Güncel ve güncelliğini de yitirmeyecek bir konu; eğitim. Nasıl olmalı, nerde olmalı, kim vermeli gibi birçok temel sorunun yanı sıra küresel ve yerel politikalarla çok alâkalı olan bir konu, eğitim. Hayatın bu kadar içinden, hayatı bu kadar ilgilendiren bir konu ama bir o kadar da bizlere sorulmayan ve hep maruz kaldığımız bir konu, eğitim. Mevcut eğitim sistemi ve toplumun eğitim algısı nasıl seyrediyor? Geleneksel eğitim, post-modern eğitim, anarşist eğitim ve zorunlu eğitim nedir, bunlar dünyamıza nasıl etkiler yapmaktadır? Eğitim İlke-Sen bu konularda nasıl düşünüyor, neler teklif ediyor ve İslam’ın eğitime yaklaşımını nasıl değerlendiriyor? Bütün bu soruların cevapları için sizleri yazar, aktivist ve bir eğitimci olan Ahmet Örs ile sohbet tadında yaptığımız röportajımızla baş başa bırakıyoruz.
Günümüz Türkiye’si için eğitim politikalarını, amaçları ve işlevselliği açısından değerlendirebilirmisiniz?
Standart yaklaşımlar için malzeme sağlamaya devam ediyor Türkiye’deki eğitim sistemi. İşte resmî ideolojinin türlü vesilelerle yeniden üretimi, bu bağlamda dayatmacı yaklaşımlar, şekilcilik alabildiğine sürüyor. Bunun yanında sermayenin arzuları pek de yeni olmayan bir şekillendirici ama etkisi giderek artıyor. Küreselleşmenin hizmetkârı kuşaklar ulus-devlet hassasiyetleri görünümlü bir formda sunuluyor. Bunun nereye kadar ve nasıl gideceğini kestirmek zor açıkçası. Bir kaos hâlinin egemen olduğunu söyleyebilirim. Bu kanaatim, uygulayıcıların dâimî bir şekilde sisteme müdahale etmeleriyle de çok rahat kanıtlanabilir.
Bu yazının devamı
192. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
“Renk, ırk, cins, dil, din, statü/hür köle ayrımı gözetmeksizin, bütün insanlar tarağın dişleri gibi eşittirler. Üstünlük, sadece Allah’a karşı gelmeme ve kulluk bilincini yaşama üstünlüğündedir. Batı da Allah’ın kontrolü altında, Allah bilinci ile bir insana hizmet etme düşüncesi yoktur.
Çoğumuz için bir kıta değil de bir ülke sandığı, medyanın yüklediği ajitatif simgesel anlamdan başka bir anlamı olmayan ve çoğunlukla ‘sömürge’liği hatırlatan ‘kara kıta’ Afrika’yı konuşmak istiyoruz. Afrika’yı konuşmak istiyoruz çünkü Afrika’nın acılı tarihinden bile bihaber iken orada bir canlılığın olduğunu ve oradaki insanların dünyanın geri kalanından
“İnsan insanın kurdudur.” kabulünden yola çıkan Hobbes, bu insanların güvenli bir şekilde yaşayabilmeleri için Leviathan’a ihtiyaçları olduğunu belirtir. Bu ihtiyacın oluşumu olan modern devlet, insanı da oluşumunun içine dahil ederek onu vatandaş kılar.
Güzel nedir? Güzel, çirkin olmayandır, diyebilir miyiz? Güzel olmayan nedir? Çirkin nedir?Her disiplinin bir konusu vardır. Ahlâk felsefesi “iyi” ve “kötü” kavramlarıyla, bilim “doğru” ve “yanlış” kavramlarıyla değerlendirme yapar. Estetik ise “güzel” ve “çirkin” kavramlarıyla çalışır. İlk etapta şeyleri güzel ve çirkin olarak değerlendirmek öznel bir yaklaşımdır.
Yönünü ve ufkunu hakikate dönmüş; kendini O’na teslim etmiş insanın tahtından olup, yalnız ve savunmasız kaldığı; hakikat, anlam ve değerin yegâne belirleyeni gibi görülmek istendiği, hakikatin vakıa karşısında hesaba çekildiği(!) çağa erdik. Aşina değiliz bu hâle. Kasım Küçükalp ile ‘İktidar’ı, felsefi, erdem ve hakikat boyutuyla konuştuk.
Eğitim Üzerine
Röportaj: Haluk Polat
Güncel ve güncelliğini de yitirmeyecek bir konu; eğitim. Nasıl olmalı, nerde olmalı, kim vermeli gibi birçok temel sorunun yanı sıra küresel ve yerel politikalarla çok alâkalı olan bir konu, eğitim. Hayatın bu kadar içinden, hayatı bu kadar ilgilendiren bir konu ama bir o kadar da bizlere sorulmayan ve hep maruz kaldığımız bir konu, eğitim. Mevcut eğitim sistemi ve toplumun eğitim algısı nasıl seyrediyor? Geleneksel eğitim, post-modern eğitim, anarşist eğitim ve zorunlu eğitim nedir, bunlar dünyamıza nasıl etkiler yapmaktadır? Eğitim İlke-Sen bu konularda nasıl düşünüyor, neler teklif ediyor ve İslam’ın eğitime yaklaşımını nasıl değerlendiriyor? Bütün bu soruların cevapları için sizleri yazar, aktivist ve bir eğitimci olan Ahmet Örs ile sohbet tadında yaptığımız röportajımızla baş başa bırakıyoruz.
Günümüz Türkiye’si için eğitim politikalarını, amaçları ve işlevselliği açısından değerlendirebilir misiniz?
Standart yaklaşımlar için malzeme sağlamaya devam ediyor Türkiye’deki eğitim sistemi. İşte resmî ideolojinin türlü vesilelerle yeniden üretimi, bu bağlamda dayatmacı yaklaşımlar, şekilcilik alabildiğine sürüyor. Bunun yanında sermayenin arzuları pek de yeni olmayan bir şekillendirici ama etkisi giderek artıyor. Küreselleşmenin hizmetkârı kuşaklar ulus-devlet hassasiyetleri görünümlü bir formda sunuluyor. Bunun nereye kadar ve nasıl gideceğini kestirmek zor açıkçası. Bir kaos hâlinin egemen olduğunu söyleyebilirim. Bu kanaatim, uygulayıcıların dâimî bir şekilde sisteme müdahale etmeleriyle de çok rahat kanıtlanabilir.
Bu yazının devamı 192. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Mücadele için, İlim, Hikmet ve Tefekkür Gerekir
“Renk, ırk, cins, dil, din, statü/hür köle ayrımı gözetmeksizin, bütün insanlar tarağın dişleri gibi eşittirler. Üstünlük, sadece Allah’a karşı gelmeme ve kulluk bilincini yaşama üstünlüğündedir. Batı da Allah’ın kontrolü altında, Allah bilinci ile bir insana hizmet etme düşüncesi yoktur.
Afrika, Sömürgecilik ve Kimlik Üzerine
Çoğumuz için bir kıta değil de bir ülke sandığı, medyanın yüklediği ajitatif simgesel anlamdan başka bir anlamı olmayan ve çoğunlukla ‘sömürge’liği hatırlatan ‘kara kıta’ Afrika’yı konuşmak istiyoruz. Afrika’yı konuşmak istiyoruz çünkü Afrika’nın acılı tarihinden bile bihaber iken orada bir canlılığın olduğunu ve oradaki insanların dünyanın geri kalanından
Devletin Ne’liği Üzerine
“İnsan insanın kurdudur.” kabulünden yola çıkan Hobbes, bu insanların güvenli bir şekilde yaşayabilmeleri için Leviathan’a ihtiyaçları olduğunu belirtir. Bu ihtiyacın oluşumu olan modern devlet, insanı da oluşumunun içine dahil ederek onu vatandaş kılar.
Değişen Güzellik Algısı Üzerine
Güzel nedir? Güzel, çirkin olmayandır, diyebilir miyiz? Güzel olmayan nedir? Çirkin nedir?Her disiplinin bir konusu vardır. Ahlâk felsefesi “iyi” ve “kötü” kavramlarıyla, bilim “doğru” ve “yanlış” kavramlarıyla değerlendirme yapar. Estetik ise “güzel” ve “çirkin” kavramlarıyla çalışır. İlk etapta şeyleri güzel ve çirkin olarak değerlendirmek öznel bir yaklaşımdır.
İktidar ve Erdem Üzerine
Yönünü ve ufkunu hakikate dönmüş; kendini O’na teslim etmiş insanın tahtından olup, yalnız ve savunmasız kaldığı; hakikat, anlam ve değerin yegâne belirleyeni gibi görülmek istendiği, hakikatin vakıa karşısında hesaba çekildiği(!) çağa erdik. Aşina değiliz bu hâle. Kasım Küçükalp ile ‘İktidar’ı, felsefi, erdem ve hakikat boyutuyla konuştuk.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.