Sinema okuryazarlığının kapsamını anlamak için önemli bazı eserlere de göz attığımızda James Monaco’nun Bir Film Nasıl Okunur adlı eseri, üzerinde konuşulması ve incelenmesi gereken eserler arasında gelir. Sinema okuryazarlığı bağlamında bu eser, izleyicinin konumunu “edilgen bir tüketici”den “etkin bir okuyucuya” dönüştürme sürecinde oldukça kıymetlidir. Monaco bu eserinde “izlemek” fiilinden “okumaya geçişin” temel önemine odaklanarak, sinema çalışmalarında “izlemek” ile “okumak” arasındaki farkı ortaya koymaya çalışır.
Akademi cenahında muteber bir deyim olan “filmi okumak”, filmin anlaşılması için muayyen bir sinema kültürüne ve birikimini haiz olmak gerekliliğine işaret eder. İnsanlar özel bir eğitim almadan da bir filmin içeriğini elbette az ya da çok anlayabilirler, ancak medya, gerçekliği aslına çok uygun biçimde taklit ettiği için bizler onu kavramaktan ziyade, kolayca kabulleniriz. Bu mânâda Monaco’un çalışması, medya aygıtlarından aktarılanları nasıl anlamak gerektiğine dair detaylı bir sorgulamayı hedefler.
Bu yazının devamı
222. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Kehanet nedir, gerçekten nerede ayrılır, bugünle gelecek arasındaki muhayyel gerilim nasıl dindirilir? Bilimkurgucular kadrosuz bilim insanları mıdır? Fantastik edebiyat menkıbeler mi anlatır? Bilim, sözünü nasıl dinletir? Olmayan şey ciddiye alınır mı?
‘Sağlığımda beni teperler \ Ölünce mezarım öperler’
Atalar sözü olan ‘Kör ölür, badem gözlü olur’ tümcesi de bizi hemen hemen aynı kapıya götürür. Bu kapının üzerinde sitem, şikayet, vefasızlık vardır. İnsanın değeri bazen hayatteyken bilinir, çoğu zamansa dünyasını değiştirdikten sonra.
İnsanlar, hem de onların en masumları, boy boy türlü türlü hayvanlar, envai çeşit nebatat yok olup gitmeseydi; açlık susuzluk kol gezmeseydi, tahribat sadece mimari ve kültürel boyutta olsaydı bile savaşın ne korkunç, ne zalimce bir lanet olduğunu hemen herkes anlardı.
1900’lü yıllarda hareketli resimlerin, bir sanatın doğuşuna olanak sağlayacağını düşünmek o dönemde anlaşılması güç bir durum olabilirdi. Ancak bu sanatın, günümüze kadar gelen süreç içerisinde nasıl bir gelişim ve değişim geçirdiğini düşündüğümüzde,
1 Uzun 1 Kısa İle Sinema Okuryazarlığı: Robot Ron Bir Sorun Var & Yumurtalar
Sinema okuryazarlığının kapsamını anlamak için önemli bazı eserlere de göz attığımızda James Monaco’nun Bir Film Nasıl Okunur adlı eseri, üzerinde konuşulması ve incelenmesi gereken eserler arasında gelir. Sinema okuryazarlığı bağlamında bu eser, izleyicinin konumunu “edilgen bir tüketici”den “etkin bir okuyucuya” dönüştürme sürecinde oldukça kıymetlidir. Monaco bu eserinde “izlemek” fiilinden “okumaya geçişin” temel önemine odaklanarak, sinema çalışmalarında “izlemek” ile “okumak” arasındaki farkı ortaya koymaya çalışır.
Akademi cenahında muteber bir deyim olan “filmi okumak”, filmin anlaşılması için muayyen bir sinema kültürüne ve birikimini haiz olmak gerekliliğine işaret eder. İnsanlar özel bir eğitim almadan da bir filmin içeriğini elbette az ya da çok anlayabilirler, ancak medya, gerçekliği aslına çok uygun biçimde taklit ettiği için bizler onu kavramaktan ziyade, kolayca kabulleniriz. Bu mânâda Monaco’un çalışması, medya aygıtlarından aktarılanları nasıl anlamak gerektiğine dair detaylı bir sorgulamayı hedefler.
Bu yazının devamı 222. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Sözümü Özümü Tartın Öyle Yargılayın Beni
Kehanet nedir, gerçekten nerede ayrılır, bugünle gelecek arasındaki muhayyel gerilim nasıl dindirilir? Bilimkurgucular kadrosuz bilim insanları mıdır? Fantastik edebiyat menkıbeler mi anlatır? Bilim, sözünü nasıl dinletir? Olmayan şey ciddiye alınır mı?
Tuz Basılan
ellerimi bağlayan rüzgâr
-bağdaş kurup oturdum sana karşı
Salınıyor yoğunluğu sudan büyük deniz
Bir Yazarın Notları
‘Sağlığımda beni teperler \ Ölünce mezarım öperler’
Atalar sözü olan ‘Kör ölür, badem gözlü olur’ tümcesi de bizi hemen hemen aynı kapıya götürür. Bu kapının üzerinde sitem, şikayet, vefasızlık vardır. İnsanın değeri bazen hayatteyken bilinir, çoğu zamansa dünyasını değiştirdikten sonra.
Benim Sadık Yarim Işıl Işıl Barış
İnsanlar, hem de onların en masumları, boy boy türlü türlü hayvanlar, envai çeşit nebatat yok olup gitmeseydi; açlık susuzluk kol gezmeseydi, tahribat sadece mimari ve kültürel boyutta olsaydı bile savaşın ne korkunç, ne zalimce bir lanet olduğunu hemen herkes anlardı.
Truman Show: Bir Gerçeklik Yanılsaması ve Medya Eleştirisi
1900’lü yıllarda hareketli resimlerin, bir sanatın doğuşuna olanak sağlayacağını düşünmek o dönemde anlaşılması güç bir durum olabilirdi. Ancak bu sanatın, günümüze kadar gelen süreç içerisinde nasıl bir gelişim ve değişim geçirdiğini düşündüğümüzde,
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.