Masalların, manilerin, tekerlemelerin, atasözlerinin dilden dile dolaştığı sözlü edebiyat döneminden yazılı edebiyat dönemine geçişle birlikte birçok edebi eser yayımlanmış, okuyucusuna ulaşmıştır. Bu eserlerden bazılarının çocuklar için yazıldığı söylense de bunlar yetişkinlerin yararlanabileceği eserlerdir. İngiltere’de soyluların Horn Book adı verilen kitapları okudukları 15. yüzyılda William Caxton’ın küçük cep masalları kitabı çıkar. 18. yüzyıla kadar İngiltere’de hazırlanan kitapların önemli bir bölümü İncil’den alınmıştır.
Fransa’da Charles Perrault, halk ağzında dolaşan masalları toplayarak 1697 yılında bastırdığı kitapla çocuk yayımcılığının ilkleri arasında yer alır. Dünyanın birçok ülkesinde okunan Külkedisi, Parmak Çocuk, Kırmızı Başlıklı Kız, Çizmeli Kedi gibi eserler ona aittir. Aslında, Charles Perrault masallarını, La Fontaine fabllarını çocuklar için yazmamıştır. İlk dönem çocuk klasikleri çocuklar için yazılmamıştır çünkü. İlk dönem çocuk kitaplarının hedefi bilgi aktarma ve fayda sağlamaya yöneliktir.
Bu yazının devamı
206. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın
olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken
gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İnsan, dünyada istenmeyen misafir olduğunu bilirse ne yapar?
Sfenks’in Midas’ın “İnsan için en iyi olan nedir?” sorusuna ilginç bir cevabı vardır: “İnsan için en iyisi, hiç doğmamış olmaktır; hadi doğdu, o zaman da hemen ölmektir!” Bu cevap, “istenmeyen misafirliğin” bir görünümüdür. Dünyada istenmeyen insan, ya dünyada olmaktan vazgeçecek ya da kendisini istemeyene karşı “direnişe” geçip savaşacaktır. Tragedyanın “kozmosu” işte bu ikili dünyada kurar kendini.
Tarih boyunca birbirine muhalif birçok kesim tarafından övülen ve sahip çıkılan bir kavramı tartışmaya açalım; ‘Hukukun üstünlüğü’. Aristo’ya kadar götürebileceğimiz yazınsal tartışmalarda hukukun üstünlüğü söylemi ilginç bir şekilde her kesim tarafından olumlanmış bir kavramdır.
“[…] her iki cinsin de en iyilerinin en fazla, en kötülerinin de en az çiftleşmeleri gerekir. Ayrıca en kötülerin değil, en iyilerin çocuklarını büyütmeliyiz ki sürünün cinsi bozulmasın.”
Düşünceler, insanın yalıtılmış bir hal ve soyutlukla beraber edindiği kazanımlarmış gibi görünmektedir. Düşünen kişinin ise öylece durduğu ve düşünmekten öte bir adım atamadığı söylenmektedir. Aslında haksız değiller. Düşünme fiilinin kendisindeki o düşüş tonlaması hep bir insanın kendi içinde olan bir hali resmetmektedir.
Kültür ve medeniyet kavramsallaştırmasının genel kabul görmüş bir tanımlaması bulunmamaktadır. Bu kavramların neye tekabül ettiği sorusuna verilmiş cevapların çokluğu, ortak bir kavramsallaştırma etrafında dahi buluşulamamış olduğunu göstermektedir.
Doğru ve Hedef Odaklı Bir Çocuk Edebiyatı
Masalların, manilerin, tekerlemelerin, atasözlerinin dilden dile dolaştığı sözlü edebiyat döneminden yazılı edebiyat dönemine geçişle birlikte birçok edebi eser yayımlanmış, okuyucusuna ulaşmıştır. Bu eserlerden bazılarının çocuklar için yazıldığı söylense de bunlar yetişkinlerin yararlanabileceği eserlerdir. İngiltere’de soyluların Horn Book adı verilen kitapları okudukları 15. yüzyılda William Caxton’ın küçük cep masalları kitabı çıkar. 18. yüzyıla kadar İngiltere’de hazırlanan kitapların önemli bir bölümü İncil’den alınmıştır.
Fransa’da Charles Perrault, halk ağzında dolaşan masalları toplayarak 1697 yılında bastırdığı kitapla çocuk yayımcılığının ilkleri arasında yer alır. Dünyanın birçok ülkesinde okunan Külkedisi, Parmak Çocuk, Kırmızı Başlıklı Kız, Çizmeli Kedi gibi eserler ona aittir. Aslında, Charles Perrault masallarını, La Fontaine fabllarını çocuklar için yazmamıştır. İlk dönem çocuk klasikleri çocuklar için yazılmamıştır çünkü. İlk dönem çocuk kitaplarının hedefi bilgi aktarma ve fayda sağlamaya yöneliktir.
Bu yazının devamı 206. sayıda.
Devamını okumak için hesabınıza giriş yapın
Dijital içeriklere erişebilmek için kullanıcı hesabınızın olması gerekir. Satın alma işlemini hesabınız açıkken gerçekleştirdiğinizde içerikler hesabınıza tanımlanır.
İlgili Yazılar
Tragedyadan Modern Sinemaya Şiddetin Görünümleri
İnsan, dünyada istenmeyen misafir olduğunu bilirse ne yapar?
Sfenks’in Midas’ın “İnsan için en iyi olan nedir?” sorusuna ilginç bir cevabı vardır: “İnsan için en iyisi, hiç doğmamış olmaktır; hadi doğdu, o zaman da hemen ölmektir!” Bu cevap, “istenmeyen misafirliğin” bir görünümüdür. Dünyada istenmeyen insan, ya dünyada olmaktan vazgeçecek ya da kendisini istemeyene karşı “direnişe” geçip savaşacaktır. Tragedyanın “kozmosu” işte bu ikili dünyada kurar kendini.
Hukukun Üstünlüğü Bir Safsatadan mı İbaret?
Tarih boyunca birbirine muhalif birçok kesim tarafından övülen ve sahip çıkılan bir kavramı tartışmaya açalım; ‘Hukukun üstünlüğü’. Aristo’ya kadar götürebileceğimiz yazınsal tartışmalarda hukukun üstünlüğü söylemi ilginç bir şekilde her kesim tarafından olumlanmış bir kavramdır.
Felsefe Tarihinin Zakkum Ağacı: Öjenizm
“[…] her iki cinsin de en iyilerinin en fazla, en kötülerinin de en az çiftleşmeleri gerekir. Ayrıca en kötülerin değil, en iyilerin çocuklarını büyütmeliyiz ki sürünün cinsi bozulmasın.”
Düşünmeyi Erdeme Kavuşturmak Üzerine Bazı Uslamlamalar
Düşünceler, insanın yalıtılmış bir hal ve soyutlukla beraber edindiği kazanımlarmış gibi görünmektedir. Düşünen kişinin ise öylece durduğu ve düşünmekten öte bir adım atamadığı söylenmektedir. Aslında haksız değiller. Düşünme fiilinin kendisindeki o düşüş tonlaması hep bir insanın kendi içinde olan bir hali resmetmektedir.
Özgün ve Öznel Bir ‘İslâm Kültür ve Medeniyeti’ Mümkün müdür?
Kültür ve medeniyet kavramsallaştırmasının genel kabul görmüş bir tanımlaması bulunmamaktadır. Bu kavramların neye tekabül ettiği sorusuna verilmiş cevapların çokluğu, ortak bir kavramsallaştırma etrafında dahi buluşulamamış olduğunu göstermektedir.
Alışverişe devam et
Nida Dergisi Destek
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Merhaba. Yardım almak istediğiniz konuyu aşağıdan seçebilirsiniz.
Hangi konuda yardımcı olabiliriz?
Bize mesaj bırakın
İletişim bilgileriniz yalnızca talebinize dönüş yapmak amacıyla kullanılır.