Uyku tutmadı. Sağa döndü, sola döndü. Mutfağa doğru götürdü ayakları. İki kaşık yoğurt yedi. Ağzının kenarını, biçimsizce kopardığı kâğıt havluyla sildi. Yine de uyku tutmadı. Komidinin üstündeki telefonunu aldı eline, uçuş modunu kapatıp mobil veriyi açtı:
“Jose Mourinho Fenerbahçe’de. Deneyimli teknik adamla iki yıllık sözleşme imzalanacak.”
Bildirimi görünce gözlerine inanamadı. Doğru muydu? Emin olmak için arama motoruna yazmaya başladı. Daha “mou” yazar yazmaz karşısına “Mourinho Fenerbahçe” haberi çıktı. Heyecanla tıkladı. Doğruydu. Helal be başkan, sonunda turnayı gözünden vurdun, dedi. Günlerdir süren “Mourinho Fener’e” adlı hastag çalışmasına bizzat destek olduğu için gönendi. Hemen kankalarına yolladı haberi.
Kaydırdı
“Ünlü oyuncudan hayranlarını sevindiren haber”
Tıkladı.
Bu yazının devamı
216. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Kesin bende bir tuhaflık var, bundan eminim. Bir şeyleri yanlış anlıyor, yapayanlış değerlendiriyor olmalıyım. Yoksa insanlık tarihinin baştan aşağı çarpık bir gelişimini; tüm kurumlarının insanlığa rağmen karakter kazandıklarını kabullenmemiz gerekir ki bu pek mümkün gözükmüyor.
Tüm bu arayışlar, sorular, cevaplar, kaçışlar ve duvara toslayışlar bana öğretti ki hayat herkes için başka bir yaşta, başka bir boyutta, birçok kez ve bambaşka olaylarla başlıyor. Hayat; tekdüze giden yaşamın (olumlu veya olumsuz fark etmeksizin) var olanın zıddıyla temasında başlıyor zannımca.
Sinemanın, sadece bir eğlence aracı olmanın ötesinde, anlam üreten, toplumsal gerçekliği yansıtan ve yeniden inşa eden bir sanat dalı olduğunu anlamakla başlayabiliriz. Bu alanda derinlemesine bir kavrayış geliştirmek için bazen hem teknik estetik katmanlara,
Koşarak anlatıyoruz kendimizi. Evdeysek evimizi ya da sokağı, sakinleşmek için adımlarımızı saydığımız sahil yolunu, iş çıkışlarını, buluşmaları, ayrılmaları koşturuyoruz. Küçücük bir çay ocağını bile bir sonraki işin peşine takıyoruz. Sonra ayaklarımız zonkluyor gece olunca. Ayaklarımız yetişemediğimiz ne varsa ona göre zonkluyor. Neye geç kaldık, neyin cevabını zamanında veremedik de içimizde büyüdü sözler…
Kaydıraç
Uyku tutmadı. Sağa döndü, sola döndü. Mutfağa doğru götürdü ayakları. İki kaşık yoğurt yedi. Ağzının kenarını, biçimsizce kopardığı kâğıt havluyla sildi. Yine de uyku tutmadı. Komidinin üstündeki telefonunu aldı eline, uçuş modunu kapatıp mobil veriyi açtı:
“Jose Mourinho Fenerbahçe’de. Deneyimli teknik adamla iki yıllık sözleşme imzalanacak.”
Bildirimi görünce gözlerine inanamadı. Doğru muydu? Emin olmak için arama motoruna yazmaya başladı. Daha “mou” yazar yazmaz karşısına “Mourinho Fenerbahçe” haberi çıktı. Heyecanla tıkladı. Doğruydu. Helal be başkan, sonunda turnayı gözünden vurdun, dedi. Günlerdir süren “Mourinho Fener’e” adlı hastag çalışmasına bizzat destek olduğu için gönendi. Hemen kankalarına yolladı haberi.
Kaydırdı
“Ünlü oyuncudan hayranlarını sevindiren haber”
Tıkladı.
Bu yazının devamı 216. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Asla Süper Kahraman Olmayan Bir Çocuğun Dünyaya Tutunma Macerası
Kesin bende bir tuhaflık var, bundan eminim. Bir şeyleri yanlış anlıyor, yapayanlış değerlendiriyor olmalıyım. Yoksa insanlık tarihinin baştan aşağı çarpık bir gelişimini; tüm kurumlarının insanlığa rağmen karakter kazandıklarını kabullenmemiz gerekir ki bu pek mümkün gözükmüyor.
Kara Tahta’dan Öğretmenliğe Dair Notlar
Sinemada eğitimcileri, muallimleri konu alan filmlerin mühim bir bölümünde onların yaşadıkları zorluklardan bahsedilir.
Dikkat! Hayat Çıkabilir.
Tüm bu arayışlar, sorular, cevaplar, kaçışlar ve duvara toslayışlar bana öğretti ki hayat herkes için başka bir yaşta, başka bir boyutta, birçok kez ve bambaşka olaylarla başlıyor. Hayat; tekdüze giden yaşamın (olumlu veya olumsuz fark etmeksizin) var olanın zıddıyla temasında başlıyor zannımca.
1 Uzun 1 Kısa İle Sinema Okuryazarlığı: Wall-E& Kutu
Sinemanın, sadece bir eğlence aracı olmanın ötesinde, anlam üreten, toplumsal gerçekliği yansıtan ve yeniden inşa eden bir sanat dalı olduğunu anlamakla başlayabiliriz. Bu alanda derinlemesine bir kavrayış geliştirmek için bazen hem teknik estetik katmanlara,
Konuşularak Yapılan Masallar
Koşarak anlatıyoruz kendimizi. Evdeysek evimizi ya da sokağı, sakinleşmek için adımlarımızı saydığımız sahil yolunu, iş çıkışlarını, buluşmaları, ayrılmaları koşturuyoruz. Küçücük bir çay ocağını bile bir sonraki işin peşine takıyoruz. Sonra ayaklarımız zonkluyor gece olunca. Ayaklarımız yetişemediğimiz ne varsa ona göre zonkluyor. Neye geç kaldık, neyin cevabını zamanında veremedik de içimizde büyüdü sözler…
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.