ÖzetBu makale, Filistin’in etnik temizliğini—1948’de hız kazanan, Filistin halkının yerinden edilmesi ve Manda idaresi altındaki Filistin’in günümüz İsrail’ine dönüştürülmesiyle sonuçlanan süreci—temsil etmek için sırasıyla Filistinliler ve İsrailliler tarafından kullanılan kavramların (özellikle Nakba ve Bağımsızlık Savaşı etiketlerinin) soy kütüğünü yan yana getirip karşılaştırmakta ve incelemektedir. Makale, bu kavramsallaştırmaların veya etiketlerin temsil ettikleri şey açısından doğru olup olmadığı sorusuna cevap vermeye çalışmaktadır. Söylem-kavramsal analiz çerçevesi kullanılarak çalışma, bu sözcüksel temsillerin yerleşimci-sömürgeciliği nasıl gizemli hale getirip sürdürdüğünü göstermektedir. Makale, Filistin’in devam eden etnik temizliği ile ilgili dünyanın kilit olaylara ilişkin anlayışını yeniden adlandıracak ve yeniden yapılandıracak gerekli bir karşı söylemi savunmaktadır. Aynı zamanda sosyal değişim ve dekolonizasyonun ilk adımının ulusalcı söylemde kavramsal ve söylemsel bir değişiklikle başladığını, bunun da sosyal gerçekliğin, tarihin değişiminin...
Bu yazının devamı
217. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Postkolonyal teori sömürge karşıtı düşüncede ve direniş hareketlerinde geniş bir sprektrum dokümante eder ve insan deneyimlerinin ve özellikle sömürgeleştirilmiş kimselerin algılarının geniş bir yelpazesini tanımlar.
Kapitalist, teknik ve bürokratik çağın şafağı ise insanın köleleştirilmesiyle sonuçlandı. Onu yeni bir sekülerleştirilmiş modus vivendi içinde zincirledi. İnsanı büyülü bir evrende bağlayan ve onu kozmik bir kaza haline getiren bu önemli şey, irademizi serbest bıraktı ve onu, gücü irade eden dönüştürülmüş bir enerji
Bu metin, sosyal gelişme (insani yetkinlikler, gelişimci demokrasi) perspektifine yöneltilmiş krizler/eleştiriler dizisine dair bir teşhis ve sonuçların genel bir taslağını sunmaktadır. Bu perspektif, modernitenin merkez-liberal “jeo-kültürü”nün bir tezahürü
Dışarıdan bir bakışı kabullenme iki nedenden dolayı içinden çıkılamaz bir duruma yol açmıştır. Her şeyden önce modernleşmenin baskısı altında dinin ölümünü tahmine rağmen, dinin yenilenmiş ve yaşam dolu bir formda ya da farklı bir ifadeyle modern dünyanın bir parçası olduğu fark edilmiştir.
Kitle iletişim araçlarındaki fikrî tartışmalarımız ve diğer sohbetlerimizi dikkatlice düşünen kişi, içinde bulunduğumuz kötü durum hakkında bugün sık sık tekrarladığımız şikâyetler ve sunduğumuz çözümlerin, atalarımızın bundan bir asır önce tartıştıklarının aynısı olduğunu görür. Bundan emin olmak istiyorsan, Kevakibi’nin Ummü’l-Kura adlı kitabında tasvir ettiği sözde İslam Konferansı Örgütü
İsrail ve Filistin Anlatılarında Filistin’in Etnik Temizliği: Sözcüksel Temsilin Söylem-Kavramsal Analizi
Tercüme: Münevver Gülçe
ÖzetBu makale, Filistin’in etnik temizliğini—1948’de hız kazanan, Filistin halkının yerinden edilmesi ve Manda idaresi altındaki Filistin’in günümüz İsrail’ine dönüştürülmesiyle sonuçlanan süreci—temsil etmek için sırasıyla Filistinliler ve İsrailliler tarafından kullanılan kavramların (özellikle Nakba ve Bağımsızlık Savaşı etiketlerinin) soy kütüğünü yan yana getirip karşılaştırmakta ve incelemektedir. Makale, bu kavramsallaştırmaların veya etiketlerin temsil ettikleri şey açısından doğru olup olmadığı sorusuna cevap vermeye çalışmaktadır. Söylem-kavramsal analiz çerçevesi kullanılarak çalışma, bu sözcüksel temsillerin yerleşimci-sömürgeciliği nasıl gizemli hale getirip sürdürdüğünü göstermektedir. Makale, Filistin’in devam eden etnik temizliği ile ilgili dünyanın kilit olaylara ilişkin anlayışını yeniden adlandıracak ve yeniden yapılandıracak gerekli bir karşı söylemi savunmaktadır. Aynı zamanda sosyal değişim ve dekolonizasyonun ilk adımının ulusalcı söylemde kavramsal ve söylemsel bir değişiklikle başladığını, bunun da sosyal gerçekliğin, tarihin değişiminin...
Bu yazının devamı 217. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Postkolonyal Çalışmaların Filistin’den Ayrılmazlığı: Edward Said Üzerine Düşünceler
Postkolonyal teori sömürge karşıtı düşüncede ve direniş hareketlerinde geniş bir sprektrum dokümante eder ve insan deneyimlerinin ve özellikle sömürgeleştirilmiş kimselerin algılarının geniş bir yelpazesini tanımlar.
Toplumsal Düzen, Kültür ve Din Olarak Şeriat
Kapitalist, teknik ve bürokratik çağın şafağı ise insanın köleleştirilmesiyle sonuçlandı. Onu yeni bir sekülerleştirilmiş modus vivendi içinde zincirledi. İnsanı büyülü bir evrende bağlayan ve onu kozmik bir kaza haline getiren bu önemli şey, irademizi serbest bıraktı ve onu, gücü irade eden dönüştürülmüş bir enerji
Geç Demokrasinin Post-Liberal Dünyasında İslam ve İslamofobi. Irkçılığın Neo-Reel-Politik Temelleri
Bu metin, sosyal gelişme (insani yetkinlikler, gelişimci demokrasi) perspektifine yöneltilmiş krizler/eleştiriler dizisine dair bir teşhis ve sonuçların genel bir taslağını sunmaktadır. Bu perspektif, modernitenin merkez-liberal “jeo-kültürü”nün bir tezahürü
Din ve Politikaya Dair Beş Model veya İki Dünya Arasında: Mü’min ve Vatandaş
Dışarıdan bir bakışı kabullenme iki nedenden dolayı içinden çıkılamaz bir duruma yol açmıştır. Her şeyden önce modernleşmenin baskısı altında dinin ölümünü tahmine rağmen, dinin yenilenmiş ve yaşam dolu bir formda ya da farklı bir ifadeyle modern dünyanın bir parçası olduğu fark edilmiştir.
Sorgulama Kültürü
Kitle iletişim araçlarındaki fikrî tartışmalarımız ve diğer sohbetlerimizi dikkatlice düşünen kişi, içinde bulunduğumuz kötü durum hakkında bugün sık sık tekrarladığımız şikâyetler ve sunduğumuz çözümlerin, atalarımızın bundan bir asır önce tartıştıklarının aynısı olduğunu görür. Bundan emin olmak istiyorsan, Kevakibi’nin Ummü’l-Kura adlı kitabında tasvir ettiği sözde İslam Konferansı Örgütü