Bir duman kapladı yürek coğrafyalarımızı… Hangi yöne baksak kan revan içinde insanlık… Nasıl bir çağın yolcuları olduk…
Yaşanası güç günlerin avucunda hırpalanıp duruyoruz… Nereye koşsak orada bir çığlık… Nereye yürüsek ayaklarımızın altında kayıyor toprak, kayıyor zemin… Kayıyor dünya… Hangi günün sorumluluğunu yerine getireceğimizi şaşırdık… Hangi günün yanlışlarıyla mücadele edeceğimizi bilemiyoruz artık… Bu kadar yanlışı olan bir hikâye, nasıl yeni baştan doğru yazılabilir ki?
Sağanak sağanak iniyor yeryüzüne zor günler… Hangi şemsiyesi tutsak içine sızdırıyor… Hangi gemiye binsek fırtınalara dayanmıyor… Ne kadar güçsüz ne kadar aciz olduğumuzu hiç bu kadar hissetmemiştik… Geçer dediğimiz karanlıklar geçmek bilmiyor… Diner dediğimiz acılar çağlara meydan okuyor… Sabahlar yakın demiştik ama şafak sökmüyor…
Bu yazının devamı
215. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Senaryosunu Harvey Gates’in yazdığı ve Roy Del Ruth tarafından yönetilen 1928 yapımı Terör (The Terror) ve Soğuk Savaş dönemindeki Sabotaj (Sabotage, 1936) adlı filmler, terör ve terörizm olgusunun sinema filmleri
Esasında James Wood’un, kurmacayı ele alırken demek istediği de özetle bu. İşin mutfak kısmından haberdar olmak ve gerekenleri sabırla, özveriyle yerine getirmek. Bir edebi metnin ne şekilde oluşturulursa daha güçlü olabileceğini örneklerle izah eden yazar; kaliteyi aşağı çeken ve metni zaafa uğrattığını düşündüğü unsurları da yine örneklerle ele alıyor. Bunları ortaya koyarken baş döndürücü bir arşiv sunmaktan geri kalmadığını rahatlıkla söylemek mümkün.
Edebiyatın onarıcı ve özelde şiirin diriltici nefesinin yaşadığımız ağır insanlık tablosu önünde nasıl bir karşılığa ve etkiye sahip olacağının düşünülmesi gerekiyor evvela. Şiire bu anlamda kişiye bilinç aşılama ve karşı koyma azmi yükleyen
Ellerindeki telefonlarla gezdikleri dünyalardan haberdar değiliz. Birden, bize benzemeyen, bizimle ilgisi olmayan bir dünyada yaşayan bir gençle karşılaşabiliyoruz. Çareler aramaya başlıyoruz. Birilerini, yetkin birilerini bulup çocuğumuzla ilgilensin, o saçma fikir ve davranışlarından vazgeçsin istiyoruz. Biz bu durumu fark ettiğimizde ise, çoktan iş işten geçmiş oluyor.
Üzerimde Kalan Yaşamak Suçu mu?
Şimdi tekrar ne yapsam dedirtme bana ya Rabbi
Taşınacak suyu göster, kırılacak odunu
kaldı bu yaşamak suçu üzerimde
bileyim hangi suyun sakasıyım ya Rabbel alemin
tütmesi gereken ocak nerde?
İsmet Özel
Bir duman kapladı yürek coğrafyalarımızı… Hangi yöne baksak kan revan içinde insanlık… Nasıl bir çağın yolcuları olduk…
Yaşanası güç günlerin avucunda hırpalanıp duruyoruz… Nereye koşsak orada bir çığlık… Nereye yürüsek ayaklarımızın altında kayıyor toprak, kayıyor zemin… Kayıyor dünya… Hangi günün sorumluluğunu yerine getireceğimizi şaşırdık… Hangi günün yanlışlarıyla mücadele edeceğimizi bilemiyoruz artık… Bu kadar yanlışı olan bir hikâye, nasıl yeni baştan doğru yazılabilir ki?
Sağanak sağanak iniyor yeryüzüne zor günler… Hangi şemsiyesi tutsak içine sızdırıyor… Hangi gemiye binsek fırtınalara dayanmıyor… Ne kadar güçsüz ne kadar aciz olduğumuzu hiç bu kadar hissetmemiştik… Geçer dediğimiz karanlıklar geçmek bilmiyor… Diner dediğimiz acılar çağlara meydan okuyor… Sabahlar yakın demiştik ama şafak sökmüyor…
Bu yazının devamı 215. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
11 Eylül Sonrası Sinemada Terörizm: Hain Filminin Analizi
Senaryosunu Harvey Gates’in yazdığı ve Roy Del Ruth tarafından yönetilen 1928 yapımı Terör (The Terror) ve Soğuk Savaş dönemindeki Sabotaj (Sabotage, 1936) adlı filmler, terör ve terörizm olgusunun sinema filmleri
Kurmaca Nasıl İşler
Esasında James Wood’un, kurmacayı ele alırken demek istediği de özetle bu. İşin mutfak kısmından haberdar olmak ve gerekenleri sabırla, özveriyle yerine getirmek. Bir edebi metnin ne şekilde oluşturulursa daha güçlü olabileceğini örneklerle izah eden yazar; kaliteyi aşağı çeken ve metni zaafa uğrattığını düşündüğü unsurları da yine örneklerle ele alıyor. Bunları ortaya koyarken baş döndürücü bir arşiv sunmaktan geri kalmadığını rahatlıkla söylemek mümkün.
Ahmet Örs’ten “Halkada Duranlara”: Poetik Bir Yoklama
Edebiyatın onarıcı ve özelde şiirin diriltici nefesinin yaşadığımız ağır insanlık tablosu önünde nasıl bir karşılığa ve etkiye sahip olacağının düşünülmesi gerekiyor evvela. Şiire bu anlamda kişiye bilinç aşılama ve karşı koyma azmi yükleyen
Çocuklarımız Bizim mi?
Ellerindeki telefonlarla gezdikleri dünyalardan haberdar değiliz. Birden, bize benzemeyen, bizimle ilgisi olmayan bir dünyada yaşayan bir gençle karşılaşabiliyoruz. Çareler aramaya başlıyoruz. Birilerini, yetkin birilerini bulup çocuğumuzla ilgilensin, o saçma fikir ve davranışlarından vazgeçsin istiyoruz. Biz bu durumu fark ettiğimizde ise, çoktan iş işten geçmiş oluyor.
Düş
Kiraz meyvesidir tüm çocuklar şiirlerde
Salınır.
Babası, sert gövdeli, iri ve gölgeli bir kiraz ağacı…
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.