütmeler, şirkin bazı örnekleridir. Allah’tan başkasından yardım istemeler, bizim Allah’ın yardımı olarak baktığımız olaylara “şeyhlerinin kerameti” olarak bakmalar…
Çocuk aklımla, ağaçların yaşlı ama gücü kuvveti yerinde, temiz yüzlü insanlara benzediğini düşünürdüm. Kaybolma korkusuna karşı zihnimin kendi kendine oynadığı bir korunma oyununda ağaçlar güvenli varlıklara dönüşürdü. Sığınma isteğiydi aslında bu.
“İnsan beşerdir şaşar” derler. Değişmeyen bir hayat üzere olsaydı insan, diğer varlıklar gibi mekanik, programlanmış bir bilgisayar gibi yaşar giderdi. O zaman hayatın ne tadı ne de tuzu olurdu.
Daha birkaç saat önce toprağı terk eden çiçekler. Daha birkaç saat önce hayatın yabanıl yanında umut diye haykıran! Vurdumduymaz bir insanın elinde; bu uzun bardağın içinde, duyguları adına terkedilen çiçekler. Kimi bir kadının ruhuna ruh oluyor, kimi dinlediği müziği yaşıyordu. Kimisi de rüzgârın özlemiyle gözyaşı döküyordu.
Toplumu Ayakta Tutan Değer: Yardımlaşma
Günümüzde toplumlar, iletişim ve bilişim dünyasında meydana gelen gelişmelere paralel olarak daha hızlı bir değişim geçirmekte ve bunun sonucu olarak da kuşaklar arasında ciddi çatışmalar ortaya çıkmaktadır. Biraz da kaçınılmaz olan bu durum yeni kuşakların bir önceki kuşağın değerlerini önemli ölçüde sorgulayıp bu değerlerle arasına ciddi mesafeler koymalarını hatta zaman zaman bu değerlere karşı hasmane bir tutum takınmalarını beraberinde getirebilmektedir.
Zamana, şartlara ve ihtiyaçlara bağlı olarak toplumların değişmesi kaçınılmaz bir durumdur. Doğal seyrinde devam eden bu değişime yapılacak harici müdahaleler ise toplumu ayakta tutan temel değerlerin zarar görmesine ve beraberinde toplumsal sorunlara neden olur. Bu sebeple bir toplumda meydana gelen değişmenin zorunlu olduğunu kabul etmeli fakat bu değişimin doğal seyri içerisinde gerçekleşmesi gerektiğini gözden uzak tutmamalıyız.
Bu yazının devamı 186. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Eğitimden Beklenen Nedir?
İnsanın davranışını, karakterini, başarısını, kısaca hayatının tamamını etkileyen en temel iki unsurdan biri doğuştan gelen yetenekleri, diğeri de eğitimle sonradan kazandıklarıdır. Bilgi ve yetenek bir güçtür ve bu güç doğruya, iyiye eğitimle yönlendirilebilir ancak. Genel anlamıyla eğitim insan hayatındaki farklı disiplinleri bir düzene sokan, hayat boyu kalıcı davranış değişikliklerine neden olan işlevsel bir süreçtir.
Gaflet mi, Cehalet mi?
“Müşrikler zorda kaldıklarında Allah’a yönelirler, Müslümanlar zorda kaldıklarında Allah’a şirk koşarlar.”
“Hayat Kaynağı Kur’an Tefsiri”nde Prof. Dr. Said Şimşek bu ifadeyi kullanmış. İlk okuduğumda biraz ağır gelmişti bana. Ama üzerinde biraz düşünüp de örnekler gözümüzün önünden geçtiğinde hak vermemek mümkün değil. Aslında bildiğimiz bir gerçek, çok net ve açık bir biçimde dile getirilmişti.
Bulunduğumuz toplumda türbelerde yapılanlar, bir hastalık ve çaresizlikte gidilen “… babalar”, cinciler üzerinden iş yürütmeler, şirkin bazı örnekleridir. Allah’tan başkasından yardım istemeler, bizim Allah’ın yardımı olarak baktığımız olaylara “şeyhlerinin kerameti” olarak bakmalar…
Çocuk Aklı
Çocuk aklımla, ağaçların yaşlı ama gücü kuvveti yerinde, temiz yüzlü insanlara benzediğini düşünürdüm. Kaybolma korkusuna karşı zihnimin kendi kendine oynadığı bir korunma oyununda ağaçlar güvenli varlıklara dönüşürdü. Sığınma isteğiydi aslında bu.
İnsan; Üç Beş Damla Kan ve Binbir Pişmanlık
“İnsan beşerdir şaşar” derler. Değişmeyen bir hayat üzere olsaydı insan, diğer varlıklar gibi mekanik, programlanmış bir bilgisayar gibi yaşar giderdi. O zaman hayatın ne tadı ne de tuzu olurdu.
Kadının Ayağı Gül Oldu
Daha birkaç saat önce toprağı terk eden çiçekler. Daha birkaç saat önce hayatın yabanıl yanında umut diye haykıran! Vurdumduymaz bir insanın elinde; bu uzun bardağın içinde, duyguları adına terkedilen çiçekler. Kimi bir kadının ruhuna ruh oluyor, kimi dinlediği müziği yaşıyordu. Kimisi de rüzgârın özlemiyle gözyaşı döküyordu.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.