Geçenlerde göz muayenesine gitmiştik. Doktorumuz orta yaşlı, tecrübeli bir beydi. Bizden önce bir baba ve on yaşlarında bir oğlu vardı. Doktor bey, muayeneden önce çocukla bir şeyler konuşuyordu. Dikkatimi çekti ve kulak verdim.
Söyledikleri kelimesi kelimesine aklımda kalmadı ama anlam olarak şunlardan bahsediyordu:
İnsan cam gibi hassas bir varlık. Allah, yukarıdan onun iplerinden tutuyor ve insan böylece sağa sola rahat hareket edebiliyor. Allah ile bağı kopunca da yere düşüyor ve kırılıyor.
Hemen merhum Cahit Zarifoğlu’nun şiirini hatırladım. Çocuklarıma ve torunlarıma ezberletmeye çalıştığım ve bir bölümü aramızda slogan haline gelen o dizeler:
“Allah’ım,
Yol boyunca
Bırakma elimi,
Düşerim sonra.”
Evet, Allah elimizi bırakırsa düşerdik biz. Düşmek kötüydü; yaralanırdık, canımız acırdı, tekrar kalkmakta zorlanırdık.
O gün doktor beyin anlattığı örnek bana daha anlaşılır geldi. Cam gibiydi insan. Allah’tan bağını koparınca sadece düşmekle kalmazdı; kırılır, paramparça olur ve dağılırdı.
Görüyoruz ya kırılanları, paramparça olup savrulanları. Hatta kopmuşluğunu, dağılmışlığını meziyet sananları. Başkalarına da bu hâllerinin daha iyi olduğunu savunanları.
Yakınları; parçaları toplamaya, kırıkları yapıştırmaya çalıştıkça daha da zıvanadan çıkanları.
Biz, bizi ayakta tutan o bağlardan kurtulmak şöyle dursun, bir an bile O’nsuz olmaktan korkarız.
Bu yazının devamı
219. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
Yaşam ve ölüm ikilisi hangi ikili kümesine dâhil edilebilir? Ölüm denen gerçeklik yaşamın olmaması hali midir; yoksa ölüm denen gerçeklik yaşam gerçekliğinin ikizi midir? İlki daha makul görünmektedir. Ezdad ikilisindendir yaşam ve ölüm kavramları. Bir olgunun iki ayrı olayı gibidir sanki.
11 Eylül sonrası dünya sinemalarında öne çıkan önemli bir mesele de Müslüman kadınların toplumdaki konumu, değeri üzerindedir. Bu meselenin can alıcı tarafını ikiye ayırdığımızda kadınların gerek İslam toplumunda gerekse
“Bana bir şey olmaz.” deyip “Bir defalık yanlıştan ne çıkar?” diyerek yol alanların; yolun sonunda “ne çok yanılgı yaşadım.” diyenlerin yeridir dünya… Kimi zaman hatalarla yüzleşmekten kaçındığımız, kimi zaman kendimizden kaçtığımız yerdir dünya…
Sezai Karakoç’tan bahseden/alıntı yapan insanları üç kategoriye ayırıyorum:
1- Sezai Karakoç’u ciddiyetle okuyanlar
2- Sezai Karakoç’u okuyan ama duruşuna sırt çevirenler
3- Sezai Karakoç’u isim olarak duymuş ama eserlerinin içeriğinden habersiz olanlar
Türkiye sinemasında dindarlık ve dini temaların olduğu pek çok film vardır. Bu filmler dönemin koşullarına göre değişkenlik gösterir ve Türk modernleşmesi ile doğrudan ilgilidir. Halil Uzdu ilk dönem Türk Sineması’nda, din olgusunun genelde ilerlemeyi engelleyici unsur olarak değerlendirildiğini
Görmek mi Görebilmek mi?
Geçenlerde göz muayenesine gitmiştik. Doktorumuz orta yaşlı, tecrübeli bir beydi. Bizden önce bir baba ve on yaşlarında bir oğlu vardı. Doktor bey, muayeneden önce çocukla bir şeyler konuşuyordu. Dikkatimi çekti ve kulak verdim.
Söyledikleri kelimesi kelimesine aklımda kalmadı ama anlam olarak şunlardan bahsediyordu:
İnsan cam gibi hassas bir varlık. Allah, yukarıdan onun iplerinden tutuyor ve insan böylece sağa sola rahat hareket edebiliyor. Allah ile bağı kopunca da yere düşüyor ve kırılıyor.
Hemen merhum Cahit Zarifoğlu’nun şiirini hatırladım. Çocuklarıma ve torunlarıma ezberletmeye çalıştığım ve bir bölümü aramızda slogan haline gelen o dizeler:
“Allah’ım,
Yol boyunca
Bırakma elimi,
Düşerim sonra.”
Evet, Allah elimizi bırakırsa düşerdik biz. Düşmek kötüydü; yaralanırdık, canımız acırdı, tekrar kalkmakta zorlanırdık.
O gün doktor beyin anlattığı örnek bana daha anlaşılır geldi. Cam gibiydi insan. Allah’tan bağını koparınca sadece düşmekle kalmazdı; kırılır, paramparça olur ve dağılırdı.
Görüyoruz ya kırılanları, paramparça olup savrulanları. Hatta kopmuşluğunu, dağılmışlığını meziyet sananları. Başkalarına da bu hâllerinin daha iyi olduğunu savunanları.
Yakınları; parçaları toplamaya, kırıkları yapıştırmaya çalıştıkça daha da zıvanadan çıkanları.
Biz, bizi ayakta tutan o bağlardan kurtulmak şöyle dursun, bir an bile O’nsuz olmaktan korkarız.
Bu yazının devamı 219. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Ölümün Anlamı – Anlamın Ölümü
Yaşam ve ölüm ikilisi hangi ikili kümesine dâhil edilebilir? Ölüm denen gerçeklik yaşamın olmaması hali midir; yoksa ölüm denen gerçeklik yaşam gerçekliğinin ikizi midir? İlki daha makul görünmektedir. Ezdad ikilisindendir yaşam ve ölüm kavramları. Bir olgunun iki ayrı olayı gibidir sanki.
Afganistan’a Yolculuk ve Sabır Taşı’nın Çatlaması
11 Eylül sonrası dünya sinemalarında öne çıkan önemli bir mesele de Müslüman kadınların toplumdaki konumu, değeri üzerindedir. Bu meselenin can alıcı tarafını ikiye ayırdığımızda kadınların gerek İslam toplumunda gerekse
Hayatı Ciddiye Almanın Bir Adıdır Tövbe
“Bana bir şey olmaz.” deyip “Bir defalık yanlıştan ne çıkar?” diyerek yol alanların; yolun sonunda “ne çok yanılgı yaşadım.” diyenlerin yeridir dünya… Kimi zaman hatalarla yüzleşmekten kaçındığımız, kimi zaman kendimizden kaçtığımız yerdir dünya…
Popüler Sezai Karakoç Versus Gerçek Sezai Karakoç
Sezai Karakoç’tan bahseden/alıntı yapan insanları üç kategoriye ayırıyorum:
1- Sezai Karakoç’u ciddiyetle okuyanlar
2- Sezai Karakoç’u okuyan ama duruşuna sırt çevirenler
3- Sezai Karakoç’u isim olarak duymuş ama eserlerinin içeriğinden habersiz olanlar
Modern Dünyada Takva’yı Anlamak
Türkiye sinemasında dindarlık ve dini temaların olduğu pek çok film vardır. Bu filmler dönemin koşullarına göre değişkenlik gösterir ve Türk modernleşmesi ile doğrudan ilgilidir. Halil Uzdu ilk dönem Türk Sineması’nda, din olgusunun genelde ilerlemeyi engelleyici unsur olarak değerlendirildiğini
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.