Gözünü yumup geçip gidememektir. ’Başka türlü yapamazdım’ deme hasletidir.
Kemal Sayar
Kalbi çürümüş… Kavli çürümüş… Empatisi, diğerkâmlığı bitmiş… Kendi odaklı, kendi dışında körlük yaşayan bir insanlıkla aynı güne uyanmak, aynı zamanı paylaşıyor olmak korkutuyor bizleri…
Bu gökyüzü altında herkese yer varken; kalbi çürümüş bu vahşi canlılar yüzünden dünyanın mavisine, yeşiline, gün doğumuna, gün batımına zulmün amansız karanlığı çöktü… Artık ne mavi ne yeşil; bütün renkler siyahımsı ve gri…
Şimdi gök semada ki yıldızlarımız bir bir kararıyor. Işığını yitiriyor, ısıtmıyor güneşimiz. Çünkü adalet yeryüzünü aydınlatmayınca; umudun, merhametin aydınlık yüzü karanlığa teslim oluyor.
Bu muydu gözümüzü açtığımızda umut ettiğimiz dünya… Bu muydu hayat denen yolculuğumuzda beklentimiz… Hayallerimiz, ideallerimiz, hedeflerimiz… Gülen yüzümüz, umut dolu bakışımız… Heyecanlarımız…
Hepsini almaya mı geldiniz?
Bu yazının devamı
216. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Görsel bir çağda yaşıyoruz ve hareketli görüntüler, hayatımızı şekillendirmede büyük bir rol oynuyor. Filmler bize bir şeyler öğretebilir, bazı konular hakkında bizleri haberdar
Filistin meselesi, yalnızca bir toprak işgali ya da bölgesel bir çatışma değil, aynı zamanda çağdaş dünyanın adalet, sömürgecilik, insan hakları ve uluslararası siyaset gibi meselelerle imtihanıdır. Bugün için bu küresel ölçekte bir gerçektir ve böyledir.
Yaşlı teyzemizi ziyarete gittik.O da oradaydı.Seksen üç yaşında, görmüş geçirmiş bir teyze. Temiz, onurlu bir yüzü vardı.Yaşlılar ilgilenilmeyi, konuşmayı severler.Sorular sorarak onu konuşturmak istedim. Niyetim sadece hoşbeş etmekti.Kısaca hayatını özetledi. Etkilenmemek elde değil. Neler yaşıyor insanlar da hâlâ ayaktalar.“İnsan her acıya katlanabiliyor demek ki” demekten kendimi alamadım.Bir sonraki nesli yani bizleri ve bizden sonrakileri düşündüm. …
“Arkadaşlarına karşı iyi” diyerek dalga geçerdik, hakkaniyetten uzak kişilerle. Yeniyetmeliğimiz, bu keskin bakışa kavuşmamıza engel değildi. Adalet teorimiz yoktu, biraz sezgi bolca gözlemle, birçok kişinin nalıncı keserleriyle ömür sürdüğünü anlayabilmiştik.
İnsan, anne baba olduğunda omuzlarına ağır bir yük yüklenir. Kendisi henüz çok da hazır değilken, hayata dair pek de tecrübesi yokken, sorumlu olduğu o canlar daha da ağırlaştırır yükünü.
Bir yandan kendisi yetişirken bir yandan da çocuk yetiştirecektir.
Evin işleri, yakınlarla ilgili mes’uliyet, çocukların hizmeti ve eğitimi, kendine ayıracağı vakit derken gençlik bir telaşeyle geçer.
Tek veya az çocuğun farklı bir zorluğu vardır. Çocuklar çok olduğundaysa her birinin hizmetine, eğitimine yeterince yetişememe sıkıntısı.
Yetemediğinin, bir şeyleri aksattığının farkına varmak, iyice endişelendirir anneyi.
Gözlerimizi Kaçırmayacağız
Vicdan, etrafımızda olup biten şeylere şehadet etmek, etkin bir şekilde
yanıt vermektir. Haksızlığı, adaletsizliği, hakkaniyetsizliği umursamaktır.
Gözünü yumup geçip gidememektir. ’Başka türlü yapamazdım’ deme hasletidir.
Kemal Sayar
Kalbi çürümüş… Kavli çürümüş… Empatisi, diğerkâmlığı bitmiş… Kendi odaklı, kendi dışında körlük yaşayan bir insanlıkla aynı güne uyanmak, aynı zamanı paylaşıyor olmak korkutuyor bizleri…
Bu gökyüzü altında herkese yer varken; kalbi çürümüş bu vahşi canlılar yüzünden dünyanın mavisine, yeşiline, gün doğumuna, gün batımına zulmün amansız karanlığı çöktü… Artık ne mavi ne yeşil; bütün renkler siyahımsı ve gri…
Şimdi gök semada ki yıldızlarımız bir bir kararıyor. Işığını yitiriyor, ısıtmıyor güneşimiz. Çünkü adalet yeryüzünü aydınlatmayınca; umudun, merhametin aydınlık yüzü karanlığa teslim oluyor.
Bu muydu gözümüzü açtığımızda umut ettiğimiz dünya… Bu muydu hayat denen yolculuğumuzda beklentimiz… Hayallerimiz, ideallerimiz, hedeflerimiz… Gülen yüzümüz, umut dolu bakışımız… Heyecanlarımız…
Hepsini almaya mı geldiniz?
Bu yazının devamı 216. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
1 Uzun 1 Kısa İle Sinema Okuryazarlığı: Demir Dev ve Ben Filistinliyim
Görsel bir çağda yaşıyoruz ve hareketli görüntüler, hayatımızı şekillendirmede büyük bir rol oynuyor. Filmler bize bir şeyler öğretebilir, bazı konular hakkında bizleri haberdar
Bir İnsanlık Meselesi Olarak Filistin, Bir Vicdan Alanı Olarak Edebiyat
Filistin meselesi, yalnızca bir toprak işgali ya da bölgesel bir çatışma değil, aynı zamanda çağdaş dünyanın adalet, sömürgecilik, insan hakları ve uluslararası siyaset gibi meselelerle imtihanıdır. Bugün için bu küresel ölçekte bir gerçektir ve böyledir.
İnsan Her Acıya Katlanabilir mi
Yaşlı teyzemizi ziyarete gittik.O da oradaydı.Seksen üç yaşında, görmüş geçirmiş bir teyze. Temiz, onurlu bir yüzü vardı.Yaşlılar ilgilenilmeyi, konuşmayı severler.Sorular sorarak onu konuşturmak istedim. Niyetim sadece hoşbeş etmekti.Kısaca hayatını özetledi. Etkilenmemek elde değil. Neler yaşıyor insanlar da hâlâ ayaktalar.“İnsan her acıya katlanabiliyor demek ki” demekten kendimi alamadım.Bir sonraki nesli yani bizleri ve bizden sonrakileri düşündüm. …
Ötekinin Şifası: Yaşasın Cadılar, Fareler, Kara Kediler, Baykuşlar, Kargalar ve Hamamböcekleri
“Arkadaşlarına karşı iyi” diyerek dalga geçerdik, hakkaniyetten uzak kişilerle. Yeniyetmeliğimiz, bu keskin bakışa kavuşmamıza engel değildi. Adalet teorimiz yoktu, biraz sezgi bolca gözlemle, birçok kişinin nalıncı keserleriyle ömür sürdüğünü anlayabilmiştik.
Çocukların Gönüllü Takviye Eğitimcileri: Anneanne ve Babaanneler
İnsan, anne baba olduğunda omuzlarına ağır bir yük yüklenir. Kendisi henüz çok da hazır değilken, hayata dair pek de tecrübesi yokken, sorumlu olduğu o canlar daha da ağırlaştırır yükünü.
Bir yandan kendisi yetişirken bir yandan da çocuk yetiştirecektir.
Evin işleri, yakınlarla ilgili mes’uliyet, çocukların hizmeti ve eğitimi, kendine ayıracağı vakit derken gençlik bir telaşeyle geçer.
Tek veya az çocuğun farklı bir zorluğu vardır. Çocuklar çok olduğundaysa her birinin hizmetine, eğitimine yeterince yetişememe sıkıntısı.
Yetemediğinin, bir şeyleri aksattığının farkına varmak, iyice endişelendirir anneyi.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.