7 Ekim’den bu yana Gazze’de, tüm dünyanın gözü önünde yaşananlar tam bir insanlık dramı. Mesele İsrail’in Filistin’de kullandığı orantısız gücün çok ötesine geçmiş durumda. Avrupa ve Amerika gibi ülkelerin birçoğu, ‘eğersiz’, ‘amasız’ askerî, nakdî, silah ve gerekli teçhizat desteğiyle İsrail’in yanında. Gazze ise 45 km2’ye sıkışmış, hiçbir şekilde yardım ulaştırılamayan ve ulaşılamayan bir hapishaneye dünmüş durumda.Bir de yaşananların Gazze dışı alan/coğrafyalardaki yansımaları dikkate değer. Gerek üniversite, gerek sivil toplum kuruluşları, gerekse de toplumsal tepkilerin ekseriyeti Filistin’in yanında, İsrail’in Gazze’ye uyguladığı şiddet ve ‘soykırım’ sarmalının karşısında… Olayın bir de entelektüel, akademik dünyaya yansımaları söz konusu. Türkiye’deki okuyucunun tercüme eserlerinden tanıyabileceği Judith Butler, Slavoj Zizek gibi isimler bunlardan birkaçı. Fakat bunların içerisinde bu söyleşimize konu olacak asıl isim; “Dayanışma Prensipleri: Bir Beyanat”...
Bu yazının devamı
214. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İslâm siyaset düşüncesine konu olan bir külliyatla karşı karşıyayız. Bunların birçoğu gün yüzüne çıkmış, büyük bir çoğunluğuysa gün yüzüne çıkarılmayı bekliyor gibi. Bu külliyat hakkında konuşalım istiyoruz.
Okullar açılsın mı, açılmasın mı, uzaktan mı, yüz yüze mi, hibrit mi derken belirsizliklerle dolu yolun yarısını geçtik sanırım. Bu belirsizliklerle beraber yaşamaya çalışırken her durumda farklı zorluklarla mücadele etme ve farklı uyum becerilerine de sahip olmamız gerektiğini daha iyi anlıyoruz hep birlikte.
Yönünü ve ufkunu hakikate dönmüş; kendini O’na teslim etmiş insanın tahtından olup, yalnız ve savunmasız kaldığı; hakikat, anlam ve değerin yegâne belirleyeni gibi görülmek istendiği, hakikatin vakıa karşısında hesaba çekildiği(!) çağa erdik. Aşina değiliz bu hâle. Kasım Küçükalp ile ‘İktidar’ı, felsefi, erdem ve hakikat boyutuyla konuştuk.
Güncel ve güncelliğini de yitirmeyecek bir konu; eğitim. Nasıl olmalı, nerde olmalı, kim vermeli gibi birçok temel sorunun yanı sıra küresel ve yerel politikalarla çok alâkalı olan bir konu, eğitim. Hayatın bu kadar içinden, hayatı bu kadar ilgilendiren bir konu ama bir o kadar da bizlere sorulmayan ve hep maruz kaldığımız bir konu, eğitim. Mevcut eğitim sistemi ve toplumun eğitim algısı nasıl seyrediyor?
İslam dininin siyaset ile ilişkisi ihtiyaçlar, şartlar, mecburiyetler karşısında ve bir doğallık içerisinde akıp gelmiştir. Dahası, yeni kitabımda açıklamaya çalıştığım gibi, sekiz ile on birinci asırlar arasındaki İslam dinini temsil eden, günümüz terminolojisi ile Sünni ve Şii dediğimiz ulema, devletle aralarına mesafe koymuşlardır.
Filozofun Gazze ile İmtihanına Dair
Röportaj: Fatih Bütün
7 Ekim’den bu yana Gazze’de, tüm dünyanın gözü önünde yaşananlar tam bir insanlık dramı. Mesele İsrail’in Filistin’de kullandığı orantısız gücün çok ötesine geçmiş durumda. Avrupa ve Amerika gibi ülkelerin birçoğu, ‘eğersiz’, ‘amasız’ askerî, nakdî, silah ve gerekli teçhizat desteğiyle İsrail’in yanında. Gazze ise 45 km2’ye sıkışmış, hiçbir şekilde yardım ulaştırılamayan ve ulaşılamayan bir hapishaneye dünmüş durumda.Bir de yaşananların Gazze dışı alan/coğrafyalardaki yansımaları dikkate değer. Gerek üniversite, gerek sivil toplum kuruluşları, gerekse de toplumsal tepkilerin ekseriyeti Filistin’in yanında, İsrail’in Gazze’ye uyguladığı şiddet ve ‘soykırım’ sarmalının karşısında… Olayın bir de entelektüel, akademik dünyaya yansımaları söz konusu. Türkiye’deki okuyucunun tercüme eserlerinden tanıyabileceği Judith Butler, Slavoj Zizek gibi isimler bunlardan birkaçı. Fakat bunların içerisinde bu söyleşimize konu olacak asıl isim; “Dayanışma Prensipleri: Bir Beyanat”...
Bu yazının devamı 214. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
İslam Siyaset Metinleri ve Eleştirellik Üzerine
İslâm siyaset düşüncesine konu olan bir külliyatla karşı karşıyayız. Bunların birçoğu gün yüzüne çıkmış, büyük bir çoğunluğuysa gün yüzüne çıkarılmayı bekliyor gibi. Bu külliyat hakkında konuşalım istiyoruz.
“Eğitim ve Görme Biçimleri” Üzerine
Okullar açılsın mı, açılmasın mı, uzaktan mı, yüz yüze mi, hibrit mi derken belirsizliklerle dolu yolun yarısını geçtik sanırım. Bu belirsizliklerle beraber yaşamaya çalışırken her durumda farklı zorluklarla mücadele etme ve farklı uyum becerilerine de sahip olmamız gerektiğini daha iyi anlıyoruz hep birlikte.
İktidar ve Erdem Üzerine
Yönünü ve ufkunu hakikate dönmüş; kendini O’na teslim etmiş insanın tahtından olup, yalnız ve savunmasız kaldığı; hakikat, anlam ve değerin yegâne belirleyeni gibi görülmek istendiği, hakikatin vakıa karşısında hesaba çekildiği(!) çağa erdik. Aşina değiliz bu hâle. Kasım Küçükalp ile ‘İktidar’ı, felsefi, erdem ve hakikat boyutuyla konuştuk.
Eğitim Üzerine
Güncel ve güncelliğini de yitirmeyecek bir konu; eğitim. Nasıl olmalı, nerde olmalı, kim vermeli gibi birçok temel sorunun yanı sıra küresel ve yerel politikalarla çok alâkalı olan bir konu, eğitim. Hayatın bu kadar içinden, hayatı bu kadar ilgilendiren bir konu ama bir o kadar da bizlere sorulmayan ve hep maruz kaldığımız bir konu, eğitim. Mevcut eğitim sistemi ve toplumun eğitim algısı nasıl seyrediyor?
İslam ve Siyaset Üzerine
İslam dininin siyaset ile ilişkisi ihtiyaçlar, şartlar, mecburiyetler karşısında ve bir doğallık içerisinde akıp gelmiştir. Dahası, yeni kitabımda açıklamaya çalıştığım gibi, sekiz ile on birinci asırlar arasındaki İslam dinini temsil eden, günümüz terminolojisi ile Sünni ve Şii dediğimiz ulema, devletle aralarına mesafe koymuşlardır.