İnsanın erken yaşlardan itibaren yardım etme davranışını sergilediği gözlemlenmiştir. İnsanlardaki yardım etme davranışı, insan davranışlarını inceleyen bilim dalı olan psikolojiyi “neden” sorusunu sormaya itmiştir. Doktor Michael Tomasello “Why We Cooperate” kitabında, 18 aylık bebeklerle yaptığı çalışmanın neticesinde, yardım etme duygusunu sonradan öğrendiğimizi değil; bu duyguyla birlikte doğduğumuzu ifade ediyor ve bunu “doğal içgüdü” olarak adlandırıyor. Batı dünyasının doğal içgüdü olarak nitelendirdiği bu davranışa biz fıtrat diyoruz. Yardım etmek insanın fıtratında var olan bir gerçekliktir çünkü insan özü itibariyle iyidir. Özünde iyi olan insan bu yüzden hep iyiyi sever, iyiliğe meyleder. Yardım etmek de bütün inanışlarda iyi ve güzel olarak nitelendirilen bir davranış olduğuna göre, özü itibariyle iyi olan insanın yardım etme davranışına meyletmesi, akışına bırakılan bir suyun yokuş aşağı meyletmesinden farksızdır. Aslında burada noktalanması gereken bu yazı, modern insanın neden yardım ettiği ile ilgili birkaç kelam etmenin gerekliliğinden dolayı devam edecektir.
Bu yazının devamı
186. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Kuşkusuz toplumun din eğitimi ihtiyacını örgün eğitim sisteminde karşılamak ve devletin din eğitimi üzerindeki tekelini olduğu gibi kabul edip sürdürmek önemli bir tartışma konusudur. Diğer bir ifadeyle din eğitiminin içeriğini, alma yaşını, süresini ve yöntemini laik devletin
Konuşulması istenen şeyde ancak bir şey konuşturulmaktadır. Söz konusu konuşulan bu bir şey, başkasıdır. Bir şeyin önüne çıkarılan başkası, insan olarak “Ben” olmanın önüne çıkarılan “Ben olmayan”dır, dolayısıyla insan olarak insan olduğunun bilincine varmayandır.
Ona göre devlet toplumsal bir zorunluluğun ifadesidir. Bu zorunluluğu o, şöyle ifade etmektedir: “Mülk, insan için tabiî bir mansıptır… insanlar için yaşamak ve var olmak, zaruri ihtiyaçlarını ve gıdalarını temin etmek üzere bir araya gelmeleri ve yekdiğerleriyle yardımlaşmaları sayesinde mümkündür.
Sağlığın en temel manipülasyonu herkesin bir şekilde hasta olduğu ya da hasta olmaya çok müsait olduğunu vurgulamak üzerine kuruludur. Burada gerçek acılardan çok, bilimsel verilere dayandırılmış sentetik semptomlar söz konusudur. Nitekim bilimin kendisi olanca çelişki ve muğlaklığına rağmen mutlaklaştırılıyor.
Büyük ölçüde kilise imanına reddiye ile başlayan daha sonra eleştirilerini topyekûn kutsala yönelten Sekülarizm, süreç içerisinde iddialarının arkasında durmamış, kendi kutsallarını ardı ardına üretmeye başlamıştır. Bu durum, Sekülarizmin çelişkilerindendir.
Neden Yardım Ederiz
İnsanın erken yaşlardan itibaren yardım etme davranışını sergilediği gözlemlenmiştir. İnsanlardaki yardım
etme davranışı, insan davranışlarını inceleyen bilim dalı olan psikolojiyi “neden” sorusunu sormaya
itmiştir. Doktor Michael Tomasello “Why We Cooperate” kitabında, 18 aylık bebeklerle yaptığı çalışmanın
neticesinde, yardım etme duygusunu sonradan öğrendiğimizi değil; bu duyguyla birlikte doğduğumuzu
ifade ediyor ve bunu “doğal içgüdü” olarak adlandırıyor. Batı dünyasının doğal içgüdü olarak nitelendirdiği
bu davranışa biz fıtrat diyoruz. Yardım etmek insanın fıtratında var olan bir gerçekliktir çünkü insan özü
itibariyle iyidir. Özünde iyi olan insan bu yüzden hep iyiyi sever, iyiliğe meyleder. Yardım etmek de bütün
inanışlarda iyi ve güzel olarak nitelendirilen bir davranış olduğuna göre, özü itibariyle iyi olan insanın
yardım etme davranışına meyletmesi, akışına bırakılan bir suyun yokuş aşağı meyletmesinden farksızdır.
Aslında burada noktalanması gereken bu yazı, modern insanın neden yardım ettiği ile ilgili birkaç kelam
etmenin gerekliliğinden dolayı devam edecektir.
Bu yazının devamı 186. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Din Eğitiminde Devlet, Cemaat, Vizyon ve Misyon
Kuşkusuz toplumun din eğitimi ihtiyacını örgün eğitim sisteminde karşılamak ve devletin din eğitimi üzerindeki tekelini olduğu gibi kabul edip sürdürmek önemli bir tartışma konusudur. Diğer bir ifadeyle din eğitiminin içeriğini, alma yaşını, süresini ve yöntemini laik devletin
Olumsuzun Keşfi
Konuşulması istenen şeyde ancak bir şey konuşturulmaktadır. Söz konusu konuşulan bu bir şey, başkasıdır. Bir şeyin önüne çıkarılan başkası, insan olarak “Ben” olmanın önüne çıkarılan “Ben olmayan”dır, dolayısıyla insan olarak insan olduğunun bilincine varmayandır.
İbn-i Haldun’a Göre Devlet: Doğası, Kuruluşu, Gelişimi ve Tavırları
Ona göre devlet toplumsal bir zorunluluğun ifadesidir. Bu zorunluluğu o, şöyle ifade etmektedir: “Mülk, insan için tabiî bir mansıptır… insanlar için yaşamak ve var olmak, zaruri ihtiyaçlarını ve gıdalarını temin etmek üzere bir araya gelmeleri ve yekdiğerleriyle yardımlaşmaları sayesinde mümkündür.
Sağlığın Manipülasyonu: İyileşmeye Çalışmak Nasıl Kötüleştirir?
Sağlığın en temel manipülasyonu herkesin bir şekilde hasta olduğu ya da hasta olmaya çok müsait olduğunu vurgulamak üzerine kuruludur. Burada gerçek acılardan çok, bilimsel verilere dayandırılmış sentetik semptomlar söz konusudur. Nitekim bilimin kendisi olanca çelişki ve muğlaklığına rağmen mutlaklaştırılıyor.
Modern Mitoslar Ya Da Çağdaş Hurafeler
Büyük ölçüde kilise imanına reddiye ile başlayan daha sonra eleştirilerini topyekûn kutsala yönelten Sekülarizm, süreç içerisinde iddialarının arkasında durmamış, kendi kutsallarını ardı ardına üretmeye başlamıştır. Bu durum, Sekülarizmin çelişkilerindendir.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.