İslâm siyaset düşüncesine konu olan bir külliyatla karşı karşıyayız. Bunların birçoğu gün yüzüne çıkmış, büyük bir çoğunluğuysa gün yüzüne çıkarılmayı bekliyor gibi. Bu külliyat hakkında konuşalım istiyoruz. Bu konudaki araştırmalarınız ve görüşleriniz bir kitap ve birçok röportaja konu oldu. Biz, İslâm siyaset düşüncesine konu olan bu metinlerdeki ‘eleştiri’ ve ‘muhalefet’ dili üzerindeki görüş ve değerlendirmelerinizi almak istiyoruz. Fakat giriş olarak, kısaca tanımlamaları yaparak başlayalım. Nasihatnâme, siyasetnâme ve Ahkâmu’s-Sultaniyye tarzı daha hukuki ve fıkhî metinler…
Nedir bu metinler, aralarındaki fark ve mahiyetleri?
İslam siyaset düşüncesi değişik tür ve ekollerce farklı biçimlerde ele alınmıştır. Felsefe, Kelam, Fıkıh gibi ekollerde ve Ahkâmu’s-Sultaniyye, Siyasetü’ş-Şeria ve Siyasetnane gibi türlerden her birinin siyaset, yani devlet yönetimi ile ilgili görüş ve tarzları farklıdır. Söz gelimi Ahkâmu’s-Sultaniyye türündeki kitaplar, tamlamanın da ifade ettiği gibi “devlet yönetimiyle ilgili hükümler”i içeren kitaplardır. Dolayısıyla devlet başkanının özellikleri, seçimi, devletin esas teşkilâtı, idarî, malî, kazaî yapısı ve işleyişiyle ilgili hükümleri tamamen fıkıh kalıpları içinde ele alan kitaplardır. Siyasetnameler ise, devletle ve onun işleyişle ilgili konulardan söz eden bunları daha çok ahlaki açıdan ele alan kitaplardır. Siyasetnameler, devlet yöneticilerine aslında bilmedikleri şeyleri öğreten değil, zaten bildikleri şeyleri hatırlatan eserlerdir. En fazla da halka iyi davranmaya, insanca yaşamalarını sağlamaya ve adalete vurgu yapılır.
Sosyoloji disiplini için önemli başlıklardan olan köy ve şehir ayrımı konusu, özellikle bizim gibi geç ve ithal-ikameci modernleşen toplumlar için sosyal, siyasi, ekonomik ve sanatsal birçok açıdan önemli bir gerilime neden olmuştur. Gündelik hayatımızın derinliklerinde, sinemadan edebiyata, sosyal ilişkilerimizden, siyasal alana kadar her yerde
“İnsan insanın kurdudur.” kabulünden yola çıkan Hobbes, bu insanların güvenli bir şekilde yaşayabilmeleri için Leviathan’a ihtiyaçları olduğunu belirtir. Bu ihtiyacın oluşumu olan modern devlet, insanı da oluşumunun içine dahil ederek onu vatandaş kılar.
Fütürizm, gelecek kehanetlerinden çok daha fazlası ama gaybın bilgisi de değil. Belirsizliklerden, hayallerden, planlardan, programlardan, reklamlardan ilâ-âhir geleceğe dair her şeyden beslenen bir çalışma alanı. Peki, Fütürizm; bilim kurgu, ütopya ve distopyalar arasına sıkışmış çağdaş tahakküm araçlarından biri mi yoksa kaçırdığımız dünya gerçeklerinden biri mi?
Her an Allah’ın gözetiminde olduğunu unutan insan, kendine farklı gözetim mekanizmaları icat etmekte ve her geçen zaman diliminde bunlara yenilerini eklemekte. Günümüz insanının her yanını sarmış olan bu panoptik yapılar bazen zorakilik bazen de gönüllü davetler
Dolayısıyla ne yapmamız lazım? Evvela uyanış. Artık anlamamız lazım bu projenin detaylarını ama bütün cephelerini anlamamız lazım. Sonra da karşı tedbir olarak evvela bir korunma, yani bir algoritma analizi yapan, algoritma filtrasyonu yapan
İslam Siyaset Metinleri ve Eleştirellik Üzerine
İslâm siyaset düşüncesine konu olan bir külliyatla karşı karşıyayız. Bunların birçoğu gün yüzüne çıkmış, büyük bir çoğunluğuysa gün yüzüne çıkarılmayı bekliyor gibi. Bu külliyat hakkında konuşalım istiyoruz. Bu konudaki araştırmalarınız ve görüşleriniz bir kitap ve birçok röportaja konu oldu. Biz, İslâm siyaset düşüncesine konu olan bu metinlerdeki ‘eleştiri’ ve ‘muhalefet’ dili üzerindeki görüş ve değerlendirmelerinizi almak istiyoruz. Fakat giriş olarak, kısaca tanımlamaları yaparak başlayalım. Nasihatnâme, siyasetnâme ve Ahkâmu’s-Sultaniyye tarzı daha hukuki ve fıkhî metinler…
Nedir bu metinler, aralarındaki fark ve mahiyetleri?
İslam siyaset düşüncesi değişik tür ve ekollerce farklı biçimlerde ele alınmıştır. Felsefe, Kelam, Fıkıh gibi ekollerde ve Ahkâmu’s-Sultaniyye, Siyasetü’ş-Şeria ve Siyasetnane gibi türlerden her birinin siyaset, yani devlet yönetimi ile ilgili görüş ve tarzları farklıdır. Söz gelimi Ahkâmu’s-Sultaniyye türündeki kitaplar, tamlamanın da ifade ettiği gibi “devlet yönetimiyle ilgili hükümler”i içeren kitaplardır. Dolayısıyla devlet başkanının özellikleri, seçimi, devletin esas teşkilâtı, idarî, malî, kazaî yapısı ve işleyişiyle ilgili hükümleri tamamen fıkıh kalıpları içinde ele alan kitaplardır. Siyasetnameler ise, devletle ve onun işleyişle ilgili konulardan söz eden bunları daha çok ahlaki açıdan ele alan kitaplardır. Siyasetnameler, devlet yöneticilerine aslında bilmedikleri şeyleri öğreten değil, zaten bildikleri şeyleri hatırlatan eserlerdir. En fazla da halka iyi davranmaya, insanca yaşamalarını sağlamaya ve adalete vurgu yapılır.
Bu yazının devamı 200. sayıda.
Devamını okumak için satın alın
Bu sayıyı satın aldığınızda tüm yazılar açılır.
200. Sayıyı Satın AlGiriş yap
İlgili Yazılar
Şehir ve Köy Ayrımı Üzerine
Sosyoloji disiplini için önemli başlıklardan olan köy ve şehir ayrımı konusu, özellikle bizim gibi geç ve ithal-ikameci modernleşen toplumlar için sosyal, siyasi, ekonomik ve sanatsal birçok açıdan önemli bir gerilime neden olmuştur. Gündelik hayatımızın derinliklerinde, sinemadan edebiyata, sosyal ilişkilerimizden, siyasal alana kadar her yerde
Devletin Ne’liği Üzerine
“İnsan insanın kurdudur.” kabulünden yola çıkan Hobbes, bu insanların güvenli bir şekilde yaşayabilmeleri için Leviathan’a ihtiyaçları olduğunu belirtir. Bu ihtiyacın oluşumu olan modern devlet, insanı da oluşumunun içine dahil ederek onu vatandaş kılar.
Fütürizm Üzerine
Fütürizm, gelecek kehanetlerinden çok daha fazlası ama gaybın bilgisi de değil. Belirsizliklerden, hayallerden, planlardan, programlardan, reklamlardan ilâ-âhir geleceğe dair her şeyden beslenen bir çalışma alanı. Peki, Fütürizm; bilim kurgu, ütopya ve distopyalar arasına sıkışmış çağdaş tahakküm araçlarından biri mi yoksa kaçırdığımız dünya gerçeklerinden biri mi?
Panoptikon’un Evrimi ve Şiddet İlişkisi Üzerine
Her an Allah’ın gözetiminde olduğunu unutan insan, kendine farklı gözetim mekanizmaları icat etmekte ve her geçen zaman diliminde bunlara yenilerini eklemekte. Günümüz insanının her yanını sarmış olan bu panoptik yapılar bazen zorakilik bazen de gönüllü davetler
“Zihni Örtülmüş Durumdaki İnsanlar Haksızlığa Karşı Nasıl Mücadele Verecek?”
Dolayısıyla ne yapmamız lazım? Evvela uyanış. Artık anlamamız lazım bu projenin detaylarını ama bütün cephelerini anlamamız lazım. Sonra da karşı tedbir olarak evvela bir korunma, yani bir algoritma analizi yapan, algoritma filtrasyonu yapan
Alışverişe devam et