• Gelenekçiliğin Reaksiyon Girdabı ve Eleştirel Düşünce

    Burada dönemsel etkilerin ya da bazı isimlerin eserlerinin kendi bağlamlarında okunamamasının ve anlaşılamamasının özellikle sorgulanması gerekmektedir. Seyyid Kutub’u, Mevdudi’yi ya da İran Devrimi sonrasında Humeyni’yi ve Ali Şeriati’yi, şimdilerde de Aliya İzzetbegoviç’i ve Taha Abdurrahman’ı kendi bağlamında okumamanın önemli sonuçlarından biri, dönemlere sıkışan söylemlerdir.

    Daha
  • Zihniyet Manzaramız: Bir Bilanço Taslağı

    Belirli bir zihniyet ya da dünya görüşünden sökün eden toplumsal hareketlere yaklaşırken tek bir çizgi üzerinde seyreden çıkış ve iniş noktaları aramak yanıltıcı olabilir. Doğrusal bir yükselme ya da tek yönlü sabit bir alçalma eğrisi var kabul ederek yapılan okumalar, karmaşık düşünsel ve toplumsal süreçleri anlamak için yeterli olmayabilir.

    Daha
  • Telafisi Olmayan İmtihan: ÖLÜM

    “Orta Çağda biri ‘kilise şunu öğretiyor…’ demişse, bu söz odadaki herkesin sesini keserdi. Fakat günümüzde bir Büyük Hakikat adayı varsa, o da bilimdir. Bilim bizim gorilimizdir. Biri ‘bilim diyor ki…’ dediğinde, sohbetin bittiğini düşünürüz. Yani biz postmodernist hermönetler, gözü kara olmalıyız;

    Daha
  • Mektup XII

    Varlık gayemizin dışında yaşamak; iğne ile kesmeye, makas ile dikmeye çalışmak gibi. Bu nedenle, sorunun nedeni, sancının merkezi dile getirilirken konu burada kilitleniyor. Derdin devası, sorunun cevabı, problemlerin çözümü belli. Hükmün sahibi ne diyorsa o…

    Daha
  • Ölüm Konuşur

    Ölümü unutan insanlar, göremezler, duyamazlar. Yarını yaşayamazlar. Tüm hazlar, başarılar, kazançlar şimdi ve hemen olmalıdır onlar için. Bu nedenle ölüm hep talihsizlik olarak gelir. Beklenmedik bir ölümdür onlarınki.
    Oysa “hepimiz ölecek yaştayız.”

    Daha
  • Ölümü Anlayabilmek…

    Bir secde gayretinde, hayatı yorumlayıp yaşayabilmek… Bir secde yakınlığıyla kendisini yaratanı Halık bilip; mahlûk olmanın mütevazılığını anlayabilmek… Her günün gecesinde bir muhasip gibi kendini sorguya çekebilmek… Ve gözlerini yumarken karanlıkların içinde yarının aydınlığının kendine rahmet getireceği ve getirmesi ümidiyle; sabahlara uyanabilmek…

    Daha
  • Ölümsüzler Köyü

    Ölümlü olma düşüncesi tarihin başından beri insanoğlunun peşini bırakmayan açık yarası olmuştur. Babil kahramanı Gılgamış, arkadaşı Enkidu’nun ölümü üzerine şu sözleri söylemiştir: “Yüreğim umutsuzluk içinde.

    Daha
  • Sezai Karakoç’un Diriliş Düşüncesi’nde Ölüm Metaforu

    Sürgün’ün bir diğer anlamıysa, çiçeğin filizlenmesi ve filiz yerlerinden yeniden boy vermesidir. Hz. Âdem de, tövbesi ile yeni bir sürgün vermiştir. Hz. Âdem ve Hz. Havva’nın düştükleri yer olan dünya için, “sürgün veren sürgün” benzetmesini yapabiliriz.

    Daha
  • Kaybolmamak İçin Yola Çıkanlara; Hiç Durmayanlara

    Kaybolmak öznenin değişimiyle anlam kazanıyor. Sonuçta herkes bir yerlerde, kimseyi kara delik yutmuyor, uzaylılar kadavra malzemesi olarak kullanmıyor, ecinni taifesiyle pişpirik âlemlerine gömüldüklerini de zannetmiyorum.

    Daha
Updating…
  • Sepetinizde ürün bulunmuyor.